bir binanın iç bitirme, donatım ve mobilya işlerini tasarlayıp gerçekleştirme meslek ve sanatı. üniversiteler, öğrencileri bu bölüme önceden yetenek sınavları ile alırken şimdi üniversite sınavında barajı geçmek yeterli oluyor iç mimarlık okumak için. yine de herkesin devam edemediği, sabır gerektiren, ilk seneden hatta ilk dönemden patır kütür bölümü bırakan çok öğrenci de vardır. buraya büyük bir aşkla gelip hayal kırıklığına uğrayan çok kişi tanıdım. meslek gerekli değeri görmediği için bölümü bırakanlar da pek haksız sayılmaz. bu bölüm hem cepten yer hem de ömrünüzden. aşkla, şevkle yapılmadığı sürece de okumanın bir anlamı yoktur. okuyacak arkadaşlara sabırlar ve bol kafeinli geceler dilerim.
devamını gör...

mesele muhafazakar ya da seküler ailenin kızı olmak da değil. her ikisinin de baskıcısı vardır, birbirinin laciverdidir.
ailesi seküler olup kendi muhafazakar olan pek az tanıdığım var, oysa muhafazakar aileler inançları gereği çocuklarını kendilerine benzetmek için üstün bir uğraş verirler. inanç ve itaat yok ise bir entropi hadisesi vuku bulur.
insan üst soyundan değil, alt soyundan sorumludur. aile kavramını çok sahiplenmeyip birey olmayı öğrenmekte yarar var.
devamını gör...

çayı, kitapları, eylül'ü, maviyi, denizi; seviyorum.. ve tüm adaletsiz insanlardan eşit derecede uzak duruyorum.
sabahattin ali
devamını gör...

e ben uçuyorum ama fiziksel olarak olmasada...
devamını gör...

hakkari otluca'da düzenlenen saldırıda yaralanan askerimiz mehmet kırmızı ve ırak'ın kuzeyinde gerçekleştirilen pençe-yıldırım harekatı'nda ise müslüm toprak şehit oldu.

alkol yasağı kadar konuşulmadılar ve zaten haber değeri de taşımıyorlar artık.

ruhları şad olsun.

buradan
devamını gör...

bırakın şu kopyala yapıştır başlık açma olayını artık, özgün olun.

hepimiz aynı yerden geldik, yenmezler
devamını gör...

öğretmen veya diğer mesleklere karşı insanların nefretini ve kinini anlamayacak olmama mı şaşsam yoksa bu tarz bir zihniyette olan insanların nasıl bir ailede büyüdüğünü mü sorgulasam bilemedim. kişiler meslekler ayrılmaksızın kendi üstlerine düşen görevlerini yaptıkları sürece ne kadar tatil veya ne kadar para aldıkları kimseyi ilgilendirmez. bir öğretmenden okuma yazma öğrendiğini, bir doktordan tedavi gördüğünü ve diğer nice meslek gruplarından bir şeyler öğrendiğini inkar etmeye çalışıyorsunuz ve sadece eleştiriyorsunuz. nankörlük yapacağınız konumda olmadığınızı ve en önemlisi devletin vermiş olduğu kararlara burnunuzu sokacak kadar kendinizi bir şey sanmanızı tavsiye etmem.
devamını gör...

led zeppelin'in led zeppelin albümünün 2. şarkısıdır. sevilen insandan vazgeçmeye çalıştığımız o çaresiz halimizi anlatır robert plant bu şarkıda. başlarda kendinden emindir, bırakacaktır artık onun peşini ve gidecektir buralardan. yaz gelince bırakacaktır, kesin bırakacaktır. ama şarkı ilerledikçe bu eminlik kendini karamsarlığa ve sonunda teslim oluşa bırakır. onu asla bırakamayacaktır.
birçok led zeppelin fanı tarafından bilinmeyen efsane mi efsane bir canlı performansı da vardır. led zeppelin'in daha ilk zamanlarında 1. albümün çıkışından kısa bir süre sonra daha robert plant 20 yaşındayken ve uyuşturucu, alkol ve stres gibi etkenlerden dolayı sesi tam kıvamında ve gencecik bir delikanlıyken o güçlü sesiyle söyler bu şarkıyı. bonzo (bkz: john bonham), jimmy page ve tabii ki john paul jones da inanılmazdır burada ama robert plant'in bu performansı bence verilebilecek en iyi canlı performanstır. gençliğin verdiği tecrübesizlikle detone olduğunda bir bakışı vardır ki en iyilerin bile hata yapabileceğini ve bunun normal olduğuna kanıt niteliğindedir.
işte o anlar
2:59 detone oluşu
3:12'yi de her duyduğumda iptal oluyorum zaten, bir insanın sesi nasıl bu kadar güçlü olabilir?
devamını gör...

şahsımın da derin sevgi, saygı ve sempatisini kazanmış değerli bir sözlük yazarı. kalemi daim olsun.
devamını gör...

bu güzellik kavramını kim nasıl belirliyor. neye göre güzel, kime göre güzel.
çok makyaj yapan mı güzeldir, hiç yapmayan mı. renkli gözlü mü olması gerekir sizin bir kadına güzel demeniz için. etine dolgun kadınlar mı güzeldir yoksa oklava gibi incecik olanlar mı. bıyığın bir kadına yakışmadığına kim karar vermiş.
devamını gör...

benim jenerasyondan olan, tanımları ve yazışması neşeli olan yazar. insanın jenerasyonu bir başka.
devamını gör...

o sarı bez bulaşık bitince düzgünce katlanır. lavabonun kenarına konur çünkü bu temizliğin bittiğinin göstergesidir. olmazsa olmazlarımızdandır.
devamını gör...

kadına yönelik, çocuğa yönelik, hayvana yönelik, insan eliyle insana yönelik şiddet, cinayet bir istatistik verisi değildir. toplumsal bir soruna işaret eder, bir yerde bir yanlış olduğunu anlatır. her birimiz olay bazında isyan eder, artık yeter deriz canımız tarifsiz bir şekilde yanarken ama günün sonunda, ayın sonunda, yılın sonunda sayılara bakarken buluruz kendimizi boğazımız düğümlenerek yine de. neden peki? neden katlanarak artıyor bu vahşet?

daha dün kadıköy metrosunda yaşananlara öfkelendik değil mi? aklımız almadı, nasıl yaa dedik çenemizi sıkarak sinirden! istemsizce şükrettik içimizden o sıfatsızın kadına dokunamadan metrodan inmesine. ne oldu peki? indi. evet kadının burnu kanamadı. henüz. adam yakalandı. 20 farklı suçtan kaydı olduğu ortaya çıktı. yakında da karar verilecek, denetimli serbestlik alacak muhtemelen. neyse. kadın zarar görmedi. şimdilik... çok şükür!

peki yine daha dün 7 aylık hamile kadın ve eşinin içinde bulunduğu araca gözü dönmüşçesine saldıran baklavacı kardeşler hasan ve hüseyin sel hakkında verilen hapis kararının istinafça bozulduğundan haberdar mıyız? haberdar olsak ne değişecek demeyin; olun. değişim istiyorsak bunun bir parçası olmak zorundayız. en başta "neyse ki kadının burnu kanamadı, çok şükür" demeyerek, şiddeti sonuca ulaşmadı diye normalleştirmeyerek yapmalıyız bunu! çünkü trafik magandalarının cezası tam da bizim şükrettiğimiz sebepte olduğu gibi "şuçun unsurları oluşmadı" denilerek bozulmuş. bu psikopatlar, bu caniler, bu potansiyel katiller istanbul sözleşmesi'nden çekilen ülkede, bağımsız yargımızın(!) veremediği caydırıcı cezalar sebebiyle mi işliyorlar bu suçları sadece sizce? yoksa bir yerde başka sorunlar daha mı var? erki erkekte gören ve dahi bunu siyaseten de her fırsatta savunan bir anlayış tarafından yönetilmemiz, ataerkil toplum güzellemesine maruz bırakılmamız sistematik olarak son 20 yıldır, kadının itibarsızlaştırılması, eğitim sistemindeki hatalar, hukuki boşluklar, belirsizlikler, ülkece maruz kaldığımız sosyo-psikolojik şiddet, bizim, her birimizin bakış açısı! bakın ben konunun uzmanı falan değilim. hiçbir bok değilim. ben bile tek kalemde bir dünya şey sayabiliyorum neden daha sene bitmeden bu ülkede 350'den fazla kadın öldürüldüğüne dair... bakın sayı. her biri bir hayat, bir evren, umutlar, hayaller, bir annenin göz bebeği, bir babanın kalp yangını, bir kardeşin sızısı ama toprak altında bir ceset, raporlardaysa bir sayı.

bıktım! bıktık! ya sonra?
devamını gör...

insanın yaş aldıkça kendisine şaşırmasıdır.

bir yaş, üç yaş, on yaş farketmez. geçen her saniyede insan değişiyor ve bunu zaman geçtikçe fark ediyor . son bir yıldır mütemadiyen kendimi kendime şaşırırken buluyorum. basit şeyler aslında ama sanırım esas ilginç olan bu kadar basit şeylerin değişebilmesi. insan değişimi fark etmek için hep çok büyük şeyler olması gerektiğine inanıyor herhalde.

böyle şeyleri fark ettiğimde şaşırıyorum ve galiba yaşlanmak bu diyorum. mesela erciyes’te tişörtle dolaşan ben son bir yılda bir üşüyorum bir üşüyorum hayret yani. bir gün nenem gibi, yelek giyeyim de sırtımı tutsun derken yakaladım kendimi.
ya da gürültüyü kafam kaldırmıyor artık. sokakta ciyaklayan çocuklara camdan çıkıp çemkiresim geliyor sonra diyorum yahu ne yapıyorsun sen.
boyun/sırt ağrısı ve nazlı mide sendromuna hiç girmiyorum bile.

en tuhafı da ruhsal değişimlerim. kendi içimde yeniden doğuyormuşum gibi. doğan kişiyi anlamakta zorlanıyorum. zor bir insan o aslında, daha korkak, daha sinirli, sınırları daha keskin ve sanırım benden pek hoşlanmıyor.
devamını gör...

kısmi doğruluğu olan bir tespit.

herkesin anlatım/yazım tarzı farklı, haliyle birileri bir durumu bir iki satırla rahatlıkla anlatabilirken, bunun için bazıları daha uzun anlatmak ihtiyacı duyabilir. bazı başlıklar da vardır ki, uzun yazmaya gerek duyulmaz, bir kaç kelime ile de anlatılabilir.

ama benim gözüme hoş görünmeyen şu tür tanımlar:
başlık: barack obama
tanım: iyi adamdır.

başlık: doğaya saygı
tanım: doğayı sevmeliyiz.

başlık: tarkan
tanım: iyi şarkıcıdır.

burada amacım, kimsenin nasıl yazdığı değil. bu konudaki fikrimi açıkça söylüyorum; bunu en başta söyleyeyim. şimdi bir konuda fikrimiz olmayabilir veya o an yazacak bir şey aklımıza gelmeyebilir; benim de sıkça başıma geliyor . bazen yazmak istiyorum, yazacak bir şey bulamıyorum. benim de kısa tanımlarım var ama genele baktığınızda, en azından biraz da olsa bilgi vermeye dikkat ediyorum. yok hiç yazacak bir şeyim yoksa da başlığı boş geçiyorum.

dediğim gibi, bu sadece şahsi görüşüm. sözlük kuralları da buna müsaade ediyorsa, haliyle herkes istediği şekilde yazmakta serbesttir.
devamını gör...

durumu olan ve tanım okumak için vakit ayıranlar da olabilmektedir, demek istediğim başlıktır. isteyen kısa cümlelerle katkı yapar, isteyen uzun uzun yazar, önemli olan yazım hatası yapmadan ve birine saygısızlık yapmadan yazabilmektir diye düşünüyorum. ben fırsatım oldukça okuyorum yazılanları, bazen kısa cümleler kuruyorum şebnem ferah misali, bazen de uzun yazıyorum.

aklıma durduk yere hacı hüsrev baskınını getiren başlıktır ayrıca...
(bkz: okuyom ben ya)
devamını gör...

bugün tam 10 yıl oldu. on yıl.
suçlusu bulunmadı.
kimse yargılanmadı.
devamını gör...

zayıf, basit ve adam olamamislarina yüz vermeyince başıma çok kez gelmiştir .

korkarak yaklastigim iyi adamlardan özür diliyorum.
bu inanın berbat bir his ..
devamını gör...

asya'nın ortadoğu'su olduğu gibi, ortadoğu'nun da kürdistan adında bir jeokültürel bölgesi vardır.
buradan
devamını gör...

bir şeyin azalıp artması, sayılabilmesi ve ölçülebilmesi durumlarını sayısal değer olarak belirten özelliğidir.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim