zaman tüneli
sözlük yazarlarının gurur duydukları özellikleri
istediğim yaşantıyı elde edemesem bile olmak istediğim insanların karması olabilmeyi başarmam bana yetiyor şimdilik. imrendiğim insanların bir parçası olmak, bu benim için çok eşsiz.
yaşantı olayı ne alaka gibi dursa da yaşam anlayışlarından bile gurur akan insanlar var. denk gelememiş olmanız sizin şanssızlığınız veya tembelliğiniz.
yaşantı olayı ne alaka gibi dursa da yaşam anlayışlarından bile gurur akan insanlar var. denk gelememiş olmanız sizin şanssızlığınız veya tembelliğiniz.
devamını gör...
gaz veren kişilerin genelde geri planda kalmaları
8:48 şeytan, işlerini onlara süslemiş ve: "bu gün halktan kimse sizi yenemez, ben sizin yanınızdayım," demişti. iki ordu yüz yüze gelince de, topukları üzerine geri dönüp, "sizinle bir ilgim yok, sizin görmediğinizi görüyorum ve allah'tan korkarım. allah'ın cezası çetindir," demişti.
devamını gör...
bu sitenin erkekleri çamaşır asıp kurutuyorlarmış
dışarda ona buna laf etmesinden iyidir.
10/10
10/10
devamını gör...
karadenizlilerin garip özellikleri
normal konuşuyoruz ama neden sesini yükseltiyorsun diyorlar.
napabilirim bu benimki normal konuşma şeklim.
napabilirim bu benimki normal konuşma şeklim.
devamını gör...
sözlük yazarlarının garip özellikleri
çocukken aşırı sakız çiğnerdim (bazen günde 7-15 tane) ve çoğunu yutardım. atmaktan çok neden yutma isteğim oluyordu bilmiyorum.
ve çiğneme süremde kısa yani. ortalama 20-30 dk.
nadiren 2-3 saat çiğnediğim olurdu.
kendime "yutmak zararlı bunu en son atacağız." derdim ama unutur yutardım yine. veya "hemen yutmayacağım. bu sakız, biraz çiğnemesi uzun sürmeli. uzat süreyi." derdim ama az çok etkisi olurdu.
eskiden bir de teklilerin kutusuyla alırlardı 4'lü idi galiba onlar. benden saklarlardı ama hep bulurdum. "koklaya koklaya buluyor." derlerdi o derece sakızı kaçırmazdım 6-7 yaşındayken. çok değişik yerlere saklıyorlardı ama çiğneme sürem düşük olsa da severdim çiğnemeyi. o yüzden bulmak şarttı. kutunun %80-90'ınını ben tek çiğnerdim. ve yuttuğum için saklıyorlardı zaten yani sakladıklarını sanıyorlardı. kutu tekli diye yarıya inmeden çok fark edilmiyordu. her kutuyu açıp hepsinden 4-5 tane alıyordum.
ve çiğneme süremde kısa yani. ortalama 20-30 dk.
nadiren 2-3 saat çiğnediğim olurdu.
kendime "yutmak zararlı bunu en son atacağız." derdim ama unutur yutardım yine. veya "hemen yutmayacağım. bu sakız, biraz çiğnemesi uzun sürmeli. uzat süreyi." derdim ama az çok etkisi olurdu.
eskiden bir de teklilerin kutusuyla alırlardı 4'lü idi galiba onlar. benden saklarlardı ama hep bulurdum. "koklaya koklaya buluyor." derlerdi o derece sakızı kaçırmazdım 6-7 yaşındayken. çok değişik yerlere saklıyorlardı ama çiğneme sürem düşük olsa da severdim çiğnemeyi. o yüzden bulmak şarttı. kutunun %80-90'ınını ben tek çiğnerdim. ve yuttuğum için saklıyorlardı zaten yani sakladıklarını sanıyorlardı. kutu tekli diye yarıya inmeden çok fark edilmiyordu. her kutuyu açıp hepsinden 4-5 tane alıyordum.
devamını gör...
sözlük yazarlarının gurur duydukları özellikleri
uzuuun uzuun tasarlarım sonra yaparım bi işi. neyi tutacam neyi nereye koyacam iyici belledikten sonra... tabi on dakkalık işi bi kaç gün sonra yaptığım da doğrudur. bu da pek gurur vermedi şimdi bana. neyse ne demiştiniz? öbür başlığa geç. geeeççç. alooo
devamını gör...
geceye bir şerefsizlik bırak
üniversitenin ilk yılındaydı sanırım bir yakınım vardı. ve zor süreçten geçiyordu vize dönemlerime yakın ama yine de çoğu zaman sabaha kadar konuşuyorduk durumunu düzeltebilmek adına.
durumunu düzelttikten sonra benden uzaklaştı. ama ben bu uzaklaşmayı farklı sandım. "sorunu çözemedik mi acaba?" veya "başka bir şey mi oldu?" veya "bu döneminde tam yanında olamadım mı yoksa, ondan mı bozuldu da böyle davranıyor?" diye saf saf düşünürken meğersem kendisi (11'e gidiyordu.) sınava hazırlık yaparken zamanını alıyormuşum diye benle konuşmak istememiş. bir de ben anca bunu 5-6 gün sonra onu sıkıştırıp öğrendim. sıkıştırma olayı da derdinin kesinlikle benle olduğunu anlamamdan kaynaklıydı. ve sen sorun yaratıyorsan insan gibi açıklamanı yapamıyorsan o vakit eşek gibi yapacaksın. sorun yaratıp kaçmak, pardon nereye?
neyse işte olayı öğrendim ve onu sildim.
bölümüm hep uygulamalar üzerindeydi neredeyse. 2-3 hafta teorikten sonra uygulamaya geçiyoruz. bunun yoruculuğu vardı, malzeme bulma sıkıntısı, kız apartmanında kalma olayı (yemek, temizlik, çamaşır vs. zaman alıcı ve yorgunluklar üst üsteyken yorucu oluyor.) sonrasında sınavlara çalışma olayında ben ona saat akşam 10'dan sabah 4-6'ya kadar vakit ayırmışım üst üste birkaç gün. ve kendisinin zaman kaybı olmuş. (:
o an hiç bunlardan bahsetmedim bile. dediğim tek şey "keşke ilkten deseydin de zaman kaybına bu günleri de eklemeseydin. ve doğrudan deseydin ben seni anlardım ama böyle aptallık yapmandan ötürü anlayış göstermeyeceğim. ne hâlin varsa görebilirsin. bir daha görüşmemek üzere desem de son olmayacağını biliyorum." gibisinden bir şeyler deyip silmiştim.
ve sonralarda "abla özür dilerim."ler ama yok. bazı olayların ben de tek hakkı var. yaptın mı silinirsin kim olursan ol.
benim senin yanında olmaya çalıştığım zamanlara hem saygısızlık hem de terbiyesizlik ediyorsun. sınav sürecinde vakit kaybı olarak görmen bile yeterliydi neyse. insanlar büyük ve küçük olarak bu tarz.
en son depremde kuzenime sormuş durumumu, o da "ne diyeyim?" deyince"haysiyet kaybı olanlara cevap vermiyormuş. ve eğer bir kez daha sorulursa o kişinin ağzına ediyormuş. bu yüzden şanslarını çokta zorlamasınlarmış." diye yazdırmıştım. yabancıya dönüşen onlarsa ve şerefsiz bir yabancıya dönüşüyorlarsa ona göre muamele ederim ben de. ben o süreçten sonra onları tamamen siliyorum. hayatımda olmayan aklımda da olmuyor. deprem tarzı olaylarda aklıma bile gelmediler mesela. tamamen bitirip gerçek yabancılara çeviriyorum. bu olay benim için lütuf gibi. yoksa baya üzülürdüm.
şerefsizlikten çekinmeyenlere had bildirmekten çekinecek değilim bu kim olursa olsun. böyle adilik yapınca normal muamele bekleme pişkinlikleri de var? sen benim midemi bulandırdıktan sonra hangi yüzle iyi halimi bekliyorsun ki? adi oldukları kadar beyinsiz gibiler.
niye nefes alıyorlar ya da ben niye onlarla aynı yerde nefes alıyorum? bu bariz dengesizlik benim sinirimi bozuyor ve tiksindiriyor. temel benzerliklerden bile iğreniyorum. benim gibi saçı var, gözü var falan iyy yani. bakınca insan, tanıyınca cinsi belirsiz bir yaratık?
insan görünümünün kamuflaj olayından nefret ediyorum tırt yiyin...
durumunu düzelttikten sonra benden uzaklaştı. ama ben bu uzaklaşmayı farklı sandım. "sorunu çözemedik mi acaba?" veya "başka bir şey mi oldu?" veya "bu döneminde tam yanında olamadım mı yoksa, ondan mı bozuldu da böyle davranıyor?" diye saf saf düşünürken meğersem kendisi (11'e gidiyordu.) sınava hazırlık yaparken zamanını alıyormuşum diye benle konuşmak istememiş. bir de ben anca bunu 5-6 gün sonra onu sıkıştırıp öğrendim. sıkıştırma olayı da derdinin kesinlikle benle olduğunu anlamamdan kaynaklıydı. ve sen sorun yaratıyorsan insan gibi açıklamanı yapamıyorsan o vakit eşek gibi yapacaksın. sorun yaratıp kaçmak, pardon nereye?
neyse işte olayı öğrendim ve onu sildim.
bölümüm hep uygulamalar üzerindeydi neredeyse. 2-3 hafta teorikten sonra uygulamaya geçiyoruz. bunun yoruculuğu vardı, malzeme bulma sıkıntısı, kız apartmanında kalma olayı (yemek, temizlik, çamaşır vs. zaman alıcı ve yorgunluklar üst üsteyken yorucu oluyor.) sonrasında sınavlara çalışma olayında ben ona saat akşam 10'dan sabah 4-6'ya kadar vakit ayırmışım üst üste birkaç gün. ve kendisinin zaman kaybı olmuş. (:
o an hiç bunlardan bahsetmedim bile. dediğim tek şey "keşke ilkten deseydin de zaman kaybına bu günleri de eklemeseydin. ve doğrudan deseydin ben seni anlardım ama böyle aptallık yapmandan ötürü anlayış göstermeyeceğim. ne hâlin varsa görebilirsin. bir daha görüşmemek üzere desem de son olmayacağını biliyorum." gibisinden bir şeyler deyip silmiştim.
ve sonralarda "abla özür dilerim."ler ama yok. bazı olayların ben de tek hakkı var. yaptın mı silinirsin kim olursan ol.
benim senin yanında olmaya çalıştığım zamanlara hem saygısızlık hem de terbiyesizlik ediyorsun. sınav sürecinde vakit kaybı olarak görmen bile yeterliydi neyse. insanlar büyük ve küçük olarak bu tarz.
en son depremde kuzenime sormuş durumumu, o da "ne diyeyim?" deyince"haysiyet kaybı olanlara cevap vermiyormuş. ve eğer bir kez daha sorulursa o kişinin ağzına ediyormuş. bu yüzden şanslarını çokta zorlamasınlarmış." diye yazdırmıştım. yabancıya dönüşen onlarsa ve şerefsiz bir yabancıya dönüşüyorlarsa ona göre muamele ederim ben de. ben o süreçten sonra onları tamamen siliyorum. hayatımda olmayan aklımda da olmuyor. deprem tarzı olaylarda aklıma bile gelmediler mesela. tamamen bitirip gerçek yabancılara çeviriyorum. bu olay benim için lütuf gibi. yoksa baya üzülürdüm.
şerefsizlikten çekinmeyenlere had bildirmekten çekinecek değilim bu kim olursa olsun. böyle adilik yapınca normal muamele bekleme pişkinlikleri de var? sen benim midemi bulandırdıktan sonra hangi yüzle iyi halimi bekliyorsun ki? adi oldukları kadar beyinsiz gibiler.
niye nefes alıyorlar ya da ben niye onlarla aynı yerde nefes alıyorum? bu bariz dengesizlik benim sinirimi bozuyor ve tiksindiriyor. temel benzerliklerden bile iğreniyorum. benim gibi saçı var, gözü var falan iyy yani. bakınca insan, tanıyınca cinsi belirsiz bir yaratık?
insan görünümünün kamuflaj olayından nefret ediyorum tırt yiyin...
devamını gör...
yorgana kılıf takmadan kılıfsız yorganla yatmak
nevresim geçirmeyi son ana bıraktığım için bu seferde tatlı mı tatlı bir uyku gelmiş ki kaçırmamalı. o nevresim yarına kalabilir deyip, kılıfsız yatırlır. sabah nevresim mayhoş bir halde geçirilip kısır döngünün kırılması şarttır ama yoksa acı çekilir huzursuzlaşılır. iki yakası bir araya gelmeyenlerden olunur. tü tü tü tü. düşman başına
devamını gör...
ümit özdağ'ın meral akşener'e ittifak teklifinde bulunması
ittifak teklifinde bulunacağına biraz daha yatsın soteye beklesin. bu gidişle meral ablanın partisi diye bir şey kalmayacak zaten. gider çöker oraya. belki de bunu görüp partiye çökmek için arayı ısındırmaya başlamıştır kim bilir? en nihayetinde siyaset bu tükürdüğünü yalayıp yutma , yerden kazıyıp yeme sanatı.
devamını gör...
afife jale
türk tiyatrosu adına attığı adımla müslüman türk kadınının sahneye çıkmasının öncüsü olmuştur.
çalkantılı hayatı morfinle tanışmasıyla dibe vurmuş, 39 yaşında vefat etmiştir.
selahattin pınar ile yaşadıkları tutkulu aşk geride hüzün dolu şarkılar kalmasına sebep olmuştur.
adına tiyatro ödülleri verilen bu efsane kadın, bir yanıyla örnek alınacakken diğer yanıyla kaçınılması gereken biridir.
çalkantılı hayatı morfinle tanışmasıyla dibe vurmuş, 39 yaşında vefat etmiştir.
selahattin pınar ile yaşadıkları tutkulu aşk geride hüzün dolu şarkılar kalmasına sebep olmuştur.
adına tiyatro ödülleri verilen bu efsane kadın, bir yanıyla örnek alınacakken diğer yanıyla kaçınılması gereken biridir.
devamını gör...
venezuela guyana savaşı
venezuela ve guyana arasında yüz yıldır devam eden essequiba adlı bölgenin kime ait olduğu ile ilgili anlaşmazlığının neden olacağı savaş. venezuelada yapılması planlanan essequiba ya askeri müdahalede bulunalım mı temalı halk oylaması gerginliği savaş noktasına getirdi. söz konusu bölgenin doğal kaynaklar bakımından zengin olduğu belirtiliyor.
devamını gör...
herkesin kendini iyi biri olarak görmesi
insanın kötülük yapabilme potansiyeli antik çağ ya da cilalı taş devrinden farklı değil. ama şu an kötülük yapmak için harekete geçirilecek araç sayısı çok fazla. bu da insandaki kötü yönü ortaya çıkartıyor. ve eyleme dökebilme imkanını artırıyor.
bir de zaten insan özünde iyi falan değil kötüdür . çakal insan oğlu cennette ebedi kalacam diye şeytanın iki fısıldayışına aldanmış ve gitmiş yasak elmayı yemiş. bunun neresi iyi? güya ölümsüz olacaktı ama elmayı mı yemiş ayvayı mı yemiş belli değil. bence tekrar cennete yollasalar , şeytan kulağına tekrar fısıldasa gider yine yer o elmayı. o kadar da nankör ve akılsız çünkü.
bir de zaten insan özünde iyi falan değil kötüdür . çakal insan oğlu cennette ebedi kalacam diye şeytanın iki fısıldayışına aldanmış ve gitmiş yasak elmayı yemiş. bunun neresi iyi? güya ölümsüz olacaktı ama elmayı mı yemiş ayvayı mı yemiş belli değil. bence tekrar cennete yollasalar , şeytan kulağına tekrar fısıldasa gider yine yer o elmayı. o kadar da nankör ve akılsız çünkü.
devamını gör...
bu sitenin erkekleri çamaşır asıp kurutuyorlarmış
lucifer hassas yıkama yapmışsındır. uzun sürmüştür. hassas erkekler yapar senin yaptığını. nıhahaha. turnusol olmuş. cıvata muhabbetine
devamını gör...
yazarların favori çamaşır yıkama deterjanı
sabun.
devamını gör...
michael tomasello
1950 doğumlu amerikalı yazar/ psikolog/ filolog olarak tanınır.
insan ahlakının doğal tarihi kitapları arasındadır.
insandaki ilk ve en bariz iletişim güdüsü talep etmektir.
insan ahlakının doğal tarihi kitapları arasındadır.
insandaki ilk ve en bariz iletişim güdüsü talep etmektir.
devamını gör...
yazarların favori çamaşır yıkama deterjanı
ben varsılım sıvı deterjan kullanıyorum. en pahalısından. huh
devamını gör...
kimerizm
kimmeryalı conan ile ilgisi olmayan bir durumdur. olsaydı 'red sonya' ile bir kimmerizmi oluşabilirdi ama hayalimde bile oluşturamıyorum sonuç hibriti. neyse, iyi ki olmamış . krom aşkına...
devamını gör...
ümit özdağ'ın meral akşener'e ittifak teklifinde bulunması
sayın akşener, 2023 seçimlerine giderken zafer partisi nisan 2022’de mansur yavaş’ı cumhurbaşkanı adaylığı için “ kazanacak aday” olarak açıkladı. siz aynı açıklamayı yapmak için 9 ay beklediniz. chp, yavaş’ın adaylığına karşı çıkınca size çağrıda bulunarak mansur yavaş’ı zafer partisi ve iyi parti’nin ortak adayı olarak göstermeyi önerdim. duymamazlıktan geldiniz oysa dinlese idiniz türk siyasetinde yeni bir ufuk açılabilirdi.
aksener tarafindan cok da eyleme gecmeyecek bir cagri, duymamazliktan gelmeye aliskin cunku kadin. keske olsa, ihtimali bile nasil umut yesertmis mutlu etmistir. hem de nasil offf!!
devamını gör...
herkesin kendini iyi biri olarak görmesi
bizi bizden başka seven yok. kendimizi de sevmezsek taşa mı dönelim ?
devamını gör...
ümit özdağ'ın meral akşener'e ittifak teklifinde bulunması
bu altılı masayla öyle yada böyle bi şekilde yan yana durmuş hiç bir şeyi desteklemiyorum artık.
devamını gör...