gönaydın hemşerim demek istediğim, hemşerim olmadığı için diyemediğim kafa yazar.
eğlenceli, pozitif...
devamını gör...

ne saçma değil mi dediğim durum. kardeşim ne bu soğukluk allasen ya? bak yatak sıcak falan bütün koşullar hazır sen illa bir problem illa bi farklılık bi şeyler. iyi tebrikler ya. hll spr dvm.
devamını gör...

genelleme yapmak iyi değildir ama çoğu çakaldır, insanın yüzüne gülüp malı götürür, ırkçı olsa bile çaktırmaz, duygularını belli etmezler. güney afrikanın altın, elmas ve diger madenlerini işletir, siyahları ayakta uyuturlar ama siyah kardeşlerimize göre tarla, çiftlik sahibi hollanda kökenliler ırkçıdır, kötüdür ama ingilizler çok iyidir.
devamını gör...

klimalı sınıf mı olur diye sorgulamama sebep olan başlık.
devamını gör...

bir gruba , bir kişiye veya bir topluma ait olma isteği/duygusu şeklinde tanımlayabilirim.

insanlık tarihinin gelişiminde bu duygu çok önem arz etmektedir. doğa ile insan arasında böyle duvarlar olmadığı zamanalarda bir gruba dahil olmak, hayatta kalmanın birinci şartıydı. grupla avlanmak daha kolay, güvenlik açısından da önemliydi. grup birbirine sahio çıkar, zor durumlarda birbirlerine destek olurlardı.

yerleşik hayata geçişle birlikte bu duygunun önemi devam etti. sonrasında bu durum kendini aynı dini savunanlar arasında dayanışmayı getirdi. bu da toplumsal ayrılıkları ve düşmanlıkları getirdi. aklıma bir dönem üniversitelerde ‘apolitik ‘olunamadığını, ya sağcısın ya solcusun dayatmasına getirdi. bir gruba ait olmakla, o grubun düşüncelerini savunur, kendinizi bir yere ait hissederdik.

bu başlığı rasgele butonunu kullandığımda, ‘kendini bir yere ait hissetmemek’ başlığının altında gördüm; çok ironik. aidiyet duygusu yoksunluğu,kendini bir yere ait hissetmemeyi de beraberinde getiriyor işte.

bana göre, bir yere aşırı bağlılık, kişiyi başka görüşlere de kapatıp, hareket alanını da kısıtlıyor beraberinde. yani sizin düşünceleriniz değişmiştir,artık o grupla fikirleriniz çatışmaktadır ama siz o gruptasınızdır. başka bir grup bulana kadar o grupta kalmaya devam edersiniz. ama mutlaka bu gruplaşma gerekli midir? bana göre hayır.

bir çok kurum da bunu dilinden düşürmez: kurum aidiyeti. bir çalışanı kuruma bağlı tutmak, önemli hissetmesini sağlamak ve kurumda canla başla çalışmasını sağlamak için bu aidiyet kelimesini sıkça kullanırlar. gördüğüm kurumlar arasında, bu duyguyu en iyi aşılayan kurum ‘iş bankası’dır. çalışanları, o kurumda çalışmayı ayrıcalık olarak görür ve başka kuruma geçmeyi çok çok azı düşünür. bunu kötü bir şeymiş gibi aktarmıyorum; sadece bu konuya harika bir örnek olarak açıklıyorum.

kendi şahsımda aidiyet duygum hiç olmadı ve belki de bu yüzden ‘kendimi bir yere ait hissetmedim’.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

herkesin b planı olduğunu öğrendim. eksik olmasın.
devamını gör...

henüz ilişkiye başlamadan önce başlayan ve ilişki sürecinde de terk edemediğin, terk ettiğinde de araya soğuk girdiği düşünülen olay.
devamını gör...

kıyaslamak ne haddime. yalnızca aradaki farkları dilimin döndüğünce yazmak istedim.

barış manço eserlerinde isyankâr değildir, hatta bazı şarkılarında kendisinin dindar olduğu izlenimine bile kapılınabilir.
cem karaca ise hep feleğin tekerine çomak sokma derdindedir, ki bu iyi bir şey. sanatçı dediğin her şeyden rahatsız olmalı zaten.
barış manço sürülmemiştir, cem karaca ise sürülmüştür.
barış manço daha yumuşak kalpli görünür iken cem karaca kolay kolay sakinleşmeyen insan imajı çizer.
cem karaca' nın müziği serttir. barış manço anadolu aryalarını da kullanır.
şimdi ikisi de gamzededir. deva bulmuşlardır umarım..
ama biz nasıl unuturuz onları , can bedenden çıkmayınca..?
rivayet o ki, kardeş oldukları söylenir.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

tarihsel konularda yazması güzelken ülkenin ortak değerlerine çok fazla dokundurma yapması ile sözlüğü gereksiz ayrışmaya iten isimdir. laf çarptığı isimler sevsin sevmesin bu ülkenin bayrak kadar ortak değeridir. o yüzden gereken yerde susmasını bilmesi gerekecek olan yazar sözlüğe zarar verdiğinin farkına varması gerekmektedir. her görüşe saygılı ancak çıktığımız şu eğlenceli ve mutlu yolda can yoldaşımız olması için ateşli fikirlerini ileride yapacağımız yüz yüze buluşmalara saklaması gerekir.
devamını gör...

burda dahi hala anlamsız yorumlar yapanlar var. arkadaşlar biz sokakta yürürken acaba şu sokaktan yurusem tacize ugrar miyim, yada su yoldan yurusem tecavüze uğrar miyim korkusuyla yaşıyoruz. acaba işten çıktığımda yolda yururken canı sıkılan birisi sırf daha zayıf ve güçsüz olduğum için beni öldürebilir mi korkusuyla yaşıyoruz. erkek arkadaşımı ben sectigim için öldürüldüğümde arkamdan yine beni yargilarlar mi korkusuyla yaşıyoruz. bugün elbise giysem başıma bir şey geldiğinde oda bunu giymiş haketmis canım derler mi diye düşünerek yaşıyoruz. sokakmis, yanlış tercihmis, geç saatmis, seçemedigin aile uyeleriymis. hangi birini sayalım. siz hala gelmiş abartmaktan filan bahsediyorsunuz. yapmayın kurban olayım.

size tavsiyem buraya bir göz atmanız. burdaki kadar erkek cinayeti var mı yada bu sebeplerle milyonlarca erkek ölüyor mu filan. yahu siz ölmüş insanı yattığı yerde yargiliyorsunuz biz sizlere ne anlatabiliriz ki. ne kadar anlayabilirsiniz ki.
devamını gör...

ilk defa bu sene misafirlikte evin 6 yaşındaki velediyle oynadığım oyun. dümdüz, yuvarlak, üstünde değişik şekil şukul olan bir şey. her oyuncu 1 tane seçiyor. kalanı üst üste diziyorsunuz. oluşan küçük kulenin tepesine vuruyorsunuz. yere düşen ve ters çevirebildiğiniz her yuvarlak parça sizde kalıyor. böyle böyle ortada parça kalmayana kadar devam ediyor. sonra oyuncular ellerindeki parça sayısına göre yeniden iddiaya girip ortaya kule yapıyorlar. ne zaman ki bir oyuncunun elinde parça kalmadığı için iddiaya giremez olur, haliyle ortaya kule dikilemez işte o zaman oyunun o turu bitmiş demektir. elinizde kalan parçaları ise ütmüş* olursunuz. mahalle bakkallarında satılıyormuş hala. yasak günlerinde çoluk çocuk vakit geçirmek için güzel olabilir.
devamını gör...

saçmalık.
14 yaşında ne yapıyordum diye düşündüm de, kocaman bir boşluk.
o yaşta ne ilişkisi?
devamını gör...

rahatsız eden kıyafetlerden uzak durmak.
devamını gör...

sondaj isimli yazar arkadaşımızın ukdesi.

''yay'' isimli aleti kullanarak ''ok'' fırlatan kişidir.
devamını gör...

(bkz: sigara içen erkek)ten farksızdır.

aman iksii de kötüdür.
devamını gör...

yahu ne bölünmesi ne kadar aptal argümanlar bunlar. insanlar kendi dilinde eğitim almak istiyor gelmiş burda ülke bölünecek diyorsunuz.

sizler insan haklarını sonuna kadar savunan fakat kapısının önünde ölen çocuklara göz yumanlarsınız.
sizler eşitlikçi gibi görünen fakat ilk fırsatta farklılıklara hakaret edenlersiniz.
sizler iyi gibi görünen kötülersiniz; esas mide bulandırıcı olan yanınız da bu.
sizler
kötü
insanlarsınız.
devamını gör...

genel olarak yaşanan bir durumdur. takilmamaya çok takmiyoruz yani.
devamını gör...

(bkz: vurmayın adam öldü)

yapıcı olalım; benimkiler boş boş şeyler hakkında günlerce düşünmek, o alana yönelik okumalar yapmak, sinema ve gastronomi. emek ve zaman alıyor hobilerim. rahatsız mıyım bundan. yööö.

başlık sahibi arkadaşım; bilmemek değil öğrenmemek ayıp. muhtemelen ben daha entryi bitirmeden moderatör arkadaşlar başlığı düzenleyecekler/mevcut bir başlık varsa birleştirecekler ama bugünün yarını da var. bu açtığın mesela bir anket başlığı. ama hem böyle açılmaz, hem böyle tanım yazılmaz. aslında soru başlığa cevap entry de yazılmaz normalde ama bu normalde yazılıyor neyse ki. boş ver, oralar biraz daha karışık, şuna baksan kafi müsait bir zamanında ama mümkünse de uçurulmadan; normal sözlük formatı ve kuralları. çok sevgiler.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim