yazarların öğrenmek istediği dil
ispanyolca*
devamını gör...
eş cinsellerden nefret etme hakkı
hak değil suç olan faşist eylemdir.
devamını gör...
mevlana’nın gay olduğu iddiası
devamını gör...
sihirli hafıza numarası 7
psikolog george miller 1956 yılında, 7 rakamının zihinde bilgi tutarken ya da gazete okurken anahtar sayı olduğunu iddia etti. kimi zaman daha çok kimi zaman da daha az; fakat rakam her zaman 7 civarındaydı. miller bunun üzerine kısa süreli hafızada tutulabilecek sayının ‘sihirli’ 7 olduğu kuramını geliştirdi.
yakın dönemdeki çalışmalar insanların grup şeklinde bilgileri kısa süreli hafızada tutabildiklerini (normalden daha fazla bilgiyi içerebildiği halde) ve bunların da 7 rakamıyla ilişkili olduğunu buldular. belki de insanların kültürel inanç sistemlerinde 7’nin özellikle önemli olmasının nedeni budur!
benim içinde bu teori geçerli diyebilirim. ayın 7 sinde doğanları unutmam mesela.
(bkz: sihirli sayı)
yakın dönemdeki çalışmalar insanların grup şeklinde bilgileri kısa süreli hafızada tutabildiklerini (normalden daha fazla bilgiyi içerebildiği halde) ve bunların da 7 rakamıyla ilişkili olduğunu buldular. belki de insanların kültürel inanç sistemlerinde 7’nin özellikle önemli olmasının nedeni budur!
benim içinde bu teori geçerli diyebilirim. ayın 7 sinde doğanları unutmam mesela.
(bkz: sihirli sayı)
devamını gör...
agatha christie
dedektif romanlarımın ana hatlarını, bulaşık yıkarken düşünüyorum. çünkü bu o kadar kötü bir iş ki insan cinayetten başka bir şey düşünemez
kötü bir işten ilham almak ve onu avantaja çevirmek... o işi yaparken kafanda başka bir şey düşünerek ,onu hiç yapmıyorsun hissiyatına kapılmak. bu sözden yola çıkarak bende kendimi yemek yapmaya adayacağım. bu süre zarfı içinde psikolojik gerilim hikayesi yazmayı planlıyorum. 2 saat emek harcanan bir,iki kap yemeğin bitme süresini baz alırsak ve sürekli tekrarlanan bir döngü içine bizi hapsettiğinide eklersek ,yapma zorunluluğumuzu da ekleyelim aman ha tuz'u unutmayalım... evett kesin bir gerilim hikayesi çıkaracağım. * kitabın ismi, on çeşit baharat.. bu kadar zırvaladıktan sonra biraz agatha'dan bahsedelim.
polisiye roman deyince akıllara gelen ilk isimlerdendir. yazar küçük yaşlarda okuduğu polisiye kitaplardan etkilenerek bu yola girmeye karar vermiş. 80 e yakın dedektif romanı yayınlamıştır.
doğu ekspresinde cinayet adlı romanını istanbul beyoğlu ilçesinde yer alan pera palas otelinde kaleme almıştır. 411 numaralı oda söylenene göre christie'ne tahsis edilmiş. hatta bir rivayet'e göre 11 gün boyunca hiç görülmemiş ortalıktan kaybolmuştur. ara ara istanbul'a otel'de konaklamaya gelirmiş. belki de dedektiflik hikayeleri için bu şehirden ilham alıyordur ne dersiniz?
yaptığı evliliklerde pek yüzü gülmemiştir. yazar'ın katil kim sorusunu sorduğu romanlarındaki bazı karakterler belki de eski eşlerinden biridir.
gençken evlenin, çünkü yaşlanınca insanın aklı başına gelir. ve akıllı bir insan da asla evlenmez. bu akılda kalıcı, zekice söze katılmamak elde değil.
yazdığı romanlar'ın film uyarlarmalarınıda bulubilirsiniz. on küçük zenci kitabını okuyup, üç bölümlük dizisine geçtim.
kitap ve film kıyaslaması yapmayı seviyorsunuz on küçük zenci'yi kesinlikle tavsiye ederim.
yazar'ın okuduğum bir kaç kitabından yola çıkarak, benim açımdan okunması zevkli ve akıcı üslubu olduğunu söyleyebilirim. sadece seri'ye bağlanılır mı kitapları bilemedim. bir yerden sonra polisiye sevsem bile sıkıcı gelmeye başlıyor. ama başladığınız kitap asla yarıda kalmıyor dikkat ve merak unsuru olduğu için sonu çabuk geliyor.
kötü bir işten ilham almak ve onu avantaja çevirmek... o işi yaparken kafanda başka bir şey düşünerek ,onu hiç yapmıyorsun hissiyatına kapılmak. bu sözden yola çıkarak bende kendimi yemek yapmaya adayacağım. bu süre zarfı içinde psikolojik gerilim hikayesi yazmayı planlıyorum. 2 saat emek harcanan bir,iki kap yemeğin bitme süresini baz alırsak ve sürekli tekrarlanan bir döngü içine bizi hapsettiğinide eklersek ,yapma zorunluluğumuzu da ekleyelim aman ha tuz'u unutmayalım... evett kesin bir gerilim hikayesi çıkaracağım. * kitabın ismi, on çeşit baharat.. bu kadar zırvaladıktan sonra biraz agatha'dan bahsedelim.
polisiye roman deyince akıllara gelen ilk isimlerdendir. yazar küçük yaşlarda okuduğu polisiye kitaplardan etkilenerek bu yola girmeye karar vermiş. 80 e yakın dedektif romanı yayınlamıştır.
doğu ekspresinde cinayet adlı romanını istanbul beyoğlu ilçesinde yer alan pera palas otelinde kaleme almıştır. 411 numaralı oda söylenene göre christie'ne tahsis edilmiş. hatta bir rivayet'e göre 11 gün boyunca hiç görülmemiş ortalıktan kaybolmuştur. ara ara istanbul'a otel'de konaklamaya gelirmiş. belki de dedektiflik hikayeleri için bu şehirden ilham alıyordur ne dersiniz?
yaptığı evliliklerde pek yüzü gülmemiştir. yazar'ın katil kim sorusunu sorduğu romanlarındaki bazı karakterler belki de eski eşlerinden biridir.
gençken evlenin, çünkü yaşlanınca insanın aklı başına gelir. ve akıllı bir insan da asla evlenmez. bu akılda kalıcı, zekice söze katılmamak elde değil.
yazdığı romanlar'ın film uyarlarmalarınıda bulubilirsiniz. on küçük zenci kitabını okuyup, üç bölümlük dizisine geçtim.
kitap ve film kıyaslaması yapmayı seviyorsunuz on küçük zenci'yi kesinlikle tavsiye ederim.
yazar'ın okuduğum bir kaç kitabından yola çıkarak, benim açımdan okunması zevkli ve akıcı üslubu olduğunu söyleyebilirim. sadece seri'ye bağlanılır mı kitapları bilemedim. bir yerden sonra polisiye sevsem bile sıkıcı gelmeye başlıyor. ama başladığınız kitap asla yarıda kalmıyor dikkat ve merak unsuru olduğu için sonu çabuk geliyor.
devamını gör...
nesrin sipahi
1974'te fenerbahçe marşını seslendirmiş değerli sanatçımızdır.
devamını gör...
altruist intihar
kişinin çok güçlü toplumsal bağları sebebiyle; toplumu kendini önüne koyarak intihar etmesi şeklidir. dünyanın çok farklı yerlerinde altruist intihar örnekleri görülmektedir; japonya'da var olan hara kiri geleneği bir altruist intiharlara örnek teşkil eder. kişi kendinden daha değerli bulduğu toplum için kendini feda etmekten çekinmez. özellikle askerler altruist intihara daha meyillidirler.
devamını gör...
gereksiz yere pahalı olan şeyler
ped. tamam kanıyorum da neden 20 tl vermek zorundayım anlamadım.
devamını gör...
hayalet sevgilim
başlığı okuduğunuz an direkt olarak şarkının melodisi çalmaya başlıyor ve siz de içinizden sözlerini söyleyerek eşlik ediyorsunuz.
devamını gör...
ilginç etimolojik bağlantılar
sevda,müsvedde sözcükleri sevad yani kara kökünden gelmektedir. müsvedde karalama demektir. sevda ile karanın bağlantısı ise eskiden aşık olunduğunda kalpte gelinciğin ortasına benzer bir kan pıhtısı olduğuna inanılırmış. siyah,yoğun ve acı veren.
devamını gör...
çınarcık
arap nüfusundan dolayı eski tadı çok uzaklarda olan şirin mi şirin bir ilçe(ydi).
devamını gör...
insanlarla arasına mesafe koyan kişi
cefasi bu dünyanın faniler..
gel beri diyemezsin..
git öte.. git öte..
gel beri diyemezsin..
git öte.. git öte..
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın sözlük, günaydın mal, günaydın the neigbourhood.
gece bu grubun* daddy issues dışında bir şarkısını dinledim, çok güzeldi. bir de kitaba dalıp geç uyudum, uykusuzum, agresifim, puh!
ha bir de covid geçiriyorum, bugün onuncu gün herhalde. olmayan tat duyumla iki sigara içtim. velhasıl gün bana güzel başlamadı, size çok güzel olsun. şimdiden pozitif enerji depolayın. bugün yorucu olacak!
gece bu grubun* daddy issues dışında bir şarkısını dinledim, çok güzeldi. bir de kitaba dalıp geç uyudum, uykusuzum, agresifim, puh!
ha bir de covid geçiriyorum, bugün onuncu gün herhalde. olmayan tat duyumla iki sigara içtim. velhasıl gün bana güzel başlamadı, size çok güzel olsun. şimdiden pozitif enerji depolayın. bugün yorucu olacak!
devamını gör...
sürekli aldatılsa da insanlara güvenen kişi
çocukluğunda daha çok annesi yada babası tarafından çok kandırılmış, ihanete uğramış veya yarı yolda bırakılmıştır, ihanet derken bu çok küçük birşey de olabilir ama çocuğun tanıdığı duygu, güvendiği kişinin güvenini kırmasıdır, mesela "kendisine söz veren annesinin hiçbir açıklama yapmadan, sözünde durmaması" ve bunuda önemsememesi olabilir, çocuk ona kırılır, ama o duyguyu anlayamaz, insani olarak telafi bekler, o da olmazsa öyle açık kalır o dosya, kafada bir anne kavramı hala vardır, ve güvenilecek kişiye bu bilgiler kaydedilir...
güvenilecek kişi = yalan söyler, sözünde durmaz, ortaya çıkınca da utanmaz..
gibi..
çocukluğundan başlayarak, ilk öğrendiği ilişki türü bu olduğu için, ileriki hayatında bu duyguyu bulduğu yerde tanıyacaktır, ve hep kendisini kandıran insanları bulup bulup yapışacaktır, ayrılamayacaktır, çünkü onu öğrenmiş ve onu tanıyor sadece...
o kariyerli, parası olan, akıllı başarılı kadınların, gidip gidip at hırsızı gibi, sahtekar adamlara aşık olmasının sebebi de budur, babanın annenin modern olmasıyla, eğitimli olmasıyla, yetişilen muhitle filan hiç alakası yok bu işlerin arkadaşlar,
bu konu doktora gitseniz, doktorun bile zor anlatacağı, zor düzelecek bir konu, o kadar çok alt başlığı varki, kişinin kendisinin düşünüp çözeceği, sadece kendisinin kendisini ikna edeceği, farkedeceği bir konu, o yüzden insanların kendini dinlemesi çok önemli, mesela, mutlu olduğu bir anda, yada hoşlanmadığı bir durumda, ben böyle olunca neden hep bunu hissediyorum diye, kendini dinlemesi gerekir, birşey hissediyorsanız kesin bir sebebi vardır, kendinizi dinleyin ve anlayın, kendinize kulak verin, inanın çok güvendiğimiz doktorlar bile ezberledikleri teşhisleri yapıp, ezberledikleri tedavileri uyguluyorlar, hepsinin anlattıkları da doğru değil...
ben bu konuda tuna tüner, agah aydın ı tavsiye ederim, okuyup izledikten sonra kendinizde sorgulayın, her paylaşılan bilgi doğrudur diye bir şey yok, ama tuna tüner en iyisi, bir de birşeyi öğrenmek için izlemek çok etkili değil, sadece dinlemek bir derece daha iyi, ama okumak en etkilisi, eğer araştırdığınız bir konu varsa mutlaka ilgili bilgileri önce okuyun, merak ederek okuduğunuz herşeyi öğrenme ihtimaliniz çok daha yüksek, okuyarak başlayın derim ben.
güvenilecek kişi = yalan söyler, sözünde durmaz, ortaya çıkınca da utanmaz..
gibi..
çocukluğundan başlayarak, ilk öğrendiği ilişki türü bu olduğu için, ileriki hayatında bu duyguyu bulduğu yerde tanıyacaktır, ve hep kendisini kandıran insanları bulup bulup yapışacaktır, ayrılamayacaktır, çünkü onu öğrenmiş ve onu tanıyor sadece...
o kariyerli, parası olan, akıllı başarılı kadınların, gidip gidip at hırsızı gibi, sahtekar adamlara aşık olmasının sebebi de budur, babanın annenin modern olmasıyla, eğitimli olmasıyla, yetişilen muhitle filan hiç alakası yok bu işlerin arkadaşlar,
bu konu doktora gitseniz, doktorun bile zor anlatacağı, zor düzelecek bir konu, o kadar çok alt başlığı varki, kişinin kendisinin düşünüp çözeceği, sadece kendisinin kendisini ikna edeceği, farkedeceği bir konu, o yüzden insanların kendini dinlemesi çok önemli, mesela, mutlu olduğu bir anda, yada hoşlanmadığı bir durumda, ben böyle olunca neden hep bunu hissediyorum diye, kendini dinlemesi gerekir, birşey hissediyorsanız kesin bir sebebi vardır, kendinizi dinleyin ve anlayın, kendinize kulak verin, inanın çok güvendiğimiz doktorlar bile ezberledikleri teşhisleri yapıp, ezberledikleri tedavileri uyguluyorlar, hepsinin anlattıkları da doğru değil...
ben bu konuda tuna tüner, agah aydın ı tavsiye ederim, okuyup izledikten sonra kendinizde sorgulayın, her paylaşılan bilgi doğrudur diye bir şey yok, ama tuna tüner en iyisi, bir de birşeyi öğrenmek için izlemek çok etkili değil, sadece dinlemek bir derece daha iyi, ama okumak en etkilisi, eğer araştırdığınız bir konu varsa mutlaka ilgili bilgileri önce okuyun, merak ederek okuduğunuz herşeyi öğrenme ihtimaliniz çok daha yüksek, okuyarak başlayın derim ben.
devamını gör...
normal sözlük satranç kulübü
selam..
ağustos başı başlıyoruz.. son katılım 30.07.2021
öyle hadi oldu bitti yok.. bireyler ilk turda kendi aralarında 3 maç yapacak 2 sini alan üst tura çıkacak..
sonra yallah tatile.. kısa bir ara sonra devam...
baştan söylim.. itirazı olan kentakideki finallere katılabilir..
bide çok bilmiş tayfa var aranızda böyle dereceli mereceli lisanslı misanslı gelirsem alırım anahtarını mayk kafasında olanlar.. milletin hevesini kırmayın.. yiyorsa buyrun tahtaya.. yoksa kapatın çenenizi..
başka sözüm yok.. turnuvada görüşürüz..
ağustos başı başlıyoruz.. son katılım 30.07.2021
öyle hadi oldu bitti yok.. bireyler ilk turda kendi aralarında 3 maç yapacak 2 sini alan üst tura çıkacak..
sonra yallah tatile.. kısa bir ara sonra devam...
baştan söylim.. itirazı olan kentakideki finallere katılabilir..
bide çok bilmiş tayfa var aranızda böyle dereceli mereceli lisanslı misanslı gelirsem alırım anahtarını mayk kafasında olanlar.. milletin hevesini kırmayın.. yiyorsa buyrun tahtaya.. yoksa kapatın çenenizi..
başka sözüm yok.. turnuvada görüşürüz..
devamını gör...
toplardamar
vücutta kirli kanın taşındığı ,çapı en geniş olan damardır. vücudun üst kısımlarından kalbe yerçekimi ve arkadaki kanın öndeki kanı itmesiyle kolayca ulaşırken vücudun alt kısımlarında yerçekimine karşı iş yapıldığı için kapakçıklar bulunur. kapakçıklar, kan kalbin sağ kulakçığına doğru yol alırken geriye doğru gitmesin diye arkasından kapanır . ayrıca sağ kulakçıktan gelen emme kuvveti de vücudun alt kısımlarından gelen kanın kalbe ulaşmasında etkilidir.
devamını gör...
redhanded
birçok kısa film festivalinde ödül kazanmış çok eğlenceli bir edward andrews kısa filmidir.

hollywood filmlerinin klişelerinden biridir. korku filmlerinde ilk önce şişman olan kişi ölür. bu filmde hiç formda olmayan bir baş kahramanımız var. kendisi ormanda sağlıklı bir koşu yapmaya niyetlidir ama şişman olduğunun farkında olduğu için kendini gizlemek ister.
hayat yanlış anlaşılmalardan ibarettir aslında. hatta hayat ve ölüm birer yanlış anlaşılmalar bütünüdür. film boyunca bunu düşündüm. tesadüfler ve yanlış anlaşılmalar olmasa hayatı sürdürmemiz ya da hayatın son bulması bu kadar rahat bir şekilde gerçekleşmeyecek.
film boyunca kendiyle barışık olmamanın ortaya çıkarabileceği saçma sonuçlar, her şeye burnunu sokmanın nelere mal olacağı, merakın kediyi öldüreceği gibi konulara çok eğlenceli bir şekilde değinilmiş.
eğer ormanda altı kişi kendi halinde spor yapmak için koşuyorsa ve bu olay bir filmde gerçekleşiyorsa ilk olarak şişman olan kişi ölmek zorunda olmayabilir. tabuları yıkmanın tam zamandır. bazen fit olmak sizi ölümün avuçalarından alamayabilir. ve bu çok komik bir olaya dönüşebilir.
redhanded

hollywood filmlerinin klişelerinden biridir. korku filmlerinde ilk önce şişman olan kişi ölür. bu filmde hiç formda olmayan bir baş kahramanımız var. kendisi ormanda sağlıklı bir koşu yapmaya niyetlidir ama şişman olduğunun farkında olduğu için kendini gizlemek ister.
hayat yanlış anlaşılmalardan ibarettir aslında. hatta hayat ve ölüm birer yanlış anlaşılmalar bütünüdür. film boyunca bunu düşündüm. tesadüfler ve yanlış anlaşılmalar olmasa hayatı sürdürmemiz ya da hayatın son bulması bu kadar rahat bir şekilde gerçekleşmeyecek.
film boyunca kendiyle barışık olmamanın ortaya çıkarabileceği saçma sonuçlar, her şeye burnunu sokmanın nelere mal olacağı, merakın kediyi öldüreceği gibi konulara çok eğlenceli bir şekilde değinilmiş.
eğer ormanda altı kişi kendi halinde spor yapmak için koşuyorsa ve bu olay bir filmde gerçekleşiyorsa ilk olarak şişman olan kişi ölmek zorunda olmayabilir. tabuları yıkmanın tam zamandır. bazen fit olmak sizi ölümün avuçalarından alamayabilir. ve bu çok komik bir olaya dönüşebilir.
redhanded
devamını gör...
hard rock cafe
ıstanbuldaki şubesi yanılmıyorsam 3 yıl gibi kısa bi sürede kapandı.galatasaray lisesinin karşısında çok çeşitli menüleri olan güzel mekandı yalnız fiyatları o zamana göre baya pahalıydı.
devamını gör...
los lunes al sol
türkçe'ye güneşli pazartesiler olarak tercüme edilen, javier bardem'in de oyunculardan biri olduğu film. güneşli pazartesiler, ispanya'nın kuzeyindeki bir liman kentinde geçiyor. bir dram filmi olmasının yanı sıra şişirilmiş duygusal ögelere yer vererek izleyiciyi yönlendirmiyor, istismar etmiyor. yalın, gündelik hayatta rastlanması olası karakterlere, insanlara kapı aralıyor. filmde keşfedilmeyi, anlaşılmayı bekleyen bazı ayrıntılar, benim için küçük ödüller gibiydi; onlarla karşılaşmaktan büyük keyif aldım. film izlendiğinde pazartesilerin güneşli olma nedeni de daha iyi anlaşılıyor.
devamını gör...
