tamahkârlık
mal edinme tutkusu, açgözlülük.
devamını gör...
aynada kendini uzun uzun incelemek
hayatta neler yaptım, nerelere geldim, neler boşa gitti diye düşünürken yapılan şeydir.
bugün uyandım. oturdum aynanın karşısında; saçımdaki hangi beyaz hangi acıdan kalma, bu göz altı torbaları hangi gözyaşının eseri, bu kırışıklıklar hangi yaşanmışlıklarla dolu uzun uzun düşündüm. biraz acı verici bir eylem olduğunu farkettim.
bugün uyandım. oturdum aynanın karşısında; saçımdaki hangi beyaz hangi acıdan kalma, bu göz altı torbaları hangi gözyaşının eseri, bu kırışıklıklar hangi yaşanmışlıklarla dolu uzun uzun düşündüm. biraz acı verici bir eylem olduğunu farkettim.
devamını gör...
bu başlığa size ait olacak tipik bir wattpad kurgusu özeti yazın
ailesi iflas etme durumuna gelen ayzanın tek bir seçeneği vardır. kara şirketinin veliahtı playboy aras ile evlenmek.
devamını gör...
annelerin garip huyları
-annem 30 kelime kullanıyorsa mesela 25 tanesi "salak" kelimesi ve 4 tanesi ayrı bir hakarettir. hepsi şahsıma denir. 1 tanesi de babama tabi.
- ev işlerinin yaptığım tarafına değil yapılmayanlarını görmeyi sever. bardağın boş tarafına kafayı takmış.
-kendince kelimelere harf ekler. havunç, sürahil vs gibi. doğrusunu dediğimiz zamanda bilerek kendi uydurduğu gibi der
-kolu ağrısa bu ağrı beline, bacağına, beynine her yerindeymiş gibi söyler.
-babama" kör şeytan. "der.
- ev işlerinin yaptığım tarafına değil yapılmayanlarını görmeyi sever. bardağın boş tarafına kafayı takmış.
-kendince kelimelere harf ekler. havunç, sürahil vs gibi. doğrusunu dediğimiz zamanda bilerek kendi uydurduğu gibi der
-kolu ağrısa bu ağrı beline, bacağına, beynine her yerindeymiş gibi söyler.
-babama" kör şeytan. "der.
devamını gör...
hiçbir zaman evlenemeyeceğini anlamak
benimdir. her geçen gün, saat, dakika, saniye, hayat arkadaşının bulunacağına dair inanışın azalmasıdır. başkalarının hayatlarına bakınılır, hüzünlenilinir, kendisinde farkın ne olduğu sorgulanır. bu süre geçtikçe ruhun içindeki kara delik büyür ve gittikçe alışkanlık haline gelir bu durum. bundan sonra herhangi bir ilişki denemeye bile korkar hale gelinir. yalnızlığın dipsiz kuyusuna ve karanlığına alışmıştır tüm benliği.
devamını gör...
karton toplayan babaya sokağa çıkma yasağı cezası
üzücü bir olaydır, ancak yukarıda yazılmış.
çocuk bakamayacak insanlar çocuk yapmasınlar. açık ve net. bunun ismi cehalettir. o çocuğa yazıktır. herkes üremek zorunda değildir. burada kimse vicdansız değil, polislerden de genel olark nefret ederim, ancak ortada bir kanun, yönetmelik var. memur işini yapmış, bu kadar.
şimdi olması gereken şey, belediyenin bu insan ve ailesine yardım etmesidir. ancak cezanın doğruluğu konusunda bir tartışma yok.
edit: sevgili arkadaşlar, kimse "fakir ölsün" demiyor. herkes de kalabalık kongreler yapılırken durumun gözardı edilmesini ancak devletin gücünün normal, gariban vatandaşa yetmesini eleştiriyor.
sert derecede muhalif görüşlü insanlardan biriyim, ancak anlatılan şey bu değil. burada çifte standart denilen iğrençliği sonuna kadar konuşalım, tepkimizi her ortamda dile getirelim, ancak geçimini sağlamak için çöpten kağıt toplamak durumunda olan, devletin, ülkenin iğrenç durumunu gören, zar zor geçinebilen vatandaşın, bu kötü durumuna rağmen bilerek, isteyerek, seçerek dünyaya çocuk getirmesinin ve onu yoksulluğa mahkum etmesinin saçmalığı ortadadır.
cezanın, herkese eşit uygulanmaması iğrençliğin daniskasıdır, ama uygulanan cezada da bir yanlışlık yoktur. olay bu şekilde.
çocuk bakamayacak insanlar çocuk yapmasınlar. açık ve net. bunun ismi cehalettir. o çocuğa yazıktır. herkes üremek zorunda değildir. burada kimse vicdansız değil, polislerden de genel olark nefret ederim, ancak ortada bir kanun, yönetmelik var. memur işini yapmış, bu kadar.
şimdi olması gereken şey, belediyenin bu insan ve ailesine yardım etmesidir. ancak cezanın doğruluğu konusunda bir tartışma yok.
edit: sevgili arkadaşlar, kimse "fakir ölsün" demiyor. herkes de kalabalık kongreler yapılırken durumun gözardı edilmesini ancak devletin gücünün normal, gariban vatandaşa yetmesini eleştiriyor.
sert derecede muhalif görüşlü insanlardan biriyim, ancak anlatılan şey bu değil. burada çifte standart denilen iğrençliği sonuna kadar konuşalım, tepkimizi her ortamda dile getirelim, ancak geçimini sağlamak için çöpten kağıt toplamak durumunda olan, devletin, ülkenin iğrenç durumunu gören, zar zor geçinebilen vatandaşın, bu kötü durumuna rağmen bilerek, isteyerek, seçerek dünyaya çocuk getirmesinin ve onu yoksulluğa mahkum etmesinin saçmalığı ortadadır.
cezanın, herkese eşit uygulanmaması iğrençliğin daniskasıdır, ama uygulanan cezada da bir yanlışlık yoktur. olay bu şekilde.
devamını gör...
günaydın sözlük
o eski haaaliiiiimde eser yok şiiiimdi
ey sevgili pıtırcıklar,dün ilk iş günümde dolu dolu çalıştım bu yönden yine mutlu ve huzurluyum.diğer taraftan yemek yemeğe zor fırsat buldum,her yanım acıyor hatta ve hatta üst üste gelen şeylerden dolayı onbeş saat önce çıktığım eve dönmek gerçekten iyi olabilirdi lakin hissedemedim.çünkü kendimi öyle bir atmışım ki yatağa..*
önceden yazmıştım bir yere,eski defterleri açan bir tayfa vardı ama entrika yok bende o yüzden dikkatlerini çekmemiştir*, allah'ım demiştim yoğunluk istiyorum çok yoğun falan yani,hangi kafadaysam kendi ayağına sıktım*. boşluğa düşüp garip guraba şeyler istememek lazım*.
sanırım bir süre ancak bu başlığa yazacağım,mesaj kutularında fingirdiyorlar diyen olursa iş çıkışında beklerim,kahve içeriz anlatırım falan yani,yorgunum saç baş dalamam yani*
herkese hayırlı işler ve de bol güneşler*
ey sevgili pıtırcıklar,dün ilk iş günümde dolu dolu çalıştım bu yönden yine mutlu ve huzurluyum.diğer taraftan yemek yemeğe zor fırsat buldum,her yanım acıyor hatta ve hatta üst üste gelen şeylerden dolayı onbeş saat önce çıktığım eve dönmek gerçekten iyi olabilirdi lakin hissedemedim.çünkü kendimi öyle bir atmışım ki yatağa..*
önceden yazmıştım bir yere,eski defterleri açan bir tayfa vardı ama entrika yok bende o yüzden dikkatlerini çekmemiştir*, allah'ım demiştim yoğunluk istiyorum çok yoğun falan yani,hangi kafadaysam kendi ayağına sıktım*. boşluğa düşüp garip guraba şeyler istememek lazım*.
sanırım bir süre ancak bu başlığa yazacağım,mesaj kutularında fingirdiyorlar diyen olursa iş çıkışında beklerim,kahve içeriz anlatırım falan yani,yorgunum saç baş dalamam yani*
herkese hayırlı işler ve de bol güneşler*
devamını gör...
dua ederken telaffuz önemli midir sorusu
dün gece korkudan dua ederken aklıma takılmış sorudur. google'da bir cevap bulamadım.
şimdi bildiğimiz gibi dualar arapça. (türkçesini okuyunca kabul olunuyor mu o konuyu bilmiyorum). arapçanın telaffuzu türkçeye pek uygun değil. yanlış telaffuzlar yanlış anlamlara yol açabilir. açıyordur da bence.
var mıdır bunun bir çözümü diye merak ettim. illa arapça telaffuz mu öğrenmek zorundayım ben. önemli olan sadece niyet mi yoksa. kafam çok karışık..
ya ayetel kürsi'yi yıllardır yanlış okuyor ve cinleri kendimize çekiyorsak?
şimdi bildiğimiz gibi dualar arapça. (türkçesini okuyunca kabul olunuyor mu o konuyu bilmiyorum). arapçanın telaffuzu türkçeye pek uygun değil. yanlış telaffuzlar yanlış anlamlara yol açabilir. açıyordur da bence.
var mıdır bunun bir çözümü diye merak ettim. illa arapça telaffuz mu öğrenmek zorundayım ben. önemli olan sadece niyet mi yoksa. kafam çok karışık..
ya ayetel kürsi'yi yıllardır yanlış okuyor ve cinleri kendimize çekiyorsak?
devamını gör...
pardon filmindeki ibrahim
kendisini adamdan sayıp alacak örgüte girmeyen adamdır,örgüt ibrahime kaldıysa örgüt bile sayılmaz.
devamını gör...
moderatörlerin kimseyi memnun edememesi
istekleri asla bitmeyen canlı türü olan insanla uğraşmak çok zordur. uğraşanın da insan olduğunu unutmamak gerekiyor. sözlük kimine göre bilgi kaynağı, kimine göre eğlence kaynağı, kimine göre sosyalleşme kaynağı olarak görülüyor. moderatörün görevlerini tam olarak bilmiyorum ama bugüne kadar sorduğum bütün sorulara anında cevap alabildim. tanımım silindi mi? evet. ama ağlamadım, çünki gerçekten formata uygun değildi. e ben şimdi kalkıp modlara “tü kaka” mı diyeyim? format belli, kurallar belli.
en büyük sıkıntı sanırım farklı insanları ortak paydada buluştururken, böylesine egolu, böylesine takıntılı ve hırslı yazarların olabileceğini düşünmemiştir hiç kimse. moderatörler arasında var mıdır bu türde insanlar bilemiyorum, tanımıyorum. en azından sık sık girdiğim sözlükte hiç bir mod tarafından sıkıntıya maruz kalmadım.
sözlükte bir kaç tartışmaya, okuyucu olarak şahit oldum. dünyanın en skandal savunma şekillerini ve fikirlerini okudum. arkadaşlar en nihayetinde hepimiz burada fikir veya bilgi paylaşıyoruz. bu kadar ciddiye alıp, bu kadar sinirlenmeye gerek var mı? herkesin sizi sevmesi veya fikirlerinize katılması mümkün müdür? değildir!
bir yazarın, bir mod ile fikir ayrılığına düşmesini, haksızlığa uğramasını elbette görebiliriz fakat bunun düzeltilmesi de gayet mümkündür. en azından haksızlığın süreceğine inanmıyorum. amma bir yazarın, bir mod ile yaptığı tartışma sonrasında aşırı sinirlenip saçma tanımlar girmesinin mantığını vallahi de anlamıyorum billahi de. hatta bazen tartışanların veya övenlerin yorumlarını okuyunca gözümün önüne bir partiden veya kişiden medet umanlar/nefret edenler geliyor. gruplaşmaya, ayrışmaya, nefret yaratmaya ne gerek var? aklınızı kullanmanızı ve mantıklı hareket etmenizi diliyorum. ilahlaştırıp, şeytanlaştırmadan; hayatımızda bir parçası olduğumuz belki de en huzurlu mecrayı kendimiz yaratabilir ve yazmaya devam edebiliriz.
hiç bir mod pizza değildir, herkesi memnun edemez.
en büyük sıkıntı sanırım farklı insanları ortak paydada buluştururken, böylesine egolu, böylesine takıntılı ve hırslı yazarların olabileceğini düşünmemiştir hiç kimse. moderatörler arasında var mıdır bu türde insanlar bilemiyorum, tanımıyorum. en azından sık sık girdiğim sözlükte hiç bir mod tarafından sıkıntıya maruz kalmadım.
sözlükte bir kaç tartışmaya, okuyucu olarak şahit oldum. dünyanın en skandal savunma şekillerini ve fikirlerini okudum. arkadaşlar en nihayetinde hepimiz burada fikir veya bilgi paylaşıyoruz. bu kadar ciddiye alıp, bu kadar sinirlenmeye gerek var mı? herkesin sizi sevmesi veya fikirlerinize katılması mümkün müdür? değildir!
bir yazarın, bir mod ile fikir ayrılığına düşmesini, haksızlığa uğramasını elbette görebiliriz fakat bunun düzeltilmesi de gayet mümkündür. en azından haksızlığın süreceğine inanmıyorum. amma bir yazarın, bir mod ile yaptığı tartışma sonrasında aşırı sinirlenip saçma tanımlar girmesinin mantığını vallahi de anlamıyorum billahi de. hatta bazen tartışanların veya övenlerin yorumlarını okuyunca gözümün önüne bir partiden veya kişiden medet umanlar/nefret edenler geliyor. gruplaşmaya, ayrışmaya, nefret yaratmaya ne gerek var? aklınızı kullanmanızı ve mantıklı hareket etmenizi diliyorum. ilahlaştırıp, şeytanlaştırmadan; hayatımızda bir parçası olduğumuz belki de en huzurlu mecrayı kendimiz yaratabilir ve yazmaya devam edebiliriz.
hiç bir mod pizza değildir, herkesi memnun edemez.
devamını gör...
yenilen en kötü tatlı
tüm mersin halkından özür dileyerek, kerebiç ve adanalılardan linç yeme ihtimali olsa bile bici bici.
devamını gör...
bal yerine reçel yapan arı (yazar)
tanımlarını okumaktan mutluluk duyduğum, pozitif enerjili ve şeker yazardır. özellikle profiline girip 'acaba bugün neler yazmış?' diye merak ettiğim sayılı yazarlardan ayrıca. yazarlığı daim olsun*.
devamını gör...
dinlemekten bıkmayacağınız şarkılar
pinhani - dön bak dünyaya
devamını gör...
jibaku shounen hanako-kun
ingilizce adı toilet bound hanako-kun olan, 2015'ten bu yana ayda bir bölüm olmak üzere yayımlanan ve aidairo takma adı altındaki iki kişi tarafından yazılıp çizilen manga. 2020'de lerche studio tarafından 12 bölümlük anime versiyonu yapılmış ancak manga kadar olamamıştır. en önemli arc'lar atlanmış, kısa kesilmiş ve ikinci sezonun gelme olasılığı da epey aza indirilmiştir. yine de animesi crunchyroll anime awards'da 2020 en iyi karakter tasarımı ödülünü almıştır. anime ve manga dışında bir de afterschool boy hanako-kun adında spin-off serisi ve ocak 2021'de gösterime girmiş sahne oyunu bulunmaktadır.
kamome akademisi'nin yedi gizemi vardır. akademide lise birinci sınıfı okuyan yashiro nene aşkı aramaktadır, sevilmek ve bir erkek arkadaş bulmak istiyordur. yedi gizemden biri olan tuvaletin hanako-san'ını duyduktan sonra kızlar tuvaletine gider, kapıyı tıklatır, "hanako-san, hanako-san, orada mısın?" diye seslenir ve efsanede anlatılanın aksine bir erkek olan hanako-kun ile tanışır. böylece hikayemiz başlamış olur. internetteki herhangi bir kaynak size konuyu aşağı yukarı böyle özetler çünkü devamı ağır spoilerlar içerebilir.
hikaye kulağa basit gelse de işlenişi bakımından kötü değil ve ilerledikçe açılıyor. çizim stili de oldukça özgün ve hoş. ana üçlü olan yashiro, hanako ve kou dışında yan karakterler de oldukça iyi yazılmış denilebilir (gerçi burası daha çok manga için geçerli, animede yan karakterleri doğru düzgün tanıyamıyoruz bile). başlarda fazla shoujovari ilerliyor ve shounen etiketine de sahip olmasına rağmen diğer shounenler kadar vurdulu kırdılı, hadi savaşalımlı değil genel itibarıyla. daha çok gizem-gerilim serilerini andırıyor.
bu ay manganın 76. bölümü yayımlandı ve aylık takip eden biri olarak gayet düzgün ilerlediğini söyleyebilirim, kafamızdaki soru işaretlerini giderirken bir yandan da hikayeyi heyecan verici bir şekilde dallandırıp budaklandırıyorlar. trajik bir konuyu işin içine komedi ve sevimli karakterler katarak anlatmakta gayet iyiler. şu an maalesef türkçe baskısı yok ancak ileride olursa mutlaka koleksiyonunu yapmak istediğim bir seri. bir de zaten güzel olan çizimlerin yanında çizerin bir boyama stili var ki birçok sayfa poster yapıp asılmalık.
ek olarak, mangayı okumadan önce karakterleri ve arc'ları çok araştırmamakta fayda var. hakkında bir şeyler aratıp spoiler yememek imkansıza yakın oldu artık.
kamome akademisi'nin yedi gizemi vardır. akademide lise birinci sınıfı okuyan yashiro nene aşkı aramaktadır, sevilmek ve bir erkek arkadaş bulmak istiyordur. yedi gizemden biri olan tuvaletin hanako-san'ını duyduktan sonra kızlar tuvaletine gider, kapıyı tıklatır, "hanako-san, hanako-san, orada mısın?" diye seslenir ve efsanede anlatılanın aksine bir erkek olan hanako-kun ile tanışır. böylece hikayemiz başlamış olur. internetteki herhangi bir kaynak size konuyu aşağı yukarı böyle özetler çünkü devamı ağır spoilerlar içerebilir.
hikaye kulağa basit gelse de işlenişi bakımından kötü değil ve ilerledikçe açılıyor. çizim stili de oldukça özgün ve hoş. ana üçlü olan yashiro, hanako ve kou dışında yan karakterler de oldukça iyi yazılmış denilebilir (gerçi burası daha çok manga için geçerli, animede yan karakterleri doğru düzgün tanıyamıyoruz bile). başlarda fazla shoujovari ilerliyor ve shounen etiketine de sahip olmasına rağmen diğer shounenler kadar vurdulu kırdılı, hadi savaşalımlı değil genel itibarıyla. daha çok gizem-gerilim serilerini andırıyor.
bu ay manganın 76. bölümü yayımlandı ve aylık takip eden biri olarak gayet düzgün ilerlediğini söyleyebilirim, kafamızdaki soru işaretlerini giderirken bir yandan da hikayeyi heyecan verici bir şekilde dallandırıp budaklandırıyorlar. trajik bir konuyu işin içine komedi ve sevimli karakterler katarak anlatmakta gayet iyiler. şu an maalesef türkçe baskısı yok ancak ileride olursa mutlaka koleksiyonunu yapmak istediğim bir seri. bir de zaten güzel olan çizimlerin yanında çizerin bir boyama stili var ki birçok sayfa poster yapıp asılmalık.
ek olarak, mangayı okumadan önce karakterleri ve arc'ları çok araştırmamakta fayda var. hakkında bir şeyler aratıp spoiler yememek imkansıza yakın oldu artık.
devamını gör...
branşlarına göre öğretmen tipleri
fizik: eğer gerçekten branşına hakimse biraz çatlak olurlar ve bu onlaı çok sevimli yapar. eğer değilse çok sıkıcı insanlardır.
devamını gör...
eraserhead
1977 yapımı bir david lynch şaheseri. charles bukowskinin hayatım boyunca izlediğim en iyi film ikinci bir film adı veremem size diyerek övdüğü filmdir ayrıca lynch üstadın ilk uzun metraj filmidir. film sizi içine çekerek gerçeklik algılarınızı alır uzaklaştırır. klasik bir sonradan baba olacağını öğrenip kadını yanına alma hikayesi olarak başlasa da çok farklıdır ortaya çıkan bebek bir yaratıktır konusu ama film resmen bir sürreal şölen yaşatır size düş mü gerçeklik mi anlayamazsınız bile. stanley kubrick bile bu film için arkadaşlarna muhakkak izleyin demiş ve filmde olan bebeğin nasıl yapıldığını öğrenmek için para teklif etmştir ama lynch'tan bir cevap alamamıştır. sağlam bir sabır çelik gibi bir irade ve güçlü bir mide isteyen bu filmin içerisinde klasik lynch dokunuşlarını hemen farkediyorsunuz. her filminde olduğu gibi bu filmde de baştan aslında mesajları veriyor lynch ama biz tabii ki çok sonradan anlıyoruz. imgesel dokunuşları bu kez fazlasıyla hissettiğimiz için sanki bir silgi ile beynimizi siliyor yönetmen filmin içerisinde 1977 yılında klasik sinema kurallarını altüst edip üstüne birde ayaklarının altına alıp çiğnemiştir. zamanın çok ötesinde oyunculuklar, senaryo ve makyaj ile. john nance nasıl oyunculuktur o.
devamını gör...
srebrenitsa katliamı
avrupalılara güvenmemeniz gerektiğini size öğreten tarihi olay.
devamını gör...
müge anlı esra erol gibi televizyon programlarının kaldırılmaması sorunu
bu iki programda mutlaka ağlayan kadınlar görürüz. kadın gözyaşları üzerinden ajitasyon yapılarak reytingi de topluyorlar.
devamını gör...

