geceye bir şarkı bırak
ferdi özbeğen - bekledim de gelmedin
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının şiirleri
seni seviyorum
ama şiir yazamam
seni özlüyorum
ama şiir yazamam
sana yazıyorum
ama şiir yazamam
şiir yazamayan şair foo.
ama şiir yazamam
seni özlüyorum
ama şiir yazamam
sana yazıyorum
ama şiir yazamam
şiir yazamayan şair foo.
devamını gör...
paraseptal amfizem
genç bireylerde izlenen spontan pnömotoraksın sıklıkla neden olduğu asinüsün distal kısımlarının etkilendiği amfizem tipidir.
devamını gör...
niş
sırbistan'da bulunan bir şehir. birinci murat tarafından 1385'te fethedildikten sonra 1878 93 harbinde sırbistan'a kaybedilene kadar 500 seneye yakın kesintisiz osmanlı egemenliğinde kalmıştır. 1999'da da nato uçakları tarafından ağır hava saldırısına uğramıştır. ayrıca, falih rıfkı atay'ın zeytindağı (kitap) adlı eserinde şöyle acıklı satırların öznesidir:
bizden belgrad’ı aldıkları zaman, düşman delegeleri niş kasabasını da istemişlerdi. osmanlı delegesi ayağa kalkarak:
-ne hacet, dedi, istanbul’u da size verelim.
babalarımız için niş, istanbul’a o kadar yakındı. biz eğer vardar’ı, trablus’u, girid’i ve medine’yi bırakırsak, türk milleti yaşayamaz sanıyorduk. çocuklarımızın avrupa’sı marmara ve meriç’te bitiyor.
bizden belgrad’ı aldıkları zaman, düşman delegeleri niş kasabasını da istemişlerdi. osmanlı delegesi ayağa kalkarak:
-ne hacet, dedi, istanbul’u da size verelim.
babalarımız için niş, istanbul’a o kadar yakındı. biz eğer vardar’ı, trablus’u, girid’i ve medine’yi bırakırsak, türk milleti yaşayamaz sanıyorduk. çocuklarımızın avrupa’sı marmara ve meriç’te bitiyor.
devamını gör...
erkeklerle daha iyi anlaşan kadın
normal bir insan türü.
küçüklüğümden beri erkeklerle daha iyi anlaştım çünkü ilgi alanlarımız her zaman daha çok benzeşiyordu. pek öyle yemek yapayım (yapmayı biliyorum, o ayrı), örgü öreyim (bak bunu bilmem), modadan bahsedeyim insanı olmadım hiçbir zaman. küçükken deli gibi bir araba tutkum vardı mesela. bir dergi vardı almanca (das auto olabilir ismi, çok net hatırlamıyorum). sürekli onu alır, dili anlamasam da resimlere bakardım özenerek.
evcilik oynamayı değil futbol oynamayı severdim. yengeç, kertenkele yakalayarak kızları korkutmak hoşuma giderdi.
söylemesi ayıp, o zamanlar ağzım da çok bozuktu ve kendim gibi küfredenlerle birlikteyken daha rahat oluyordum.
birazcık büyüyünce (16 yaş civarı ve sonrasında birkaç sene) bilardo (3 top) oynamayı çok sevmeye başladım. kızlar genellikle amerikan oynadığından ben erkeklerle 3 top oynardım. okey, king, batak gibi kahve oyunlarına bayılırdım. benim gibi 3-4 kız arkadaşım daha vardı. kahveye bile giderdik sürekli. zaten maçları da kaçırmazdım. sınıfın erkek futbol takımına zorla kendimizi aldırmıştık 2 kız.
daha fazla uzatmıyorum ama biliniz ki bir kadının sürekli erkeklerin içerisinde olmasının nedeni çoğunlukla, art niyetli kişilerin zanlarından oldukça uzaktır. insanlar, yanındayken rahat oldukları kişilerle arkadaşlık etmeyi tercih ederler.
bu arada, hiçbir kız arkadaşımdan da kazık falan yemedim. kız arkadaşların da hakkını yemeyelim. hep öcü gibi görülürler ama hepsiyle de gayet güzel ilişkilerim oldu bu zamana dek. yani en azından benim arkadaşlık ilişkilerim için "erkekler daha güvenilir" diye bir şey yok kesinlikle.
küçüklüğümden beri erkeklerle daha iyi anlaştım çünkü ilgi alanlarımız her zaman daha çok benzeşiyordu. pek öyle yemek yapayım (yapmayı biliyorum, o ayrı), örgü öreyim (bak bunu bilmem), modadan bahsedeyim insanı olmadım hiçbir zaman. küçükken deli gibi bir araba tutkum vardı mesela. bir dergi vardı almanca (das auto olabilir ismi, çok net hatırlamıyorum). sürekli onu alır, dili anlamasam da resimlere bakardım özenerek.
evcilik oynamayı değil futbol oynamayı severdim. yengeç, kertenkele yakalayarak kızları korkutmak hoşuma giderdi.
söylemesi ayıp, o zamanlar ağzım da çok bozuktu ve kendim gibi küfredenlerle birlikteyken daha rahat oluyordum.
birazcık büyüyünce (16 yaş civarı ve sonrasında birkaç sene) bilardo (3 top) oynamayı çok sevmeye başladım. kızlar genellikle amerikan oynadığından ben erkeklerle 3 top oynardım. okey, king, batak gibi kahve oyunlarına bayılırdım. benim gibi 3-4 kız arkadaşım daha vardı. kahveye bile giderdik sürekli. zaten maçları da kaçırmazdım. sınıfın erkek futbol takımına zorla kendimizi aldırmıştık 2 kız.
daha fazla uzatmıyorum ama biliniz ki bir kadının sürekli erkeklerin içerisinde olmasının nedeni çoğunlukla, art niyetli kişilerin zanlarından oldukça uzaktır. insanlar, yanındayken rahat oldukları kişilerle arkadaşlık etmeyi tercih ederler.
bu arada, hiçbir kız arkadaşımdan da kazık falan yemedim. kız arkadaşların da hakkını yemeyelim. hep öcü gibi görülürler ama hepsiyle de gayet güzel ilişkilerim oldu bu zamana dek. yani en azından benim arkadaşlık ilişkilerim için "erkekler daha güvenilir" diye bir şey yok kesinlikle.
devamını gör...
sütyen
fransızca sütyen soutien gorge olup soutien destek anlamındadır. göğüsleri destekleme amacını güden kadın iç çamaşırına verilen isimdir. pek çok toplumda sütyen giymeyi kadınlar için adeta zorunluluk haline getiren sosyal kültürel kalıp bugün değişmektedir.
pek çok kadın sütyen kullanmayı tamamen bırakmakta ya da klasik sütyenlete göre daha rahat olan sporcu sütyenlerine yönelmektedir. gögüsleri vücudun doğal görünümünden çıkartıp ateşli füze gibi gösteren eski usül telli ve şişirmeli sütyenler artık günlük hayatta pek kullanılmamaktadır.
kanada'da 2015 -2018 yılları arasında sütyen giymediği için işten çıkarılan kadınların hepsi açtıkları davaları kazandılar. american eagle outfits dahil olmak üzere sütyen takmadığı için işçi çıkaran işletmeler insan hakları aktivistleri tarafından protesto edildi.
kanada'da 1964 medeni haklar yasasının vıı. başlığı uyarınca, bir işverenin, korunan cinsiyet kategorisi altında herhangi bir kişiye karşı ayrımcılık yapması yasa dışıdır. "bir kıyafet yönetmeliği, kadınların teoride sütyen giymesini gerektirebilir, ancak bunu yapmak erkekler için eşit derecede pahalı veya külfetli ise," kanada'da c-18 düzenlemesiyle kadın ve erkek tanımlaması kişinin cinsel organına bağlı olarak yapılan sınıflandırma olmayıp kişinin kendini tanımladığı cinsiyet olarak kabul edilmekte.
pek çok kadın sütyen kullanmayı tamamen bırakmakta ya da klasik sütyenlete göre daha rahat olan sporcu sütyenlerine yönelmektedir. gögüsleri vücudun doğal görünümünden çıkartıp ateşli füze gibi gösteren eski usül telli ve şişirmeli sütyenler artık günlük hayatta pek kullanılmamaktadır.
kanada'da 2015 -2018 yılları arasında sütyen giymediği için işten çıkarılan kadınların hepsi açtıkları davaları kazandılar. american eagle outfits dahil olmak üzere sütyen takmadığı için işçi çıkaran işletmeler insan hakları aktivistleri tarafından protesto edildi.
kanada'da 1964 medeni haklar yasasının vıı. başlığı uyarınca, bir işverenin, korunan cinsiyet kategorisi altında herhangi bir kişiye karşı ayrımcılık yapması yasa dışıdır. "bir kıyafet yönetmeliği, kadınların teoride sütyen giymesini gerektirebilir, ancak bunu yapmak erkekler için eşit derecede pahalı veya külfetli ise," kanada'da c-18 düzenlemesiyle kadın ve erkek tanımlaması kişinin cinsel organına bağlı olarak yapılan sınıflandırma olmayıp kişinin kendini tanımladığı cinsiyet olarak kabul edilmekte.
devamını gör...
the office
izlemeye yeni yeni başladığım ve dördüncü sezona geçtiğim dizi. günlerimi eğlenceli geçirmemi sağlıyo evet ama bazı bölümlerde hüznü de tadıyosun. bir kaç bölümden fazlasını bir günde izlemiyorum. dizi kamera nasıl bir karakter olurun adeta örneği. michael seninle ortak yanlarımız var, seni hem seviyorum hem de eh ama bunu da yapma diyorum utanç duyuyorum ama gülüyorum da... geçen gün mutfakta tost makinesini alırken önünde olan eşyalar, alttakı örtüden kaya kaya öne gelmiş. o sırada tostun iç malzemelerini hazırlıyodum. yanımda da annem vardı. onlar tam düşeceği an öyle bi koşmuştu ki tutmak için buna normalde gülerim ama kısa sürer. zihnimde dizinin kamera hareketleri işte yüze yapılan zoomlar belirdi anlık ofisin mutfağında bi bölüm çekmişim gibi dakikalarca güldüm. güldüm de bi kendim güldüm. sonra da gerçekliğe döndüm, paşa paşa yaptım yedik tostu. ha gün içinde gülmeye de devam ettim o ayrı. kadına anlatsam izlemeden tam olarak da anlamaz.
velhasıl sanki o ofistesin ve o ofistekiler senin evinde. bitmesini hiç istemeyerek izlemeye devam.
velhasıl sanki o ofistesin ve o ofistekiler senin evinde. bitmesini hiç istemeyerek izlemeye devam.
devamını gör...
papara
türkiye ve diğer bazı balkan ülkelerinde geleneksel olarak yapılan bir yemek çeşididir. batı marmara’da papara, doğu marmara'da ve batı karadeniz’de ekmek makarnası olarak adlandırılır.
hem yapımının kolay olması, hem lezzetli olması, hem dişleri olmayan yaşlıların kolayca yiyebileceği bir yemek olması ve en önemlisi bayatlamış ekmekleri değerlendirmenin bir yolu olması açısından vazgeçilmezdir.
çocukluğumda pazar kahvaltılarında sık yediğim yemek.
hem yapımının kolay olması, hem lezzetli olması, hem dişleri olmayan yaşlıların kolayca yiyebileceği bir yemek olması ve en önemlisi bayatlamış ekmekleri değerlendirmenin bir yolu olması açısından vazgeçilmezdir.
çocukluğumda pazar kahvaltılarında sık yediğim yemek.
devamını gör...
hayatta alınabilecek en büyük risk
umut etmek. duygularla, mutlulukla kumar oynamakla eşdeğer sayılır. ya olursa, peki ya olmazsa..
devamını gör...
disenchantment
özellikle ilk sezonu oldukça iyi olan çizgi dizi.
dün yayınlanan yeni kısımda ise hikâyenin farklı yönlere kaydığı belli oluyor. muhtemel ki başka sezonlar da gelecek ve dizi farklı bir noktadan hayatına devam edecek.
yine de hemen her bölümde oldukça güzel göndermeler bulunmaktadır. (bkz: kafir tanrının evine nasıl mantık sokarsın)
dün yayınlanan yeni kısımda ise hikâyenin farklı yönlere kaydığı belli oluyor. muhtemel ki başka sezonlar da gelecek ve dizi farklı bir noktadan hayatına devam edecek.
yine de hemen her bölümde oldukça güzel göndermeler bulunmaktadır. (bkz: kafir tanrının evine nasıl mantık sokarsın)
devamını gör...
normal sözlük yazarlarından aforizmalar
farklı olmaya çalışmanın en büyük trajedisi farklılaşmaya çalışırken farklılaşanlara benzemeye başlamaktır.
insan nereye gittiğini bilmeyendir.
biraz da kendisi olmalıdır insan. eksikliğini kabullenebilmeli; arzusuna sahip çıkmalıdır.
insan nereye gittiğini bilmeyendir.
biraz da kendisi olmalıdır insan. eksikliğini kabullenebilmeli; arzusuna sahip çıkmalıdır.
devamını gör...
normal sözlük'e eksileme butonu gelsin kampanyası
bence de gereksiz, +oy vermiyorsan beğenmemişsindir zaten, illa olumsuz bir etkileşim yapmak zorunda değilsin.. hiç +oy yoksa bile anlıyor insan, birde üşenmeyip negatif duygunu iletmeyiver.. yeterince anlaşılıyor merak etme,
devamını gör...
tadı hayal kırıklığına uğratan yiyecekler
suşi.
japon muyum ben, derdim aç gezmek mi?
o neydi öyle, ne tadı var, ne tuzu var, ne görüntü bir şeye benziyor.
kızım merak etti diye aldık. 40 tl'yi çöpe attık resmen.
japon muyum ben, derdim aç gezmek mi?
o neydi öyle, ne tadı var, ne tuzu var, ne görüntü bir şeye benziyor.
kızım merak etti diye aldık. 40 tl'yi çöpe attık resmen.
devamını gör...
çocuklarla girilen komik diyaloglar
yeğenimin annesine kumbarasından 50 tl verip kağıda anne 50 tl borç yazması! korkuyorum sözlük.(bkz: swh)
devamını gör...
yazarların şu an dinledikleri şarkı
chloe stafler - señorita. ah chloe, yulaf ezmem.*
devamını gör...
geceye acı ama gerçek bir cümle bırak
"bir kadın, sevdiği adamın başka bir kadın tarafından mutlu edildiğini görmektense, onu can çekişirken görmeyi tercih eder."
-balzac
not: üzerine düşünülesi bir cümle.
-balzac
not: üzerine düşünülesi bir cümle.
devamını gör...
crazy horse dağ anıtı
meşhur sioux kızılderili reisi çılgın at'ın, amerika birleşik devletleri, güney dakota eyaletinin, black hills bölgesinde yapımı devam eden heykelidir.
amerikanın dört başkanının heykeli bulunan rushmore dağ anıtının yapımında çalışan heykeltraş, polonya kökenli korczak ziolkowski, arkadaş olduğu bir sioux kızılderilisinin isteği ile gönüllü olarak 1948 yılında heykeli yapmaya başlamış ve ölene kadar çalışmıştır. o öldükten sonra çocukları heykelin yapımına devam ediyorlar.
amerikan başkanlarının heykeli 18 metre olduğundan, heykeltraş çılgın at'ın heykelini 27 metre yapmak istiyor ama para bulunamaması yüzünden çok ağır ilerliyor. hatta birkaç kere a.b.d para vermek istemiş ama ne kızılderililer nede heykeli yapan aile parayı kabul etmemiştir.
amerikanın dört başkanının heykeli bulunan rushmore dağ anıtının yapımında çalışan heykeltraş, polonya kökenli korczak ziolkowski, arkadaş olduğu bir sioux kızılderilisinin isteği ile gönüllü olarak 1948 yılında heykeli yapmaya başlamış ve ölene kadar çalışmıştır. o öldükten sonra çocukları heykelin yapımına devam ediyorlar.
amerikan başkanlarının heykeli 18 metre olduğundan, heykeltraş çılgın at'ın heykelini 27 metre yapmak istiyor ama para bulunamaması yüzünden çok ağır ilerliyor. hatta birkaç kere a.b.d para vermek istemiş ama ne kızılderililer nede heykeli yapan aile parayı kabul etmemiştir.
devamını gör...
moderatör
ciddi anlamda amelelik yapan kişiler, zira yaptıkları iş dışarıdan çekici gözükse de sözlükteki en zor iştir. herkes moderatör olmayı ister, ama o görevi hakkıyla yerine getirebilmek hiç de kolay değildir. haklı ya da haksız her türlü eleştiriye karşı sükunetlerini koruyan, yazarlara karşı tüm iyi niyetleri ile yardımcı olmaya çalışan, bir entry/başlık silmeden, uyarı vermeden defalarca düşünen görevlilerdir.
devamını gör...
harut ve marut
harut ve marut hikayemizin iki kahraamını melektir. başlarına gelen trajik olaylar kendilerinin iddiaları ve inatları yüzünden allah tarafından verilen ceza ile son bulmuştur. hikayemiz şöyle ki;
allah adem"i yarattığında bütün meleklere ona secde etmelerini buyurdu. şeytan dışında bütün melekler secde ettiler. daha sonra adem yeryüzüne gönderilince melekler yeryüzüne gönderilen insanoğlunun bozgunculuk yaptığını, birbirlerini katlettiği, yasak ve haram olan şeylere yöneldiğini kendi aralarında tartışmaya başladılar. tabi allah melekleri huzurunda topladı ve insanda olup kendilerinde olmayan şeyin nefs olduğunu buna rağmen bazı insanların nefslerine üstün geleceğini ve böylelikle meleklerden daha üstün olacağını söyledi. tam bu esnada bu harut ve marut isimli melekler itiraz ettiler. kendilerine nefs verildiği takdirde günaha girmeyeceklerini nefslerine hakim olacaklarını iddia ettiler. allah bu iki meleğin isteğini kabul ederek yeryüzüne babil denen yere insani bir biçimde gönderdi.
iki kafadar insan içine karışıyorlar. karınları acıkıyor, susuyorlar, uykuları geliyor ve ihtiyaçları hiç bitmiyor.. derken bir gün zühre adında güzeller güzeli bir kadınla karşılaşıyorlar. ikisi birden zühre'ye aşık oluyorlar. zühre bu iki aptal aşığı parmağında oynatıyor. sonra bu iki meleğe şarap içirip hem günaha girmelerini sağlıyor hemde kim oldukları hakkında bilgi edinmek istiyor. aptal aşıklar en sonunda kendilerini açık edip gerçekleri anlatıyor ve bir sınav için gönderildiklerini söylüyorlar. zühre fırsattan istifade öğrenilmemesi gereken her şeyi öğreniyor. en son allah'tan isteğimin geri çevrilemeyeceği bir dua söyleyin diyor. harut ve marut ism-i azam'ı söylüyor zühre'ye. zühre ism'i azam ile allah'a bir yıldız olup göğe yükselmek istediğini söyleyince zühre yıldızı (venüs) olarak göğe yükseltiliyor. harut ve marut ise babil'in kör kuyularının birinde ceza olarak baş aşağı sallandırılıyorlar.
allah adem"i yarattığında bütün meleklere ona secde etmelerini buyurdu. şeytan dışında bütün melekler secde ettiler. daha sonra adem yeryüzüne gönderilince melekler yeryüzüne gönderilen insanoğlunun bozgunculuk yaptığını, birbirlerini katlettiği, yasak ve haram olan şeylere yöneldiğini kendi aralarında tartışmaya başladılar. tabi allah melekleri huzurunda topladı ve insanda olup kendilerinde olmayan şeyin nefs olduğunu buna rağmen bazı insanların nefslerine üstün geleceğini ve böylelikle meleklerden daha üstün olacağını söyledi. tam bu esnada bu harut ve marut isimli melekler itiraz ettiler. kendilerine nefs verildiği takdirde günaha girmeyeceklerini nefslerine hakim olacaklarını iddia ettiler. allah bu iki meleğin isteğini kabul ederek yeryüzüne babil denen yere insani bir biçimde gönderdi.
iki kafadar insan içine karışıyorlar. karınları acıkıyor, susuyorlar, uykuları geliyor ve ihtiyaçları hiç bitmiyor.. derken bir gün zühre adında güzeller güzeli bir kadınla karşılaşıyorlar. ikisi birden zühre'ye aşık oluyorlar. zühre bu iki aptal aşığı parmağında oynatıyor. sonra bu iki meleğe şarap içirip hem günaha girmelerini sağlıyor hemde kim oldukları hakkında bilgi edinmek istiyor. aptal aşıklar en sonunda kendilerini açık edip gerçekleri anlatıyor ve bir sınav için gönderildiklerini söylüyorlar. zühre fırsattan istifade öğrenilmemesi gereken her şeyi öğreniyor. en son allah'tan isteğimin geri çevrilemeyeceği bir dua söyleyin diyor. harut ve marut ism-i azam'ı söylüyor zühre'ye. zühre ism'i azam ile allah'a bir yıldız olup göğe yükselmek istediğini söyleyince zühre yıldızı (venüs) olarak göğe yükseltiliyor. harut ve marut ise babil'in kör kuyularının birinde ceza olarak baş aşağı sallandırılıyorlar.
devamını gör...
