pazar etkinliği paylaşmalık başlık.
yaşadığım ev eşyalıydı ve çiçekler de buna dahildi. ev sahibi saksı konusunda pek bir zevkli olduğundan ben eve girince saksıları balkonuma uygun bir şekilde değiştirmiştim. eee taşınıyorum saksılarımı bırakayım mı?
yeni evime, balkonuma yeni çiçekler ekeceğimden saksılarımı alıyorum.
bir yandanda lucifer'ı izliyorum.
herkeslere güzel hafta sonları efem.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

o kadar çok ki intiharla, ölümle ilgili başlıklar insan ister istemez etkileniyor. burada intihar notu bile paylaştılar yani.

kötü bir şeyin fazla dillendirilmesi iyi değildir. eşeğin aklına karpuz kabuğu sokmak denir buna.
devamını gör...

sevdiğim insanların sağlıklı olmaları. çaresiz kalabileceğimiz nadir durumlardan birisi sağlık maalesef ki.
devamını gör...

tom cruise ve nicole kidman'ın oynadığı
uzak ufuklar filmi.
başı, ortası, sonu her yeri çok güzel.
devamını gör...

kadıköy

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

özet geç diyenler için kısaca: müzik zevkimin oluşmasında ve hayata bakış açımın şekillenmesindeki en büyük etkiye sahip dijital platform.

üniversite yıllarımın adeta kaçıp saklandığım yeriydi. normalde arkadaş ortamında deneyimleyeceğim veya yaşayarak öğreneceğim şeyleri çok kısa bir sürede öğrenmemi sağlayan bir kitaptı adeta benim için.
bir şey araştıracaksam veya farklı görüşlere ihtiyacım varsa google'da hep sonuna ekşi yazarak araştırırdım, hala da bu alışkanlık mevcuttur bende.

uzun bir süre okuyucu olarak takip ettim, izledim sadece sözlüğü. çünkü ben o yazarlar kadar bilgili değildim ve o kadar güzel şeyler yazamazdım. * bu yüzden hesap açıp yazar olmayı asla düşünemedim. ben o zamanlar bilmesem de benim sözlüğü keşfettiğim dönem sözlüğün ekşimeye başladığı dönemdi. ama yine de okunmaya değer çok şey vardı. kazan kaldırmaktır, isyandır bir şeyler diyorlardı ama ben anlamıyordum sadece okuyordum. hesabım olmadığı için de en sevdiğim yazarların adını da ezberledim haliyle.

justinianus, cadi, portakal *, sadelisu, sitki siyril, teo ve adını hatırlayamadığım niceleri.

bu yazıyı yazmadan bir bakayım neler yapıyorlar diye, sevdiğim yazarlardan birinin profilinde merhum yazısını görürüm diye de çok korktum. neyseki ölmemişler hatta hala yazmaya devam ediyorlar.

justinianus'un eşinin ölümünün ardından yazdığı yazıyı farklı yıllarda belki onlarca kez açıp okumuşumdur. acaba ben de böyle sevilecek miyim diye de düşünürdüm hep. sözlüğün en güzel kızı başlığında cadi' nın adını görünce nasıl sevindiğimi hala hatırlarım. bence de sözlüğün en güzel kızıydı.

gel gelelim ergenlik bitti. hemen bir hesap açtım ve çaylaklık serüvenim başladı. dört yıl sonra yazar yapıldım ama yazar olduğum dönem sözlüğün artık iyice bozduğu döneme denk geldiği için yazma hevesim de kalmadı. yine sadece okuyucu olarak devam ettim.

kim ne derse desin ekşi sözlük ekşise de bozsa da hala benim için unutulmazdır. vazgeçemem.
devamını gör...

(bkz: kafa yazarlarının yirmi beş bin tl ile yapacakları) başlığını açtıktan sonra yorumlara tek tek baktım.
nerdeyse 10 yazardan 4'ünün kyk borcu olduğunu (bu arada ben de dahil), bunun ne kadar ciddi bir yer kapladığını gördüm.

şuan hepinize yetecek kadar param yok ama bi gün zengin olursam kyk team için fon kuracağım.


en kısa sürede ödemeniz dileğimle.
devamını gör...

hakkında taraf olduğum yönetmen.

ne yaparsa yapsın beğeniyorum, takdir ediyorum doğru. ama senaristlik kabiliyetini tartışanın sinema tanrıları alnını karışlar, uyarayım.

tarantino çok fazla dış mekan kullanmaz. platolar, stüdyolar, iç mekanlardır oyun sahası. fotoğraf karelik gün batımları, doğa manzaraları filmlerinde pek sık rastladığımız sahneler değildir. çokça da eleştirilir bu konuda. tarantino kendi sinemasında bunu ilk kez django unchained filminde ciddi anlamda yoğun bir şekilde uyguladı ve muvaffak oldu. bu da bunu yapmayışının, yapamadığından değil yapmayı tercih etmediğinden kaynaklandığının kanıtı.

çok yetenekli, çok başarılı kalemler biliyoruz, okuyoruz, takip ediyoruz, izliyoruz. çok yaratıcı olanlar var aralarında doğru. tarantino da senaristliğinden çok yönetmenliği ile anılan bir sinemacı haklısınız. ama şunu da bir gözden geçirin derim; dakikalarca süren bir konuşmada, üstünkörü geçilen sadece bir kelimeyle filmin asıl anlatmak istediğinin özetini vermeyi beceren kaç kişi izleyebiliyoruz? reservoir dogs'u düşünün. filmin en başındaki köpeklerimizin, konusu bahşiş verme olan polilogunu hatırlayın. kaç dakika sürmüştü? 10? 15? kaç kere izlediniz filmi, bağlantıyı çözdünüz mü çözemediniz mi bilmiyorum ama eğer bu filmi izledikten sonra "abi adam bir film süresini doldurmak için oturtuyor adamları dakikalarca filmin hiçbir yeriyle alakası olmayan saçma sapan konulardan bahsettiriyor, bu ne biçim senaristlik anlayışı" diyorsanız bir daha tarantino izlemeyin isterseniz. siz bilirsiniz yani. öyle işte.

yazsın, çeksin, izleyelim, sebeplenelim!
devamını gör...

arkadaşlar, siz niye her şeyin çetelesini tutuyorsunuz arkadaşlar?
devamını gör...

şimdi mesela* kuzguncuktaki vişne ile mesajlaşırken mesajının sonuna mahlasına uygun olarak vişne emojisi ekliyor, hoş da oluyor güzel oluyor.

ama ben salatalık emojisi koyunca direkt tacizci ve sapık oluyorum, bu reva mıdır?*
devamını gör...

prenses olmak için prense ihtiyacım yok zaten kralın kızıyım
devamını gör...

aile bireylerini birbirine düşürebilen olay. bundan 10 yıl önce uzaktan bir akrabamızın vefatı sonrasında evinde toplandık ve mezarlığa gitmek için defin saatini bekliyoruz. o sırada ölen adamın torunları dedelerinin telefonunu alıp içinde 50 kontör olduğunu fark ettiler. bunun üzerine başkası adına utandığım bir kavgaya şahit oldum. adamın boşandığı eşi ve torunları arasında o 50 kontör için kavga çıktı. kadın diyor o kontörleri bana gönderin, torunları diyor hayır kendimize göndereceğiz. adam daha toprağa giremeden kemikleri sızlamıştır eminim.
devamını gör...

"öğret bana nasıl unutulur düşünmek.."
devamını gör...

hayatımda ilk defa bu kadar berbat ve yalnız hissediyorum.
devamını gör...

(bkz: daddy ucemak kızıl nelson üçlüsü)
birer birer masadan eksiliyor dostlar....
devamını gör...

sümeyye nur, ümmü gülsüm, merve nur, ecrin, hira, rümeysa...

sümeyye adında biriyle yıllar önce tanışmıştım, niyeyse “sümmüş” diye hitap etmek istemiştim. rümeysa yerine de “rümsüş” demek gerekir bu durumda.
devamını gör...

kaptan jack sparrow olarak düzeltilmesi gereken başlık.
devamını gör...

jeff lindsay'in romanlarında hayat verdiği seri katil karakterdir.

2006 yılında dizisi yapıldıktan sonra milyonlarca kişinin tanıdığı bir hayali karakter olmuştur.

her ülkeye de lazımdır.
devamını gör...

son zamanlarda çok fazla bok demeye başladım, yazılarıma da yansıyor bok. en tatlı boklar, tabiki bebek olunca başlar.

hala bebeğimi görünce, ne ara baba oldum lan ben hissiyle çalkalanıyorum. 8 aylık dişleri yeni filizlenmiş bir oğlum var. biraz sinir bozucu snob bi tip. şaklabanlık etmedikçe ilgisini çekemiyorum. sadece teatral soytarılıklarla ilgileniyor. her zaman aptal bir köpek taklidi yapamıyorum. bir şey anlıyormuş gibi nesneleri parmaklarıyla inceleyip, önemli bebek işleri yaparken ne kadar seslensemde dönüp bakmaz. bilerek umursamaz davranır çoğu zaman. hiç sevmediğim bir hareket, babanım lan ben senin, bok bezlerini ve mamanı tedarik işiyle ilgilenen bir ayakçı değilim.

her neyse biraz büyüyünce arkamdan ağlayacağına olan inancım tam. gelelim bok dansına, bebek kakalayınca evde bok alarmı verilir. bezi, pudrası, alt değiştirme zımbırtıları, ıslak mendiller, temiz kıyafetler, (bok bezden sızar ve elbiseleri boka bulanır) kirli bez ve mendiller için poşet, ılık su vs. bok seremonisi için her şey hazırdır. altını açıp bezi çıkardığımızda rahatlayan bebek yerinde durmaz ve kıçındaki bokla dans etmeye başlar bir yandan onu tutup bir yandan temizlemek gerçekten zordur. elinizden bir kaçarsa her şeye bok bulaştırabilir. bok dansını engellemenin bir yolu yok ama bulaştırmamanın tek yolu, tek elle iki ayaktan tutup sallanan popoyu havada tutmaktır. yaşamın bokla fazla haşır neşir olunan bu kısmıyla karşılaşmaya hazır değildim ama insan hayatında her şeye yer açabiliyor bir şekilde.
devamını gör...

çok harika bir tadı olan balıktır. omega 3 açısından oldukça zengindir. yağlı olması tercihimdir.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim