işin garip yanı, halk olarak bu tarz durumları bir şekilde mizaha çeviriyor ve bu konuda hiçbir şekilde geri kalmıyoruz. özellikle de sosyal medyada yapılan paylaşımlara yapılan yorumlar gerçekten hayret verici. ironi adı altında yapılan yorumlar bir noktadan sonra "duyarsızlaşmamıza" neden oluyor. çünkü bu zam haberlerine ve ardından gelen "yaratıcı esprilere" o kadar sık maruz kalıyoruz ki, fakirleşirken en neşeli ülke olma statüsünden de birinciliği kimseye vermiyoruz. durum öyle garip ki, soğuktan donan insanın haberine dahi "mizahi" yorumlar yapılıyor. eğer vatandaş olmanın kriterlerini taşıyor olsaydık, bu tarz durumlarda "ne olacak canım, izahı olmayan şeylerin mizahı olur" saçmalığının yerine haklı tepkilerimizi daha sert ortaya koyabilirdik. unutmayın ki birine 40 gün salak derseniz salak olduğuna kendi de inanır. biz de bu yolla fakirleştiğimizi resmen kabul ediyor ve bundan zerre gocunmuyoruz. sonuç olarak bu ürünlerin 74 tl tutmasını da hak ediyoruz. kimse kusura bakmasın. ımf raporundaki sonuca göre, bu fiyatlardan ne buluyorsanız alın. sene ortasında elinizdeki sabit maaşla bu fiyatlara da hasret kalacaksınız (kalacağız).

ileri okuma: buradan
devamını gör...

sen benim tozumu duzgun almazsan, yemegimi suyumu zamaninda vermezsen, beni kendine baglamazsan, ben de alir basimi giderim diyen reyon.

karadeniz’de bulunmaktan bugalmis da olabilir, biraz temiz hava almak istemis olabilir, cips asigi birisi telekinezi yoluyla cagirmis olabilir, sana bana bize bi’ sey olabilir* de bunun konuyla alakasi yok.

findik yesin findik, iyi gelir.
devamını gör...


yalın ne yapıyorsun yalın?

koydum sevinçlerimi önüme
baktım hepsi sensin
yazdığım şiirlerin her hecesi
üzüldüğüm tüm filmler
yıpranmamış hayatlar
büyük hüzünler bekler
her işte bir hayır
bu işte hepsi sensin
yıpranmamış hayatlar
büyük hüzünler bekler
her işte bir hayır
bu işte hepsi sensin
şimdi senden vaz mı geçmeli
masal olup yola devam mı etmeli
ben kalpten sorumlu
aşka sorumluydum
anladım her şey sensin
sözü, müziği, her şeyi harika. neden gözlerim doldu ki? fazla ekrana baktım sanırım.
devamını gör...

günaydın sözlük…

ama öyle her sabah olduğu gibi istanbul’lu bir günaydın değil elbet.
izmir’li bir günaydın…

bu sabah burada gözümü açmış olmaktan ötürü mutluyum.
devamını gör...

mantarsan yiyorlar.
insansan... hee yok o kedidir kedi.

(bkz: tanım) kültür mantarının kabuğunu soyarken yaşanan sıkıntılı durumlar.
devamını gör...

--- alıntı ---

tesis tarihi kesin olarak tesbit edilememekle birlikte ı. murad devrine kadar çıkar. bostancı ocağı'nın efradı devşirme oğlanlarının güçlü ve gösterişli olanlarından seçilerek sağlanır, özellikle bosnalı poturoğulları'nın çocukları tercih edilirdi. topkapı sarayı'nın dış hizmetlilerinden olan bostancıların başlıca görevleri saraya ait bağ ve bahçelerle padişaha mahsus kayıklarda çalışmaktı. ancak bunlar saraya ait her işte kullanılabilirlerdi. bostancıların saray içinde çalışanlarına "gılmânân-ı bağçe-i hâssa", dışarıda olup da saraya mahsus bağ ve bahçelerde hizmet edenlerine ise "gılmânân-ı bostâniyân" denilirdi. istanbul dışında edirne'de de bir bostancı ocağı vardı. bursa, gelibolu, hatta amasya gibi padişahlara mahsus bağ ve bostanların olduğu yerlerde de bostancılar bulunurdu.

bostancıların en büyük âmiri bostancıbaşıydı. bostancıbaşı istanbul'un başta boğaziçi ve adalar olmak üzere önemli bir kısmının asayişinden sorumluydu. padişahın bindiği kayığın dümenini o tutar, görevli bostancılar kürek çekerdi. önemli bir görevi de genellikle saray içinde olmak üzere idam cezasına mahkûm kimselerin infazını yapmaktı. hükümdardan sonra sarayda sakal bırakma hakkına sahip tek kişi bostancıbaşıydı. bostancıbaşılarda boğaziçi ile haliç'te mevcut yalıların tamamını ihtiva eden defterler bulunurdu. onun izni olmadan hiçbir yerde yalı yapılamazdı. hep saraydan yetişen ve tayin edilen bostancıbaşılar dış hizmete genellikle sancak beyi olarak çıkarlar, bazan da ya kapıcıbaşı veya beylerbeyi olurlardı. vezîriâzamlığa kadar yükselen bostancıbaşılar bile vardı.

öteki kapıkulu ocaklarına göre padişaha karşı daha sadık ve güvenilir olan bostancılar 1703'teki hariç isyan hareketlerine pek karışmamışlardır. bu sadakatlerinden dolayı ı. mahmud devrinde açılan mühendishâneye ilk öğrenciler bu ocaktan alınmış, aynı şekilde ııı. selim'in kurduğu nizâm-ı cedîd de bu ocağa bağlanmıştır. 1826'da yeniçeri ocağı'nın ilgasından sonra istanbul'un asayiş ve inzibatı yeni kurulan asâkir-i mansûre'ye havale edilince bostancı ocağı'nın varlığına gerek duyulmamış, aynı tarihte bu ocak da ilga edilmiştir. ancak bu ilga keyfiyeti öteki ocaklarınki gibi değil, yapılan bazı ıslahatlar ve çıkartılan yeni bir kanunnâme ile ocağa yön verilmek şeklinde olmuştur. bir kısım bostancılardan kurulan tâlimli hassa askerleri daha sonraki hassa ordusu'nun ve bugünkü birinci ordu'nun temelini teşkil etmiştir. edirne'deki ocak ise tamamen lağvedilmiştir.

--- alıntı --- buradan
devamını gör...

o ağırlığı benim gobegime bağlasalar demek de canlı olacak, dünyayı birbirine katarım lan. ayrıca açtığınız başlığa...
devamını gör...

multipl skleroz hastalığında görülen baş fleksiyonda iken(çenemizi göğsümüze değdirdigimiz hareket) vertebrada aşağıya inen elektrik çarpma hissi bulgusuna verilen isimdir.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

benim kullandığım araba.
devamını gör...

katlanır bisiklet. var bir hayalimiz bakalım...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

<3
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

duyar kasıcam derken saçmalayan yazar beyanıdır. benim gözümde bir insanın canıyla bir hayvanın canının birbirinden farkı yoktur. ikisi de candır çünkü,acı çeker,aç kalır,üşür. ama hayvanlar kendini ifade edemez işte sorun burda. bir insanın sokakta donarak aç bir şekilde ölmesi maalesef ki hepimizin ayıbı belki de ama insan kendini ifade edebilir belki birinin kapısını çalsa yardım alabilir ama hayvanlar kendini ifade edemiyor işte. onların söyleyemediği sözcükler olmak zorundayız biz o yüzden düşünüyoruz sürekli kedi maması osu busu. söylememiz tartışmamız sorgulamamız gereken şey bir ''canın'' sokakta donarak ,açlıktan ölmesi. kedi veya insan fark etmez. bunu anladığımızda belki hiçbir can bir daha donarak ölmeyecek.
devamını gör...

dünyada fransa, sri lanka, ingiltere ve iskoçya başta olmak üzere pek çok ülkede regl ürünlerinin daha ulaşılabilir olması adına ekonomik açıdan çeşitli kolaylıklar sağlanmaya başlandı. bu ürünlerin ihtiyaç olarak kabullenildiği politikalar gittikçe daha fazla ülke tarafından benimseniyor. ne yazık ki ülkemiz henüz bu durumun oldukça gerisinde. regl ürünleri lüks tüketim kategorisinde değerlendiriliyor ve bu ürünlere %18 kdv uygulanıyor. 

türkiye’de birçok kadın ekonomik yetersizlikler yüzünden regl dönemi ürünlerine ulaşmakta güçlük çekiyor veya regl dönemlerini sağlıklı bir şekilde geçirebilmek adına bazı fedakarlıklarda bulunuyor. böylesi önemli ve zorunlu bir sağlık ihtiyacının ‘lüks’ başlığı altında değerlendirilmesi milyonlarca kadının hayatını etkiliyor. 

regl ürünleri lüks değil ihtiyaçtır!

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ironiktir ki bu konuda en çok etkilendiğim nedenleri cesare pavese'den okudum.

"yaşanacak bir yaşam vardır.
binilecek bisikletler vardır.
yürünecek yaya kaldırımları ve tadına varılacak güneş batışları vardır.
"
devamını gör...

özlediğim dergi.neyse ki sönmez karakurt uykusuzda devam ediyor.
devamını gör...

insanların söyledikleri ile yaptıkları birbirini tutmayınca ben kapı önünde yağmurda bekletilmiş bir çocuk gibi hissediyorum kendimi.
hala da bekliyorum...
kapı açılsın, üstü başı ıslak o kız çocuğu içeri alınsın, ona yeni, güzel giysiler verilsin, saçı taransın şefkatle, sarıp sarmalansın diye.
çok anlam yüklemek belki bu.


cahit zarifoğlu diyor ya hani: "onca sevgiye rağmen kalbi filizlenmemişse, toprağı sen değilsindir."

belki sen bana bir şey öğretirsin; çiçek açamadığımız yerden gitmemiz gerekiyordur. bunu gösteriyorsun belki bana sen.
iyi gelmiyorsa bir insan gitmelidir en sevdiğinden bile…
devamını gör...

ya başlığı açan yazar sanki durumun tam tersi olmadığını bilmiyor.* kuyuya taş atmış işte, uzun uzun yazmaya gerek yok. parmaklarınıza yazık.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim