türklerin katledilerek müslüman olması
bir yazarın sayıklamasıdır.
türkler islam'ı tanıdığı için, kalben mutmain olduğu için sevmiştir ve seçmiştir.
allah da türklere islam'ı nasip etmiştir, çok şükür.
islam'da kalmak zorla değildir. isteyen istediğine inanır.
isteyen mesela şu an gidip şaman adetlerine inanır, onu uygular. kimse zorla islam'da tutulmuyor!
türkler islam'ı tanıdığı için, kalben mutmain olduğu için sevmiştir ve seçmiştir.
allah da türklere islam'ı nasip etmiştir, çok şükür.
islam'da kalmak zorla değildir. isteyen istediğine inanır.
isteyen mesela şu an gidip şaman adetlerine inanır, onu uygular. kimse zorla islam'da tutulmuyor!
devamını gör...
dinlerin tek cümlelik özeti
çok iyi üretilmiş kitle kontrol mekanizmasi.
devamını gör...
public philosophy
son yıllarda felsefe literatüründe, popüler bilim veya popüler tarih terimlerine denk geldiği söylenebilecek yeni bir alt eğilim doğdu, “public philosophy.” ne olduğunu tek kelimeyle tam olarak tercüme etmek zor. özetle, kitle iletişim aracılarını kullanarak kamusal alanda popüler konular üzerine gündelik bir dil ile yapılan felsefe olduğu söylenebilir —yani akademik felsefenin tam aksi. “simpsonlar ve felsefe” başlıklı bir blog yazısının, ludwig wittgenstein’ın “felsefi soruşturmalar” adlı kitabında yaptığı felsefeden farklı bir şekilde felsefe yaptığı açık. bu yeni kamusal felsefe, 2500 senelik tarihinin verdiği sorumluluk ve terminolojik yapı yüzünden akademik geleneğin içerisine hapsolmuş “ağır” felsefeye bir alternatif oluşturmaya çalışır. toplumsal fenomenleri idealleştirme çabasına girmeden olduğu haliyle ele alır ve bizim için ne anlama geldiği üzerine felsefenin araçlarıyla düşünmeye başlar. bu açıdan akademinin yapmakta yetersiz kaldığı, belki de yapmayı zaten amaçlamadığı bir şeyi başararak gündelik hayatlarımızın içine sızar. böylelikle felsefe eğitimi almamış insanlara da hitap ettiği gibi felsefe eğitimi almamış kişiler tarafından da yapılabilir hale gelir.
bu yeni eğilim, başta akademisyen-felsefeciler olmak üzere entelektüel çevreler tarafından epey tartışıldı. hala da tartışılıyor. kimileri bu sokağa inen felsefeyi bayağı bulurken, kimileri ise çok geç kalınmış bir hamle olarak görüyor. o yüzden üzerine düşünmek istiyorum, bir şeyin popülerleşmesi her zaman sığlaşması anlamına mı gelir? öyleyse bile bunun tamamen kötü olduğu söylenebilir mi? insanların aristoteles’in metafizik adlı kitabıyla cebelleşmek yerine “aristoteles ile bir karıncayiyen washington'a gider” adlı kitabını okuması, özünde felsefe olmayan bir şeyi mi yaygınlaştırmaktadır? [bir not, bu sığ (!) ve esprili kitabın yazarları harvard mezunu felsefe profesörleridir.]
bu sorular dijital platformlarda felsefeci olmayanlar için felsefe anlatmaya başladığımdan beri aklımı kurcalıyor. insanların benim veya diğer popüler felsefi yayınları yalnızca daha entelektüel gözükmek ya da eğlenmek için tüketiyor olma ihtimali oldukça yüksek. bu açıdan çileli de olsa akademik felsefe doğru düşünmenin araçlarını öğretmeye çalışırken bu yeni kamusal felsefe tüketim nesnesi yaratıyor gibi gözükebilir. fakat böyle bile olsa, popüler kültürün kendisi kültür teorisi içerisinde yer alan yeni bir akademik araştırma alanıyken, felsefenin yüksek zümrelerince pop olanın görmezden gelinmesini anlamsız buluyorum. bu durum bana modern sanat ortaya çıktığında onu sığ bulan klasistlerin tavrını hatırlatıyor. kişisel olarak gelenekçilere karşı hep yenilikçilerden yana olmuşumdur. şanlı günlerinde yapıldığı biçimiyle felsefe yapmanın tek doğru yol olduğunu söyleyip bunu dayatmanın muhafazakar bir yanı var.
eğer felsefe benim ondan anladığım şeyse, yani özünde ilkelere dayalı eleştirel düşünme edimi ise, akademik felsefe bu düşünme biçiminde ustalaşmayı temsil eder. ustalaşmak, yeni ilkeler koymak ve öğrenmek isteyenlere bu bilgeliği aktarmak için akademi elbette şart, bunu tartışmıyorum. buna karşın popülerleşen kamusal felsefe, çağrı ve farkındalık rolü üstlenerek toplumsal ölçekte etki yaratabilir. başta amerika ve avrupa olmak üzere günümüzde felsefenin seyrini değişmesine etki eden pek çok çağdaş filozof twitter kullanıyor, ted konuşmalarına katılıyor, new york times, verso, aeon gibi popüler bloglarda yazıyor, hatta tanrının varlığı üzerine yaptıkları en ciddi tartışmaları dahi video kaydına alıp youtube’da yayınlıyor. çünkü felsefe fildişi kulelerde kendimize saklamamız gereken bir sır değil. yaklaşık 2000 senedir filozofların hak ve adalet üzerine yazmasına rağmen hala trump gibileri başkan olabiliyorsa felsefi öğretilerimizin gündelik hayatımıza ne derece yansıdığı üzerine düşünmemiz gerekir. bu durumda tüm derinliği ve yalıtılmışlığıyla akademik felsefenin iyi tek yol olduğunu söylemek biraz zor. o yüzden kamusal felsefe toplumsal ölçekte eleştirel düşünmeyi aşılamanın iyi bir yolu olabilir mi bırakalım bunu zaman göstersin. görünen o ki, kaybetmekten korkmamız gereken çok bir şey yok.
bu yeni eğilim, başta akademisyen-felsefeciler olmak üzere entelektüel çevreler tarafından epey tartışıldı. hala da tartışılıyor. kimileri bu sokağa inen felsefeyi bayağı bulurken, kimileri ise çok geç kalınmış bir hamle olarak görüyor. o yüzden üzerine düşünmek istiyorum, bir şeyin popülerleşmesi her zaman sığlaşması anlamına mı gelir? öyleyse bile bunun tamamen kötü olduğu söylenebilir mi? insanların aristoteles’in metafizik adlı kitabıyla cebelleşmek yerine “aristoteles ile bir karıncayiyen washington'a gider” adlı kitabını okuması, özünde felsefe olmayan bir şeyi mi yaygınlaştırmaktadır? [bir not, bu sığ (!) ve esprili kitabın yazarları harvard mezunu felsefe profesörleridir.]
bu sorular dijital platformlarda felsefeci olmayanlar için felsefe anlatmaya başladığımdan beri aklımı kurcalıyor. insanların benim veya diğer popüler felsefi yayınları yalnızca daha entelektüel gözükmek ya da eğlenmek için tüketiyor olma ihtimali oldukça yüksek. bu açıdan çileli de olsa akademik felsefe doğru düşünmenin araçlarını öğretmeye çalışırken bu yeni kamusal felsefe tüketim nesnesi yaratıyor gibi gözükebilir. fakat böyle bile olsa, popüler kültürün kendisi kültür teorisi içerisinde yer alan yeni bir akademik araştırma alanıyken, felsefenin yüksek zümrelerince pop olanın görmezden gelinmesini anlamsız buluyorum. bu durum bana modern sanat ortaya çıktığında onu sığ bulan klasistlerin tavrını hatırlatıyor. kişisel olarak gelenekçilere karşı hep yenilikçilerden yana olmuşumdur. şanlı günlerinde yapıldığı biçimiyle felsefe yapmanın tek doğru yol olduğunu söyleyip bunu dayatmanın muhafazakar bir yanı var.
eğer felsefe benim ondan anladığım şeyse, yani özünde ilkelere dayalı eleştirel düşünme edimi ise, akademik felsefe bu düşünme biçiminde ustalaşmayı temsil eder. ustalaşmak, yeni ilkeler koymak ve öğrenmek isteyenlere bu bilgeliği aktarmak için akademi elbette şart, bunu tartışmıyorum. buna karşın popülerleşen kamusal felsefe, çağrı ve farkındalık rolü üstlenerek toplumsal ölçekte etki yaratabilir. başta amerika ve avrupa olmak üzere günümüzde felsefenin seyrini değişmesine etki eden pek çok çağdaş filozof twitter kullanıyor, ted konuşmalarına katılıyor, new york times, verso, aeon gibi popüler bloglarda yazıyor, hatta tanrının varlığı üzerine yaptıkları en ciddi tartışmaları dahi video kaydına alıp youtube’da yayınlıyor. çünkü felsefe fildişi kulelerde kendimize saklamamız gereken bir sır değil. yaklaşık 2000 senedir filozofların hak ve adalet üzerine yazmasına rağmen hala trump gibileri başkan olabiliyorsa felsefi öğretilerimizin gündelik hayatımıza ne derece yansıdığı üzerine düşünmemiz gerekir. bu durumda tüm derinliği ve yalıtılmışlığıyla akademik felsefenin iyi tek yol olduğunu söylemek biraz zor. o yüzden kamusal felsefe toplumsal ölçekte eleştirel düşünmeyi aşılamanın iyi bir yolu olabilir mi bırakalım bunu zaman göstersin. görünen o ki, kaybetmekten korkmamız gereken çok bir şey yok.
devamını gör...
mesajlaşarak konuşmak vs arayarak konuşmak
mesaj -mesaj -mesaj.
mis gibi tertemiz. açık, net, pratik ve hızlı. ayrıca kimseyi rahatsız etmeden iş görülebilir.
mis gibi tertemiz. açık, net, pratik ve hızlı. ayrıca kimseyi rahatsız etmeden iş görülebilir.
devamını gör...
clytie (yazar)
düşünce tarzını ve tanımlarını sevdiğim ve bir süredir takip ettiğim tatlı, zeki yazar. umarım yazmaya da devam eder. seviliyosun.*
devamını gör...
dünyanın en kolay şeyi
para harcamaktır.
en zoru ise para kazanmaktır.
en zoru ise para kazanmaktır.
devamını gör...
sen hiç ateşböceği gördün mü
ecem erkek'in yaşlı hâlinin makyajını kim yaptıysa bir daha makyaj falan yapmasın.
devamını gör...
sözlüğün kalitesinin çok düşmesi
böyle diye diye sız yaptınız bence bunu. bir şey beğenmiyorsunuz ki haber başlıkları beğenmiyorsunuz goy goy başlıklar beğenmiyorsunuz. güncel başlıklara ayrımcı diyorsunuz zart zurt her şeyi şikayet ediyorsunuz her açılan başlığa kendinizce not verip değersizleştiriyorsunuz . siz kimsiniz allah aşkına okuyun beğenmiyorsanız es geçin beğeniyorsanız tanım yapın böyle herşeye mız miz yapa yapa adam bırakmayacaksınız burada. burası sözlük her çeşit başlık olacak siz beğenmiyorsanız güzel olanı siz açın o zaman nedir bu sözlüktekilerin birilerini durmadan yargılama puan verme derdi rahat bırakın yazarları bıktırdınız artık.
devamını gör...
kitap alıntıları
"george orwell kitapları yasaklayacak olanlardan korkuyordu. aldous huxley ise kitapları yasaklamaya gerek kalmayacağından, çünkü hiç kimsenin kitap okumayacağından korkuyordu.
orwell bizi bilgisiz bırakacak olanlardan, huxley ise pasifliğe, narsistliğe, egoistliğe, paranoyaya sürükleyecek olan kirli bilgi yağmurundan...
aslında temelde orwell bizi nefret ettiğimiz şeylerin mahvetmesinden, huxley ise sevdiğimiz şeylerin mahvetmesinden korkuyordu."
(bkz: hakan akdoğan)
sizce hangisi haklı çıktı?
devamını gör...
hayattan çıkarılmış en önemli ders
gerekmediği sürece konuşmamak,
boş zaman kaybetmemek buna bilgi vermekte dahil,
zamanı gerekirse satın almak zaman kıymetli.
boş zaman kaybetmemek buna bilgi vermekte dahil,
zamanı gerekirse satın almak zaman kıymetli.
devamını gör...
ırkçılığa karşı olup arapları ötekileştirenler
bir tespit.
aynısı suriyeliler için de geçerli.
iki yüzlüyüz.
benim nezdimde hepsi bir.
neden mi?
ben ırklara inanmam.
aynısı suriyeliler için de geçerli.
iki yüzlüyüz.
benim nezdimde hepsi bir.
neden mi?
ben ırklara inanmam.
devamını gör...
bir yazarın en güzel yeri
henüz açılmamış başlıklarıdır.
devamını gör...
rusya'nın sputnik light aşısını onaylaması
putin aşı mız , kalaşnikof'muz kadar etkili diyor, adam malına güveniyor demekki.
devamını gör...
örnek bir vatandaş olup polisten korkmak
pek örnek olduğum söylenemez fakat idare ederim. geçenlerde taksim'e bir uğradım. istiklal caddesinde yığınla polis, asker, bekçi görmek beni çok tedirgin etti.
özellikle bazılarının elinde silahlar vardı ve öyle volta atıyorlardı. belki tedbir evet ama çok ürkünç. bu memleketi böyle görmek beni çok üzüyor. ne bileyim belki ben abartıyorum.
özellikle bazılarının elinde silahlar vardı ve öyle volta atıyorlardı. belki tedbir evet ama çok ürkünç. bu memleketi böyle görmek beni çok üzüyor. ne bileyim belki ben abartıyorum.
devamını gör...
aysel git başımdan
''---
benim yağmurumda gezinemezsin üşürsün
dağıtır gecelerim sarışınlığını
uykularımı uyusan nasıl korkarsın,
hiçbir dakikamı yaşayamazsın.
aysel git başımdan ben sana göre değilim.
benim icin kirletme aydınlığını,
hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim
---''
son dizesini okuyana kadar tüylerimi ürperten bu dizelerine baktığımdaysa büyük bir incelik gördüğüm attila ilhan şiirlerinden biri. insan hem kıskanıyor hem özeniyor hem de büyük bir gurur duyuyor böyle şiirler gördüğünde. sen nasıl güzel adamsın. büyük sevgilerimle ve sonsuz saygımla huzur içinde uyu.
benim yağmurumda gezinemezsin üşürsün
dağıtır gecelerim sarışınlığını
uykularımı uyusan nasıl korkarsın,
hiçbir dakikamı yaşayamazsın.
aysel git başımdan ben sana göre değilim.
benim icin kirletme aydınlığını,
hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim
---''
son dizesini okuyana kadar tüylerimi ürperten bu dizelerine baktığımdaysa büyük bir incelik gördüğüm attila ilhan şiirlerinden biri. insan hem kıskanıyor hem özeniyor hem de büyük bir gurur duyuyor böyle şiirler gördüğünde. sen nasıl güzel adamsın. büyük sevgilerimle ve sonsuz saygımla huzur içinde uyu.
devamını gör...
geceye bir söz bırak
isterseniz dünyanın en iyisi olun, ulaşılabilir olduğunuzu hissettirdiğiniz vakit, insanlar sizin için daha az çaba harcamaya başlayacaktır. *
devamını gör...
kazıklı maria
beni bu sözlük ile tanıştıran kişidir. kendisine keşfetimde denk gelmiş olmam büyük mutluluk. her videosunu havada kapıyorum. görüşlerine aşırı katıldığım başarılı biri. teşekkürler meryem
devamını gör...
daddy (yazar)
karma puanlarını kıskandığım yazar tanesi*.
tanımayan yoktur, bilirim. bir yerlerde karşılaşmış, çarpışmış yada portakallaşmış olabilrsiniz. dili tatlı, kendi nahiftir. konuşurken sözleriniz duvara çarpmaz, tutar onu alır sana geri uzatır. tartışabilirsiniz, gülebilirsiniz, sorabilirsiniz. çok gezmemiştir belki, ama çok okumuş öğrenmiş belli. iradesi güçlü, öğrendiğini yaşantı haline getiren, sözde değil özde gelişim sağlayan değerli biridir. biriyle konuşurken boş sohbet yapıyor olmak yorar beni. yormadan yorulmadan vakit geçirebildiğim, mesaj kutusunu kendi malım gibi kullanabildiğim empatik ve sempatik bir yazardır.
herkesin tanınmaya değer olduğunu düşünenlerdeniz, siz de deneyin. kendisine sevgi ve saygılarımı sunuyor, kaleminin hep iyilik ile yazmasını diliyorum.
tanımayan yoktur, bilirim. bir yerlerde karşılaşmış, çarpışmış yada portakallaşmış olabilrsiniz. dili tatlı, kendi nahiftir. konuşurken sözleriniz duvara çarpmaz, tutar onu alır sana geri uzatır. tartışabilirsiniz, gülebilirsiniz, sorabilirsiniz. çok gezmemiştir belki, ama çok okumuş öğrenmiş belli. iradesi güçlü, öğrendiğini yaşantı haline getiren, sözde değil özde gelişim sağlayan değerli biridir. biriyle konuşurken boş sohbet yapıyor olmak yorar beni. yormadan yorulmadan vakit geçirebildiğim, mesaj kutusunu kendi malım gibi kullanabildiğim empatik ve sempatik bir yazardır.
herkesin tanınmaya değer olduğunu düşünenlerdeniz, siz de deneyin. kendisine sevgi ve saygılarımı sunuyor, kaleminin hep iyilik ile yazmasını diliyorum.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının çizimleri
hiç böyle bir yeteneğim olmadı. elinize kaleminize sağlık.
devamını gör...
