2 kitap fazlam varsa hemen ceza veririm kendime. bitirmek için sıkıştırırım kendimi. çok vicdansızım bu konuda. insan kendine bu kadar çektirir mi?* yapıyorum böyle şeyler. bence siz de yapın. çabuk bitirirsiniz kitapları. en fazla artı iki kitabınız olsun. birikince daha çok gözünüzde büyüyor okumak. benim için sorumluluk gibi bir şey oluyor, ki öyle olmamalı. yavaş yavaş sindire sindire okumak varken o kadar kitabın gözümün önünde ne zaman biteceğini bilmeden, vicdan azabını çekerek, sıkıştırırak okumak
çok mantıksız oluyor. bakın işi vicdana vurdum. sırf bu yüzden okuyamayacağımı bildiğim zamanlarda kitap bile almıyorum.
arkanızdan ağlıyor o kitaplar.. yazık..

o kitapları okumakta zorlandığınızda yazımı tekrar tekrar okuyabilirsiniz. depresyona sokarak okuturum.* bir motivasyon gibi düşünün. haydiiii ne bekliyorsun.. başla okumaya..

kamu spotu: önce elinizdeki kitapları bitiriniz sonra yenisini alınız.
devamını gör...

kin tutan anlamına gelen sözcük. ayrıca şahane bir murder king şarkısı.

devamını gör...

kitaplarını satamayan bana benzemektedir.
devamını gör...

en büyük yüz ölçümüne sahip şehir.
devamını gör...

bir anton çehov öyküsüdür.

zihnimde oluşturduğum bir öykü listesi var. dünya edebiyatından en sevdiğim öykülerden oluşuyor bu liste. bu öyküde o listenin nadide üyelerinden biri.

hikayenin beni etkilemesinin en önemli nedeni elbette çehov öykücülüğüne beslediğim müthiş hayranlık. çehov bambaşka bir öykücüdür. onun yazarlığını övmek benim haddim değil.

diğer bir nedense yaşadığım benzer sayılabilecek bir olay. pansiyonlu bir okulda çalıştığım dönemlerde bir gece pansiyon nöbeti tutarken odamda kitap okuyarak saati iki etmiştim. öğrencilerin hepsi çoktan uyumuş olmasına rağmen bir erkek pansiyonunda her an tetikte olmak gerektiğini düşünerek şöyle bir dolaşmaya karar verdiğimde lavabolardan gelen su sesini duydum.

banyoya gittiğimde üç lavaboda üç öğrencinin abdest almakta olduğunu fark ettim. yatsı için çok geç sabah için çok erken olduğunu hesaplayarak ne yaptıklarını sordum. çünkü bu öğrencilerin namaz kılması için ya kendilerine kıyamet ile ilgili net bir mesaj gelmesi ya da çok büyük bir suç işlemiş olmaları gerekiyordu.

aldığım cevap gerçekten anında bana çehov’un öyküsünü anımsattı. bu güzel kardeşlerim yeni gelen öğrencilere akşam boyunca cin hikayeleri anlatmışlar ancak yeni gelenler korkmayıp fosur fosur uyurken bu aklı evveller korkup uykusuz bir geceye düşünce namaz kılıp korkularından arınma yöntemini tercih etmişler.

çehov’un öyküsünde de bir ruh çağırma seansında büyük filozof spinoza’nın ruhunu çağırıp “ bu gece ölecekleri” bilgisini alam arkadaşların evlerine gittiklerinde karşılaştıkları ve yazarın deyimiyle tabutomani’ye neden olan tabutları görmeleri konu ediliyor.


“eğer spinoza'ya inanmak gerekirse bu gece, rüzgârın inlemesini dinleye dinleye öleceğim. ne korkunç!”


aklında bu cümlelerle olan bitene bir anlam vermeye çalışan kahramanımız gerçekten korkunç bir noel gecesi yaşıyor, bence buna şahit olmalısınız.
devamını gör...

ne mutluyum ne mutsuz
ne uykulu ne uykusuz
hep bir arada kalmışlık
hep bir belirsizlik hissi
ilk başlarda sevmesem de şimdi iyi ki böyleyim diyorum.
hani derler ya hayat otobüsün sol camından etrafı izlerken, sağ camından kaçırdıklarımızdan ibarettir. diye.
işte ben yine ortadayım. şoför koltuğunun yanındaki koltuktayım. muavinim ben.
hayatımın şoförü olmak istiyorum.
devamını gör...

boğaziçi üniversitesi öğrencileri adına utanılacak görüntülerdir. karşında sevabıyla günahıyla bir akademisyen var. seninle demokratik yollar ile diyalog kurma hevesinde adam. arkadan cırtlak sesiyle sürekli irrite eden lgbt'li ye mi kızmalıyım yoksa bu kadar haklı bir eylemi bu kadar haksız hale getiren kitlenin şımarık tavırlarına mı bilemedim. görüntüleri izleyince çoğunluğun bana hak vereceği kanısındayım.

ek: anlama kıtlığı çeken bazı tipler var. şöyle anlatalım o zaman. hak aramak ;
-hocam burnunuz eki ki ki ki..
gibi moronca bir zeminde olunca bu lakayt ve boş tavrın artısı karşı tarafa yazılır. şu topluluğun içinde derdini ve meramını kısa ve net cümlelerle anlatacak doğru dürüst adamların itirazları bile üç beş tane marjinal hippinin cırtlak sesinin arasında kaybolup gidiyor.

devamını gör...

bir insanın doğumundan ölümüne kadar her alanda siyaset önem taşır.
ne kadar vergi ödeyeceğiniz, nasıl eğitim alacağınız, haklarınızın korunması, sosyal yardım, sağlık, emeklilik gibi herkesin hayatını etkileyen konulardır siyaset.
evet herkesin fikri bir partiyle tamamen uyuşmak zorunda değil, ancak ülkenin refahı adına en doğru olanı seçmenin hayati önem taşıdığını düşünüyorum. çünkü siyaset halkın sosyoekonomik, yapısını etkileyen en büyük etkendir. siyaset bir partiye yıllarca sorgulamadan oy vermek değildir. ülkemizde gündem çok hızlı değişiyor yetişmek zor ama yine de apolitik olmak doğru gelmiyor.

şanışer - susamam


ben bi' beyaz türk'üm
yasalarım anglosakson ama kafam ortadoğulu
apolitik büyüdüm, hiç oy vermedim
kafamı tatile, gezmeye, borca yordum
adalet öldü, ucu bana dokunana dek sustum ve ortak oldum
şimdi tweet atmaya bile çekiniyorum
kendi ülkemin polisinden korkar oldum
üzgünüm ama senin eserin ülkedeki umutsuz nesil
senin eserin bu mutsuz kesim ve bu kurşun sesi!
devamını gör...

canım oğlumdan aldığım iltifattır: "sen dünyanın en iyi annesisin."
devamını gör...

normal sözlük bünyesinde kurulan kitap kulübü hakkında bilgi almak ve katılmak isterseniz #1041665 no'lu tanımı ziyaret edebilirsiniz.

kitap kulübü, normal sözlük yazarlarının her ay seçilen kitap hakkında kitap toplantılarına katıldığı, bünyesinde edebiyat, yazarlar, kitaplar hakkında sohbet edilen ve incelemelerde bulunulan, yani sizlerin keyifli vakit geçireceği normal sözlük kulüplerinden biridir. bu başlık altında kitap kulübü'nde yapılan toplantı duyuruları, sözlük yazarlarının kulüp hakkında söylemek istedikleri, fikirleri, soru ve sorunları, yılbaşı çekilişi gibi yapılan bazı etkinlikler yer almaktadır.

kitap kulübüne katılmak için ilgili başlığı ziyaret edebilir, soru ve sorunlarınızı kulüp başkanları @armysuzy ve @aziz varvara alekseyevna'ya iletebilirsiniz.
devamını gör...

madem bi' halt edip çaldınız bari güzel bir şey çalaydınız ya.
devamını gör...

yavaş ve kesik kesik konuşması ile meşhur siyasetçi.
şimdi şimdi derdi, gerisi beş dakika sonra gelirdi. o esnada dikkatte dağılırdı.
iyi bir şey mi söyledi, kötü bir şey mi söyledi kimse anlamazdı.
devamını gör...

"hiçbir yararı olmayacağını bile bile insan kalmanın çok önemli olduğunu düşünüyorsan, onları yendin demektir."

"rüşvetçi, politikacıları, düzenbazları, hırsızları ve hainleri seçen halk, kurban değil suç ortağıdır."

"belki de insan sevilmekten çok, anlaşılmayı istiyordu."

birçok sözünde gerçekleri ve doğruları söylemiş ingiliz romancı, gazeteci ve eleştirmendir. hayvan çiftliği ve 1984 en meşhur eserleridir. hayvan çiftliği siyasi bir taşlamadır aslında. 1984 ise ingiliz edeyatının ilk ve en ünlü anti-ütopik edebi eserlerindendir. kesinlikle okunması gereken bir yazardır. ben de buraya onun en sevdiğim sözlerinden birkaçını koymak istedim.
devamını gör...

anne babayı kaybetmek, kendi başına yaşamaya başlamak...
devamını gör...

cevapsız soruların şairi.

"dostum dostum güzel dostum
bu ne beter çizgidir bu
bu ne çıldırtan denge
yaprak döker bir yanımız
bir yanımız bahar bahçe"


arada kalmak mı bu, sorgu mu, feryad mı, kabulleniş mi, ne?

şu 5 satıra nasıl sığdırmış bu adam hepsini veya hiç bilmediğim başka bir yüzünü? nerenin şairi bu adam, niye bu kadar az tutunmuşuz onun ellerine?
hangi yalnızlık yazdırır bunları, hangi yalnızlık azdırır sabahın bu kör vaktinde bu şiiri?

hangi insanoğlu daha güzel söyler ahmet abiden öte?

spotify
devamını gör...

bağırma çağırma sesleri yoksa,çay demleniyorsa huzurludur.
devamını gör...

cüneyt özdemir'in de bu konu ile alakalı şöyle bir tweeti var.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

peygamberin 11 karısı ve 2 cariyesi vardır. sıralı liste :

karıları : aişe bint ebû bekir • cüveyriye bint haris • hafsa bint ömer • hatice bint hüveylid • meymûne bint haris • safiyye bint huyey • sevde bint zem'a • zeyneb bint cahş • zeyneb bint huzeyme • ümmü habibe • ümmü seleme

cariyeleri : mâriye el-kıbtiyye • reyhâne bint zeyd
devamını gör...

ayın onbeşi.
devamını gör...

dikkat!!! şiddet içerikli olay


hikaye son derece iğrenç. detaylarıyla yazacağım ama fazla hassas olanlar okumasın (ki böyle bir olay, hassas olmayanın bile sinirlerini ayağa kaldırır, o ayrı konu.)

bu tür durumlarda yazıp yazmamak konusunda çok kararsız kalıyorum. bu detayların hepsi internette de açık açık yazıyor. ben de buraya yazacağım ki kalbi, ruhu dayanabilen, okuyabilen herkes okusun ve çocuklarınızın böyle cani büyümemeleri için elinizden geleni yapın.

***

80'li yıllarda japonya'da işkence ve tecavüz sonucu öldürülen 17 yaşındaki liseli kız. tıpkı black dahlia olayındaki gibi kan dondurucu bir cinayete kurban gitmiş ne yazık ki.

***

junko iyi bir öğrenciydi. notları oldukça yüksekti. okuldan geriye kalan zamanlarda çalışarak para biriktiriyor ve mezuniyet sonrasında çıkacağı gezinin planlarını yapıyordu.

o korkunç olayların başladığı gün, junko'nun bisikletiyle geçtiği yolda, soygun ve tecavüz amacıyla oralarda dolanan 2 kişiden biri, kasıtlı olarak junko'nun bisikletine tekme atarak onu düşürdü ve kaçtı. diğer kişi sanki oradan geçerken olayı görmüş ve tesadüfen oradaymış gibi davranarak junko'ya yaklaştı ve korkmaması için ona evine kadar eşlik edebileceğini söyledi.

burada şunu eklemek gerekiyor; hikaye tam olarak bu şekilde mi gerçekleşti bilmiyorum ama, evine kadar eşlik etmeyi teklif eden kişinin, junko tarafından reddedilen bir öğrenci olduğu söyleniyor. junko belli ki derslerinden başka şeylerle pek ilgilenmeyen iyi bir öğrenciymiş ve diğeri de hayır cevabını kaldıramayan hödüğün tekiymiş.

bahsi geçen hödük (adı batasıcanın adı miyano), kızı yakınlardaki bir depoda içeriye sokarak ona depoda tecavüz etti. ardından kızı bir otele zorla götürerek ve onu öldürmekle tehdit ederek yeniden kıza tecavüz etti. sonrasında bazı arkadaşlarını arayıp yaptıklarını gururla anlattı onlara. onlar da "katılmak istediklerini" ve kızı bırakmamasını söylediler. zaten bu grubun daha önce de bir toplu tecavüz geçmişi vardı.

miyano, junko'yu arkadaşlarının yanına götürdü. kızın ev adresini de bu arada çantasındaki bir defterden öğrendikleri için, kızı ailesine zarar vermekle de tehdit ettiler. zira iddialarına göre yakuza ile bağlantıları vardı.

miyano ve diğerleri kızı, en başta kızın bisikletini tekmeleyen diğer hödüğün (bunun adı da minato) ailesinin evine götürdüler ve 4 kişi kıza burada tecavüz etti. minato'nun ailesinin yanında junko'yu, minato'nun sevgilisi gibi davranmaya zorladılar ki olay anlaşılmasın. bu arada kızın ailesi polise gitti ama tecavüzcüler aileyi arayarak kızlarının kendi isteğiyle kaçtığını, güvende olduğunu, polise gitmeyi bırakmalarını söylediler.

bu kısım tam rezillik. dayanamam diyen varsa burayı tamamen atlayabilir.

-----------------------------------------------------------------------

zavallı kız 40 gün boyunca bu evde tutuldu. 100'den fazla kişiyi de tecavüzlerine ortak ettikleri, kendilerinin de kıza 400 seferden fazla kez tecavüz ettikleri, mahkemedeki ifadelerinde ortaya çıktı. ayrıca kıza işkence de ettiler: tavana asıp kum torbası gibi dövmek, karnına halter bırakmak, önlerinde mastürbasyon yapmaya zorlamak, hamam böceği yemek zorunda bırakmak, vajina ve anüsüne havai fişek, ampul gibi nesneler sokmak, kendi idrarını içmeye zorlamak, göz kapaklarını mumla yakmak, meme ucunu koparmak ve daha fazlası...

bir ara junko polisi aramaya çalıştığı için miyano tarafından "cezalandırıldı" ve vücudunun bazı yerleri yakıldı. anüsüne büyük bir şişe sokularak iç kanamaya neden olundu. vücudu travmaya girdiğinde numara yaptığı zannedilerek yeniden yakıldı. junko kendisini öldürmeleri için defalarca yalvardı ancak işkence ve tecavüzler devam etti. vücudu artık çürüyordu ve kokusu nedeniyle ona tecavüz etmek bile istemediler. 19 yaşındaki bir başka kızı kaçırarak bu kez ona topluca tecavüz edip bıraktılar. zaten grubun tutuklanmasının nedeni olan olay aslında buydu çünkü kız şikâyetçi olmuştu hâliyle.

junko'nun cesedi bulunduğunda, tecavüzler nedeniyle hamile olduğu da anlaşılmıştı.

bu kadar hazin bir sonu kimse hak etmez. en son bir çimento varili içine atıldı zavallı kız ve ne yazık ki böyle bulundu junko

-----------------------------------------------------------------------

anlaşılan aile tarafından pek kullanılmayan bir evde tutuluyordu junko. zira minato 16 gün sonra o evden ayrıldı ve olayı da abisine anlattı. abisi de ailesine anlattı ve polisi aradılar. ancak ilginç bir şekilde polis içeriye girip evi aramadı ve kızın orada bulunmadığına dair rapor verildi. oysa junko bu olaydan sonraki 24 gün daha o evde işkenceye maruz kalmıştı. eğer polis işini düzgün yapsaydı junko büyük ihtimalle yaşayacak ve iyileşecekti. polisler sonradan kovuldu ancak giden de gitti ne yazık ki...

caniler tutuklandılar ve komik hapis cezaları aldılar. en yüksek ceza 20 yıl ile miyano'ya verildi ama o da cezası dolmadan şartlı tahliye ile bırakıldı. diğerleri 3-5 yıl hapis cezaları ile kurtuldular. çocuk hapishanesinde yattılar ve içlerinden birinin çıktığı zaman bu olaydaki rolüyle övündüğü bile görüldü.

içlerinden bazıları daha sonra başka suçlara karıştı vesaire... ama olan maalesef gencecik, masum junko'ya oldu ve ne yazık ki ismi, tarihin gördüğü belki de en vahşi cinayetle birlikte ölümsüzleşti.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim