zaman tüneli
albert camus
bu solcular yemin ederim her yerde aynılar he!
albert camus komünist partiden troçkist olduğu için kovulmuş. kautsky'ide sosyalist enternasyonelden kovmuşlardı menşevik reformisti diye. * **
albert camus komünist partiden troçkist olduğu için kovulmuş. kautsky'ide sosyalist enternasyonelden kovmuşlardı menşevik reformisti diye. * **
devamını gör...
kalp ritmini hızlandıran şeyler
3 kat merdiven çıkıyorum yada biyere yetişmek için iki üç adım koşunca hızlanıyor bizim kalp ancak bunlara hızlanıyor değilse aşkmış sevgiymiş hiç haberi yok
hızlanmasın diye merdiven yerine asansörü kullanıyorum koşmak yerinede arabayı kullanıyorum işte öyle
neyse bir sorununa böyle çözdük allah'ın izni ile
hızlanmasın diye merdiven yerine asansörü kullanıyorum koşmak yerinede arabayı kullanıyorum işte öyle
neyse bir sorununa böyle çözdük allah'ın izni ile
devamını gör...
kalp ritmini hızlandıran şeyler
(bkz: aşkım galiba hamileyim)
evli olmayan her erkeği yüksek adrenalin ile yer yüzünden buharlaştırma etkisi yaratan cümle.
evli olmayan her erkeği yüksek adrenalin ile yer yüzünden buharlaştırma etkisi yaratan cümle.
devamını gör...
30 yıl önce donan su ayısının yeniden canlanması
frankenstein okuyan ben bunu beğenmedi. neyseki bit gibi abidik bişeymiş.
devamını gör...
barabar
devamını gör...
kleopatra
üç çocuktan en zekisiydi. babası soy'a başka veya alttan(mısır'dan çünkü onlar tanrı soyundan geldiğine inanıyormuş? soy karışmasın diye kızını iki kardeşiyle de evlendirdi.
erkek çocuk, daha küçük ve ablası gibi zeki olmadığı ve onun kontrolünü sağlamak daha kolay olduğu için onu tahta çıkarıyorlar babaları öldükten sonra. ablasını suriye'ye sürgün ediyor.
o zamanlar diğer krallıklar(roma-sezar) arasında savaş oluyordu. ve kralın yanındaki adam onlardan yardım talep ediyordu ama kralın yanındaki adam bunu reddettip krala göz dağı veriyor. böyle olunca karşı kral kleopatra'ya ulaşıyor. orada kendine yine ordu kuran kadına iş birliği teklif ediyor ve anlaşma sağlanıyordu. kleopatra'ya biraz destek sağlıyor ve kadın kardeşini öldürüp tahtta geçiyor.
çevresindeki krallık etraftaki her krallığı aldığında çok büyüdüğü için idare etmede zorlanılıyor ve 3'e bölüp yönetmeye başlıyorlar.
o kral kleopatra ile iş birliği yaptığında onun güzelliğinden baya etkileniyor. kadında bunu fırsata dönüştürüyor. çünkü savaş kapıda, o kadar büyük orduyla karşı karşıya gelirse halkı ölecekti. halkını yaşatmak adına adamı kullanıyor. çocuk sahibi oluyor.
sonra üçlüde de anlaşmazlıklar oluyor yine kendi aralarında savaş çıkıyor ve ilk sözde sevdiği adam ölüyordu sanırım. bu sefer eli zayıflıyor ama sınırına yakın 2 kraldan biri onu ayağına çağırıyor. kadın giderken melek gibi bembeyaz giyinip o adamın da aklını alıyor. (geçmişte olsa da erkeklerin aklının çalıştığı yer bariz olunca böyle zaaf hâline getiriliyor.) kadını öldürmeyi düşünüyordu ama vazgeçiyor. bu sefer iç güvesi gibi kadının krallığına geliyor. bundan da 2 çocuğu oluyordu yanlış hatırlamıyorsam. ama bir sıkıntı var o da adamın evli oluşu. ve karşı kralın kuzeni ya da başka bir yakınıyla. o yüzden diğer kral kleopatra'yı bırakmazsa savaş haberi yolluyordu. o da karısının yanına dönüyordu, dönmek zorundaydı. ve ara ara buluşma yerleri vardı.
fazla dil biliyor, ikna kabiliyeti yüksek, zeki ve güzel olunca daha ne olsun? bunlar erkek düşmanlar için hep koz.
mısır'ın son başa geçeni.
ölümü (iskenderiye'de) kendini zehirlemesiyle sona eriyor. niye çünkü eski zamanda tahtta olup öldürülmek alçaltıcı veya ayıp gibiydi. kral soyundan geliyorsan ya başa geçersin ya da kendini öldürürsün. düşmanın seni öldürmesi bir prestij haline geliyor.
geçmişteki en güçlü kadın hükümdarların, imparatoriçelerin vs. youtube'de videosu vardı keyifliydi. anlatımı, görsel ve detaylar kaliteliydi. ama izleyeli çok oluyor o yüzden isim detayına giremedim. çoğu isim benim aklımda kalacak türden değildi...
erkek çocuk, daha küçük ve ablası gibi zeki olmadığı ve onun kontrolünü sağlamak daha kolay olduğu için onu tahta çıkarıyorlar babaları öldükten sonra. ablasını suriye'ye sürgün ediyor.
o zamanlar diğer krallıklar(roma-sezar) arasında savaş oluyordu. ve kralın yanındaki adam onlardan yardım talep ediyordu ama kralın yanındaki adam bunu reddettip krala göz dağı veriyor. böyle olunca karşı kral kleopatra'ya ulaşıyor. orada kendine yine ordu kuran kadına iş birliği teklif ediyor ve anlaşma sağlanıyordu. kleopatra'ya biraz destek sağlıyor ve kadın kardeşini öldürüp tahtta geçiyor.
çevresindeki krallık etraftaki her krallığı aldığında çok büyüdüğü için idare etmede zorlanılıyor ve 3'e bölüp yönetmeye başlıyorlar.
o kral kleopatra ile iş birliği yaptığında onun güzelliğinden baya etkileniyor. kadında bunu fırsata dönüştürüyor. çünkü savaş kapıda, o kadar büyük orduyla karşı karşıya gelirse halkı ölecekti. halkını yaşatmak adına adamı kullanıyor. çocuk sahibi oluyor.
sonra üçlüde de anlaşmazlıklar oluyor yine kendi aralarında savaş çıkıyor ve ilk sözde sevdiği adam ölüyordu sanırım. bu sefer eli zayıflıyor ama sınırına yakın 2 kraldan biri onu ayağına çağırıyor. kadın giderken melek gibi bembeyaz giyinip o adamın da aklını alıyor. (geçmişte olsa da erkeklerin aklının çalıştığı yer bariz olunca böyle zaaf hâline getiriliyor.) kadını öldürmeyi düşünüyordu ama vazgeçiyor. bu sefer iç güvesi gibi kadının krallığına geliyor. bundan da 2 çocuğu oluyordu yanlış hatırlamıyorsam. ama bir sıkıntı var o da adamın evli oluşu. ve karşı kralın kuzeni ya da başka bir yakınıyla. o yüzden diğer kral kleopatra'yı bırakmazsa savaş haberi yolluyordu. o da karısının yanına dönüyordu, dönmek zorundaydı. ve ara ara buluşma yerleri vardı.
fazla dil biliyor, ikna kabiliyeti yüksek, zeki ve güzel olunca daha ne olsun? bunlar erkek düşmanlar için hep koz.
mısır'ın son başa geçeni.
ölümü (iskenderiye'de) kendini zehirlemesiyle sona eriyor. niye çünkü eski zamanda tahtta olup öldürülmek alçaltıcı veya ayıp gibiydi. kral soyundan geliyorsan ya başa geçersin ya da kendini öldürürsün. düşmanın seni öldürmesi bir prestij haline geliyor.
geçmişteki en güçlü kadın hükümdarların, imparatoriçelerin vs. youtube'de videosu vardı keyifliydi. anlatımı, görsel ve detaylar kaliteliydi. ama izleyeli çok oluyor o yüzden isim detayına giremedim. çoğu isim benim aklımda kalacak türden değildi...
devamını gör...
kalp ritmini hızlandıran şeyler
kalp ritmini hızlandırmak aslında yanlış bir tabir, kalp hızını artıran dense daha dogru olur.
adrenalin,dopamin,kafein,nöradrenalin,epinefrin,digoksin,adenozin gibi maddeler temelde kalp hızını artırmak için kullanılır.
yukarıda yazılan olayların hepsi vücutta bu maddelerin sentezini tetikler kalp hızını artıran şeyler bunlardır.
adrenalin,dopamin,kafein,nöradrenalin,epinefrin,digoksin,adenozin gibi maddeler temelde kalp hızını artırmak için kullanılır.
yukarıda yazılan olayların hepsi vücutta bu maddelerin sentezini tetikler kalp hızını artıran şeyler bunlardır.
devamını gör...
türk hava yolları
iletişimi 7-24 hizmet veren nadir kurumlardan. gerçekten marka. thy iletişim, telefon numarası 0850 885 14 48. çok acil durumlarımda yardımcı oldular.
www.enuygunaucakbileti.com/...
www.enuygunaucakbileti.com/...
devamını gör...
dünyanın en çabuk biten şeyi
kalan 59 dakika...
devamını gör...
kilo vermeyi hızlandıran şeyler
iyi bir dertlenme programı.
devamını gör...
bir istanbul masalı'nda jenerik boyu oradan oraya uçan tüy
(bkz: forrest gump tüyü)
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
devamını gör...
dünyanın en çabuk biten şeyi
dizilmiş domino taşlarının devrilmesi ve bir de yaprak sarma.
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
devamını gör...
barabar
devamını gör...
tutunamayanlar
----------------------- alıntı --------------
tamtamına yarım yüzyıl önce doğmuş oğuz atay: 1934’te. 1977’de, 43 yaşında ölene dek, hızlı dönen bir dünyanın ne hızına, ne de ritmine ayak uydurabilmiş: harflerine sinen siyah ama ince alayı biraz kazıyın, herkes adına kanayan vandal bir yürek bulursunuz orada.
---------------------- alıntı -----------------
enis batur 1984
kitabın kaçıncı basımında bilmiyorum ama enis batur böyle yazmıştı onun hakkında.
tamtamına yarım yüzyıl önce doğmuş oğuz atay: 1934’te. 1977’de, 43 yaşında ölene dek, hızlı dönen bir dünyanın ne hızına, ne de ritmine ayak uydurabilmiş: harflerine sinen siyah ama ince alayı biraz kazıyın, herkes adına kanayan vandal bir yürek bulursunuz orada.
---------------------- alıntı -----------------
enis batur 1984
kitabın kaçıncı basımında bilmiyorum ama enis batur böyle yazmıştı onun hakkında.
devamını gör...
normal sözlük
sadece ve sadece güzel ve kullanisli arayüzü icin üye olup yazmaya basladigim mecra.
su an icin fark ettiklerim:
- kimse tanim vs kurallara uymuyor.
- herkes elinde bira, viski vs. fotograf paylasiyor.
- sanirim bir de sarhos sarhos müzik paylasiliyor.
sanirim eksi'deki yozlasmanin eksi ile alakasi yok, tüm türkiye'ye özgü hale gelmis.
üzücü.
su an icin fark ettiklerim:
- kimse tanim vs kurallara uymuyor.
- herkes elinde bira, viski vs. fotograf paylasiyor.
- sanirim bir de sarhos sarhos müzik paylasiliyor.
sanirim eksi'deki yozlasmanin eksi ile alakasi yok, tüm türkiye'ye özgü hale gelmis.
üzücü.
devamını gör...
kestane
avusturya ve almanya'ya genel olarak italya'dan gelen yiyecek. sohbahar gibi marketlere gelip, ocak ayi gibi de kaldiriliyorlar.
avusturya icin konusursak, 500 grami sezon basi 5 euro ile baslayip sezon ortasinda 3 euroya düsüyor.
evde iki gün kalinca hemen küflenir. satin alinir alinmaz tüketilmeli bence.
avusturya icin konusursak, 500 grami sezon basi 5 euro ile baslayip sezon ortasinda 3 euroya düsüyor.
evde iki gün kalinca hemen küflenir. satin alinir alinmaz tüketilmeli bence.
devamını gör...
germir bağları
devamını gör...
