kendini aşırı bir korku ve endişe durumu ile gösteren, anlamsız kuruntular ve manasız düşüncelerle ortaya çıkan duygusal bir rahatsızlıktır.

her şeyi mahvedebilecek güce sahiptir. o kadar güçlüdür ki insanın zihnini ele geçirdiğinde o kişi artık sizin tanıdığınız kişi olmayabilir.
devamını gör...

zorlamadır, olmayandır.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bir tahsin yücel romanıdır.

romanı ilk okuduğumda çok beğendiğimi ama içselleştiremediğimi anlamam için benzer bir olay yaşamam ve romanı tekrar okumam gerekti. ve tahsin yücel’in ne kader büyük bir yazar olduğunu o zaman yeniden anladım.

benim saçma hikayem uzunca bir süre kesmediğim sakallarımı yeni aldığım tıraş makinesini denemek için kesmeye karar vermemle başladı.

hangi akla hizmetse makineyi önce çeneme götürdüm ve o bilindik cızırtı ile birlikte çenemdeki sakallar bir anda yok oldu. aynada bana bakan adam bir anda wolverine ‘e dönüştü. ama logan filmindeki kendinden vaz geçmiş haline. bu böyle olmaz deyip yanakları da tıraş edince amatör bir barış manço bıyığına sahip oldum ve kuzguna şahin görünen bir yavru olduğum için de bu hali çok beğendim. aslında o halimi görseniz allah’ın yarattığına inanılmayacak kadar çirkin bir halde olduğumu söylerdiniz.

ve hemen dışarı çıktım. arabayla ilerlerken bir kavşakta yol hakkı benim olduğu için dönerken bir başka arabayla burun buruna geldim ama karşımdaki şoför kafasıyla selam verip yolu bana bıraktı. yaşadığım küçük şehirde böyle bir şeyin olması mümkün değildi. o gün hala şehirde dünya döner kavşak günü olarak kutlanır.

ikinci olay ise daha ilginç. esnafın umursamazlığı ile meşhur olduğu şehirde bir şeyler almak için bir dükkana girdiğimde yayılmış oturan iki adam bir anda oturuşunu düzeltip “ abi hoş geldin” dediler. benden en az 15 yaş büyük olan iki adamın bana abi demesine mi şaşayım, yoksa esnafın bu tavrını daha önce hiç görmediğime mi yanayım bilemedim.

ve bu gün boyu devam ettim. bir arz bir ikram anlatamam. ben o gazla bir sene freak show gibi dolaştım. ve o sene anladım ki bıyık söylencesi diye bir şey var.

bir taşra kasabasında bıyık bıraktığı andan itibaren hayatı değişen cumali’nin hikayesi bu ve cumali’nin git gide bıyığı taşıyan kişiye dönüşmesinin. eğer türk edebiyatında bir başyapıt okumak istiyorsanız hemen alın ve okuyun.
devamını gör...

27.07.21 bursa / yenişehir
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

"demek çok da hard rockçu değil" ifadesiyle güldürmüş haber.

daha hangi şekillere bürüneceklerini merak ediyorum. rüzgar nereden eserse oraya gitmek de zor olsa gerek.
gerçi bana ne?!

aklıma gelmişken şunu da ekleyeyim:
(bkz: bu herifi de hiç sevmem)
devamını gör...

arabada rammstein'ın benzin adlı şarkısını son ses açarak benzinciye girmek.


gib mir benziinnn!!1!!1!
devamını gör...

hele de profesyonelse, en iyi hissettirir.
ihtiyaç hissettiğim bir dönemimde, gittiğim huzur veren, güler yüzlü psikoloğum vardı.
öyle güzel dinliyorduki adama sarılasım gelirdi.
psikolog gibisi yoktur, tavsiye ederim. insan kuş gibi hafifliyor.
devamını gör...

hans holbein the younger olarak da bilinen alman ressam. babası hans holbein the elder da late gothic school'dan başarılı bir ressamdır.
1526'da ingiltere'ye taşındığında thomas more ile arkadaşlık etmiş ve kısa sürede ününü duyurmuştur. 1532'de ingiltere'ye geri döndüğünde kariyeri daha da yükselişe geçmiştir diyebiliriz. bu tarihten sonra thomas cromwell ve anne boleyn'in himayesi altına girip onlar için çalışmaya başlamıştır. 1535'te kralın* ressamı olmuştur.
özellikle portreleri hem tarihi kaynak olarak hem de sanat tekniği ve kalitesi açısından büyük önem taşımaktadır.

john rowlands onun için şunu söylemiş:

mükemmelliğe ulaşma çabası, modelin profili için doğru çizgiyi fırçasıyla araması, portre çizimlerinde çok belirgindir. eleştirel yeteneği ve onun modelin karakterine ilişkin algısı, holbein'in bir portre ressamı olarak yüce büyüklüğünün gerçek bir ölçüsüdür. portrelerindeki açıklayıcı profili ve duruşu hiç kimse aşamadı: holbein, anlatıcı kullanımları sayesinde, modellerinin karakterini ve benzerliğini yüzyıllar boyunca rakipsiz bir ustalıkla aktarmaya devam ediyor.


self portrait
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

portrait of viii. henry
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

portrait of sir thomas more
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bazıları için normal bir sokak, bazıları için gençlik zamanları, buluşma mekanı, boş boş dolanmalar. hala dost kitabevi'nde arkadaşlarımı beklediğim zamanları özlüyorum. kök'e fotokopi için gidişlerimiz, olgunlar'a yürüyüşlerimiz, ara sokaklardan kocatepe'ye çıkışlarımız... en çok özlediğim zamanlardır.
devamını gör...

üstad değil üstat.
kadir mısırlıoğlu değil fesli kadir.
tarihçi değil vatan haini.
ee tartışılacak başlık kalmadı yani.
devamını gör...

dolar'dan hızlı yükselen bir zamanların yazaryusu kirmizipisi.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
gündem konularını sözlüğe taşımasıyla ekmeksiz kalmamın sebebi, bundan mütevellit sitem ettiğim moderatöryus. her zaman sorduğum soruları güler yüzle cevaplayan samimi sohbetini esirgemeyen sözlüğe aile sıcaklığını yansıtan yağmurlarla gelen ruhsar.
21 aralık 2020 öğlen vakitlerinde güneş gibi sözlükte parladı. kafa sözlük formatı ve kurallarının savunucusu, yargıcı, her şeyi gören, bilen, sözlük için gönülden çalışan, sözlüğün birleştirici gücü. yüreği her zaman haktan, adaletten yana olan sözlüğün kanatsız meleği.
sözlüğü taşıyabilen, yazarları ve çaylakları özel güçleriyle sözlüğe bağlayan, portakalizm düşüncesine haiz portakalist, kendisine inandığım, güvendiğim, kefil olduğum yönetici.
devamını gör...

romanı okursan o dünyayı kafanda canlandırabiliyorsun çünkü.ama filmde sana çizileni ve gösterilmek isteneni görüyorsun.grange'in birçok kitabı film yapıldı ama hiçbirinden kitaptan aldığım zevki alamadım.
devamını gör...

bugün beni mutlu edecek bir şey olmamış diyeceğim başlık. şaka maka olmamış.

size bir şey anlatmak istiyorum;
--! spoiler !--

bir adam yurtdışına çıkıyor, akrabalarının yanına. yorgunluk kahvesidir, moladır, yemektir derken iş ülkeyi gezmeye geliyor. akrabalardan biri "yarın olsun gezeriz" diyor ve uyuyorlar. sabahınan çıkıp ülkeyi gezmeye başlıyorlar. gezintinin bir yerinde adam bir mezarlığa denk geliyor fakat bu mezarlığın diğer mezarlıklardan farklı olduğunu görüyor. efendime söyleyeyim; mezar taşlarının üzerinde ne doğum tarihi varmış, ne de ölüm tarihi! yalnızca "20, 11, 9" gibi sayılar varmış. adam dönüp sormuş mezarlık bekçisine, "bunlar nedir?" bekçi şöyle cevap vermiş; "efendim, bu mezarlık özeldir. buraya gömülen kişilerin mezar taşında ne ölüm tarihleri yazar, ne de doğum tarihleri. yalnızca mutlu oldukları gün sayısı yazılır. onlar bu günlere göre 'yaşamış' veya 'yaşamamış' sayılır."

--! spoiler !--

bizde de böyle bir şey olursa benim mezar taşıma bir gün eksik yazılacak. haksızlık değil de nedir?
devamını gör...

an itibariyle şerbet gibi havasıyla, hafif esintisiyle içinde bulunmaktan mutlu olduğum şehir.
devamını gör...

küçükken odamda kocaman posteri vardı.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

35 kişinin hayatına mâl olmuş bir katliamdır. çoğunluğu alevi olan 33 yazar, düşünür ve aydın, 2 de otel çalışanı radikal islamcılar tarafından katledilmiştir.

dönemin siyasetçilerinin de tutumunu unutmamak gerekir. dönemin başbakanı tansu çiller ''çok şükür otel dışındaki halkımız zarar görmedi.'' demiştir.
cumhurbaşkanı süleyman demirel ise ağır tahrik olduğunu söylemiştir.
dönemin içişleri bakanı ise aziz nesin'in halkın inançlarıyla alay edip halkı galeyana getirdiğini söylemiştir.

bu ülke ne çektiyse dincilerden çekti, hala da çekmeye devam ediyor. temel karamollaoğlu'nu da unutmamak gerek. şimdilerde tontiş tontiş takılan bu amcanın da yaptıklarını unutmadık.


sivas davasının üçüncü gününde dinlenen sivas trafik şube müdürü izzet karadağ, tanıklığı sırasında olayların refah partili belediye başkanı temel karamollaoğlu tarafından körüklendiğini söyledi. karadağ, daha önceki ifadesini mahkemede yeniden doğruladı.

ifade şöyle: “karamollaoğlu ‘gazanız mübarek olsun’ diye konuşma yaptı. dağılmak üzere olan kalabalık bundan sonra dağılmaktan vazgeçti. itfaiyeden ise su sıkara kalabalığın dağıtılmasını istedik. ne hikmetse su sıkmadılar.
devamını gör...

orhan gencebay'ın 1983 yılındaki zulüm isimli filminde annesi rolünü oynayan sanatçı yıldız kenter filmin bir sahnesinde tecavüze uğruyor fakat sansür kurulu "devlet sanatçısına tecavüz edilemez" diyerek bu sahneleri kesiyor.
devamını gör...

karşısında beni bulacak insandır. kızıl nelson'un tırnağına zarar gelmesine dahi müsamaha göstermem zira. kızıl nelson'la bir alıp veremediği varsa benimle iletişime geçsin hemen, ona dünyanın kaç bucak olduğunu göstermezsem şerefsizim. entry şikayet etmek de neymiş!
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim