zaman tüneli
halil güneşli
şemsi inkaya'nın üvey baba dizisi ile hayat verdiği, seyredildiği evlere bile dehşet ve korkuyu salmış olan kötü kalpli baba tiplemesi.
devamını gör...
6 kasım 2023 hakan fidan antony blinken görüşmesi
iki gun once konuyla alakali baslik acmistim, dun gece gelen antony blinken ile hakan fidan arasinda bugun 2.5 saat suren bir gorusme gerceklesti. gece blinken’i tepki olarak karsilamaya sadece ankara valisi gitmis. ve bu soguk tavirli karsilama sekli dunya basininda epey yanki uyandirdi. blinken’in gececegi yol guzergahina “baby killer blinken”, gassam tugaylari ve filistin icerikli pankartlar asilmis.
basina verilen bazi goruntulerde hakan fidan’in bedensel baskin ve soguk tavirlari oldukca dikkat cekici. fidan-blinken karsilasmasi esnasinda blinken’in fidan’a sarilmak icin girisimine, hakan fidan engel oldu.
gorusme odasinda da blinken’in oturdugu koltugun yaninda ay yildizli mescid-i aksa biblosunun koyulmasi detayi epey ironiyle karsilandi.
neyse efenim gorusmeden cikan sonuca gore; sivillere yonelik yapilan saldirilarin acilen onlenmesi ve en kisa sure icerisinde ateskes ilan edilmesi vurgulanmis. bunun yaninda yapilan insani yardimlarin gazze’ye ulasimi konusunda mutabik kilinmis. akabinde bolgedeki krizi sonlandirma adina iki devletli cozum icin birlikte calismalar yurutebilecegi bildirilmis.
buradan
basina verilen bazi goruntulerde hakan fidan’in bedensel baskin ve soguk tavirlari oldukca dikkat cekici. fidan-blinken karsilasmasi esnasinda blinken’in fidan’a sarilmak icin girisimine, hakan fidan engel oldu.
gorusme odasinda da blinken’in oturdugu koltugun yaninda ay yildizli mescid-i aksa biblosunun koyulmasi detayi epey ironiyle karsilandi.
neyse efenim gorusmeden cikan sonuca gore; sivillere yonelik yapilan saldirilarin acilen onlenmesi ve en kisa sure icerisinde ateskes ilan edilmesi vurgulanmis. bunun yaninda yapilan insani yardimlarin gazze’ye ulasimi konusunda mutabik kilinmis. akabinde bolgedeki krizi sonlandirma adina iki devletli cozum icin birlikte calismalar yurutebilecegi bildirilmis.
buradan
devamını gör...
papa'nın olması ama halifenin olmaması
hristiyanlık ve islamiyet, tarihi arka planda bakıldığında yapı olarak farklı dinlerdir. ayrıca hristiyanlıkta "tanrı tarafından isa'ya incil diye bir kitap verildiği" iddiası yoktur; bu kof iddia, islam'ın iddiasıdır. ayrıca kütüb-i sittedeki sahih hadislere göre "hilafet, kureyşoğulları'nın hakkıdır" yani mevali'den arapa yönetici olamaz, zira araplara göre mevalinin iktidarına isyan etmek haktır. roma dini hristiyanlıkta ise arabın dini islamdaki gibi etnik bir ayrımcılık yoktur, hristiyanlığın katolik mezhebini kabul eden herkes manastırdaki dini eğitim sonucu birer papa olabilir. ortaçağ'da papa'nın katoliklerin üzerinde gösterdiği güçlü otoriteyi hiçbir halife, müslümanlara gösteremedi; dört halifenin üçü bizzat müslümanlar tarafından siyasi suikastlerle öldürüldü. islamcıların utanmadan sıkılmadan bir de bunu asr-ı saadet palavrasıyla ballandıra ballandıra anlatmaları yok mu çok sinir edici?!.
devamını gör...
sözlük yazarlarının söylemek istedikleri
90 sene sonra kıyamet kopacak. üzülmeyin bizden sonra saltanat süremeyecek kimse.
gönlünüz ferah ferah ölebilirsiniz kardeşler. gözünüz arkada kalmasın. içiniz rahat olsun. aferin size.
gönlünüz ferah ferah ölebilirsiniz kardeşler. gözünüz arkada kalmasın. içiniz rahat olsun. aferin size.
devamını gör...
sanatsal film
sanat filmi ile eş anlamlı olarak kullanılabilecek de kullanılamayabilecek de film türüdür. aslında sanat filmi (arthouse film) bir türdür. sanatsal film dendiğinde, sanatsal nitelikleri olan film anlamına gelir ve bu da bir "tür" değil gibidir.
sanat nedir tartışmalarına girmek istemiyorum ama belli filmlerin hiç sanatsal niteliği olmuyor gerçekten.
sanat filmi dendiğinde biraz "kasıntılık" konotasyonu olabiliyor ama sanatsal filmde böyle bir koşul yoktur. komedik boyutu olan ve sanatsal elementler taşıyan birçok film sayılabilir örneğin. aslında öyle sanat filmi de sayılabilir. ancak, sanat filmi dendiğinde genelde "sıkıcılık" gelir insanların çoğunun aklına.
sanatsal film, güzel ve sağlıklı bir öğün gibidir. sanat filmi ise, sıklıkla resmi ve katı disiplinli bir sofraya oturup yenen "tatsız" veya tuhaf lezzetli ama besleyici bir yemeğe benzetilebilir. zaten sanat filmlerinde eğlendirmek baş amaç değildir. sanatsal değer taşımayan filmler ise fast food gibidir.
gene de her türden ve tarzdan iyi filmler çıkabilir. kapsayıcı genellemelerden kaçınmak iyi olur bence, bu bağlamda.
sanat nedir tartışmalarına girmek istemiyorum ama belli filmlerin hiç sanatsal niteliği olmuyor gerçekten.
sanat filmi dendiğinde biraz "kasıntılık" konotasyonu olabiliyor ama sanatsal filmde böyle bir koşul yoktur. komedik boyutu olan ve sanatsal elementler taşıyan birçok film sayılabilir örneğin. aslında öyle sanat filmi de sayılabilir. ancak, sanat filmi dendiğinde genelde "sıkıcılık" gelir insanların çoğunun aklına.
sanatsal film, güzel ve sağlıklı bir öğün gibidir. sanat filmi ise, sıklıkla resmi ve katı disiplinli bir sofraya oturup yenen "tatsız" veya tuhaf lezzetli ama besleyici bir yemeğe benzetilebilir. zaten sanat filmlerinde eğlendirmek baş amaç değildir. sanatsal değer taşımayan filmler ise fast food gibidir.
gene de her türden ve tarzdan iyi filmler çıkabilir. kapsayıcı genellemelerden kaçınmak iyi olur bence, bu bağlamda.
devamını gör...
çin'de tonla sholin okulu varken japon işgaline uğraması
güzel kardeşim sholin okullarında kafasıyla demir büken'i mi ararsın poposuyla odun kıranım ararsın havada 4 kere ters takla atıp serçe parmağının üstüne düşeni mi ararsın maşallah hepsi var sabahtan akşama kadar kung fu çalışan tonlarca adamın olduğu 1 milyarlık ülke 100 milyonluk japonya'nın işgaline vuruyor ve işgal ediliyor, ve hala ıp man bruce le e vesaire kedi sesleri çıkarıp sıhholin dövüş okulunda kung fu öğretiyor ben olsam çin işgal olunca kahrımdan bütün kung fu okullarını kapatırdım 1 milyar insan aynı anda havaya zıplasa japonya'da deprem olur be kung fu öğreneceğinize keşke elinize silah alıp nişan almayı öğrenseydiniz vatanınızı korusaydınız be kardeşim diyesim geliyor, bu devirde kim elinde tabanca tüfek varken tahta sırıkla , tahta oturakla , nançika ile savaşır ki peh peh
devamını gör...
sözlük yazarlarının söylemek istedikleri
100 yıl sonra hepimiz,ailemiz ve arkadaşlarımızla birlikte gömüleceğiz. sahip olmak için çok çalıştığımız evlerimizde yabancılar yaşayacak ve bugün sahip olduğumuz herşeye başka biri sahip olacak, çoğu eşyalarımız hediye edilecek, atılacak veya yok edilecek.torunlarımız kim olduğumuzu pek bilmeyecek belki de hatırlamayacaklar bile. öldükten sonra belki birkaç yıl daha hatırlanacağız sonra birinin duvarında bir portre olacağız. birkaç yıl sonra fotoğraflarımız ve eylemlerimiz tarih olacak hatta bir hatıra bile olmayacağız.eğer bir gün bu soruları analiz etmek için mola verirsek,belki de hergün aklımızı tüketen şeylerin çoğu hakkında endişelenmemizin ne kadar anlamsız olduğunu anlayacağız. eğer bunu düşünebilseydik elbette yaklaşımlarımız ve düşüncelerimiz değişirdi ve herşeyi farklı yapardık.şimdi bu düşünceleri bu haftaya bu yılın geri kalanına taşıyın ve şu sözü hatırlayın. '' eğer 5 yıl sonra önemli olmayacaksa ona üzülmeye 5 dakikadan fazla zaman harcamayın'' bakın o zaman çok daha güzel bir hayat yaşacaksınız. bütün kaygılarınızı atın kafanızdan ve anı yaşayın.
devamını gör...
aniden gelen elektro gitar alma isteği
biraz uzun yazabilirim bu mevzu ile ilgili, lakin acısı var göynümde...
lise 1, amiga 500'üm var, neyse hevesimi aldım, rock müzik ile tanıştım, clapton, dire straits falan filan. dedim olum gitar alacam, sattım amigayı, yamaha marka deli bir klasik gitar aldım, neyse dın dın mın mın, tirsın heavın falan, kesmiyor, o ara metallica şahlanmış, her yerde nating els metırs... van, jigidi jigidi jing jing...koştum yamahaya, üstüne baya borçlanarak bir fender çakması olan squier marka kımıjı bir elektro aldım ama amfim yok, amfi kulaklık gibi bir şey vardı onu da aldım ve gitarın üzerine simli mavi boya ile "blues" yazdırdım tabelacıda. çok güzel bir gitardı, bakan hayran kalırdı, ünivde ilk sevgilim oldu, psikopat bir akrepti, ona hediye almam lazımdı, sattım kımıjıyı...gidip "24 ayar" bir künye aldım....
bu ne kelenderis bunu nene'ne ver dedi bana...lan ne biliyim ben 24 ayarı, 14 ayarı...silk gibi kaldım ortada...künyeyi baya düşük bir miktardan bozdurup görünüşüne kandığım leş gibi bir elektro aldım tekrardan...kımıjının yanına bile yanaşamıyordu...elimi bile sürmüyordum... türkülerle tanıştım o ara...yemişim gitarını deyip bağlama almaya karar verdim, ilk dükkana girdim, dedim ben bağlama alacam, bu gitarla takas yapalım, bana bir bağlama verdi, görünüşü çok güzeldi, tamam dedim...bağlama bildiğin limon sandığı çıktı. ses, volüme, bas hiç bir şey yok. verdim gitti birine...
sonuç: üniv bitti, elimde ne kımıjı, ne altın, ne bağlama, nede para kaldı....sıfır...
sonuç 2: ben bunu hırs yapmaz mıyım ? işimi kurduktan 6 yıl sonra orjinal amerikan fender stratocaster aldım. (şu an 150 bin)
sonuç 3: onu da sattım...
lise 1, amiga 500'üm var, neyse hevesimi aldım, rock müzik ile tanıştım, clapton, dire straits falan filan. dedim olum gitar alacam, sattım amigayı, yamaha marka deli bir klasik gitar aldım, neyse dın dın mın mın, tirsın heavın falan, kesmiyor, o ara metallica şahlanmış, her yerde nating els metırs... van, jigidi jigidi jing jing...koştum yamahaya, üstüne baya borçlanarak bir fender çakması olan squier marka kımıjı bir elektro aldım ama amfim yok, amfi kulaklık gibi bir şey vardı onu da aldım ve gitarın üzerine simli mavi boya ile "blues" yazdırdım tabelacıda. çok güzel bir gitardı, bakan hayran kalırdı, ünivde ilk sevgilim oldu, psikopat bir akrepti, ona hediye almam lazımdı, sattım kımıjıyı...gidip "24 ayar" bir künye aldım....
bu ne kelenderis bunu nene'ne ver dedi bana...lan ne biliyim ben 24 ayarı, 14 ayarı...silk gibi kaldım ortada...künyeyi baya düşük bir miktardan bozdurup görünüşüne kandığım leş gibi bir elektro aldım tekrardan...kımıjının yanına bile yanaşamıyordu...elimi bile sürmüyordum... türkülerle tanıştım o ara...yemişim gitarını deyip bağlama almaya karar verdim, ilk dükkana girdim, dedim ben bağlama alacam, bu gitarla takas yapalım, bana bir bağlama verdi, görünüşü çok güzeldi, tamam dedim...bağlama bildiğin limon sandığı çıktı. ses, volüme, bas hiç bir şey yok. verdim gitti birine...
sonuç: üniv bitti, elimde ne kımıjı, ne altın, ne bağlama, nede para kaldı....sıfır...
sonuç 2: ben bunu hırs yapmaz mıyım ? işimi kurduktan 6 yıl sonra orjinal amerikan fender stratocaster aldım. (şu an 150 bin)
sonuç 3: onu da sattım...
devamını gör...
en sevilen özlü sözler
endişesi yarındı, gece öldü..
devamını gör...
tatilin saçma bir şey olması
tatil aslında müthiş bir şeydir. fakat "gerçek anlamıyla tatil" müthiştir. yani zorunlu olduğun şeyleri yapmaya mahkum olmadığın, eşekliğe kısa bir mola... dediğin, gerçekten özgür olduğun sürelerdir bunlar. ve herhalde bunu değerlendirmenin tek ve kutsal yolu deniz kenarına gidip suya batıp çıkmaktan ibaret olmasa gerek.
bir de yaz dönemleri denize gidemedi diye ciddi ciddi kahrolanları falan görüyoruz. eskiden bunları şakasına abartıyorlar falan sanıyordum ama zamanla durumun vehameti maalesef ortaya çıktı. bunlar cidden üzülüyormuş lan. milletteki derde bak. gerçekten inanılmaz.
çoğunluğun kafasında yer etmiş bu tatil algısı, yani alev gibi kumun üzerinde bir çeşit cehennem simülasyonu yaşa, sonra yok yok çok sıcak oldu ama bak suya atlayıp çözüyorum hemen eheheh falan de... yahu bu çocuk aktiviteleri için mi iç çekiyorsunuz? suda deniz topu falan oynayın bir de. bunlar gerçekten de saçma sapan şeylerdir. ha tabi bana göre böyle. yanlış anlaşılmasın. ki bana göre zevk ve renk de tartışılır. bu yüzden özür dileyerek tekrar söylemek zorundayım: bunlar saçma sapan şeylerdir.
bakınız "denizi sevmek aptallıktır" demiyorum asla. fakat diye de bilirim. çok da belli olmaz. ben tatil yapıcam yhaa deyip de sözde özgürlüğünü dahi ezberlenmiş ritüellerle yapıyorsan senin kafa pek de zehir değildir. kusura bakmayacaksın.
camış gibi kumda yatıp iskeleden atladı diye mutlu olan insanla selamı keserim. zira bu ne ucuz mutluluktur? ben beğenemedim. ben hayır diyorum.
bir de yaz dönemleri denize gidemedi diye ciddi ciddi kahrolanları falan görüyoruz. eskiden bunları şakasına abartıyorlar falan sanıyordum ama zamanla durumun vehameti maalesef ortaya çıktı. bunlar cidden üzülüyormuş lan. milletteki derde bak. gerçekten inanılmaz.
çoğunluğun kafasında yer etmiş bu tatil algısı, yani alev gibi kumun üzerinde bir çeşit cehennem simülasyonu yaşa, sonra yok yok çok sıcak oldu ama bak suya atlayıp çözüyorum hemen eheheh falan de... yahu bu çocuk aktiviteleri için mi iç çekiyorsunuz? suda deniz topu falan oynayın bir de. bunlar gerçekten de saçma sapan şeylerdir. ha tabi bana göre böyle. yanlış anlaşılmasın. ki bana göre zevk ve renk de tartışılır. bu yüzden özür dileyerek tekrar söylemek zorundayım: bunlar saçma sapan şeylerdir.
bakınız "denizi sevmek aptallıktır" demiyorum asla. fakat diye de bilirim. çok da belli olmaz. ben tatil yapıcam yhaa deyip de sözde özgürlüğünü dahi ezberlenmiş ritüellerle yapıyorsan senin kafa pek de zehir değildir. kusura bakmayacaksın.
camış gibi kumda yatıp iskeleden atladı diye mutlu olan insanla selamı keserim. zira bu ne ucuz mutluluktur? ben beğenemedim. ben hayır diyorum.
devamını gör...
fenerbahçe 6 0 galatasaray
6 kasım 2002-6 kasım 2023 vay be, fenerbahçe olarak geysaray'a 6-0 koyduğumuzun 21. yıldönümü. o gün, efsanevi bir tarihi andı. kanaryalar olarak papazın çayırı'nda pisi pisileri iyi miyavlatmıştık. (bkz: 6 kasım 2002 fenerbahçe galatasaray maçı)
devamını gör...
sanatsal film
bir yönetmenin ticari amaçlardan çok estetik kaygılarla yaptığı, sıklıkla deneysel nitelikte, yine sıklıkla alışılmışın dışında, sembolik ve çoğunlukla dar bir sanatsever izleyici kitlesini hedefleyen filmleridir, ancak bu tarz filmler yönetmenin filmleri içinde görece az bir yer tutar, şunu da belirteyim ki benim hiçbir haz almadığım ve asla izlemek istemediğim izlemek zorunda kalırsam da asla tamamını izlemeyeceğim tarz filmlerdir, ben türü ne olursa olsun inandırıcılık unsuru yüksek olan ve zeka parıltıları taşıyan filmleri seviyorum bir üçünü de gördüğüm bir ya da birkaç mantık hatası filmden hiç keyif almamamla sonuçlanır,
devamını gör...
sokrates
sokrates'in savunması adlı eseriyle ve savunmasıyla ünlü yunan bir filozoftur ve felsefenin babasıdır. sokrates, ilk ahlak filozofudur ve hayatını ahlaki görüşler öne sürenlerin onlara uyması gerektiğini bilerek yaşamıştır; aynı zamanda platon gibi diğer ünlü filozofların öğretmenidir. her şeyden önce sokrates, antik yunan gençlerine akılcılığı, sorgulamayı, totaliter yöneticilerin zulümleri karşısında boyun eğmemeyi öğretmiştir. sokrates, kendi döneminde başta zeus olmak üzere sırf antik yunan tanrılarına inanmadığı için yobaz, dindoş yönetici meletos tarafından mahkemede idam cezasına çarptırılmıştır ve herkesin gözü önünde baldıran zehriylr idam etmiştir. (bkz: sokrates'in ölmeden önce baldıran zehrini üç yudumda ve çömelerek içmesi) cahil toplumlarda gerçek bir demokrasi olmaz, büyük üstad sokrates bu acı gerçekleri binyıllar önce söylemiştir. (bkz: sokrates'in demokrasiyi eleştirmesi)
sokrates, kayıt tutmayı seven bir adam olmadığı için sokrates'in anılarını öğrencilerinden öğreniyoruz..
ilgili linkler:
1) filozofunyolu.com/platon/so...
2) felsefegundem.com/2020/10/1...
3) cumhuriyet.com.tr/amp/bilim...
4) bilgiustam.com/sokrates-kim...

sokrates, kayıt tutmayı seven bir adam olmadığı için sokrates'in anılarını öğrencilerinden öğreniyoruz..
ilgili linkler:
1) filozofunyolu.com/platon/so...
2) felsefegundem.com/2020/10/1...
3) cumhuriyet.com.tr/amp/bilim...
4) bilgiustam.com/sokrates-kim...

devamını gör...
el bombası
savunma ve saldırı amacıyla kullanılmak üzere iki ayrı tipte üretilir. bunun dışında aynı mekanizma ile çalışan sis bombası, flasgbang gibi modeller olsa da patlama etkileri yoktur.
saldırı tiplerinin dış yüzeyi çikolata gibidir. parçalı yapısı sayesinde küçük kareler patlama anında kopar ve şarapnel olarak belli bir alanda etkili olur.

saldırı tiplerinin dış yüzeyi çikolata gibidir. parçalı yapısı sayesinde küçük kareler patlama anında kopar ve şarapnel olarak belli bir alanda etkili olur.

devamını gör...
aniden gelen elektro gitar alma isteği
bana bunun bass gitarından oldu sanırım yıllar içinde elektroya doymuşum. bir saattir muse hysteria çıkarmaya çalışıyorum ama full hıza varamıyorum bassta. en sevmediğim şey kafa karışıklığı, elim yapamıyor değil kafam karışıyor dümdüz. karışık riff.
devamını gör...
üstteki soruyu cevaplayıp bir soru sor
ınsanlara hayvanlari sevdirmek ve bazi insanlara gidecekleri yola ışık tutmak.
bir program yapsan adi ne olurdu....
bir program yapsan adi ne olurdu....
devamını gör...
siyahilerin genelde genetik açıdan yapılı ve güçlü olması
biz buna güneşin etkisi diyelim.
devamını gör...
papa'nın olması ama halifenin olmaması
hristiyanlık ve islamiyet farklı dinler. kitapları da farklı. incil doğrudan inen bir kitap değil. bunun gibi bir çok farklı konu varken papa = halife mantığı doğru gelmiyor.
daha uzatırım ama gerek yok.
daha uzatırım ama gerek yok.
devamını gör...

