zaman tüneli

değildir.
bir şeylere merak salabilen erkek ezik falan değildir. aksi gibi sürekli arzulanabilir olmaya çalışmadığı için çekicidir de. tolstoy'un dirilişini okuyorsa bi de uv ye beybi.

şaka bir yana yer zaman ayırmaksızın kitap okumak ne zamandan beri eziklik oldu. bu sözlük ve bu başlık kafamda hiç oturmadı. admin help.
devamını gör...

eşim vakfıkebirli, ay demez gelirdi bu göbekli tepe bize...evet bayatlamıyor çünkü zaten bayat, dış katmanını yemek için elmas dişlere sahip olmanız gerekiyor, içi ise ekşi bir tada sahip, bunun nesi ünlü anlamıyorum. bir kaç haftada sadece eşim tüketirdi bunu, kızlarda yemezdi.
for ever bazlama.....
devamını gör...

---! alıntı !---

kendimi arap felsefesi hakkındaki ders kitabı ilminin içerdiği geleneksel bilgeliğe, var olan belgelerin karşı çıktığı bir bilgeliğe kaptırmış olduğumu (tesadüfen) keşfettim. ibn-i rüşt ile al-gazali arasındaki tartışmanın önemini abartmıştım. ben de herkes gibi, 1) bunun büyük bir olay olduğunu, 2) arap falasifa’sını öldürdüğünü düşünmüştüm. bunun son zamanlarda (dimitri gutas ve george saliba gibi) araştırmacılar tarafından açığa çıkarılmış yanlış düşüncelerden biri olduğu anlaşıldı. arap felsefesi hakkında kuram oluşturanların çoğu arapça bilmiyordu, bu yüzden pek çok şeyi hayal gücüne bırakmıştı (örneğin, leo strauss gibi). biraz utanıyorum, çünkü arapça ana dillerimden biri ve ben burada arapça bilmeyen (ve bunu idrak etmeyecek kadar kendine güvenen ve derin bilgiden yoksun olan) onuncu el kaynaklardan bilgi aktarıyordum. gutas’ın da gördüğü doğrulama önyargısına kapılmıştım: “görünen o ki kişi her zaman arap felsefesinin ne söylemesi gerektiğine dair bir önyargıyla işe başlıyor, sonra da yalnızca böyle bir önyargıyı destekliyor gibi görünen, dolayısıyla da metinlerin kendilerine dayanarak önyargıyı güçlendiriyor gibi görünen bölümler üzerinde yoğunlaşıyor.”

bir kez daha, kendinizi tarihten sakının.

---! alıntı !---

siyah kuğu - n. taleb / s.370 (hatalarım)
devamını gör...

acun'un da kulağı çınlar.
devamını gör...

o ilaçlara ihtiyacı olan insan dolu iyice sacmaladilar nedir bu ..
siz ilaclari atiyorsunuz elmas firmalarina ortak olan tayip oğlu ben ortakliktan çıkıyorum diyormu bu insanlar niye ulkenin başında olan kisilerin yahudi firmalari ile olan buyuk büyük ortaklıklarıni hic arastirmiyor.allah akil vermiş biraz kulllanin sorgulayin arastirin sizin protestonuz bir ise yaramaz butun mallarin parasi sinirdan iceri girdigi gibi zaten odeniyor ...
devamını gör...

ağrı tedavisinde, saç dökülmesi tedavisinde ve bunlar dışında ince kırışıklıklarda, akneli ciltlere de kullanılan bir teknik.
devamını gör...

bugünlerin dikenleri batıyor bir zaman sonra. son derece mütevazı yaşam duruken ultra lüks bir yaşama dönüş. 16 villa, 25 daire, spor otomobiller, helikopterler, yatlar, katlar vs. derken bir anda bunların önü açıldı.
devamını gör...

ekşi mayalı ve uzun süre dayanabilen, yuvarlak boyutlu, trabzon imzası taşıyan bir ekmek. diğer ekmeklerden farkı, bu ekmekte yaş maya kullanımı yoktur. ekşi mayalı ekmekler için de yaşayan ekmek tabiri kullanılır, durdukça lezzetli hale gelir. iyi muhafaza edildiğinde bir hafta ömrü olan ekmektir. pişme süresi bir buçuk saat kadardır. somun ekmek gibi aheste aheste pişip yarım saat içinde çıkarsa özelliği kalmaz bu ekmeğin. temel özelliği, özel yapılmış bir tür taş fırında pişirilmesi. fırınların tabanı bayburt'ta bulunan bir taştan yapılıyor. ekmeği farklı kılan unsur fenni maya yerine ekşi maya tercih edilmesi. fırınlarda ateş yakmak için kullanılan gürgen, meşe, kızılağaç odunlarının ekmeğe lezzet kazandırdığı da işin başka tekniği. bu özellikler vakfıkebir'de yapılan vakfıkebir ekmeklerine has özellikler. vakfıkebir ekmeği diye satılan her ekmekte bu özellikler bulunmaz. trabzon'da yol ve cadde kenarlarında kimi de tarihi olmak üzere vakfıkebir ekmeği fırınlarına rastlanır. hamurunun yapısından dolayı da yöreye özgü tereyağı içine sürülüp katık edilerek harika bir kahvaltı başlangıcı yaşattırır.
devamını gör...

canlı yayında ekibini haşlamasından hoşlanmıyorum. hataları varsa ekranda ve stüdyoda söyleme. kenara çek öyle söyle.
devamını gör...

kitap okuyup yattım. azıcık normal sözlüğü karıştırayım dedim. bi' de acıktım ki sormayın. oysa üç dört saat önce yemiştim kanıt'a bakarken. üzerinize afiyet hiç doymuyorum. zamanında mideyi genişletince böyle oluyor balam.
devamını gör...

gerçek hayatta zengin gördüğüm zaman, dizilere özenmişler sanırdım. nereden bilebilirdim ki senaristlerin gerçek hayattan esinlendiğini. zenginliği dizilerden keşfedersen böyle olur balam.
devamını gör...

sözkonusu 100 - 150 kelimelik bir yazıysa paragrafa bölmeye gerek yok zannımca. yazılan yazı üç sayfalık rapor gibi uzayacaksa o zaman paragrafa bölünmesini anlarım.
devamını gör...

milattan sonra 4. yüzyıldan bugünlere kadar gelmiş, ulaşılması güç, sarp kayalara inşa edilmiş ve insanı enteresan düşüncelere yöneten bir manastır. 2015 yılında beş senelik bir tadilata alınmıştı. rivayete göre iki ayrı keşiş aynı anda aynı rüyayı görürler. rüyalarında meryem ana'yı kucağında bebek isa ile görürler ve onlardan bir resmi bulmaları ve oraya manastır yapmaları söylenir. onu bulacakları yer olarak da burası işaret edilir ve yola çıkarlar. önce konstantinopolis'e gelerek oranın kralından destek isterler. sonra yolculukları onları trabzon'a getirir ve rüyalarında işaret edilen yer olarak gördükleri burayı bulurlar. ardından kayaları oyarak manastırı yapmaya başlarlar. meryem ana ismine yapıldığı için de meryem ana manastırı buranın bir başka ismi. inişli çıkışlı, odalardan oluşmuş bir yapıdır. duvarları ve tavanları meryem ana, isa peygamber ve hıristiyanlığı sembolize eden freskler ile bezelidir. hatta fresklerin zarar görmemesi için fresklere dokunulmaması ve flaş ile fotoğraf çekilmemesi için bir uyarı yazısı bulunmaktadır. üçüncü murat döneminde cami olarak hizmet vermiştir. birinci dünya savaşı sırasında trabzon'un rus işgaline uğraması sonucunda da manastır, cephanelik olarak kullanılmıştır.
devamını gör...

kuymak, trabzon yöresine ait olup, mısır unu, biraz da tereyağı, kolot peyniri denilen tuzlu bir peynir ile yapılır. mıhlama ise rize ye özgü olup beyaz un, süt, yumurta, peynir ve tereyağı olarak da kuymaktan farklı malzeme kullanılmıyor.
devamını gör...

var böylesi ama işte dediğim gibi sözlükte sinek avlıyoruz.

paragraf yok, boşluk yok, bir cümleyle anlatılacak mevzuyu uzatabildiği kadar uzatıyor. okumak istiyorum çünkü değindiği konular güzel, anlattıkları güzel diye düşünüyorum ama okuyamıyorum. tam yarısına geliyorum çorbaya dönüyor, karıştırıyorum. tren gibi yazıyor.

ama sağlık olsun işte
devamını gör...

hamsinin, malzeme katılmaksızın su ile hazırlanması. çok az miktar su, kısık ateş, kendi deniz suyu ile azıcık da yağ ilave edilerek, hamsinin kılçığı ve etinin birbirinden ayrılması ve hafiften çıtırdayarak pişirilmesi yöntemi.
devamını gör...

kendine özgü, farklı bir enerji barındıran, trabzonspor gibi bir markayı hayatımıza kazandırmış olan doğu karadeniz kenti. binlerce yıllık tarihinde roma ve bizans imparatorluğu geçmişi olan, fatih sultan mehmet'in fethettiği ve uzun yıllar boyunca yavuz sultan selim 'in valilik yaptığı, kanuni sultan süleyman'ın doğduğu, mustafa kemal atatürk'ün üç kere ziyarette bulunduğu ve isminin hatırasına bir köşk bulunan kent olmuştur. sarp bir bölgede kuruludur ve bu sarp yapısından dolayı iş olanaklarının yetersiz oluşundan dış memleketlere, özellikle büyükşehirlere göç veren bir kenttir. kentin geçim kaynağı ticaret, en çok da balıkçılık ve fındıkçılık üzerinedir. milliyetçi ve muhafazakar eğilimlerin yüksek olduğu bir kenttir. çok eskilerden pontus rum imparatorluğu'nun başkenti olmuştur, derin ve köklü bir kültürel özellikleri vardır. kentin yaşam enerjisi uzun sokak denilen beşiktaş ve kadıköy çarşısını anımsatırcasına hareketli ve işlek bir çarşı ve çevresindeki trabzon meydan parkı üzerinde yoğunlaşmıştır. trabzon, sümela manastırı, kemençe, çay ve hamsi denildiği zaman akla gelen bir kenttir. bu değerler, şehir için önemli bir kültürel sembol olup her yıl binlerce ziyaretçi bu değerler için trabzon kentini ziyaret etmektedir.
devamını gör...

selçuklu'yu simgeliyor, rum imparatorluklarını simgeliyor. ruslar'da da var. arnavutlar'ın bayrağında da var. kartalların başları doğu ve batıya dönük. yani iki yöne de hakim olmayı simgeliyorlar
devamını gör...

karadeniz bölgesi'ne özel olup,
daha çok artvin, rize, trabzon gibi doğu kısımlarında görülen, yöresel ihtiyaçlardan doğan, dört direk üzerine oturtulmuş otantik ahşap yapılardır. dört direkli inşa edilmesi biraz da fare gibi zararlı kemirgenlerin tırmanmasını engellemek amacı taşır . bu yüksek yapılara ahşap basamaklar vasıtasıyla çıkılır.
bundan belki 50 sene önce insanlar yiyeceklerinin çoğunu üretir, bugünkü gibi hazırlanmış gıdalar almazlardı. o yüzden bu ürettikleri yiyecek maddelerini de saklayıp depolayacak bir yere gereksinim vardı. aksi takdirde uzun ve zorlu geçecek kış mevsimi sıkıntı yaşayabilirlerdi. bu sebeple de serender denilen dört tahta direk üzerine kurulu ahşap depolar önem arz ederdi. bu ahşap yapılarda daha çok fındık, turşu, tarhana, un, mısır unu, arpa, erişte, yufka gibi kışlık zahireler depolanır. artık günümüzde yiyecek maddeleri hazır hale geldiği, üretimden tüketime geçiş yaşandığından bu serenderler fazla işlev görmez oldular. güzel görüntü veren estetik yapılar olarak bölgede varlıklarını sürdürüyorlar. serender ismi kimi yerde serander, kimi yerde serendi, kimi yerde de serendü şeklinde yöresel ağza göre farklılık gösterebiliyor.
devamını gör...

orijinal ismi aisopos olan, hayvanların insan gibi konuştuğu masalları anlattığı söylenegelen ve bundan dolayı ismiyle beraber anılan masalları ünlü olan, büyük olasılıkla eski yunanlı bir köle.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim