daha 2.sezonunu yeni bitirebildiğim uzun metrajlı bir dizidir. gerilim, aksiyon ve korku dolu sahneleriyle âdeta insanın heyecanını doruk noktasına ulaştırıyor.

açıkçası bazı yerlerde duygusallaştığım da oldu diyebilirim. ne yazık ki, ölüm kimin başına gelecek, ne zaman gelecek bilinmez. sevdiklerimizin değerini bir kez daha anladığımız ve onlarla geçen bir saniyenin bile ne kadar önemli olduğunu hissettiğimiz bir dizidir.

dizinin konusu ise; dünya genelinde insanların beynin bir kısmında hastalık olarak ortaya çıkan ve tüm dünyayı etkisi altına alarak, herkesi ölüm- kalım savaşına sürükleyen ve aynı zamanda aynı adla çizgi romandan uyarlanan bir gerilim - aksiyon dizisidir. sadece insanların zombilerle savaşından ibaret olmayan, yer yer duygusal sahnelerle de yüzümüzü düşüren ve sevdiklerinin de hayata karşı nasıl bir amaç içinde kalacakları anlatılır.

eğer gerçekten böyle bir durum bizim yaşadığımız dünyada da meydana gelirse, birçok ölümün olacağı kaçınılmaz.

ilk başlarda zombileri öldürmek ne kadar korkutucu olsa da, dizi ilerledikçe karakterler bununla yüzleşmeye alışıyorlar ve öldürdükçe de insani duyguları - merhametleri, yardımseverlikleri, hoşgörüleri - azalıyor. bunu izledikçe görebilirsiniz.

son olarak dizide geçen insanlığımızı ve hayatımızı sorgulatacak replikleri sizin için bırakıyorum.

eski hayatımız yok olmuş olabilir. ama insanlığımızı kaybetmek, bizim seçimimizdir.

her zaman umut vardır. belki sende yok, belki burada yok ama birilerinde, bir yerde mutlaka var.

insanlar değişir, kurallar da...

keşke her şeyin sonu iyi olacak diyebilseydim sana… olmayacak. ama şu anı iyi kılabiliriz.
devamını gör...

aristo " felsefede, politikada, edebiyatta ya da sanatta üstün yetenekli olan herkes melankoliktir." der. kapalı ruh haline sahip insanlar için kullanılan melankolik sözcüğünü ben bu cümle içinde şu şekilde yorumladım.
mutsuz olan kişi arayış içindedir. şüphesiz bu kutsal meşguliyetler arayış içinde olan adamların eserleridir.
devamını gör...

bu kişiler aile üyelerinizse psikolojinizi oldukça bozabilir. üzerinizde kurdukları beklentileri karşılamak için uğraşırken bir bakmışsınız hayat geçip gitmiş.
devamını gör...

(bkz: karıncayı öpmek, belini incitmemek)
devamını gör...

eğer ayı saldırdığında iki kişiyseniz koşun... yanınızdaki arkadaşınızı geçmeniz yeterli olacaktır.
devamını gör...

üst üste gelen sıkıntılar bitip feraha erdiğim zaman. insan yaşarken fark etmiyor da sıkıntılı zamanları bitip geriye baktığında artık ben eski ben değilim diyor.
devamını gör...

çok gülersen çok ağlarsın lafını dibine kadar yaşadığım içindir. bugün çok gülmüştüm sanki o gülmelerimin bedelini çekiyorum.
edit: uyumama sebebiyle uyuyamama arasında çok fark var teşekkürler.
devamını gör...

şu metrisin onu bir uzun alan..
bir tek seni sevdim.. gerisi yalan..
devamını gör...

soğuk havada yetişenleri tadından yenmiyor.
misal, kuzey tanrıları.
dik duruş, asalet, vakurluk, yer yurt bilme hepsi var bunlarda tanrı gibi tanrılar.

bir de benimkilere bakıyorum piii, ege denizinin 50 derece sıcak havasında hepsinin kafa gitmiş. çok afedersiniz zina desen var, kahpelik desen var, uçan kuşa yürüme desen var( valla var, ciddi zeus söyledi), insanlarla dalga geçme var, biat olanları aşağılama var, zoofili var, narsistlik var, var oğlu var.

yanlış coğrafyanın çocuğuyum ben, puh!
devamını gör...

saçmalayan insanlara öfke duyma meramım.
ne hali varsa görsün diyorum.
bulaşasım gelmiyor.
devamını gör...

evden kaçtım.

ilk aşkım galatasaray'dı. maça gitmek için izin alamamıştım. ben de kaçıp gittim. sonra bir güzel fırça yedim tabi ama, şampiyonluk maçı olduğundan ve şampiyon olduğumuzdan pek de sorun etmedim.
devamını gör...

sitede aşırı uç, çok sıcak aile ortamı olduğu için hemen hayra yormak gerek. sısısıs

nick altında, özet geçilen ‘seviliyosun canım kıps’ların dili olsa da anlatsa.

kim kimi koparıyor belli değil lan. her butik sitenin kaderi resmen. başta eş dağılımı yapılır bir süre sonra herkes birbirine dalar, çıkar.

günlerce mesajlaşılan yazarın aynı anda bir kamyon yazarla da kırıştırması gerçeği sabittir. herkes birbirini yoklar. herkes ‘iyi niyetten’ etkileşim içinde.

çok çakal bir alem burası. zamanla bunları anlarsınız.
devamını gör...

(bkz: viyana valsi)

18. yüz-yıl müziğin ve sahne ışıklarının büyüsü altında efsanevi bir aşka ev sahipliği yapmıştır.

30 yaşındaki wolfgang mozart,
genç,ingiliz soprano anna storace ile hayatta kendini en mutlu hissettiği yerde sahnede tanışır.
en kıymetli hazinesini notalarında onunla paylaşır.
ve aşklarını yaşayabildikleri tek yer,
mozart in anna söylesin diye yazdığı aryalardır.

vivien shotwell in yetenekli kaleminden dökülmüş kelimeler,
şiirsel doku ile harman haline getirilmiş.
kitabı okurken,
sahne dünyasının sihirli ışıklarında kaybolacak,
tarihin bir dönemine şahitlik edeceksiniz.

1.baskısını 2014 nisan ayında oluşturulmuş olan kitap viyana valsi olarak çevrilmiştir.
orjinal eser adı , vienna nocturne olarak bilinmektedir.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

her şey üst üste gelip çıkış yolu bulamadığında insan ölmeyi düşünüyor istemsiz. sonra bunu istemeye başlıyor. işte ondan sonrasında cesaret giriyor devreye. canına kıyacak kadar cesur musun?
devamını gör...

metal müziğin tanrıları olarak anılan, 1968'de kurulan, solistliğini rob halford'ın yaptığı ingiliz heavy metal müzik grubudur. metal müziğe deri kıyafetler giyme alışkanlığını öğreten gruptur.

en sevilen şarkıları breaking the law, living after midnight, painkiller'dır. ama benim favorim her zaman hellrider'dan yana olmuştur.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel zdzisław jasiński - storm (1925)
devamını gör...

--- alıntı ---

-marullar çoğunlukla iyi yıkanmıyor ve mikroplar yeşilliklerin kat yerlerinde ve köşelerinde saklanıyor. iyi yıkanmış oldukları zaman da çok yumuşamış ve kıvamlarını kaybetmiş oluyorlar.

--- alıntı ---

yıllar yıllar önce bursada bilinen bir dönercide bir hafta çalıştım. oranın emektarı sayılan bir işçi yerleri sildiğimiz paspası önce lavaboya sokup yıkadı. sonra aynı lavaboya doğranmış marulları attı ve yıkadı. başka sözüm yok hakim bey.
devamını gör...

müslüman olan ilk sahabilerden biri. ayrıca servet birikimi hakkındaki görüşleriyle ünlenmiştir. günümüzde en ünlü sahabilerden biridir. hz. ebu zer, diğer sahabelerin aksine kur'an-ı kerim'deki serveti biriktirip de allah yolunda sarfetmeyenleri bir azap bekliyor gibi ayetlere dayanarak, ihtiyaç fazlası olan malın allah yolunda harcanması gerektiğine inanırdı. fakat diğer bazı sahabeler bu görüşü reddeder ve az önce söylediğim tipte ayetlerin, zekât ayetlerinin indirilmesiyle beraber neshedildiğini söylerdi. fakat çoğunluk sahabeler ise, az önce söylediğim tipte ayetlerin, zekât vermeyenleri kastettiğini söylüyordu. fakat bazı rivayetlere göre, hz. ebu zer, resulullah'ın da kendisi gibi düşündüğünü söylüyordu. muaviye, ilgili ayetlerde kastedilenin ehli-kitap olduğunu söylerken, hz. ali, ilgili ayetlerin 4.000 dirhemden fazla malı olan kimsenin allah yolunda harcamayıp biriktirenler hakkında indiğine inanırdı. ki bu konu daha fazla araştırılmalıdır, bu anlattıklarım, konunun sadece bir kısmıdır.

günümüzde, hz. ebu zer, pek çok insanın dikkatini çeken bir sahabedir. ki kendi zamanında da dikkatleri üzerine çekmişti, bundan olsa gerek, bazen hakkında bazı haberler de uydurulmuştu.

resulullah'ın, hz. ebu zer'e, dünyaya hiç değer vermediği için, elinde bulunanla yetine bildiği için, "mesîh-ül-islâm" lakabını verdiği söylenir. hz. ebu zer, fakir ve yalnız yaşardı. resulullah, tirmizi ve ibn mace hadisine göre şöyle buyurmuştur:

"gökkubbenin altında ve yeryüzünün üstünde ebu zer'den daha doğru sözlü kimse yoktur." (tirmizi bu hadis'in hasen, yani sahih hadisle zayıf hadis arasında, fakat sahih'e daha yakın olan bir hadis olduğunu söylemiştir).

resulullah, tirmizi hadisine göre şöyle buyurmuştur:

"konuşma tarzı (lehçe) sahibi olarak, meryem oğlu isa'nın benzeri, ebu zerr'den daha doğru ve daha vefalı birini ne gök kubbesi altında barındırmış ne de yeryüzü sırtında taşımıştır." hz. ömer, imreniyormuşcasına, "ey allah'ın rasulü! onu bu şekilde tanıyor musun?" dedi. bunun üzerine resulullah, "evet" dedi ve ardından, "siz de onu öylece tanıyın." buyurdu. -- tirmizi bu hadis'in hasen garip olduğunu söylemiştir, fakat "hasen garip" ne demek, bunu açıklamamıştır, daha fazla bilgi için bkz.

bir tirmizi hadisine göre, resulullah şöyle buyurmuştur:

"ebu zer, yeryüzünde meryem oğlu isa'nın zahidliği gibi yaşayıp gitmiştir."

ayrıca tebük seferi ile ilgili şöyle bir olay da anlatılır,

"hz. ebu zer anlatıyor:

"devem yaşlı olduğu için, tebük seferinde arkada kaldım. onu biraz besledikten sonra resulullah'a yetişirim diye düşünmüştüm. birkaç gün besledikten sonra yola devam ettim. fakat yolda iyice benimle inatlaştı. yerinden hiç kımıldamadı. eşyalarımı sırtıma atıp şiddetli sıcaklara rağmen yaya olarak yoluma devam ettim. birgün öğle vakti resulullah'a yetişebildim. susuzluğumun son haddine varmıştım. gözcülerden biri beni görünce, resulullah'a şöyle dedi:

"ya resulullah! bir adam yol üstünde tek başına yürüyor!"
resulullah şöyle buyurdu: "ebu zer mi? ebu zer olmasını isterdim."
dedi: "ya resulullah! vallahi, ta kendisi!"
resulullah buyurdu: "allah ebu zer'e rahmet etsin! o yalnız başına yürür, yalnız başına ölür, yalnız başına diriltilir!"

resulullah'ın yanına vardım. neden geciktiğimi sordu. devemin durumunu anlattım. bana, "ey ebu zer! bana gelip kavuşuncaya kadar allah, senin attığın her adımına karşılık bir günahını bağışlasın!" diye dua buyurdu."
devamını gör...

"
hatırlamanın penelopeia tülü.
şarap ol...

//kalbin ilmini yap..

"
devamını gör...

bu başlığa peşpeşe yazıyor olacağım, geçen sefer yazarken aklımdaydı ama unutmuşum, şimdi aklıma geldi, şöyle bir şey var. polis akademisi filminde her sesi çıkartan michael winslow'un bu yorumuna insan hayret ediyor, böyle bir şey nasıl olabilir diye?

devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim