bugün kendin için ne yaptın sorusu
küçük ve duvarları renkli, kitaplarını benim düzenlediğim bir kütüphanede çizim yapıp kitap okudum.
devamını gör...
feraset
feraset, kök itibariyla arapça 'feres' kelimesinden gelmekte. ileri görüşlülük anlamında kullanılır. feres'in türkçesi 'at'tır. at, etrafını 350 derecelik açıya kadar görebilir. bu görüş 'bütün'ü görebilecek bir bakıştır. burdan yola çıkarak, feraset, parçaları değil, 'bütün'ü görmektir.
devamını gör...
yazarların en son okuduğu kitap
attila ilhan elde var hüzün.
hep yanlış anlaşılmıştır.
hayalleri yasaklanmış
hep yanlış anlaşılmıştır.
hayalleri yasaklanmış
devamını gör...
yazarların unutamadığı film replikleri
"hayat asla sergilenmeyecek bir oyunun sonsuz tekrarlarından ibarettir" (bkz: amelie)
devamını gör...
hat sanatı
yazının, görsel sanata dönüşmüş hali. sadece kağıt üzerinde kalmayarak mimari alanda da kullanılmış, taş oymacılığı ile üç boyutlu hale getirilmiş. cami kubbelerinden mezar taşlarına varana kadar örneklerine rastlamak mümkündür.
devamını gör...
konuşurken en çok kullanılan kelime
gerçekten, yani, bilmiyorum, inanmıyorum.
hep şaşkınlık içindeyim konuşmada belli ki.
hep şaşkınlık içindeyim konuşmada belli ki.
devamını gör...
sevim gözay
1972 doğumlu gazeteci. bir yayıncı. kültür, yaşam ve medya alanlarında içerikler üretti. kanal d, tv8, cnn türk, atv, show tv, habertürk, sky 360, trt kanallarında yönetmenlik, sunuculuk, moderatörlük ve jüri üyeliği yaptı. asistan olarak ‘dr. stress’, ‘canlan biraz’, yardımcı yönetmen ve yönetmen olarak ‘sabah şekerleri’, ‘hi-fi’, ‘netiket’, yönetmen-seslendiren olarak ‘istanbulart’, sunucu-editör olarak ‘şehrin rengi’, ‘dizikolik’, ‘bazıları sıcak sever’ ve ‘artist’ programlarını ekrana taşıdı.
ne yazık ki bugün vefat etmiş allah rahmet eylesin ruhu şad olsun. ölümü ile birlikte tanıdığım güzel bir insan. twitter'da gündem şuan da.
ne yazık ki bugün vefat etmiş allah rahmet eylesin ruhu şad olsun. ölümü ile birlikte tanıdığım güzel bir insan. twitter'da gündem şuan da.
devamını gör...
veronika ölmek istiyor
harikulade bir paulo coelho romanıdır. slovenya'nın ljubljana kentinde yaşayan, her istediğini elde edebilen, maddi yönden pek kuvvetli, fiziksel manada da pek güzel bir kadının, veronika'nın anlatıldığı kitaptır.
bir hayli hayat dersleri içerdiğinden mütevellit intihara meyilli veya bunalımda olan genç arkadaşlarımızın mutlaka okuması gereken bir kitaptır.
bir hayli hayat dersleri içerdiğinden mütevellit intihara meyilli veya bunalımda olan genç arkadaşlarımızın mutlaka okuması gereken bir kitaptır.
devamını gör...
sinan engin
"saçlarını hangi şampuanla yıkıyorsun veya peruk mu takıyorsun?" sorularına maruz kalmış beştaşlı futbol yorumcusu.
devamını gör...
bağlama
türk halk müziği enstrumanı. almak isteyenlere biraz bilgi vermek isterim.
bağlama almadan önce youtube vb. gibi internet sitelerinden bağlamaların özellikleri iyice araştırılmalı ve fikir sahibi olunmalıdır. gelisigüzel bir şekilde giderseniz değerinin çok üstünde para verirsiniz. sanmayın ki yurdum insanı bu konuda dürüsttür hak yemez. gelelim daha teknik detaylara.
1.bağlamayı imal eden usta çok önemlidir, belli bir standartı tutturmuş kişiler isim yapmıştır. o bölgede tanınırlar .
2. ilk önce tekne çapı olarak ne çok büyük ne de çok küçük tekneler tercih edilmeli, vücut yapısına uygun bir tekne seçilmelidir. genel olarak 38, 39 ve 40 tekneler yeni başlayanlar için uygundur.
3.kalite olarak usta önemli demiştik, genelde oyma ve yaprak olarak iki çeşit bağlama imal edilir. dut oyma bağlamalar tutulur ve tercih edilir. tını ve sağlamlık bakımından yıllara meydan okur ve zaman geçtikçe daha da güzel sesi çıkar.profesyonel kişiler içindir .
4. piyasada öğrenci bağlaması diye satılan ucuz fiyatlı bağlamaları çok tercih etmemek daha akıllıcadır.hem öğrenme safhasında çalmak zordur hem de sesi iyi çıkmaz kulak aşinalıgızın oluşması zaman alır.
5.tekne olarak kelebek ağacından veya maun ağacından yapılan yaprak baglamalarda eğer işçiliği iyi yapıldıysa tercih edilebilir. tınısı güzel ve kolay çalmaya elverişlidir.
6. herkesin dediği gibi yanınızda bilen biri olsun.
7. bağlamaları denerken fiziki olarak bakın. dışında çökme ya da vernik atması olmamalıdır. ses deliğinden ışığa doğru tutarak bakın, içine ışık girmemelidir.eger ışık giriyorsa bağlama çatlak olabilir bu da sesin kötü ve zayıf çıkmasına sebep olur.
8.her bağlamayı tek tek deneyin, satıcıdan çekinmeyin, acele etmeyin.eger çalmayı hiç bilmiyorsanız satıcıdan rica edebilirsiniz. ses olarak hangisi sizi mutlu ediyorsa ya da kulağınıza güzel geliyorsa onu tercih edin.
9. bağlamanin telleri klavyeye ne çok yakın olmalı ne de çok uzak olmalı.eger teller çok yakınsa cızlama problemi olur.cok uzaksa çalması çok zorlaşır.genelde 3.5-4 mm gibidir.
10.notaları tek tek basarak kontrol edin. cızlama gibi bir durum varsa sap atması,eşik problemi vs. gibi sorunlar vardır.
11. en çok merak edilen soru uzun sap bağlama mı yoksa kısa sap bağlama mı? bunun cevabı maalesef kişiden kişiye değişiyor. kısa sap öğrenmesi bir tık daha kolay bana göre. bilindiği gibi bağlamanın orjinali uzun saptır. ancak kısa sap bağlama da ayrı bir lezzetlidir. tavsiyem ilk önce kısa sap başlayıp sonra uzun sap bağlama denemektir.
12. ilk başlarda notalar biraz sıkıcı gelecektir ve tezene vuruşlarınız kulak tırmalayıcı sesler çıkaracaktır.mümkünse eğer tek başınıza sizi kimsenin rahatsız etmeyeceği bir yerde çalışın.
13. eğer yaşınız büyükse(30 ve üzeri) parmaklarınız çok zorlanacak ve çok ağrı çekeceksiniz.küçük bir lastik top alarak gün içerisinde parmakları çalıştırmak çok faydalı olacaktır.
bu yol çok emek ve sabır isteyen bir yol. ancak bu zehrin etkisi damarlarınıza işlemeye başladığında dünyanız eskisi gibi olmayacak. tıpkı organ nakli yapılan bir çocuğun görmeye başlaması gibi hayatınız tamamen değişecek.
bağlama almadan önce youtube vb. gibi internet sitelerinden bağlamaların özellikleri iyice araştırılmalı ve fikir sahibi olunmalıdır. gelisigüzel bir şekilde giderseniz değerinin çok üstünde para verirsiniz. sanmayın ki yurdum insanı bu konuda dürüsttür hak yemez. gelelim daha teknik detaylara.
1.bağlamayı imal eden usta çok önemlidir, belli bir standartı tutturmuş kişiler isim yapmıştır. o bölgede tanınırlar .
2. ilk önce tekne çapı olarak ne çok büyük ne de çok küçük tekneler tercih edilmeli, vücut yapısına uygun bir tekne seçilmelidir. genel olarak 38, 39 ve 40 tekneler yeni başlayanlar için uygundur.
3.kalite olarak usta önemli demiştik, genelde oyma ve yaprak olarak iki çeşit bağlama imal edilir. dut oyma bağlamalar tutulur ve tercih edilir. tını ve sağlamlık bakımından yıllara meydan okur ve zaman geçtikçe daha da güzel sesi çıkar.profesyonel kişiler içindir .
4. piyasada öğrenci bağlaması diye satılan ucuz fiyatlı bağlamaları çok tercih etmemek daha akıllıcadır.hem öğrenme safhasında çalmak zordur hem de sesi iyi çıkmaz kulak aşinalıgızın oluşması zaman alır.
5.tekne olarak kelebek ağacından veya maun ağacından yapılan yaprak baglamalarda eğer işçiliği iyi yapıldıysa tercih edilebilir. tınısı güzel ve kolay çalmaya elverişlidir.
6. herkesin dediği gibi yanınızda bilen biri olsun.
7. bağlamaları denerken fiziki olarak bakın. dışında çökme ya da vernik atması olmamalıdır. ses deliğinden ışığa doğru tutarak bakın, içine ışık girmemelidir.eger ışık giriyorsa bağlama çatlak olabilir bu da sesin kötü ve zayıf çıkmasına sebep olur.
8.her bağlamayı tek tek deneyin, satıcıdan çekinmeyin, acele etmeyin.eger çalmayı hiç bilmiyorsanız satıcıdan rica edebilirsiniz. ses olarak hangisi sizi mutlu ediyorsa ya da kulağınıza güzel geliyorsa onu tercih edin.
9. bağlamanin telleri klavyeye ne çok yakın olmalı ne de çok uzak olmalı.eger teller çok yakınsa cızlama problemi olur.cok uzaksa çalması çok zorlaşır.genelde 3.5-4 mm gibidir.
10.notaları tek tek basarak kontrol edin. cızlama gibi bir durum varsa sap atması,eşik problemi vs. gibi sorunlar vardır.
11. en çok merak edilen soru uzun sap bağlama mı yoksa kısa sap bağlama mı? bunun cevabı maalesef kişiden kişiye değişiyor. kısa sap öğrenmesi bir tık daha kolay bana göre. bilindiği gibi bağlamanın orjinali uzun saptır. ancak kısa sap bağlama da ayrı bir lezzetlidir. tavsiyem ilk önce kısa sap başlayıp sonra uzun sap bağlama denemektir.
12. ilk başlarda notalar biraz sıkıcı gelecektir ve tezene vuruşlarınız kulak tırmalayıcı sesler çıkaracaktır.mümkünse eğer tek başınıza sizi kimsenin rahatsız etmeyeceği bir yerde çalışın.
13. eğer yaşınız büyükse(30 ve üzeri) parmaklarınız çok zorlanacak ve çok ağrı çekeceksiniz.küçük bir lastik top alarak gün içerisinde parmakları çalıştırmak çok faydalı olacaktır.
bu yol çok emek ve sabır isteyen bir yol. ancak bu zehrin etkisi damarlarınıza işlemeye başladığında dünyanız eskisi gibi olmayacak. tıpkı organ nakli yapılan bir çocuğun görmeye başlaması gibi hayatınız tamamen değişecek.
devamını gör...
komünist parayı feminist kocayı bulana kadar
ne alaka? koca bulunca savunduğumuz ilkeleri de mi unutuyoruz?
(bkz: ne salak salak başlıklar bunlar ya)
(bkz: ne salak salak başlıklar bunlar ya)
devamını gör...
osmanlı döneminde sözlük olsaydı alınabilecek nickler
mihrimah.
ismime ve doğum günüme göre yapılmış cami istiyorum ama.
ismime ve doğum günüme göre yapılmış cami istiyorum ama.
devamını gör...
mide ağrısı
ölümlerden ölüm beğendirir.
devamını gör...
ilk sayfasında kendisine bağlayan kitap
okudukça okuyasın gelir. hem hemen bitmesini istersin hem de hiç bitmesin. kitabın içinde yaşayabilmek istersin.
devamını gör...
bir ülkenin gelişmişlik seviyesini gösteren detaylar
kitap okunma oranları bence birinciliği göğüsler bu başlıkta.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
normalde üst üste tanım girmek istemezdim ama "iyi ki varsınızz dostlarrrrrr !!!!!! "(büyük harfler ile yazdığımı düşünün)* uzun zamandır bu kadar mutlu olduğum bir günü hatırlamıyorum. hepinize çooook teşekkür ederim.
devamını gör...
doktor moreau'nun adası
insanlarla hayvanların genlerini birleştirip, üstün ırkı yaratmaya çalışan ve ardından yarattığı hilkat garibesi, ucube türlerin gözünde tanrı rolüne bürünen manyak bir biyoloğun anlatıldığı kitaptır.
herbert george wells'in mükemmel bir hayalperest olduğunu söyleyebilirim. dr. moreau'nun adası kitabı mustafa kemal atatürk'ün şahsi kitaplığında da mevcuttur. paşam da severek okumuştur, eminim. kitaplık, anıtkabir içinde duruyor, inanmayanlar gitsin baksın.
edit: imla
herbert george wells'in mükemmel bir hayalperest olduğunu söyleyebilirim. dr. moreau'nun adası kitabı mustafa kemal atatürk'ün şahsi kitaplığında da mevcuttur. paşam da severek okumuştur, eminim. kitaplık, anıtkabir içinde duruyor, inanmayanlar gitsin baksın.
edit: imla
devamını gör...
huzursuz bacak sendromu
uyku ile ilişkili olan, istirahat anında ayak ve bacaklarda rahatsız edici bir his ortaya çıkar. bu his, hastada bir hareket bozukluğuna sebep olur.
hastalığın emareleri, akşam olduktan sonra oturur veya yatar pozisyonda ortaya çıkıyor ve daha çok da uykunun yoğun olduğu saatlerde artıyor . hastalık, ileri aşamaya geldiğinde günün öteki saatlerine de yayılıyor. daha çok bacaklarda, sık bir biçimde diz aşağısı ve baldırlarda, bazen de diz üstünde ve arkasında, hatta ayaklara doğru farklı bir his oluşuyor.
nörolojik kaynaklı bir hastalık olmasına karşın, hastaların şikayetleri dinlenerek tanı konulmaktadır. hastalar, bu hissi tarif ederken zorlanıyorlar. ağrı değil ama bacakların içinde solucan dolaşıp huzursuz ettiği, bacakların çekildiği, bacaklarda titreme olduğu gibi şikayetlerde bulunuyorlar. bu da hastanın bacaklarını hareket ettirme gereksinimine yol açıyor. çare olarak, yataktan kalkıp evin içinde yürüyüş yapıyorlar, bazen de sıcak veya soğuk suyu bacaklarına tutarak rahatlamaya çalışıyorlar. hareket ve masaj yoluyla rahatsızlık veren bu his tamamen veya bir nebze de olsa uzaklaşıyor.
hastalığın emareleri, akşam olduktan sonra oturur veya yatar pozisyonda ortaya çıkıyor ve daha çok da uykunun yoğun olduğu saatlerde artıyor . hastalık, ileri aşamaya geldiğinde günün öteki saatlerine de yayılıyor. daha çok bacaklarda, sık bir biçimde diz aşağısı ve baldırlarda, bazen de diz üstünde ve arkasında, hatta ayaklara doğru farklı bir his oluşuyor.
nörolojik kaynaklı bir hastalık olmasına karşın, hastaların şikayetleri dinlenerek tanı konulmaktadır. hastalar, bu hissi tarif ederken zorlanıyorlar. ağrı değil ama bacakların içinde solucan dolaşıp huzursuz ettiği, bacakların çekildiği, bacaklarda titreme olduğu gibi şikayetlerde bulunuyorlar. bu da hastanın bacaklarını hareket ettirme gereksinimine yol açıyor. çare olarak, yataktan kalkıp evin içinde yürüyüş yapıyorlar, bazen de sıcak veya soğuk suyu bacaklarına tutarak rahatlamaya çalışıyorlar. hareket ve masaj yoluyla rahatsızlık veren bu his tamamen veya bir nebze de olsa uzaklaşıyor.
devamını gör...

