an itibariyle sol frame'de
(bkz: kadınların ilk baktığınız yeri)
(bkz: feridün düzağaç şarkıları)
kafa sözlükte hiç kız olmaması
sözlük kızlarının ojeleri

başlıklarının olduğu sözlüktür. benim buraya gelme sebebim entelektüel şeyleri paylaşmaktı. başlarda böyle gitse de bunların hiç değer görmediğini görünce içim bir burkulmadı değil. ekşiye laf atarlar bir de. ekşide kişisel bir deneyim paylaşıldığında ağır bir şekilde destek alır.

kafa sözlük bitecek mi ?

bitecek!

bilgi içerikli başlıklar değer görmüyor. dolayısıyla insanlar da değer ve ilgi görmek istiyor. okuyan kesim de değer görmediğini gördükçe kaçacaktır.
devamını gör...

muz cumhuriyeti, uluslararası politikada siyasi açıdan istikrarsız, ekonomik açıdan bir ya da birkaç tarımsal ürünün üretimine ve ihracatına bağımlı ve genellikle yolsuzluklarla iç içe küçük bir seçkin grubu tarafından yönetilen ülkeleri küçümseyici anlamda kullanılan siyasi bir terimdir.
muz cumhuriyeti terimini ilk kez kullanan yazar abd'li willam sydney porter'dır
devamını gör...

psikolojik araştırmalara göre iştah açıcı bir renk. kapitalist ve küresel ölçekteki yiyecek, içecek, fast food devleri, bu psikolojiyi de göz önüne alarak logo, tasarım, mekan, personel kıyafetlerini kırmızı olarak belirlemişlerdir.
coca-cola, mc donalds, pizza hot, burger king, wendy's, arby's, kfc.
devamını gör...

bir insan neden homofobik olur ya? doğru bulmuyormuşmuş abi sanane milletin kimle seviştiğinden kimi sevdiğinden? eşcinsel arkadaşlar sizin kadar lgbti lafı etmiyordur be. homofobikler sabah akşam eşcinsel lafı edip duruyor insanın fikri neyse zikri de odur bu kadar lafını etmenin bir sebebi olmalı. ya tamam hoşlanmazsın ona da tamam ama neden hakaret ediyorsun? saygı duymayı başkalarının hayatına karışmamayı öğrenemediniz bir türlü. size karıştıkları ettikleri yok rahat bırakın insanları.
devamını gör...

tanımım artı almadı diye değil ama karmam gıdım gıdım artıyor diye üzülüyorum.bir halka filmi rozeti almak istiyorum bütün gün online ım ha keyfimden yazıyorum o ayrı ama bu ne arkadaş. neden bu kadar zavallı bir karmaya sahibim ben.
devamını gör...

''en çok sen yaşayacaksın tamam, en çok sen'' dediğim pimpirikli kişi.
devamını gör...

karadelikler uzayda bulunan, ışık yaymayan ve yüksek çekimsel kuvvete sahip cisimlerdir. evrenin en obur cismi olan kara delikler, uzayda bulunan her türlü cismi yutma eylemi gösterir.
belirli bir ömürleri olduğu söylenir. şöyle ki; zamanı dolduğunda geriye toz bulutu bırakıp yok olurlar.

matematiksel olarak karadeliklerle evrenin bir ucundan bir ucuna ışınlanmak/zaman yolcuğu yapmak mümkündür. ancak madde evreni dediğim varlık, bunun mümkün olmaması için elinden geleni yapar. en büyük kanıtı ise; karadelik merkezine inmenin imkânsız kadar zor olduğunu söylemesidir.

madde yoğunluğu, yüzey sıcaklığı gibi nedenlerden ötürü içeri düşen cisim, henüz merkeze yetişemeden parçalanır.

sözün özü; karadeliklerle zaman yolculuğu maddeler evreni'nde imkânsızdır.
devamını gör...

sonuçta ya lahmacunun pizzaya benzediği anlaşılırsa italyan pizzasının hali ne olur? ama düşününce güzel de bir haber sonuçta yine ilklere girmişiz.
devamını gör...

bir üst noktası sarıldığınız bireyin kokusunun sizin üzerinize sinmesidir.
devamını gör...

düşünce tarzını ve tanımlarını sevdiğim ve bir süredir takip ettiğim tatlı, zeki yazar. umarım yazmaya da devam eder. seviliyosun.*
devamını gör...

camdan yapılan, içerisinde çeşitli süslemeler bulunan ve suda yaşayan hayvanları beslemeye yarayan kutu benzeri yapı.

balıkları belirli bir ortamda tutarak beslemek eski çağlardan beri uygulanan bir yöntem. fakat günümüzde bildiğimiz cam akvaryumlar 1832'de, doğa bilimci bir kadın olan jeanne villepreux-power tarafından icat edildi.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ayrıca 2008 yapımı filmini de izleyebilirsiniz.
film ismi choke.
victor mancini'ye selamlar.
devamını gör...

modern dünyanın insana aşıladığı duygu.
devamını gör...

bu başlık, tanım (entry) girerken birbirimize önerdiğimiz hususları listelemek için bendeniz tarafından açılmıştır. sözlüğe yeni başlayan arkadaşlarımız veya bu konuda bilgilensem fena olmaz diyen arkadaşlarımız şimdiden yıldızlasınlar lütfen.

benim şahsi önerilerim aşağıdadır:

1. öncelikle, tanım girerken buranın sözlük olduğu unutulmamalıdır. şahsi beyanımızı paylaşırken; örneğin "çok güldüğüm durum" veya "beni etkilemiştir" gibi girişler yapalım. kesinlikle dhdkdbjssj diye içeriksiz entry girmeyelim. (liste başlığı veya forumsal başlık olsa dahi)

2. entry girerken aşağıda gördüğümüz butonları uygun yerlerde kullanmaya özen gösterelim:
-b butonu yazıyı kalın (bold) yazdırır.
-i butonu yazıyı italik yazdırır.
-bkz butonu ile malum, (bkz: bakınız) verebilirsiniz.
-gbkz butonu ile başında bkz. yazmayan bakınız verebilirsiniz.
-* butonu ile, sözlük formatına uymayan bir yazıyı çaktırmadan araya kaynatabilirsiniz. *
-alıntı butonunu, malumunuz bir yerlerden alıntı yaptığınızda kullanabilirsiniz.
-spoiler butonunu (burası çokomelli), dizi, film, kitap vs. gibi spoiler içerecek tanımlardan önce mutlaka kullanmalısınız. bunu kullanmadan spoiler verirseniz kul hakkına girersiniz, ben diyim.
-link butonu ise link vereceğiniz zaman, linki tıklanacak bir kelimeyle maskeleyen bir butondur.

3. sizden önce birisi o başlığa entry girmişse lütfen özgün olun. kimse art arda aynı şeyleri okumak istemez.
devamını gör...

kızsın/kadınsın diye susuyorum, dua et.
devamını gör...

ve sağlığınıza dikkat edin.
devamını gör...


"bize hiçbir şey yapılmadı, yalnızca tam bir hiçliğin içine koyulduk, çünkü bilindiği gibi dünyada hiçbir şey insan ruhunu hiçlik kadar baskı altına alamaz."


stefan zweig'ın son eseri olan satranç, adeta onun hayata bir veda mektubudur. nitekim kendisi de artık dünyanın asla eskisi gibi olamayacağını düşündüğü için, dünyanın içinde bulunduğu savaş ve kaos hali karşısında duyduğu endişe ile hayatına son vermiştir.

belirtmiş olduğum gibi son eseri olduğu için, bu kitap aslında intihar eşiğinde bulunan yazarın ruh halini ortaya koyan bir eserdir.

kitap kısacık bir öykü olarak görünse de aslında içinde barındırdığı imgeler ile harika bir eleştiri, başkaldırı kitabıdır. kitap insanlığın ve insanlık onurunun faşizm ve otorite karşısındaki ezilişini sayfalar arasında ilmek ilmek işlemektedir.


yazar kitaptaki karakterler ile dünyanın içinde bulunduğu durumu harika bir şekilde simgelemiştir. kitapta satranç tahtası savaş alanını, dünya satranç şampiyonu mirko czentovic ise nazi otoritesi ve acımasızlığını temsil etmektedir. kitapta psikolojik işkence ile sorgulanan dr. b ise; insanlığı, hümanizmi, çekilen sıkıntıları, savaşların insanlık üzerindeki etkilerini simgelemektedir.


tüm bu bilgiler göz önüne alındığında satranç, dünya edebiyatı'nda yazılmış en etkili eserlerden birisidir. basit bir hikaye olarak görülmemeli, satır altları üzerine uzun uzun düşünülmelidir. satırlarıma son vermeden önce stefan zweig'ın aramızdan ayrılmadan önce bizlere bırakmış olduğu cümleler ile sizleri baş başa bırakmak istiyorum:


"özgür iradem ve açık bir bilinçle bu yaşamdan ayrılırken, son bir sorumluluk yerine getirilmeyi bekliyor: bana ve işimi yapmama huzurlu bir ortam sunan harika ülke brezilya’ya içten teşekkürlerimi sunmak. her yeni günle bu ülkeyi daha çok sevmeyi öğrendim, ruhsal anavatanım avrupa kendi kendini yok ettikten ve ana dilimin dünyası yok olduktan sonra, dünyanın hiçbir yerinde hayatımı bu kadar severek yeniden kuramazdım. ama altmışıncı yaştan sonra tam anlamıyla yeniden başlamak çok özel bir güç gerektiriyor. ve benim gücüm yıllar süren vatansız yolculuklardan sonra iyice tükendi. bu nedenle hayatımı doğru zamanda ve doğru bir şekilde sonlandırmamın iyi olacağına inanıyorum. ki hayatım boyunca tinsel uğraşım en büyük haz kaynağım ve kişisel özgürlüğüm en yüce değerim oldu. bütün dostlarımı selamlarım! hepsine uzun geceden sonra gelen tanın kızılllığını görmek nasip olsun! ben, her zamanki sabırsızlığımla önden gidiyorum.”
devamını gör...

yaşamak değil beni bu telaş öldürecek. ruhlarımız emekli olmuş çoktan.
devamını gör...

"kimse görmek istemeyen kadar kör olamaz" derler.
-james bowen
devamını gör...

te burdayım daha napam? okuyorum canım isterse yazıyorum. sözlük beni mutlu ediyor diye benim de onu mutlu etmem şart mı?
sen elmayı seviyorsun diye elmanın da seni sevmesi mi gerekir yani..
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim