hatıra olsun diye saklanan garip nesneler
dedem öldüğünde cebinden çıkan son 50 tl. şu acıdan garip: para olduğu için herkesin eli değmiştir yani dedeme özel bir şey olsa daha mantıklı olurdu saklamam. saklamaya devam ediyorum hala.
devamını gör...
11 kere üst üste fake hesap açan yazar
gel şu salonu süpür desem, işim var der.
ah siz ergenler ve sizin anlayamadığım, işleriniz.
ah siz ergenler ve sizin anlayamadığım, işleriniz.
devamını gör...
lost in translation
(bkz: sofia coppola) nın birazcık da kendi hayat hikayesini konu ettiğini düşündüğüm, bol ödüllü (en iyi özgün senaryo oscar'ı dahil) 2004 yılında gösterime girmiş olan mükemmel ötesi film. aslında bakarsanız benim ilk izleme sebebim, takıntılı bir şekilde sevdiğim, güzeller güzeli (bkz: scarlett johansson) ın oynuyor oluşuydu. sonrasında filmi o kadar beğendim ki bir çok kez tekrar izlemişliğim vardır.
bill murray'ın oynadığı bob karakteri evli bir adamdır ve aktördür. japonya'ya bir reklam filmi çekimi için gelmiştir. (bill murray en iyi erkek oyuncu oscar'ına aday gösterilmiş ancak kazanamamıştır.) scarlett johansson'ın canlandırdığı charlotte karakteri ise eşi fotoğrafçı olan ve eşinin işleri dolayısıyla japonya'ya gelmiş olan güzel bir kadındır. çift otelde tanışırlar dillerini ve kültürlerini hiç bilmedikleri bu ülkede sıkıntıdan patlamak üzereyken kendi dillerinde konuşacak birini bulmaları üzerine yakınlaşırlar ve film ortaya çıkar. yönetmen coppala da buna benzer bir dönem yaşamış ve eşinden ayrılıp japonya'ya gittiği dönemde bu senaryoyu yazmış. (sofia coppola da en iyi yönetmen oscar'ına aday gösterildi ama kazanamadı. eğer kazansaydı bu ödülü kazanan ilk amerikalı kadın olacaktı)
yabancı bir kültürde yabancı bir ülkede yani dilini bilmediğiniz kültürünü bilmediğiniz bir ülkede yaşamış vbakit geçirmişseniz eğer filmi izlerken mutlaka kendinizden bir şeyler buluyorsunuz. bu kalabalık içindeki yalnızlık, yabancılaşma, yokmuş gibi hissetme, varoluşsal sancılar mükemmel işlenmiş filmde. ben sırf scarlett için başlamış olsam da o kadar keyif aldım ki en iyi filmlerin arasına koydum.
bu arada türkçeye : "bir konuşabilse" diye çevirilmiş filmin adı. bence tam olarak karşılamıyor ama neyse...
bill murray'ın oynadığı bob karakteri evli bir adamdır ve aktördür. japonya'ya bir reklam filmi çekimi için gelmiştir. (bill murray en iyi erkek oyuncu oscar'ına aday gösterilmiş ancak kazanamamıştır.) scarlett johansson'ın canlandırdığı charlotte karakteri ise eşi fotoğrafçı olan ve eşinin işleri dolayısıyla japonya'ya gelmiş olan güzel bir kadındır. çift otelde tanışırlar dillerini ve kültürlerini hiç bilmedikleri bu ülkede sıkıntıdan patlamak üzereyken kendi dillerinde konuşacak birini bulmaları üzerine yakınlaşırlar ve film ortaya çıkar. yönetmen coppala da buna benzer bir dönem yaşamış ve eşinden ayrılıp japonya'ya gittiği dönemde bu senaryoyu yazmış. (sofia coppola da en iyi yönetmen oscar'ına aday gösterildi ama kazanamadı. eğer kazansaydı bu ödülü kazanan ilk amerikalı kadın olacaktı)
yabancı bir kültürde yabancı bir ülkede yani dilini bilmediğiniz kültürünü bilmediğiniz bir ülkede yaşamış vbakit geçirmişseniz eğer filmi izlerken mutlaka kendinizden bir şeyler buluyorsunuz. bu kalabalık içindeki yalnızlık, yabancılaşma, yokmuş gibi hissetme, varoluşsal sancılar mükemmel işlenmiş filmde. ben sırf scarlett için başlamış olsam da o kadar keyif aldım ki en iyi filmlerin arasına koydum.
bu arada türkçeye : "bir konuşabilse" diye çevirilmiş filmin adı. bence tam olarak karşılamıyor ama neyse...
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının meslekleri
ataması yapılmayan öğretmen.
durun azıcık da buralara ağlayayım. benden önce herkesler benim puanımla atandı sayın tebaa, ben kazan kaldırmayayım da kim kaldırsın?
durun azıcık da buralara ağlayayım. benden önce herkesler benim puanımla atandı sayın tebaa, ben kazan kaldırmayayım da kim kaldırsın?
devamını gör...
normal sözlük'e damgasını vuran yazarlar
küstüm hepinize.
kimse larktwain_123_ dememiş.
ben de tanım girip kimseyi yormam o zaman artık.
kimse larktwain_123_ dememiş.
ben de tanım girip kimseyi yormam o zaman artık.
devamını gör...
tanışmak için söylenen cümleler
ne kadarda gençsiniz, hemde olgun.
öyleyim ama hakkaten de, bundan sana ne?
öyleyim ama hakkaten de, bundan sana ne?
devamını gör...
birleşip abdulseyidbincabbarı bitireceğiz
başlığı birleşik arap emirlikleri okudum.
devamını gör...
kız mısın diye mesaj atan erkek yazar
bu mesaj bana bile geldi dostlar ya. *
devamını gör...
bisküviyi çaya batırıp yemek
hüner gerektirir. önemli olan büskiviyi çaya batırdığın kısmının dağılmadan ağıza götürülmesidir. el çabukluğu, senkronizasyon ve inanç.
devamını gör...
normal sözlük ne lan
devamını gör...
su içmeyi sevmemek
(bkz: böbrekler gruptan ayrıldı)
devamını gör...
insanı en sakin anında bile sinir eden şeyler
kaba saba tavır ve konuşmalar.
devamını gör...
keko
keko ezik insanların ezikliklerini kapatmak için ya kendinden güçsüz ya da kendi gibi düşünmeyen insanları tehdit edip, karşıdakine sürekli "tek yumruğumla betona yapıştırırım" gibi büyük laflar ederler. ama kendilerinden güçlü biri geldi mi hemen abi çekerler. kekolar eziktir kendi gibi olmayan insana hakaret edecek kadar aşağılık insanlardır. kedileride sevmezler... kediler diksin sizi.
devamını gör...
muhafazakar ailenin kızı olmak
okurken burnumun direği sızladı..
bizi hep bu kaygı dolu yaşamlar mahvetti..
40 yaşına geldim, hala mahalle baskisini hatırlatan bir validem var..
hayatın en değerli anlarını özgürce yaşayabilmek dileğiyle..
bizi hep bu kaygı dolu yaşamlar mahvetti..
40 yaşına geldim, hala mahalle baskisini hatırlatan bir validem var..
hayatın en değerli anlarını özgürce yaşayabilmek dileğiyle..
devamını gör...
iyimser bir fotoğraf bırak
dünyada ki bütün çocukların fotoğrafları.
devamını gör...
insanı olgunlaştıran şeyler
anne babasizlik; ailesini yada aile uyelerinden birini kaybeden veyahut yurtta yasamis her cocuk erken buyur. hatta cocuk kalamaz. buyumek zorundadir cunku nazini niyazini ceken kimsesi yoktur.
sorumsuz ebeveynlerin cocuklari; anne babasizlik bazen onlar yanindayken de olur. hatta boylesinin daha da zor oldugunu soylemek mumkundur. varlar gibidirler ama yokturlar. bu cocuga degersiz hissettirir, yuk oldugunu dusunur falan. kendini basini kendi kasimayi ogrene ogrene olgunlasir garibim.
gecim sikintisi; yokluğun, kit kanaat gecinmenin insana en buyuk ogretisi olgunlasmaktir. hayallerden vazgecmeyi ogretir, hayatin "gercek yuzunu" tokat gibi carpar adamin yuzune. huzur birakmaz lakin yorgun bir beden, sönük gozler, yipranmis bir ruh hali birakmasi mumkundur.
şiddet; ozellikle psikolojik siddetin en buyuk etkisi erken olgunlasmaktir. kendi dertlerini kendin kapatmaya calisirsin, kendi yaralarini kendin onarirsin. düsünursun, cikis yolu ararsin, bir seyler icin cirpinirsin. ve gunun sonunda bir bakarsin, kendini eylerken buyumussundur, olgunlasmissindir kocaman insan olmussundur.
sorumsuz ebeveynlerin cocuklari; anne babasizlik bazen onlar yanindayken de olur. hatta boylesinin daha da zor oldugunu soylemek mumkundur. varlar gibidirler ama yokturlar. bu cocuga degersiz hissettirir, yuk oldugunu dusunur falan. kendini basini kendi kasimayi ogrene ogrene olgunlasir garibim.
gecim sikintisi; yokluğun, kit kanaat gecinmenin insana en buyuk ogretisi olgunlasmaktir. hayallerden vazgecmeyi ogretir, hayatin "gercek yuzunu" tokat gibi carpar adamin yuzune. huzur birakmaz lakin yorgun bir beden, sönük gozler, yipranmis bir ruh hali birakmasi mumkundur.
şiddet; ozellikle psikolojik siddetin en buyuk etkisi erken olgunlasmaktir. kendi dertlerini kendin kapatmaya calisirsin, kendi yaralarini kendin onarirsin. düsünursun, cikis yolu ararsin, bir seyler icin cirpinirsin. ve gunun sonunda bir bakarsin, kendini eylerken buyumussundur, olgunlasmissindir kocaman insan olmussundur.
devamını gör...
çift olarak birbiriyle uyumlu olabilecek meslek grupları
bakkal-çırağı.
devamını gör...
29 nisan 17 mayıs arası tam kapanma
tamam kapanalım da ne yiyecek bu insanlar çalışmadan etmeden.evden çalışma olanağı olmayan insanlar var. ne destek paketi var ne de başka bir şey ,ne haliniz varsa görün demişler resmen yazık!
devamını gör...

