üçünü de severim, sayarım. seri artı oy vermelerine aldanmayın ha okumadan oy vermezler asla.
devamını gör...

sallanan sandalye almışımdır ve bunun taşınması gerekmektedir. ancak araba bir miktar doludur ve babam ne kadar az eşya koysa o kadar mutlu olacaktır.
bu sırada sallanan sandalyenin çok yer kaplamayan, gerektiğinde kaymasın diye altına konulabilen tahtası gözüne çarpmıştır.
+bu ne atalım bunu gerek yok buna?
-hayır baba ne atması lazım o! sandalyenin kaymasını engelliyor gerektiğinde durmasını sağlıyor atmıyoruz.
+sığmıyor arabaya koca sandalye şuna baksana. (bu sırada sandalyeyi itip kakmakta arabaya sığdırmaya çalışmaktadır.)
-baba yavaş olsana 600 lira verdim ben o sandalyeye.
+aferin iyi yapmışsın 600 tl ye sallanmak için sandalye almışsın bi de utanmadan durdurmak için önüne tahta koyuyorsun. madem sallanacaksın neden durduruyorsun ya da madem duracaksın neden sallanan sandalye alıyorsun?
-napayım baba sonsuza kadar mı sallanayım sandalyede?
+biz seni beşikte iple az sallamadık hanımefendi sen sallan ben seni durdurum. bu tahtayı da atalım hiç sevmedim.
o tahta atıldı. adam takınca takıyor. kime çekti bilmiyorum ki!?
devamını gör...

devamını gör...

çok şaşırdığım bir başlık oldu. mesajlaştığım kişiler her zaman nezaket sınırları içinde "siz" hitabını kullandılar, tıpkı benim kullandığım gibi.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

2 sene önceki gazi uni. kütüphanesinden rektörlük binasi görüntüsü. portre gibi. hey gidi günler hey.
devamını gör...

sayıları %65 kadar olduğunu tahmin ettiğim benim de aralarında bulunduğum güzel kadınlardır.
öyle iki kuru merhabaya da kanmazlar ayrıca.
devamını gör...

özgür seçimleri olan reşit bireyleriz. böyle bir yayın yapmak istiyorum. buna kim ne diyebilir?

kırmızı noktalı film geceleri kuşağı.. lucifer ile edepsiz saatler.

psiko analiz yayını var bu gece deyip açmışız yayını, gerçekten de mırın kırın froydd hocamdan bahsediyoruz. yoldaş’ın içi bayılıp, yayını terk ettiği anda ufaktan sevişmeye başlarız.

bu yayını iko bile durduramaz.. o bilee şaşkın. kimse ayıramaz bedenlerimizi. oyşş.

en cinsel hayatı olmayan moderatör bile oracıkta kendinden geçmiş.

çok muhteşem süleyman bir olay bu bak.

yayına çıkmayı isteyen seksi kızlarımız, dm pliz.

radyo toplantısına discord’tan katılıp bu talebimi ileticem.
devamını gör...

boşnak böreği.
offff çıtır çıtır dağılması yok mu
devamını gör...

bir manyetik türü. single coil manyetiklerde gain açıldıkça dip gürültüsü denen meret artar. bu sorunu ortadan kaldırmak için bu manyetikler geliştirilmiştir.

bilgim olmadığı için dip gürültüsünün nasıl kesildiğine, yani teknik bilgilerine girmeyeceğim. onu da bilenler anlatsın.

bu gitarla gaini fulleseniz bile dip gürültüsü acaip az gelir. manyak da çalınır. ancak **clean tonları o kadar da güzel değildir.
devamını gör...

kulübümüze yapılan başvurularla ilgili kamuoyu açıklaması:

gün içerisinde kulübümüze yapılan başvurularla ilgili alınan kararlar ve başvuruların akıbeti şu şekilde olmuştur;

mahlassızım: değerli yazarımızın kulüp marşını ezberlediği tespit edilmiş olup, bununla birlikte sezer sezin ismini tekerleme haline getirdiği anlaşılmıştır. ayrıca zihinsel iletişim konusunda gösterdiği başarılı performans sebebiyle, üyeliğini tamamlamak için tek bir şartı yerine getirmesi yeterli olacaktır. kendisinden hunili fotoğraf beklenmektedir. (fotoğraf gönderilmiş ve mahlassızım mavi hunisi ile aramıza katılmıştır. hayırlı olsun.)

kaşkolnikov: nezih bir ortamın tesisi için hunisini taşın altına koymuş olan değerli arkadaşımızın üyelik konusunda bir takım sıkıntıları mevcuttur. kendisi halen marşımızı söylemek noktasında zorluk çekmektedir. zihinsel iletişim konusunda ise kaşkolüne zeval gelmesin, muazzam bir iş çıkarmıştır. henüz hunili fotoğrafı tarafımıza ulaşmamış olan yazarımızın bir an önce eksiklerini tamamlayarak aramızda olmasından mutluluk duyacağımızı bildirmek isteriz.

lahmacuncudanterasagelenkurum: talebi konsey kararı ile ret edilmiştir. rakı içilmeye devam edilecektir. diğer şartlar konusunda ise çok tembel olduğunun altını çizmemiz gerekir.

mitosfer: kulübümüzle ilgili yapmış olduğu tanımlarda, adanmışlığını ispat etmiştir. davaya gönülden bağlandığı gözümüzden kaçmadı. özellikle paylaştığı karikatür tam da bizim halimizi ahvalimizi anlatmaktadır. kendisinin zihinsel iletişim noktasında deveye hendek atlattığını da söylememiz lazım. marşımızı arada tekleyerek söylüyor olsa da değerli yazarımızın artıları ziyadesiyle fazladır. üyelik işi sadece hunili fotoğrafını ulaştırmasına kalmıştır.

4-3-3 oynatan aykut: aramızda olmasından memnuniyet duyacağımız bir yazardır. özellikle yedek kulübesinde hunisi ile arzı endam ettiğini düşünmek bile bizi mutlu etmektedir. yılmaz vural abimiz gibi sağa sola hunisi ile sataşırsa ve bir kaç futbolcu döverse tadından yenmez diye düşünüyoruz. şartları yerine getirmesini heyecanla beklemekteyiz.

cözülemeyen sudoku: kendisinde de farklı bir adanmışlık gözlemledik. özellikle kulüp için şiir yazması bizi ziyadesi ile memnun etti. marşı söylerken araya almanca kelimeler katmazsa ve hunili fotoğrafını yollarsa, bizimle birlikte olacak. ayrıca üyeliği onaylandıktan sonra kendisi hunidoku olarak anılmaya başlanacaktır.

hincime: hammış, pişmiş ve en sonunda yanmış. tam huni kıvamında olduğunu düşünüyoruz. tanımından bu durum açıkça anlaşılıyor. şartları yerine getirdikten sonra kulüp içerisinde hunicime olarak anılacaktır.

evernevergreen: kendisi tüm şartları yerine getirmiş gözükmektedir. sadece marşı söylerken biraz zorlandığını fark ettik. o kadar kusur kadı kızında da olur diyerek. başvurusunun altına kaşeyi dan dan diyerek vurduk. kendisinin hediye huni talebi ise yoğun tartışmalar sonrasında kabul edildi. yalnız huninin üzerinde şu ibarelerin yazılmasına karar verildi; huninin ön cephesine ''hunimi taktım be ya!'' huninin arka cephesinde ''brokoli tadında deliyim!'' şimdiden hayırlı olsun.

devrin: ilk olarak resmini gönderen arkadaşımızdır. amma velâkin halen marşımızı ezberleyemediğinden bahsediliyor. ''hayat şeyi'' değil ''hayat katarı'' marşın ismi. bu sorunu çözebilirse ona da aramıza hoş geldin demekten memnuniyet duyacağız.

şartları okumayarak başvuru yapan ya da bizim gibi ciddi bir oluşumu tiye almaya çalışan dostlarımızın başvuruları şimdilik değerlendirmeye alınmamıştır. derlenip, toparlanıp, tekrar başvurmalarında fayda vardır.

ayrıca şunun altını da çizmemiz lazım. yönetim bizim kulübümüzü ötekileştirmektedir. diğer kulüpler kalın puntolarla akışta arzı endam ederken, bize ayrımcılık uygulanmaktadır. tüm bu engelleme girişimlerine rağmen kulübümüz dimdik ayaktadır. bunların neden yapıldığını biliyoruz. yönetimin discord denen oluşumla gizli bir antlaşması olması ve kulübümüzün discord uygulamasına kocaman bir nanik yapması, yönetimi delirtmiştir. sıkmayın canınızı! size de birer huni alır bu işi tatlıya bağlarız. * ama yolumuz doğru yoldur ve durduramayacaksınız hunidaşların coşkun akan selini!

aramıza katılan arkadaşlar içinde iki hoş geldin şarkımız var;



devamını gör...

büyük şair yunus emre'nin âli duygularını kağıda aktardığı şiiridir.

ben yürürüm yane yane

aşk boyadı beni kane

ne âkilem ne divâne

gel gör beni aşk neyledi

gâh eserim yeller gibi

gâh tozarım yollar gibi

gâh akarım seller gibi

gel gör beni aşk neyledi

akarsulayın çağlarım

dertli ciğerim dağlarım

şeyhim anuban ağlarım

gel gör beni aşk neyledi

ya elim al kaldır beni

ya vaslına erdir beni

çok ağlattın güldür beni

gel gör beni aşk neyledi

ben yürürüm ilden ile

şeyh anarım dilden dile

gurbette hâlim kim bile

gel gör beni aşk neyledi

mecnun oluban yürürüm

o yarı düşte görürüm

uyanıp melûl olurum

gel gör beni aşk neyledi

miskin yunus biçâreyim

baştan ayağa yâreyim

dost ilinden âvâreyim

gel gör beni aşk neyledi
devamını gör...

bu nasıl bir nostalji saldırısı üstad dediğim başlık.(bkz: swh) en mükemmel dondurmalardan biriydi eridikçe dibinden iteklerdin ve en sona kalan erimiş sıvı haldeki dondurmayı kafana dikerdin hey gidi günler! gomercan reis nostaljik bir şeyler girebilir miyiz?(bkz: swh)
devamını gör...

sevgili kardeşlerim!

bunu yazarların itiraf köşesinde itiraf etmek istiyordum lakin; burada başlığı görünce, tutamadım kendimi. artık bu baskıya dayanamadığımı elem duygularla ifade etmek isterim.

muhterem yazarlar!

ben, hiçbirinizin bilmediği üzere, ilişkilerinde sevgililerine bile berberine sadık olduğu kadar sadık olamamış bir herifim...

indirimler yaptılar!
bakım ürünleri hediye ettiler!
'yahu tamam, bize gelmiyorsun anladık. bari şu makineyi al' diyerek makineler verdiler, yine de berberimi bırakmadım.

berberim askere gitti.
aylarca berber dükkanının önünden geçmedim.
saçlarımı uzattım.
tezkere aldığı gün, bir yavuklunun gurbetten dönen yarine koşması gibi koştum berber dükkanına.
o berber önlüğünü bir gelinin duvağını kaldırır gibi geçirdim üstüme...

fakat...

tüm dünyanın içinde olduğu bu virüs belasından sebep;
zorunlu bir mağara adamı konseptine bürünmezden hemen önce;
birkaç sene evvel, bir belediye dairesinde evlilik akdini imzaladığım pek kıymetli eşim; kapanma boyunca her sabah muhteşem fikirlerle gelip; beni hipnoz olmuş tavşan yavrusu gibi peşinden koşturuyordu.
ekmek de yaptık, yağlıboya da yaptık...

kıymetli kardeşlerim...
en son, eşim yine her pandemi sabahında olduğu gibi parlak fikirle uyanacağı bir pandemi sabahına ''neden ben eşimin saçlarını kesmiyorum?'' sorusu ile uyandı...
o uyanış, benim on yıllardır yapmadığım, yapmayı şiddetle, esefle kınayarak reddettiğim bir şeyi maalesef ki yaptırdı...

evet kıymetli kardeşlerim...
bu benim itirafımdır...
ben berberimi nikahlı karımla aldatıyorum...

buradan, ümraniye'de, şirin dükkanında, belki de hala bir umutla beni bekleyen berber yusuf'a sesleniyorum...

yusuf!
çok üzgünüm kardeşim...
biliyorum, özür dilemek için çok geç...
affetmeye de gönül razı değil...
ama bil...
bunu istemeden yaptım...
mecburiyetten yaptım...
devamını gör...

insan sürekli değişim içinde olan bir varlık. kendimizi tam bir yerden tanımaya başlıyoruz derken başka bir yeri kaçırıyoruz çünkü değişiyoruz. o nedenle, gerçekten tanıma gibi bir durum ancak tamamen durulduğumuzda gerçekleşecektir. ki, bunun için de son nefesi verene kadar saksı gibi bir hayat yaşamak gerekir. elbette insan kendini az çok bilir ama tam manasıyla tanımak imkasız geliyor bana. sen, şu anki seni belki tanıyorsun fakat 1 dakika sonraki seni de tanıyabilecek misin? bazen şartlar öyle bir gelişir ki; tanıyamazsın, 1 dakikanın önemini o an anlarsın, "hayat tam olarak buymuş" dersin.
hayatı bu yüzden seviyorum; değişken, bilinmez ve şaşırtıcı.
devamını gör...

otogar
devamını gör...

norveç'te yeni düzenlemeler ile ülkede vücut dismorfisini frenlemek amacıyla sosyal medya platformlarında gerçekçi olmayan güzellik standartlarını 2009 pazarlama yasası'nda yapılan değişiklikler ile influencer'ların vücutlarının rötuşlanmış fotoğraflarını sosyal medyadaki tanıtım gönderilerinde , görüntünün düzenlendiğini kabul etmeden paylaşmalarını yasa dışı kılıyor .

kaynak: i-d.vice.com/en_uk/article/...
devamını gör...

zaman değil mutluluktur. ölene kadar mutsuz yaşayacaksam, geçirdiğim zamanın ne önemi var.
devamını gör...

sigara.

maalesef.
devamını gör...

#1552286 nolu tanımı giren kankama , sonuna kadar katılıyorum.
branş önemli.
ben aile içi dertleri ve iş ortamı dertlerini dinlerim.
bana da teknik dertleri dinleyecek yazar lazım.
telefon arızaları, araç arızaları, beyaz eşya arızaları gibi.
derdimi dinleyecek, benimle dertlenecek, sonra makul ve mantıklı çözüm önerecek.
hadi inşallah.
devamını gör...

portakal sözlük olaydı bari dediğim ve alışamadığım, güzide sözlüğümüzüm yeni ismi.

olsun ama. biz sözlüğün ismini değil cismini sevdik. adı kafa değil artık belki ama tanıdığım en kafa insanlar hâlâ burada. kalemimiz keskin, sözlüğümüz daim olsun yoldaşlar.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim