ağır roman
1997 yılında vizyona girmiş bir türk filmi.
başrollerinde müjde ar, okan bayülgen , mustafa uğurlu, savaş dinçel, küçük iskender, zafer algöz , burak sergen, aysel gürel gibi usta isimlerin olduğunu görüyoruz . filmin senaryosu metin kaçan, yönetmen ve yapımcılığını ise mustafa altıoklar üstleniyor.
izlemek ve izlettirmek lazım.
müziğini de attila özdemiroğlu yapmıştır.
başrollerinde müjde ar, okan bayülgen , mustafa uğurlu, savaş dinçel, küçük iskender, zafer algöz , burak sergen, aysel gürel gibi usta isimlerin olduğunu görüyoruz . filmin senaryosu metin kaçan, yönetmen ve yapımcılığını ise mustafa altıoklar üstleniyor.
izlemek ve izlettirmek lazım.
müziğini de attila özdemiroğlu yapmıştır.
devamını gör...
dupnisa mağarası
#1106508 da longoz ormanlarını biraz anlatmaya çalışmıştım.kısa bir gezi planlıyorsanız dupnisa’ yı da aynı gün gezebilirsiniz. dupnisa bulgarca’da ‘delik’ anlamıma geliyormuş.
bu mağara, kırklareli bulgaristan sınırına on kilometre mesafede ( yol bulmak için google haritaları kullanıyorsanız internet çekmeyip sizi oradan oraya gönderiyor bu yüzden eyvah dedik bulgaristan’a iyice yaklaşınca ) .
yaklaşık beş yüz metresini merdivenler ve tahta köprüler aracılığıyla gezebiliyorsunuz.

dört milyon yıllık bir oluşum olduğu söylenen bu mağaranın zemini sürekli nemli ve zaman zaman damlalar şıp şıp üzerinize düşebiliyor.mağaralara has o koku ve soğuk hava karşılıyor sizi.sarkıtlar ve dikitler ışıklandırmayla birlikte görüntüyü zenginleştiriyor.( bir de şöyle klasik müzik olsa harika olur ortam )
içinde derinliği iki metreyi bulan göller ve sürekli çağlayan bir yeraltı nehri bulunmaktaymış.
mağara çıkışı da yine tahta köprülerle bir yürüyüş parkuru bulunuyor.harika bir doğa sizi bekliyor.ayaklarınız buz gibi suya değerken köfte ekmek yiyebileceğiniz yerler de mevcut.
kamp yapmayı sevenlerin tercih edeceği bol gölgelikli mis gibi orman havası da cabası.



bu mağara, kırklareli bulgaristan sınırına on kilometre mesafede ( yol bulmak için google haritaları kullanıyorsanız internet çekmeyip sizi oradan oraya gönderiyor bu yüzden eyvah dedik bulgaristan’a iyice yaklaşınca ) .
yaklaşık beş yüz metresini merdivenler ve tahta köprüler aracılığıyla gezebiliyorsunuz.

dört milyon yıllık bir oluşum olduğu söylenen bu mağaranın zemini sürekli nemli ve zaman zaman damlalar şıp şıp üzerinize düşebiliyor.mağaralara has o koku ve soğuk hava karşılıyor sizi.sarkıtlar ve dikitler ışıklandırmayla birlikte görüntüyü zenginleştiriyor.( bir de şöyle klasik müzik olsa harika olur ortam )
içinde derinliği iki metreyi bulan göller ve sürekli çağlayan bir yeraltı nehri bulunmaktaymış.
mağara çıkışı da yine tahta köprülerle bir yürüyüş parkuru bulunuyor.harika bir doğa sizi bekliyor.ayaklarınız buz gibi suya değerken köfte ekmek yiyebileceğiniz yerler de mevcut.
kamp yapmayı sevenlerin tercih edeceği bol gölgelikli mis gibi orman havası da cabası.



devamını gör...
kadın yazarların nickaltı
"kız yazarlar" tabiriyle güldürmüş başlıktır.
devamını gör...
köylülerin depresyona girmemesi
tüm gün, köydeki on kişiyle kavga ettikleri için, kalan zamanlarda kızdıkları köylülerin dedikodusunu yaptıkları için, içlerine bir şey atmadıkları için olan durum.
annem köyde şu an, bezdi oradaki dedikodulardan kavgalardan, küslüklerden. küçük yerlerde insanlar birbirlerini yemekten depresyona mepresyona girmeye gerek kalmıyor.
ayşe teyze diyesi yiyin gari.
köyün doğal seleksiyon hali.
annem köyde şu an, bezdi oradaki dedikodulardan kavgalardan, küslüklerden. küçük yerlerde insanlar birbirlerini yemekten depresyona mepresyona girmeye gerek kalmıyor.
ayşe teyze diyesi yiyin gari.
köyün doğal seleksiyon hali.
devamını gör...
pişmanlık yaşamak isteyenlere tavsiyeler
*karşınızdaki insana çok inanın. ama sevgili ama arkadaş sadece çok fazla inanın.
*insana çok değer verin, çokkk...
*bugünü sürekli erteleyin
*yalnız kalmaktan korkuyor musunuz? ohh harika, en büyük pişmanlıkları yaşayacaksınız tebrik ederim.
*asla yeni bir dil öğrenmeyin
*bulunduğunuz yer iyi mi? hmm tamam öylece kalın...
...
o bu şu değil de arkadaşım adına pişmanlık denilen şu savsataları hepimiz yaşıyoruz, yaşayacağız... kasmayın rahat olun! sadece silkelenin ki çok da pişmanlıklarınız olmasın. öperim gözlerinizden.
*insana çok değer verin, çokkk...
*bugünü sürekli erteleyin
*yalnız kalmaktan korkuyor musunuz? ohh harika, en büyük pişmanlıkları yaşayacaksınız tebrik ederim.
*asla yeni bir dil öğrenmeyin
*bulunduğunuz yer iyi mi? hmm tamam öylece kalın...
...
o bu şu değil de arkadaşım adına pişmanlık denilen şu savsataları hepimiz yaşıyoruz, yaşayacağız... kasmayın rahat olun! sadece silkelenin ki çok da pişmanlıklarınız olmasın. öperim gözlerinizden.
devamını gör...
dijital zorbalık
farkında olmadan hepimizin bir şekilde bulaştığı iğrenç durum. özellikle tivitirda oldukça aktif olarak yapılmakta. pek çok insan düşünceleri dolayısıyla bu zorbalığa maruz kalmakta.
bunu yalnızca mesaj yoluyla taciz olarak da görmüyorum. alıntılayarak, yaygınlaştırarak, yorum atarak da bu zorbalığa ortak oluyor ve büyütüyoruz. şimdilik nereye varacağını ya da ne sonuçları olduğunu net olarak bilmiyoruz ancak zamanı geldiğinde somut olarak büyük olumsuz sonuçlarıyla karşılaşacağımızdan eminim de.
komik bulduğumuz bir videoyu, fotoğrafı ya da tiviti galerimizde, telefonumuzda saklıyor ve pek çok durumda kullanıyoruz örneğin. ancak o içerikteki kişiler ya da içeriği paylaşan kişinin düşünceleri, bu içeriği artık kabullenip kabullenmediği hiç düşünmediğimiz bir durum.
linç kültürüyle birleştiğinde inanılmaz korkunç bir hâl alıyor.
bunu yalnızca mesaj yoluyla taciz olarak da görmüyorum. alıntılayarak, yaygınlaştırarak, yorum atarak da bu zorbalığa ortak oluyor ve büyütüyoruz. şimdilik nereye varacağını ya da ne sonuçları olduğunu net olarak bilmiyoruz ancak zamanı geldiğinde somut olarak büyük olumsuz sonuçlarıyla karşılaşacağımızdan eminim de.
komik bulduğumuz bir videoyu, fotoğrafı ya da tiviti galerimizde, telefonumuzda saklıyor ve pek çok durumda kullanıyoruz örneğin. ancak o içerikteki kişiler ya da içeriği paylaşan kişinin düşünceleri, bu içeriği artık kabullenip kabullenmediği hiç düşünmediğimiz bir durum.
linç kültürüyle birleştiğinde inanılmaz korkunç bir hâl alıyor.
devamını gör...
yazarların bugünkü mutluluk sebebi
yok. o yüzden tanım beğenerek insanları mutlu etmeye çalışıyorum.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
biri bana yürüdü mü ya?
kulaklarım çınladı?
ahahah sağolasın sevgili balkoninsani ama meja'ya dediğimi sana da söylemek zorundayım, ben başı bağlı bir erkeğim.
yoksa valla bak ilk tercihim sen olurdun? ahaja
kulaklarım çınladı?
ahahah sağolasın sevgili balkoninsani ama meja'ya dediğimi sana da söylemek zorundayım, ben başı bağlı bir erkeğim.
yoksa valla bak ilk tercihim sen olurdun? ahaja
devamını gör...
yazarların en türk özelliği
biten şampuanı, salçayı, reçeli, yoğurdu
vb. iyice çalkalamadan atmamak.
vb. iyice çalkalamadan atmamak.
devamını gör...
4 askeri darbeyi kemalistlerin yapması
bunları nerede ögreniyorsunuz kardeşim. hayır biz de okuyan yazan insanız ama böyle net ifadeler kullanabileceğim bir bilgi birikimi oluşmadı hala bende. hakikaten nerede öğreniyorsunuz?
devamını gör...
guillain-barre sendromu
tıptaki ismi guillain - barre , normal olarak barre sendromu da denilen, sinir sisteminden kaynaklı olarak vücutta felç hali meydana getiren nörolojik bir hastalık.
devamını gör...
seni seviyorum demenin farklı şekilleri
"her şey güzel olacak demiyorum sana. olur da her şey kötü giderse ben yine yanında olacağım diyorum." *
devamını gör...
ankara vs istanbul
ankara'nın her kulvarda fark atarak kazandığı versus
devamını gör...
a hat in time
a hat in time, gears for breakfast tarafından geliştirilen ve humble bundle tarafından yayımlanan bir platform ve aksiyon-macera oyunudur. oyun, unreal engine 3 kullanılarak geliştirilmiştir ve banjo-kazooie, spyro the dragon, super mario 64 ve psychonauts isimli oyunlardan esinlenilerek yapılmıştır. oyun ilk olarak ekim 2017 tarihinde microsoft windows ve macos için piyasaya sürülmüştür. iki ay sonra ise humble bundle tarafından playstation 4 ve xbox one için satışa sunulmuştur.nintendo switch versiyonu ise ekim 2019 yılında piyasaya sunulmuştur.
tanımı direkt alıntı yaptım; çünkü açık dünya ortamında geçen ve üçüncü şahıs bakış açısıyla oynanan bu platform aksiyon-macera oyununun, bende uyandırdığı hisleri, eğlencesini yazmak istiyorum esas.
bence görüp görebileceğiniz en ponçik, en tatlış, en pamuk şeker oyunlardan biri bu arkadaşlar. ne zaman ki içim sıkılır, modumu biraz düşük hissederim, o zaman açarım bu oyunu ve baştan sona tekrar oynar bitiririm. ruhuma işleyen bi minnoşluğu var, karşı koyamıyorum efenim.
oyunda, uzayda kendi halinde yolculuk yapan bir kız çocuğusunuz ve geminizin yakıtı olan sihirli kum saatleriniz bir kaza sonucunda çeşitli dünyalara savruluyor. eh, hepsini toplayıp geminizin yakıtını full hale getirmek artık elzem oluyor ve kum saatlerini dağıldıkları yerden teker teker toplayarak maceradan maceraya atılıyorsunuz. özgürce keşfedilebilen dört açık seviye (seal the deal ve nyakuza metro olarak 2 ekstra seviye ile birlikte) arasında seyahat ediyor, kimi zaman mafya kasabasında, mafya lideri balık lokantası şefine kafa tutuyor, kimi zaman karanlık ormanda parmak ucunda yürüyor, kimi zaman ajan penguenler arasından gizlenerek geçip kum saatine ulaşıyorsunuz. (seal the deal paketi ile) bir cruise geminin içinde kaptana yarenlik etmekten tutun, (nyakuza metro paketi ile) kediler dünyasında mücevher dükkanı sahibi olan çete patronu kedi için çalışmanıza kadar o kadar çok dünya var ki... ehehe olaya bak, kediler çetesinin patronu kuyumcu kedi; bu bölümler hele, beni benden alıyor.
oyundaki birincil amaç, 40'ı oyunda bulunabilen ve daha fazlası toplandıkça ek seviyelerin kilidini açan, sihirli kum saatlerini toplamak elbette. bir diğer amacınız ise oyun içindeki seviyelerde işinize yarayacak şapkalar için iplik parçaları toplayıp bir araya getirerek, hepsi birbirinden farklı özel güçler veren şapkaları oluşturmak.
bu şapkaları gereksinimlerinize göre dönüşümlü kullanarak ilerleyeceksiniz.
oyun tek oynanabildiği gibi, multiplayer seçeneğine de sahip.
platform oyunlarını seviyorsanız, bu uzay macerasına dibinizin düşeceğine garanti veriyorum.
ayrıca müziklerinin, yüzümde bir gülümseme bıraktığını, çok hoş olduğunu da söylemeden edemeyeceğim.
şöyle göz atabilirsiniz;
ay sanırım gidip baştan bi daha oynayacağım, bu overdoz tatlışlığa dayanamıyorum.
devamını gör...
karaborsa
enflasyon ne kadar yüksekse karaborsacılıkta o kadar çok olur.şuan en örnek ülkeler arjantin ve venezuela.arjantin biraz daha iyi bu konuda paran varsa mal bulabiliyosun en azından.venezuela ise tam facia zaten hiper üstü hiper bir enflasyon söz konusu..
devamını gör...
hiç konya'ya gitmemiş birine konya'yı anlatmak
hassas davranıp edinilmiş tecrübelerden olumlu ve güzel olanlarından bahsetmektir.
*
konya mutfağı etli ekmek, höşmerim helvası, fırın kebabı, bamya çorbası, saçarası... gibi çok lezzetli yemeklere sahip olup fiyatlar istanbul'a kıyasla çok uygundur.meram belediye tesislerinde, mutlu etli ekmek ve kebapçı şükrü'de yemenizi tavsiye edebilirim. konya'nın suyu bile bana ayrı tatlı gelmişti, içmeye doyamamıştım.
bisikletseverler için oldukça düz bir yer konya. bisiklet kültürünün de gelişmiş olduğunu düşünüyorum. yalnız benim konya 'da gezerken ciddi bir güzergah bulma problemim oluyor. kesinlikle gideceğim yeri bulamıyorum. alt geçitlere diğer illerden farklı olarak battıçıktı deniyor.
konya 'da bir sürü müze var. bunları ziyaret etmeden dönmek hata olur.
kvmgm.ktb.gov.tr/TR-44116/k...
japon parkı
karasal iklim hakim olduğu için inanılmaz soğuk bir yer.özellikle akşama doğru donmaya başlıyorsunuz. akşam vakti de dışarda pek insan gözükmüyor. gündüz de istanbul'da olduğu gibi öyle yürüyüş yapan insanlar pek görmedim.
çok turist ağırlayan, kongrelere ev sahipliği yapan bir yer olduğu için otel rezervasyonlarını önceden yapmak gerekebilir.
obruklar çok ilginç, gidip görmekte fayda olabilir.
*
konya mutfağı etli ekmek, höşmerim helvası, fırın kebabı, bamya çorbası, saçarası... gibi çok lezzetli yemeklere sahip olup fiyatlar istanbul'a kıyasla çok uygundur.meram belediye tesislerinde, mutlu etli ekmek ve kebapçı şükrü'de yemenizi tavsiye edebilirim. konya'nın suyu bile bana ayrı tatlı gelmişti, içmeye doyamamıştım.
bisikletseverler için oldukça düz bir yer konya. bisiklet kültürünün de gelişmiş olduğunu düşünüyorum. yalnız benim konya 'da gezerken ciddi bir güzergah bulma problemim oluyor. kesinlikle gideceğim yeri bulamıyorum. alt geçitlere diğer illerden farklı olarak battıçıktı deniyor.
konya 'da bir sürü müze var. bunları ziyaret etmeden dönmek hata olur.
kvmgm.ktb.gov.tr/TR-44116/k...
japon parkı

karasal iklim hakim olduğu için inanılmaz soğuk bir yer.özellikle akşama doğru donmaya başlıyorsunuz. akşam vakti de dışarda pek insan gözükmüyor. gündüz de istanbul'da olduğu gibi öyle yürüyüş yapan insanlar pek görmedim.
çok turist ağırlayan, kongrelere ev sahipliği yapan bir yer olduğu için otel rezervasyonlarını önceden yapmak gerekebilir.
obruklar çok ilginç, gidip görmekte fayda olabilir.
devamını gör...
8 binler kulübü
feragat edenleri bana yönlendirmeli.sevgili agatha'nın bütün, bütün kitaplarını istiyorum istiyorum*
devamını gör...
can sıkıntısı
açıklanmakta güçlük çekilen, nefes alırken bile zorlandığınızı hissettiğiniz garip durum. odadaki her şey sanki üzerinize düşüp altında kalacak gibi hissedersiniz. bu rutubetli illet havadan sıyrılmak için çözüm yolları kişiden kişiye değişir.
kimisi arkadaş arar, sıkıntısına yara bandı olacak,
kimisi sade uyur, zamanı ileri sarmak iste,
kimisi ılık bir duş alır, aksın gitsin ister,
kimisi takar kulaklığı, kulak vermez içindeki o huzursuz sese,
kimisi de gelir sözlükte yazar, sıkıntısını kusar.
kimisi arkadaş arar, sıkıntısına yara bandı olacak,
kimisi sade uyur, zamanı ileri sarmak iste,
kimisi ılık bir duş alır, aksın gitsin ister,
kimisi takar kulaklığı, kulak vermez içindeki o huzursuz sese,
kimisi de gelir sözlükte yazar, sıkıntısını kusar.
devamını gör...
babanın karşısında bacak bacak üstüne atmak
kimi ailelerde olan bir saygı göstergesi.
saygı, siz diye hitap etmekten ayrı, ileri ve bir noktada göreceli bir kavram.
ben babamın karşısında bacak bacak üstüne atarım, gerekirse yatarım. halamın oğlu babasıyla sigara içer, bira içer;ancak dayımın oğlu babasının yanında ağzını bile pek açmaz.
yetiştiriliş ve algı ile alakalı bir mevzu. tabii algı yetiştirilişi de etkiliyor. temel neden algı diyebiliriz. islamın anne baba kavramlarıyla yetiştirilen bireyler(?) saygıyı bacak bacak üstüne atmak/atmamak olarak tanımlayabilir;ancak daha serbest yetişen bir birey içinse saygı sadece sözlerle ifade edilir yada düşüncelerde hissedilir.
sonuç ve de tanım :aileler çocuklarını yetiştirirken belli ilkeleri, idealleri, tarzları dayatırlar. bu tarzlar saygı biçimi, yaşama biçimi vs. olarak açıklanabilir. bahsi geçen hede ise saygı biçimidir.
t:kişiden kişiye değişen bir saygı göstergesi.
saygı, siz diye hitap etmekten ayrı, ileri ve bir noktada göreceli bir kavram.
ben babamın karşısında bacak bacak üstüne atarım, gerekirse yatarım. halamın oğlu babasıyla sigara içer, bira içer;ancak dayımın oğlu babasının yanında ağzını bile pek açmaz.
yetiştiriliş ve algı ile alakalı bir mevzu. tabii algı yetiştirilişi de etkiliyor. temel neden algı diyebiliriz. islamın anne baba kavramlarıyla yetiştirilen bireyler(?) saygıyı bacak bacak üstüne atmak/atmamak olarak tanımlayabilir;ancak daha serbest yetişen bir birey içinse saygı sadece sözlerle ifade edilir yada düşüncelerde hissedilir.
sonuç ve de tanım :aileler çocuklarını yetiştirirken belli ilkeleri, idealleri, tarzları dayatırlar. bu tarzlar saygı biçimi, yaşama biçimi vs. olarak açıklanabilir. bahsi geçen hede ise saygı biçimidir.
t:kişiden kişiye değişen bir saygı göstergesi.
devamını gör...
