balkonda oturmuş, yaz mevsimine söverken hayatı sorguluyorum. mükemmel aktivite.
devamını gör...

paranoyak kişilik yapımla "ben miyim lan o kesim?" dediğim durumdur. *
devamını gör...

can sıkıntısından açtığım başlıktır.
herkes bir alttaki yazar hakkında varsayım yapacak, bir sonraki yazar da, üstteki varsayımın doğru olup olmadığını söyleyip başka bir varsayim soyleyecek. tutmaması muhtemeldir ama denmekten zarar gelmez diyorum ve başlıyorum dostlar.

bence alttaki yazar hayattan sıkılmış biri.
devamını gör...

sanıyorum şahsımda var olandır. fakat, uzun bir süre bunun bir adı olduğunu veyahut farklı bir durum olduğunu bilmiyordum. sinestezi, duyuları sentezlemektir aslında. bilişsel olayların bilinci tetiklemesiyle ortaya çıkan farklı duyusal bir eylemdir diyebiliriz.

kısaca kendimden örnek vermem gerekirse, bir klasik müzik konserinde duyduğum notaların farklı renk karşılıkları vardır. gözlerimi kapadığımda zihnimde renkleri sürekli değişiklik gösteren bir tuval belirir. bende harflerin renk karşılıkları yoktur fakat rakamların vardır. koku duyusu ile ilgili bir sentezim yok sanırım. kişiden kişiye değişiklik gösteriyor işte.

genellikle de sinestezik kişilerin oldukça hassas, sezgileri güçlü, hayal dünyası yoğun, ruhsal durumu kendisinin bile anlayamadığı kadar karışık olan kişiler olduğu söylenir, nitekim doğrudur da efendim..
devamını gör...

ilk tanışmamız oldukça garip olmuş ve bana baya sinirlenmişti bu sevgili yazarımız. * ama sabırla dinleyip cevap verdi her zaman. daha sonra baktık ki aslında baya iyi anlaşiyoruz biz. sohbetler muhabbetler aldı başını gidiyor. her akşam karşılıklı sigara sözü verip, verdiğimiz sözu tutamıyoruz. garip bir ilişkimiz var kendisi ile.*

sohbet etmeyi çokça sevdiğim, tanimlarina ayrı bayıldığım yazardir kendileri. sözlükte çokça değer verdiğim ve sevdiğim bir dostumdur. tanımlarının devamını bekliyorum güzel dostum. bir gün içeceğiz o cigarayı.
devamını gör...

şermin yaşar, nam-ı diğer oyuncu anne'nin öykü kitabı.
çok keyifli bir kitap dili akıcı ve samimi. zaten şermin yaşar'ın bütün kitapları öyledir. sıcaktır, samimidir. bir çırpıda okuyup bitirir insan.

bir gün parkta yalnız oturup, düşüncelere dalmışken:
yanıma çok hoş bir hanımefendi oturdu. kendisiyle biraz sohbet etme şansı bulduk.
halet-i ruhiyyemi anlamış olacaktı ki bana:
şermin yaşar'ın ev yapımı sihirli değnek kitabını önerdi.

neyse efendim, bir süre sonra o kitabı temin edip, yukarıda da söylediğim gibi bir çırpıda okuyup bitirdim. aslında bir kişisel gelişim kitabı. ama asla bir kişisel gelişim kitabı okuduğunuzu anlamıyorsunuz.(kişisel gelişim kitapları biraz sıkıcı olur)
"kalk ve kendin için bir şeyler yap" diyordu kitabında. ben de hemen kalktım ve kendim için bir kahve yaptım.
ertesi gün, hiç üşenmedim kendim için çay yaptım.
o gün bugündür kendim için kahve ve çay yapıyorum.
neyse bu kitabı bitirip ruhen huzura kavuştuktan sonra şermin yaşar'ı yakın markaj altına almaya başladım.
sırasıyla:
dedemin bakkalı: yazarımız bu kitabında çocukluğunu anlatıyor çok keyifli sıcacık.

tarihi hoşça kal lokantası:29 öyküden oluşuyor hepsi birbirinden sıcak öyküler.
bu iki kitabını da zevkle okudum.

annelere rehber olabilecek başka kitapları da var. onları da artık ileride okurum.
bu arada şermin yaşar ve kitaplarıyla tanışmama vesile olan, o güzel hanımefendiye;
gıyabında teşekkürlerimi sunuyorum.*
devamını gör...

her kuşağa gençliğinde tü kaka dendi. ciddiye almayın. hayatın tadını çıkarmaya bakın*.
devamını gör...

evlenmeyi hemen düşünmeyin eğitime önem verin gezebildiğiniz kadar gezin.
devamını gör...

gençler umutsuz, geleceği görünmeyen bir durum ile karşı karşıya.
iş bulsa köle olmak zorunda, üstelik açlık sınırında para karşılığında.
çalışıyorlar aç, çalışmıyorlar yine aç!
fark eden bir şey yok.
ne kadar çok üniversite o kadar çok gizli işsiz.
devamını gör...

bomboş iş bana göre ama işe yarayabilir tabi.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yıllar önce bir arkadaş önerisiyle izlemeye niyetlenip nedense yarım bıraktığım film.
filmi taze bitirdim geldim, o sebeple düşüncelerim hala biraz dağınık, toparlayabildiğim kadarıyla yazacağım. buradan sonrası spoiler içerebilir.
--! spoiler !--

filmde en çok dikkatimi çeken şey alex(chris)in kimseyle doğru düzgün vedalaşmaması oldu. bir tek sevdiceği tracy ile sarılıyor vedalaşırken. genellikle habersiz gelip habersiz gitmeyi tercih ediyor, kimsenin hayatının bir parçası olmak istemiyor sanki. kimseyi de hayatına o denli dahil etmiyor. bağlanmak istemiyor belki de. fakat tam tersi, bu yolculukta kiminle tanışsa ya onu kendi çocuklarının yerine koyuyorlar, ya da evlatlık almak istiyorlar.

düşündüm de, hayatımıza giren herkes için geçerli belki de bu. bir gün hayatımızdan çıkacaklarını, er ya da geç, bildiğimiz halde hep bizimle kalsınlar istiyoruz. geleceğe dair kocaman kocaman hayaller kuruyoruz. kaybettiklerimizin yerini doldurmaya çalışıyoruz bir şekilde. ama işte hayat, kimse olduğu yerde kalamıyor.

alex'e gelince, mutluluğu her zaman kendinde, ve doğada aramayı tercih ediyor. insanlardan hiç bir beklentisi kalmamış.
filmin başında ailesi ile tartışan alex'in film boyunca ne kadar uyumlu, herkes ile sohbet edebilen ve insanlara kolayca kendini sevdirebilen biri olduğunu görüyoruz. oysa ailesi ona hiç öyle davranmamıştı. yani bu bakımdan çekip gitmek konusunda haklı buldum alex'i. ama keşke sonu böyle bitmeseydi de dedim.

"happiness is only real when it's shared"
sözüyle de anlıyoruz, aslında alex de aradığını tam anlamıyla bulamıyor.

--! spoiler !--

ayrıca film müziklerinin çoğunluğu eddie vedder'a ait olan film.
kapanıştaki müzik için tık
devamını gör...

filtre kahvenin olması gereken halidir. içine şeker, süt girince pek de filtre kahve olmuyor bence. zaten tercihe göre az-çok öğütülmüş, aromalı daha yumuşak ve sert çeşitleriyle damak tadınıza en çok hitap edenini bulabilirsiniz.
devamını gör...

istanbul karaköy'de, bankalar caddesi üzerinde eski banka sokağı'nda yer alan han.*
1732 yılında burada yapılmış olan lojman yangında zarar gördükten sonra 1771'de bugün gördüğümüz han inşa ediliyor. hanın bulunduğu alan aslında zamanla bir çok yapının inşa edilip birleştirildiği bir kompleks. han adını hemen arkasındaki st. pierre kilisesi'nden alıyor, hemen karşısında da 1314 yılında inşa edilmiş olan ceneviz sarayı bulunuyor. hanın mülkiyeti dominiken rahiplerine ait.
ibb miras 250 yıllık bu hanın restorasyonuna başladı ve şu an halka açık rehberli turlar düzenleniyor. ben de bu tura katılma şansı buldum.

bu han 1856'da açılan osmanlı bankası'nın ilk merkezi olmuş. banka olarak kullanılan mekanı ziyaret edebiliyorsunuz. fotoğraftaki kedi de geziye dahil, sizi gezdiriyor kendisi.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
bunun dışında 19. yüzyılın önemli mimarlarının büroları bu handa bulunuyormuş. ziyaret ettiğinizde bazı mimarların oda numaralarının tabelalarını görebilir, bu büroları da ziyaret edebilirsiniz.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

ayrıca 1960'larda türkiye'nin ilk kot pantolonlarının üretildiği atölyeler de bu handa bulunuyormuş. tüm dünyada blue jean olarak bilinirken bizim ''kot'' ismini kullanmamızın sebebi ise atölyelerin sahibinin adı: muhteşem kot. evet. ilginç bilgi.

en sevdiğim detaylardan biri, hanın giriş katındaki odalardan birinde bulunan 19. yüzyıl duvar resimleri ve kalemişi desenler oldu. ayvazovski'nin eserleri gibi.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

restorasyon süreci devam ediyor, 1 yıl içinde tamamlanması öngörülüyor, bittiğinde ise kültür merkezi olarak kullanılacak. boya katmanlarının ardında keşfedilmeyi bekleyen ne güzellikler var kim bilir. darısı vlora han'ın başına.
hanı gezerken bir kaç yüzyıl geriye ışınlandım, çok keyifliydi. istanbul'da yaşayan ve gidebilecek olanların geziler bitmeden başvurmasını öneririm.
hanla ilgili daha fazla bilgi için bir tweet dizisi de ekleyeyim.
görsel kaynak: ben.
devamını gör...

erkekler seri üzgün.
devamını gör...

başlığı atanın yemek yapmanın kadın işi olmadığından bir haber oluşu.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sayın yazarın da dediği gibi ülkeyi kapatalım hatta anahtarı da paspasın altına koyalım belki biri gelir...
devamını gör...

olayları,durumları mantıklı bakış açısıyla ortaya koyar :)
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

suçu karşıda aramayı bıraktığım durum. önemli meseleleri konuşarak değil yazarak ifade edebilengillerdenim. biriyle yeterince samimi değilsem verilmesi gereken cevabı tak diye bulamam. iki dakika düşünme fırsatı verilse keşke diyalog esnasında. zihnim boş olduğundan değil, çok fazla seçenek arasından doğru olanı seçemiyorum. bazen birkaç cümleyi harmanlıyorum ortaya saçma sapan şeyler çıkıyor. beni konuşturmayın işte. birbirimizle önemli meselelerimizi dilekçe verir gibi yazılı yollardan halledelim. ilk okuyuşta anlamazsak tekrar tekrar okuyalım falan.
devamını gör...

alexandre dumas "kadınlar sevmedikleri adama hiç acımazlar. sevdikleri adam uğruna da kendilerine hiç acımazlar." der. bence cinsiyet ayırt etmeksizin bu böyledir (özellikle ilk kısmı), o yüzden karşılıksız aşk durumunda, aşık iseniz maşuk için görünmez gibisinizdir, dilerim hep aşığınızın maşuğu olursunuz.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim