kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

(bkz: takeshi kovacs)
devamını gör...

haklı bir hareket, haklı bir harekettir. katılanların kimliği onu gayrimeşru yapmaz. eşcinsellerle ilgili bu nefretiniz faşizmdir, homofobidir, suçtur. insanları cinsel kimliği ve siyasi fikirleri yüzünden aşağılamayı kendine hak görenler aslında, haksızdır, tehlikelidir ve dünyanın başına beladır. o tapıncına doyamadığınız devlet bir gün sizin başınızı yediğinde size el uzatanların, bugün aşağıladığınız insanlar olduğunu göreceksiniz.
devamını gör...

küçükken bizim sokağa da gelirdi. macun şekeri satardı.
geldiği an anneme seslenirdim, aşağı para atardı. ne güzel günlerdi. arada bir salıncakçı amca da gelirdi. bir de mısırcı amca versiyonu vardı bunların. ah ah, özlenen günler....

tanım: malını sokak sokak gezerek ve bazen yüksek ses kullanarak satan kimseler.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kulaklığı takıp son seste müzik dinlerim.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

niye mutsuz olasın ki!
niye ne kadar kaldığını bilmediğin hayatını daha güzel geçirmeyesin ki.
devamını gör...

robert zemeckis’in winston groom’un kitabından sinemaya uyarladığı ve tom hanks’in başrolde oynadığı dünyanın en güzel filmidir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
gökten bir tüy düşer alan silvestri’nin piyanosundan çıkan muhteşem ezgi ile salınarak ve biz ilk kez orada karşılaşırız forrest gump ile. ismi saçma bir isimdir ama annesi hayattaki saçma olayların farkına varsın diye seçmiştir bu ismi onun için.

önce ayakkabıları ile karşılaşırız forrest’ın ve biz biliriz ki ayakkabılar insanlarla ilgili çok şey söyler bize. biz de onlara bakarak tanımaya başlarız forrest’ı.

forrest, jenny’ye giderken hayatını ve geçmişini bir bavulda taşır. bavulun içine bakınca onun hakkında daha çok şey öğreniriz. hatta neden tevazu gösterelim artık forrest arkadaşımız sayılır bizim. bavulunu bile gördük.

artık tanıştığımıza göre onun hakkında daha uzun ve samimi konuşabiliriz. hatta istersek onunla bile konuşabiliriz. forrest annesini dinler ve yabancılarla konuşmaz ama biz yabancı sayılmayız artık.

jenny isimlerin en güzeli ve forrest’ın içinde büyütüp her yere dağılan bir kanser hücresidir ama yine de güzeldir. forrest nereye giderse gitsin jenny onunla birliktedir. jenny nereye giderse gitsin forrest’ı yanına almaz.

sonunda forrest jenny’ye kavuşur yine de. kendi ağaçlarının altında. ve jenny’nin çocukluk korkuları forrest’ın yanında kaybolup gider birbirlerine bir şeyler öğrettikleri ağacın gölgesinde.

film biter ama forrest koşmaya devam eder benim gibi bu filmin hayranı olan insanların zihninde. artık biraz dinlendiysen eğer koş forrest koş.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
işbu tanımda umarım kimseyi kırmam.
devamını gör...

bizimkiler-yavuz.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

• küçük şeylerden tartışabiliyor, bunları büyütüp, hayat memat meselesi haline getirip sizi kırabiliyorsa,

• onunla her tartışma sonunda, bitap düşüyorsanız,

• tartışmalar sorunları halletmek yerine üzerini örtmek ya da daha fazla tartışmayalım, konuyu kapatalım cümlesiyle son buluyorsa,

• kendinizi anlatamadığınızı ve en önemlisi de anlaşılmadığınızı hissediyorsanız,

• birilerini size örnek gösteriyorsa,

• takıntılı olduğu konular varsa ve bunu sürekli dile getirip, (cevaplamanıza rağmen) tekrar be tekrar soruyorsa,

• ailesini, onun hatırına kabul ediyorsanız ya da o sizin ailenizi istemiyorsa,

• evlilik onun için; sadece saygıdan, sadece sevgiden, sadece cinsellikten ya da sadece işim görülsün, yemek, bulaşık ve evle bir ilgilenen olsundan ibaretse,

• namaz niyaz boğaz zihniyetindeyse,

• evliliğin; ruhu doyuran bir zenginlik olduğundan bihaberse,

• düzeltilmesi gereken huyları varsa, onu, olduğu gibi kabul etmiyor, daha sonrasında değişmesini isteyeceksiniz;
bir zahmet, evlenmeyin...

evlenince düzelmez, evlenince sorunlar küçülmez, evlenince daha büyük sorunlara bu sorunlar da eklenir. o düzletme ve değiştirme düşüncesinden vazgeçin.

ne kendi hayatınızı ne de bir başkasının hayatını karartmayın. emin olun evlenmek, boşanmaktan daha kolay. karşı tarafı tanımak için sadece muhabbet etmek, birlikte güzel vakit geçirmek yeterli olmaz.
onun; içine doğduğu çevreyi, aileyi ve hayatı boyunca geçirdiği evreleri tek tek bilmek ve ona göre hareket etmek gerekir. bu anlamda karşı tarafın ve ailesinin, nasıl insanlar olduğunu soruşturmak ve iyice öğrenmek zorundasınız.
aşk denilen mefhum, her yarayı saran bir merhem değildir çoğu zaman. içine düştüğünüz ortam ve muhatabı haline geleceğiniz insanlar; sizin ve çocuklarınızın; geleceğini, psikolojisini ve tabii çevresini oluşturacaktır. bu bağlamda sağduyulu, duyarlı ve ağır hareket edip, emin olunması elzemdir. herkese iyi insanlar diliyorum.
devamını gör...

belki de sadece... en azından yaşadığının farkına varmak istiyordur.
devamını gör...

yoktur, dün tüm modları engellemek başlığına yazdım anında elinde sopayla mesaj kutumda belirdiler. bir de mesajım kapalı yani koç başıyla kırıp girdiler içeri herhalde.
devamını gör...

şu yaşıma kadar :
-hiç hamburger yemedim(hayatım boyunca da yemicem.)
-midye yemedim.
-alkol içmedim. esrar vb. türler kullanmadım.
- banka soygunu yapmadım.
...
gidiyor gibi. ilginç olanları yazalım, renklenelim.
devamını gör...

sevgilinin koyuna alındığı saatlerdir.
başıboş saatlerde
alırım koynuma sevgilimi
başıboş saatlerde
çözülür ipleri dünyanın

başıboş saatlerde
kararır gözleri sevdanın
başıboş saatlerde
alırım koynuma sevgilimi



devamını gör...

uyanınca kahvaltıyı alelacele etmek, sokağa geç kalmamak demekti.
mahalledeki çocukların ismini camın önünde haykırması, annenden '' çok kirlenme, azıtma'' laflarını işitmek tüm bunlara rağmen azıtmaya hazır oldugun hunharca sokakta oynadığın günler demekti.
yakartop, istop, sek sek, ip atlama, dokuz taş ve eğer şanslıysan akşam üzeri mahalledeki ablalarla voleybol oynamak demekti.
dönen salıncağı sokağın başında görüp ''anneeee anneeee para!'' diye anneyi darlamak yediğin azarı umursamadan kaptığın paraya mutlu olmak demekti.
öğlen eve girmemek için salçalı ekmek su ikilisini anneden istemek, yahut komşu evlere rahatça girip karnını bir güzel doyurmak demekti.
akşam yemeginden sonra kendini gene sokağa atıp ablalardan abilerden garip hikayeler dinlemek demekti.
korkusuzduk, zarar kötülük beklemezdik komşularımızdan çünkü öyle dönemlerdi. kavgayı, paylaşmayı, dostluğu hep o sokaklarda öğrendik. şuan deli gibi korktuğumuz, çocuklarımızı asla yalnız bırakmayacağımız sokaklardan..
güzel zamanlardı ve ne yazık ki artık çok eskide kaldı.
devamını gör...

içme artık şu rakıyı be adam..
devamını gör...

beni yine herkes unutmuş, yine kimsenin favori yazarı olamamışız..
devamını gör...

ilkokuldayken arkadaşım yoktu o yüzden hep tek başıma bir şeyler yapardım. bir gün tuvalete gitmiştim ve eteğimin arkası çorabımın içine girmiş. bütün gün hiç kimse bir şey söylememişti ta ki öğretmenim beni yanına çağırıp düzeltene kadar. hem üzülmüş hem de çok utanmıştım.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim