2007 yılından bugüne kadar ve bundan sonra nefes aldığım her zaman benim için hz. hüseyin dir.

bir musibet düşünün ki; kardeşleriniz, yeğenleriniz, çocuklarınızdan oluşan 30 dan fazla aile ferdiniz, gözlerinizin önünde, zalim bir ordu tarafından, bir yudum suya hasret kalarak, vahşi bir şekilde öldürülüyor. altı aylık bebeğiniz kucağınızda iken, üç başlı ok ile vuruluyor.

öldürüldükten sonra cesetleriniz atların ayakları altında çiğneniyor. başınız mızraklara geçirilip, kadın ve kız çocuklarınız ile beraber şehir şehir dolaştırılıyor. bu musibetin sebebi ise; zalim bir hükümdara biat etmemeniz.

"hüseyin in günü kirpiklerimizi yaraladı. gözyaşlarımızı akıttı. kerbela toprağından bize zorluk ve sıkıntıları miras bıraktı. o zaman ağlayanlar hüseyin'e ağlasın." *
devamını gör...

okurken gündüz vassaf çoğu zaman benimle değil de kendiyle konuşuyormuş gibi dışlanmışlık hissine kapıldığım kitap. belirli kavramlara fazla derin anlamlar yüklemesini bir yana koyarak, kavramları oturttuğu noktaları bir çok açıdan gerçekçi bulmadım. anlattığı kavramlar üzerinden bireylere yöneltilen tavırlar benim için yabancıysa bu kadar, öyleyse kim bunlar?
nitekim bu kısmını biraz ütopik bulmam benim bireysel totaliterlikle kişisel hayatımda karşılaşmamış olmam da olabilir.


yine de totalitarizm’in günahının bu denli bireylere yüklenmesi, kitabın bir başka totaliter fikir kaynağına dönüşmesine yol açabilir. 
aşk ve sessizlikle ilgili söylediklerini beğenmeme rağmen anlatılmaya çalışılan fikirle çelişen cümleler de akıcılığı, düşüncenin oturmasını ve fikrin bütünlüğünü engelliyor.


tek tek aforizma şeklinde ele alındığında kitabı daha çok beğenebilirdim. okurken bana anımsattığı kadarı ile emre yılmaz’ın kapitalizm eleştirisi olan uçuk kaçık kitabı şeytanın fısıldadıkları’nın ciddi bir şekilde yazılmış hali olduğunu söyleyebilirim.

bunlar dışında okunacak, üzerine düşünülecek ve bireysel totalitarizmle ilgili fikir sahibi olmanızı sağlayacak bir kitap.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

faydası mı yok? yapmayalım böyle. gençleri evlilikten soğutma, düşman etme, evlileri biz ne yaptık böyle diye kızdırma ve yine evlileri bak bak bizi nasıl çekemiyorlar diye düşündürme derneği başkanı olarak nefes nefese buraya koştum.

- eve giriş çıkış saati ile ilgili tamamen bireysel karar verebilme özgürlüğü. belediyeden izni olduğu için bu saate kadar nerdeydin diye soran bir insanın evde beklemiyor olması.

- sadece tek bir ailen olması. başkasının anne, baba, kardeş, hala, teyze ve kuzenlerinin hayatında söz sahibi olmaması. daha 4 aydır tanıdığın birine anne ve baba demediğin için kötü ilan edilmiyor olmak.

- evden çıkarken kıyafetlerinin sorun haline gelmemesi çünkü sorun haline getirecek bir insan olmaması. o eteklerde, o yırtık kotlarda aklın kalmaması, almayayım ya şimdi kızar aramız bozulur diye düşünmemek, satın alabilmek.

- kalabalık arkadaş grupları ile bir yerlerde dilediğin gibi buluşabilmek, o kim, bu kim, şu kim diye soran birinin olmaması.

- evinin tamamen sana ait olması. birilerinin ailesinin habersiz gelmemesi, onlara hizmet etme zorunluluğuna sahip olmamak.

- gecenin bir yarısı her saat başı çocuk ağlama sesiyle uyanmıyor olmak.

- bekarsan ve aldatılırsan ayrılırsın, zorlanmazsın. 2 çocuğun varsa ve aldatılırsan hem çocukları düşünmek zorundasındır hem de o çocuklar ile yeni bir hayat kurmak için en baştan büyük bir mücadeleye girişmek zorundasındır. 2 çocuk, yeni bir ev, çalışmak zorunda olmak, o çocuklara bakmak zorunda olmak..

- erkeksen ve boşanmak istersen çocuğunu mahkemenin uygun gördüğü tarihlerde görecek hale gelirsin. bu da korkunç bir detaydır.

- evlilik yoksa ayrılmak her anlamda daha risksiz ve kolay bir durumdur.

- bir gün eşinin annesi ya da ablası eşiyle kavga ettiği bahanesi ile sana gelip en az 6 hafta boyunca misafirin olmaz.

- evde muhteşem partiler verdikten sonra çok abartırsan komşular polis çağırır. evliyken evde muhteşem partiler verirsen esin ailesi bizi çağırmıyor, bizi beğenmiyor falan bilmem ne der, 10 sene boyunca bunun kinini tutar.

- hadi ailesi ile hiç sorunun yok, mükemmel insanlar, anne ve baba olarak görüyorsun. eşinle anlaşamayıp ayrılırsan tüm bu insanlar ile yabancı hale gelirsin, sokakta gördüğün zaman selam vermezler. cok sevdiğin birçok insanla ayrılmış olursun.

- işten geldikten sonra yemek yapmak, evi sürekli temiz tutmak, birinin çamaşırlarını ütülemek ve çift dikiş izinden dolayı kavga etmek zorunda değilsindir.

- cinselliği istediğini yaptırmak için kullanan ve cinselliği bir ödül sistemi olarak görme olasılığı çok yüksek biriyle aynı yatağa girmek zorunda değilsindir.

- günümüz anlayışı ile birlikte rollerin değişmesine adapte olmuş eş kişisi işten çıktığın zaman sana şunu çok rahat söyleyebilir. ben bu kirayı faturaları tek ödemek zorunda değilim! ama aynı anlayışa sahip eş saat 22.00 civarında isten çıkıp eve geldiğinde ya da 4 erkekle iş yemeğine gitmek zorunda kaldığında yine şikayet edecektir.

- hayatı boyunca eşinden hiç fayda görmemiş ve onu doğduğu günden beri çok sevmiş oğlunu kaybetme psikolojisi ile hic sebepsiz şekilde 60 yaşlarında bir kadının seninle rekabet etmesini izlersin. sana aşkla bakan ve kıyamayan ogluna bakıp maşallah demek yerine o gece oglu onunla kalsın diye hasta numarası yapabilir. acil servisler böyle anneler ile doludur.

- daha fazla zamanın olduğu için kişisel zevklerine zaman ayırma konusunda çok daha rahatsındır.

ciddiyim 87 madde daha yazabilirim faydalarıyla ilgili. bekarlığın en acayip olumsuzluğu 89 yaşına gelip sıcacık altına işediğin o günler geldiğinde sana hayatın son günlerinde eşlik edecek insanın olmamasıdır.

evliliğin en olumsuz tarafı ise eşinin ölmesidir. öyle yalnız kalmaktır. üzgüncük.
devamını gör...

sevgi açlığı zamanla duygularını köreltmiş enerjisini negatife çekmiştir. öfkeledir herkese sevmeyi bilip sevilmeyi hak edene. tek tesellesi birinin görüp de onu dipsiz kuyudan çıkartmasıdır. beklesin beklesinde acaba doğru bir bekleyiş mi? kimse istemez kendine bile zor yeten enerjisini bir enerjisize aktarıp tökezlemeyi. farkedilmeyeceksin o suratla daha da uzaklaştıracaksın kendinden insanları ve daha şiddetli isteyeceksin sevilmeyi sonra bir köşeye çekilip ağlayacaksın.
devamını gör...

efendi olmanın hiçbir şey kazandırmadığını, aksine, hayatta bazı şeylerden geri kaldığını gören kişinin ruhunu şeytana sattığı andır. en güzelidir. aman o kırılmasın, aman bu üzülmesin, yok efendim bunlar benim hakkımda yanlış düşünmesin diye diye bir ömür harcanmışken, bundan sonrasında zevk alma, haz odaklı bir hayata geçiş yapılır. efendilik sizde kalsın.
devamını gör...

değerli yazarlarımız bundan kaygı duyduklarını ve hoşnut olmadıklarını ifade etmişler. aynı yazarların sözlükte bilgiden ziyade trollüğe destek verdiğini görünce bir çelişki olduğunu görebiliyorum.*

tanım: bizim gibi gelişmemiş ülkelerde görülen durumdur.
devamını gör...

beş torun bırakayım ben geceye... bu arada şu gecenin de bizden çektiği nedir arkadaş? herkes bir şeyler bırakıyor. gündüz'ün hiç böyle dertleri yok.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bu konuda bir araştırma vardı, iç çamaşırı görüntüsünün tamamen çıplaklıktan daha çekici geldiğine dair. bunun temelini de insanın eskiden beri gelen keşfetme arzusuna dayandırıyorlar.
devamını gör...

“dünya bir deri ve bu deride hastalıklar var. hastalıklardan bir tanesi insan.”

nietzsche
devamını gör...

yemek molası, birazdan kölelik mekanımıza geçeceğiz.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

hazırlıksız yakalandım. o nasıl güzel bir ses.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

aynı yapıda iki metalin uzayda birbirine değdiğinde yapışması ve ayrılmamasıdır.

bu inanılmaz gerçek, soğuk kaynak olarak da bilinir. bu durumun oluşması sırasında iki metal parçası, birbirlerinin atomlarının ayrı olduklarını anlayamazlar ve tek parça olduklarını düşünürler.

dünyada ise parçalar arasında bulunması muhtemel olan hava ve su nedeniyle bu durum dünya'da gerçekleşmez.

yani eğer uzay istasyonuna yeni bir parça eklemek isterseniz, dışarıdaki metal kısma aynı yapıda olan başka bir metali dokundurmanız yeterli olacaktır.
devamını gör...

bu gerçekten yazarlık mı oluyor yani.
içine kendinden bir şey koymadıkça wikipedia dan veya herhangi bir başka kaynaktan okumaktan farkı nedir ki.
hele bir de bunu yapıp kaynağını paylaşmayanlar var ki tam dayaklık.
devamını gör...

--! spoiler !--

ben orda, akşamına orospular dadanan
camlarında pis sinekler gezinen, ben orda
eskimiş bir tutuşla şarabını içiyor
kadınlarda oluyor kadınsız bakışlarla
başıyla öne düşmüş yüreğiyle beraber
ya tanrıya inanır ya da isyana.

kimseye vermiyor ki acılardan artarsa
kuytular çıkarıyor sevişmeler onlardan
bu nasıl bir bakış ki dünyaya intiharla
ya da hep kar yağıyor da düşünmesi siyahtan
öyle ya kim sevişirdi acıları olmasa
kim bakardı uzağa köpekleri saymazsam.

orası bir ölümdür şarabımı doyuran
ölünen yüzler gibi bir bütündür adamlar
vaftizi gün ışığında bir garip protestan
tanrısıyla sevişir, herkes bilir sevişmeyi o kadar
kim ne derse desin ben bu günü yakıyorum
yeniden doğmak için çıkardığım yangından.

edip cansever, phoenix

--! spoiler !--
devamını gör...

westeros'un kuzeyinde konuşlanmış, seven kingdoms'u kuzeyin tehlikelerinden koruyan, duvarın bekçisi konumundaki organizasyon.

base'lerinin ismi castle black'dir.

üyeleri toprak sahibi olamaz, evlenemez ve çocuk yapamazlar. yemini ettikten sonra kendilerini ölene kadar tamamen night's watch'a adamak zorundadırlar. kaçanlara deserter denilir ve cezası idamdır.

siyah giyer bu abiler. ayrıca orda geldiğiniz yerdeki rütbeniz ya da sosyal konumunuz önemli değildir, benjen stark'ın dediği gibi, "burada bir adam kazandığını, kazandığı zaman alır"

hiçbir krala, lorda ya da derebeyine bağlı değillerdir, görevleri sadece kuzeyi korumaktır. özellikle de kış vakti.

bu nedenle aralarında pek siyaset konuşmamak organizasyonun yazılı olmayan kurallarından biridir. zira yemini etmiş bile olsa, karşıt görüşten gelmiş insanların (diyelim düşman olan 2 evden gelmiş üyeler) kavga etmesinden kaçınılır.

bu yüzden night's watch'ı bir askeri organizasyon olarak değil, daha çok bir barış gücü - gardiyan birliği karışımı gibi görebiliriz.

savaş ya da barış zamanında hep nötr takılırlar.

ancak robert baratheon ve ondan sonraki zamanlarda oldukça fakirleşmiş, hem üye hem de maddi kaynak bakımından zor günler yaşamıştır.

bu yüzden night's watch recruiter'leri kale kale, şehir şehir gezerek mahkumları, dilencileri, kimsesizleri vs vs. toplayarak organizasyonu ayakta tutmaya çalışırlar, onları eğitirler ve adam ederler.

bu yüzden night's watch eskisi kadar etkili değildir.

yine de seven kingdoms insanları night's watch üyesi olmayı büyük bir onur sayarlar.

bir lord ile bir hırsızın eşit muamele görebileceği tek yerdir. hatta aralarında yaşlı bir targeryan soylusu bile vardır.

jon snow da bir night's watch ranger'ıdır.

yeminleri de aşağıdaki gibidir;

"night gathers, and now my watch begins. it shall not end until my death. i shall take no wife, hold no lands, father no children. i shall wear no crowns and win no glory. i shall live and die at my post. i am the sword in the darkness. i am the watcher on the walls. i am the fire that burns against the cold, the light that brings the dawn, the horn that wakes the sleepers, the shield that guards the realms of men. i pledge my life and honor to the night's watch, for this night and all the nights to come."
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

prometheus
promete (pro: öngörü mete: mantık demektir promete öngörü mantığına yani insanın yazgısını anlama manasında bilinç ve basirete sahip olan kimse demektir) titan savaşında bir titan oğlu olarak tarafsızlığıyla zeus'u etkiler ve zeus promete'yi olimpos'daki ölümsüzlerin arasına alır. olympos tanrılarının kuvvet ve kudretine karşılık, prometheus'da kurnazlık ve zeka vardır. oysa promete, zeus ve arkadaşlarına karşı kin besliyordu. dedelerinin öcünü almak için kendi gözyaşlarıyla yoğurduğu balçıktan ilk insanı yarattı. insan mağarada karanlıkta duymaz ve göremez halde yürümektedir. onların uzun yaşam köşkü "dağınık ve tertipsiz rüya gölgeleri gibidir".
promete isyan ediyor ve insanı bekâya yaraşır kılmak ve zeus'un iradesine rağmen kalıcı ve güçlü yapmak için ateş'i çalıyor. insanlara armağan ediyor. bu öykü insanın yaradılış kıssasında ve meleklerin allah'ın kararına "yeryüzünde kan dökecek ve fesatlık çıkaracak bir varlık mı yaratmak istiyorsun" diye yaptığı itiraza yansımıştır. hikaye adem ile havva yaratılmadan önce insanın alçak, fesatçı ve cahil olduğunu göstermektedir. her iki öyküde de kavram anlayış ve anlamlar söz konusudur. prometheus ateşi yani yaratıcılığı bilimi ve uygarlığı alıp insanlara verdiği için tanrılar tarafından cezalandırılır. kafkas dağının tepesine zincirlenir. bir kartal gündüzleri ciğerlerini kemirir. herakles (herkül) kartalı öldürerek son verir işkenceye ve promete affedilir. promete romantizmde tanrılara isyan eden bir kahraman olarak işlenir.
bu arada zeus kendini hiçe sayan insanlara bir ders vermek için hephaistos'a su ve balçıktan ilk bakirenin bir kadının heykelini yaptırır. ve kalbine ruh yerine prometenin ateşi çaldığı yerden aldığı bir kıvılcımı koyar. tanrıçalara onu süsletir ve çekici hale getirtir. ona pandora ismini verir. pandora yani tanrıların armağanı. zeus pandoraya kapalı bir kutu vererek prometheus un kardeşi ephimeteus'a gönderir. promete daha önceden kardeşini zeus'dan hiçbir hediye almaması konusunda uyarmıştır. ephimeteus kardeşinin öğütlerini dinlemez pandora'nın çekiciliğine aldanır ve onunla evlenir.
o zamana kadar insanlar kötülüğü, hastalığı, sıkıntıyı bilmezlermiş. yeryüzünde kötülükler bir kutunun içinde gönderilmişti. tek yapılacak hata kutunun açılması olacaktı. pandora kadın merakına yenik düşerek kutuyu açınca; acılar, dertler, hastalıklar, yaşlılık, kıskançlık, delilik, ahlaksızlık, açlık yeryüzüne yayıldı. kutudan tam umut çıkmak üzereyken pandora kutuyu kapattı, kutuya sadece umudu sokabilmişti. umut hala insanlara kötülüklere karşı durma, acılarını hafifletme cesaretini veriyor.
insanın en bariz ve değerli sıfatlarından biri isyandır. insan sahip olduğu isyan kadar var olabilir. isyanın sönmesi onu hayvan ve bitkiye yaklaştırır. insan isyanı kadar vardır. isyanın temeli umuda dayanır özü bilgi ve ahlakdır

yunan mitolojisinde en sevdiğim hikaye insanın bu oluşum gelişim ve olgunluk safhasını anlatan hikayedir.
devamını gör...

otomotiv sanayii. çoğu şey aslında en iyi oldukları konular ama ilk aklıma gelen bu oldu .
devamını gör...

ne zaman biri " ya ama çok saçma yeaaa" dese tartışmaya başladığım ve bu kulakların karşıdaki kişilerden ;

- anarşist düzen

- anarşist örgütlenme

- anarşist devlet

- anarşist otorite

gibi fantastik yorumları duyduğu düşünce biçimi. içeriğini bileni azdır, gerçek manada bileni daha da az. kulaktan dolma bilgilerle b*k atmaya çalışırlar sonra da rezil olup yerlerine otururlar. anarşizmi merak edip gerçek manada inceleyen birisi ise zaten düşüncenin özgürlüğü ve doğallığı karşısında mest olup kendisini kaptırır.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim