(bkz: alacakaranlık)
devamını gör...

yine yalanlar yine martaval okumalar başlamış. insanlara umut satıp oy beklemeye devam edin siz az kaldı hükümranlığınız bitmek üzere.
devamını gör...

inşaat çok yavaş ilerliyor diyorlar. hiç başlamadık ki ilerlesin :)

keraneleri kapatalım da millet bizi mi.......

dün dündür bugün bugündür.


-süleyman demirel a.k.a şapka.
devamını gör...

kadıköy'de stada yakın bir yerde yapan seyyar bir abi var. maç günleri başı ana baba günü gibi oluyor.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

radiohead'in dinleyene "triplerden trip beğen" dediği the bends sonrası çıkardığı 97 tarihli kült albümü. armonik açıdan zengin noisy gitarlar, alternatif- elektronik ve gezegenler arası gidip gelen özgün bir sound, çok katmanlı şarkı sözleri ve thom yorke'un tarifsiz vokalleriyle rock tarihinin eskimeyen albümlerinden biri.

1.airbag
2.paranoid android
3.subterranean homesick alien
4.exit music (for a film)
5.let down
6.karma police
7.fitter happier
8.electioneering
9.climbing up the walls
10.no suprises
11.lucky
12.the tourist
devamını gör...

insan olmanın yanına bile yaklaşamamış, yolcu, yolda olan, yola çıkmış ve aynı zamanda yoldan bıkmış kişi.

(bkz: bıraksalar çok radikal kararlar alacağız)
devamını gör...

ben senin iğrenç zihniyetin yüzünden makyajımı silmek zorunda mıyım? tüm kadınlar makyajını silmek zorunda değil.
ben hayatımı sizin yüzünüzden kısıtlamak istemiyorum. siz bize uyacaksınız.
devamını gör...

odamın balkonunu odama ilave ettirdim, pişmanım.
devamını gör...

aşırı kullanışlı bir program. para verip lisanslı kullanırsanız tabi daha iyi. son 2 yıldır ciddi bir arşiv oluşturdum diyebilirim.
devamını gör...

o sırada yıllardan beri televizyona çıkan erdoğan'ın özel davetlisi bülent ersoy:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

duman, müslüm gürses
devamını gör...

8 mart bir gün hep beraber kutlayabilecegimiz bir gün olur umarım.

devamını gör...

ben, keyfim ve kahyası
devamını gör...

ne libidosu en yüksek burçtur ne de diğer zırvalar. su grubudur arkadaşlar o da bizim gibi ağlağın teki.
(bkz: yengeç)(bkz: balık)
devamını gör...

efendim ağız burun daldılar *

(bkz: 11 eylül 2021 önemli sözlük duyurusu)
devamını gör...

hiç kullanmayacağım opsiyonun gelmesidir. ulan zaten 3-5 artı oy alıyoruz veriyoruz bide milleti mi engelleyelim.
devamını gör...

kendisiyle anım çok.azalınca yan yatırma,şofbendeki tam bitmediğinden söküp mutfağa takma,yılda bir dedantör ve hortumunu değiştirme.pazar günü bir asıl iki yedek de bitince yemekler ocakta kalmıştı.mavi ya da gri renkli olurdu.günümüzde yerini doğalgaz alsa da tontiğin sevimliliği unutulmaz.desenli ve renkli yeni modeller çok hoş.
tüpçünün gaz kaçağını kibrit ya da çakmakla kontrol etmesi başlı başına korku sebebiydi,ayrı bir konu.
beni çok uğraştırsan da hala seni seviyorum tontik.
devamını gör...

#332556 salakça bir merakla tamamını okudum.
yazar(!) hislerini tercüme eyleyip, duygu orgazmı yaşamış.
islamın red ettiği bidatleri din zanneden birinin hezeyanları.
devamını gör...

arjantin başta olmak üzere şili, bolivya, paraguay, uruguay ve brezilya hükümetine condor operasyonu ( isp.operación cóndor) sürecinde askeri darbe yapılmıştır. amerika'nın desteği ile yapılan bu operasyondan sonra bugün kirli savaş olarak hatırladığımız guerra sucia dönemi başlıyor. sözde komünizm ile savaşmak amacıyla yapılan darbelerin nasıl insanlık dramına dönüştüğünü ise vahşetin en kanlı sınırlarında dolaşan arjantin hükümetinin ortaya koyduğu katliamları inceleyerek rahatlıkla görebiliyoruz.

tarih mart 1976'yı gösterdiğinde kara kuvvetleri komutanı general jorge rafael videla, cumhurbaşkanı ısabela peron’u deviriyor. (condor operasyonunu da göz önüne alırsak bu durumun temelleri 1966 yılında atılmıştır.) videla, 1976’dan 1981 ’e kadar daha sonra ise roberto viola, sadece birkaç aylığına iktidarda kalıyor. leopoldo galtieri, 1981’den 1982’ye kadar iktidarda kalıyor fakat falkland savaşı’nın sorumlusu olduğu için arjantin’in uğradığı bozgundan sonra istifa etmek zorunda kalıyor. yerine geçen reynaldo bigogne, 1983’te, iktidarı, demokratik bir cumhuriyet lehine bırakmaya mecbur ediliyor. bu yedi yıl boyunca, arjantin'de insanlar deyim yerindeyse dehşetin altın çağını yaşıyor. generallerin amacı sözde bütün bozguncu (subversivo) grupların kökünü kazımak ve bu amaç için de yedi yıl boyunca kitlesel cinayetler işleniyor. sadece 'suçlu' bulunanlar değil, şüpheliler ve hatta onların çevresindekiler de katledilmiştir. o sırada buenos aires valisi olan general ıberico manuel saint-jean’ın ünlü bir cümlesi: “önce tüm bozguncuları öldüreceğiz, sonra işbirlikçilerini, ardından da sempatizanları; daha sonra da tarafsızları, en sonunda da korkakları.” bu cümle katliam'ın ulaştığı boyutu gözler önüne seriyor aslında.

isyanın fitilini ateşleyecek olan adam kaçırmalar başlıyor. sivil giyimli askerler yeşil renkli, plakasız ford falcone’larla dolaşıyor ve kadınları, erkekleri, çocukları hiçbir açıklama yapmadan kaçırıyorlar. bu durum sokakta, işyerinde, şüphelinin evinde beklenmedik bir anda gerçekleşiyor. gündüzün veya gecenin herhangi bir saatinde. olaya tanık olanlara ise verilen emir şu: “no te metas. "
(isp.”bu işe karışma.”) binlerce insan bu şekilde, başkalarının zorunlu kayıtsızlığı içinde, ortadan kayboluyor. en korkuncu ise bu kaçırılan insanların yok edilme tekniği. işkence edildikten sonra yüzlerce, binlerce subversivo'dan kurtulmak gerekiyor. bu tekniğin bir çok adı var; el vuelo, vuelos de la muerte, ölüm uçuşu. mahkûmlar başka bir cezaevine nakledilmeden önce sözüm ona aşılanıyor. yapılan ilk uyuşturucu iğne onların tüm dirençlerini yok ediyor. onları, sersemlemiş bir halde kargo uçağına bindiriyorlar. mahkûmları tamamen uyutan ikinci iğne, uçakta yapılıyor. sonra askerler onları soyuyor, uçağın kapısını açıyor ve çıplak bedenleri güney atlantik’in sularına atıyorlar. binlerce tutuklu bu şekilde ortadan kayboluyor. 2 000 metre yüksekten atılarak, denizin yüzeyine çarparak parçalanıyorlar. her tutukevinde haftanın birkaç günü, bu 'temizlik işine' ayrılıyor. askerler bütün uluslararası kovuşturmalardan kurtulmak için çözüm buldukların düşünüyorlar el vuelo sayesinde.

bu kayıplar, buenos aires’te bir isyan duygusuna neden oluyor. hükümet bu durumu o an ciddiye alıp daha sert girişimlerde bulunsa muhtemelen tarih geri dönülemez bir şekilde değişecekti. 1980’den itibaren öfkeli anneler çocuklarına ne olduğunu öğrenmek istiyorlar. eğer öldülerse, en azından cesetlerini almak istiyorlar, ölülerini onurlandırmak için direniş gösteriyor ve korkudan doğan sessizlik yeminini bozuyorlar . bu kadınlar ünlü “madres de plaza de mayo” (mayıs meydanı anneleri) adını alıyorlar. askerler onlara “mayıs meydanı kaçıkları” adını veriyor. her perşembe, casa rosado’nun, başkanlık sarayının karşısında bıkmadan toplanıp gösteri yapıyorlar. ve ölülerini en azından gömmek isteyen bir halkın simgesi haline geliyorlar. bu isyan, 1982’de falkland savaşı’nda yanılgıya düşen askeri cuntanın uğradığı bozgunla aynı zamana rastlıyor. kısa süre içinde, birkaç gemisi batırılan arjantin, ingiliz ordusu tarafından eziliyor. generaller 1983’te, haklarında açılacak her türlü adli kovuşturmayı engellemek amacıyla kendileri için bir af çıkararak iktidardan çekiliyorlar. strateji tam işe yaramıyor. yeni demokratik hükümet “nunca mas" (ispanyolca,”bir daha asla.”) sloganıyla, yaşanan terör günlerini araştıran ulusal kayıplar komisyonu’nu (ukkom) kuruyor. rapora göre 30 000 kişi kayıp ve bu vahşetin yalnızca arjantin bilançosu. daha sonra bu rakam resmi olarak 15 000’e indiriliyor.

işkence yöntemleri araştırılıyor. bu yöntemlerin en başında picana var; vücudun farklı yerlerine elektrik vermeye dayanıyor: gözkapaklarına, dişetlerine, koltukaltlarına, cinsel organlara... tanıklar başka tekniklerden de bahsediyor; kadınlara sistematik olarak tecavüz edilmesi, elektrikli testereyle uzuvların kesilmesi, sigarayla yakma, göz çıkarma, cinsel organların usturayla kesilmesi, vajinaya canlı kemirgen sokma, anestezi uygulamadan ameliyat, el ve ayak tırnaklarının sökülmesi, mahkûmların üzerine ısırması veya tecavüz etmesi için aç bırakılmış av köpekleri yollamak...

bu tür eylemler nasıl cezalandırılabilir diye sormak gerek ki zaten dönemin hükümeti de bu durumun altından kalkamıyor ama yine de raül alfonsin’in demokrat hükümeti geri adım atmıyor. yeni bir askeri darbe tehdidine rağmen tutuklamalar yapmak ve suçluları yargı karşısına çıkarmak gerekiyor. böylece suçlular ile sivil iktidar arasında, sürekli olarak dava açılma tehditleri ile af kararlarının gündeme geldiği bir kedi fare oyunu başlıyor. 1986’da, şikâyetler için bir son tarih belirleyen,böylece askerlere karşı başlatılan kovuşturmaları askıya almayı sağlayan “son nokta” (punto final) yasası getiriliyor. ayrıca 1987’de,üstlerinin emirlerini uygulamakla yükümlü tüm askerlerin sorumluluğunu ortadan kaldıran “zorunlu itaat” (obediencia debida) yasası çıkarılıyor.

geriye yalnızca yüksek rütbelileri kalıyor. generaller. amiraller. askeri hükümetlerin üyeleri. bunlar da elekten geçiriliyor. basit bir nedenden, çok yaşlı olmalarından dolayı. en iyi ihtimal, mahkemeye çıkarılmadan ecelleriyle ölmeleri oluyor. en kötü ihtimal ise, evlerinde gözaltında tutulmaları...

mayıs meydanı annelerinin attığı slogan durumun en net özeti niteliğinde: “la casa no es un penal!” (ispanyolca, “ev hapishane değildir.”)

bu generallerin çoğu, iktidarları sırasında hatırı sayılı bir servet yapmış olduğu için cezaden çok ödül kabul ediliyor bu durum. bu kanlı tarih yalnızca arjantin'e ait. kirli savaş boyunca bahsi geçen ülkelerin her birinde benzer katliamlar yapılıyor ve halk sistematik bir şekilde katlediliyor. annelerinin mahkumiyetleri sırasında doğan bebekler, anneleri öldürüldükten sonra askerlere veriliyor ve yüksek rütbeli olanlar onları satarken düşük rütbeliler 'düzgün yetiştirmek' adı altında onları evlat ediniyor. bunun bir savaş değil, bir kesimin kökünü kazımak için yapılan kanlı bir oyun olduğunu okuduğum her olayda görebiliyorum. kötü olan ise alenen bu duruma destek veren amerika işin içinden hasarsız kurtuluyor ve geriye yalnızca yaralı halkın yaralarını sarması için gereken yüzlerce yıl kalıyor.
devamını gör...

boydan fotoğraf ya da anlık fotoğraf isteyen insandır.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim