zaman tüneli
sana layık değilim
aşırı dillendirilip anlam berraklığına kavuştuğu için ne denilmek istendiği de kabak gibi ortada artık.
ayrılıklarda hala bu cümle kullanılıyor mu bilmiyorum ama artık tarihin gizem çöplüğü müzesindeki yerini alması gerekir. bunu yiyen kalmadı artık çünkü.
eskiden belki hem birini kırmadan , dökmeden , incitmeden nasıl ayrılırım, hem de ayrılığın bütün sorumluluğunu karşı tarafa nasıl itelerim kafası yaşayanların kullandığı bir cümle idi ama artık resmen hakaret anlamı içeriyor.
yani sana karşı en ufak bir şey hissetmediğim gibi , seni erkek olarak dahi görmüyorum , senden bi bk olmaz, benim tek bir hücreme dahi ne cinsel ne de hormonsal bir enerji veremiyorsun, sana karşı duvar hissi besliyorum, benim için oyuncak ayıdan farkın yok , hatta 1000 tane şeyim olsa birini bile vermem , hadi şimdi şurdan çektir git gibi bir hakaret yani.
ayrılıklarda hala bu cümle kullanılıyor mu bilmiyorum ama artık tarihin gizem çöplüğü müzesindeki yerini alması gerekir. bunu yiyen kalmadı artık çünkü.
eskiden belki hem birini kırmadan , dökmeden , incitmeden nasıl ayrılırım, hem de ayrılığın bütün sorumluluğunu karşı tarafa nasıl itelerim kafası yaşayanların kullandığı bir cümle idi ama artık resmen hakaret anlamı içeriyor.
yani sana karşı en ufak bir şey hissetmediğim gibi , seni erkek olarak dahi görmüyorum , senden bi bk olmaz, benim tek bir hücreme dahi ne cinsel ne de hormonsal bir enerji veremiyorsun, sana karşı duvar hissi besliyorum, benim için oyuncak ayıdan farkın yok , hatta 1000 tane şeyim olsa birini bile vermem , hadi şimdi şurdan çektir git gibi bir hakaret yani.
devamını gör...
hayatınızda zevk aldığınız en büyük şey
bir beceride (tercihen hiçbir tecrübem yokken) ilk denemede kendimi tatmin edecek seviyeye çıkmak.
ilk yaptığım pilav şahane olmuştu mesela * daha sonra defalarca aynı şekilde yaptım pilavı ama hiçbiri ilki kadar güzel olmadı. fakat pilav yapmaktan hiç vazgeçmedim, çünkü ilki mükemmeldi.
ilk ehliyet sınavında da önüme birisi kırdı. çarpmamak için ne yapacağımı şaşırdım. üzerinden 3 sınav geçti, ehliyeti alalı da 9 yıl oldu neredeyse ve araba kullanamıyorum. çünkü ilk tecrübem tam bir travma. üstelik sınavdan önce * şehrin bir ucundan diğer ucuna gittiğim halde.
bir şeyin ilk denemesi başarılıysa, kendimi tatmin etmiş bir sonuç aldıysam o konudaki her şeyi yapabilirim. bir şeyin ilk denemesi benim için kötüyse asırlar geçsin, yapamıyorum.
ilk yaptığım pilav şahane olmuştu mesela * daha sonra defalarca aynı şekilde yaptım pilavı ama hiçbiri ilki kadar güzel olmadı. fakat pilav yapmaktan hiç vazgeçmedim, çünkü ilki mükemmeldi.
ilk ehliyet sınavında da önüme birisi kırdı. çarpmamak için ne yapacağımı şaşırdım. üzerinden 3 sınav geçti, ehliyeti alalı da 9 yıl oldu neredeyse ve araba kullanamıyorum. çünkü ilk tecrübem tam bir travma. üstelik sınavdan önce * şehrin bir ucundan diğer ucuna gittiğim halde.
bir şeyin ilk denemesi başarılıysa, kendimi tatmin etmiş bir sonuç aldıysam o konudaki her şeyi yapabilirim. bir şeyin ilk denemesi benim için kötüyse asırlar geçsin, yapamıyorum.
devamını gör...
mutlu evliliğin sırları
eşlerin farklı hobi sahibi olduğu,
kimsenin ötekini kıskanmadığı,
beraberlikte amacın iyi etmek iyi olmak olduğu sırlar.
yazdığım sır kalmasın, yayın bunu.
kimsenin ötekini kıskanmadığı,
beraberlikte amacın iyi etmek iyi olmak olduğu sırlar.
yazdığım sır kalmasın, yayın bunu.
devamını gör...
mutlu evliliğin sırları
basit bir formüldür.
1+1=1
1+1=1
devamını gör...
trafikte ne bakıyorsun lan dürrük bakışı yemek
"çocuğa ışıklı ayakkabı bakıyorum " diyemezsin. adam "ne bakıyorsun" diye soru sormadı çünkü bakış attı.
bi de "dürrük ne ayol" diyenler için bir açıklama yapayım. vala ben de bilmiyorum.
ama başlığa laf olsun torba diye bir anımı anlatırım cevap yerine.
polislerin lolipop şeker gibi rüşvet yediği zamanlardı. çuval çuval parayı 3-5 saatte toplayıp kimseden çekinmeden e-5 kenarında 2 tükürükte aralarında bölüştükleri zamanlardı. bir polis abimiz vardı mahalleden . "çevirme yaptığımız her anda herkes pis pis bakardı bize. ve ben artık içinden bana hangi küfür ettiğini bile biliyordum. ama rüşvet yesem de küfür ediyordu , yemesem de küfür ediyordu içinden tabi. işte ben de o yüzden yemeyi seçtim " demişti.
bi de "dürrük ne ayol" diyenler için bir açıklama yapayım. vala ben de bilmiyorum.
ama başlığa laf olsun torba diye bir anımı anlatırım cevap yerine.
polislerin lolipop şeker gibi rüşvet yediği zamanlardı. çuval çuval parayı 3-5 saatte toplayıp kimseden çekinmeden e-5 kenarında 2 tükürükte aralarında bölüştükleri zamanlardı. bir polis abimiz vardı mahalleden . "çevirme yaptığımız her anda herkes pis pis bakardı bize. ve ben artık içinden bana hangi küfür ettiğini bile biliyordum. ama rüşvet yesem de küfür ediyordu , yemesem de küfür ediyordu içinden tabi. işte ben de o yüzden yemeyi seçtim " demişti.
devamını gör...
ülke kurmak
bu saatten sonra imkansızdır her yer parsellendikten sonra gecekondu yapmaya benzer yaparsın ama bir gün sahibi gelir başına yıkar
devamını gör...
kutsala laf sokmak
el yumruğunu yemeyen kendi yumruğunu balyoz sanırmış. buradan yola çıkarak sen milletin kutsalına dil uzatırsan o da kalkar senin kutsalına öyle bir laf sokar ki zoruna gider ağlarsın.
kimsenin sinir uçlarına dokunmamak lazım.
"sizin dininiz size, benim dinim banadır."* de geç.
kimsenin sinir uçlarına dokunmamak lazım.
"sizin dininiz size, benim dinim banadır."* de geç.
devamını gör...
mutlu evliliğin sırları
birden fazla parametre var ve bence sır değil ama hiçbir şey mutlu evli garantilemez örneğin bunların birkaçı var ama saygı yoksa, şiddet varsa, birbirine iletişimsizlik, sadakatsizlik hayata başka başka pencerelerden bakma kültürel siyasi ya da sosyolojik farklar olursa o harç çimento tutmaz
devamını gör...
çalışan kadının kocasıyla eşit olması
yanlış önerme. çalışmayan kadın da kocasıyla eşittir.
devamını gör...
kutsala laf sokmak
asla olmaması gereken bir şey. kutsallara saygı göstermek , mutlaka uyulması gereken bir şey.
lakin kutsallar o kadar çoğaldiki ki , esasen kutsal olmayan şeyleri dahi kutsal addetmeye başladık.
islamı hep büyülü, kozmik bir kavram olarak gördüğümüz için islam medeniyetini de komple kutsallaştırıyoruz. o kadar çok kutsallarımız var ki saymakla bitmez. bu kadar kutsalı olan insanların düşüncesi olmaz. düşünebilmesi imkansızlaşır. çünkü kutsal demek dokunulamaz demektir. dokunamazsan düşünemezsin de.
lakin kutsallar o kadar çoğaldiki ki , esasen kutsal olmayan şeyleri dahi kutsal addetmeye başladık.
islamı hep büyülü, kozmik bir kavram olarak gördüğümüz için islam medeniyetini de komple kutsallaştırıyoruz. o kadar çok kutsallarımız var ki saymakla bitmez. bu kadar kutsalı olan insanların düşüncesi olmaz. düşünebilmesi imkansızlaşır. çünkü kutsal demek dokunulamaz demektir. dokunamazsan düşünemezsin de.
devamını gör...
ülke kurmak
(bkz: rose adası'nın inanılmaz hikayesi) sürükleyici, lezzetli bir filmdi. hemide gerçekten yaşanmış bir hikaye.
devamını gör...
kitap okumanın adam öldürmekten daha zor olması
adam öldürmek nedir ki? bir kurşun kaç para ulan? daan diye tetiğe dokunup sıktım mı aha adam öldü. gayet çocuk oyuncağı kolay iş. tabi tetiğe daaan diye dokunulur mu o da ayrı bir mevzu? dokunsan öyle bir ses çıkar belki ama daan diye dokunmak biraz klasifikasyon tarzda pejoratif bir ifade oldu sanki. neyse burada kendi otokritifikasyonumu da yapıp diğer mevzuya geleyim.
ama kitap okumak öyle mi efenim? önce okuyacaksın , sonra anlayacaksın, kitabı etüt edeceksin, değerlendireceksin , kritize edeceksin, yorumlayacaksın , , açımlayacaksın, serimleyeceksin falan filan ohooo ölme eşşeğim ölme.
ama kitap okumak öyle mi efenim? önce okuyacaksın , sonra anlayacaksın, kitabı etüt edeceksin, değerlendireceksin , kritize edeceksin, yorumlayacaksın , , açımlayacaksın, serimleyeceksin falan filan ohooo ölme eşşeğim ölme.
devamını gör...
ülke kurmak
yeni bir ülkenin, başka bir ülkeden bağımsızlık kazanmak, rejim değişikliği vb. durumlar ile kurulması durumu. bir de şöylesi var ki akıllara zarar: cinsel saldırı suçundan aranan kişi kendine "ülke" kurarak diğer ülkelerle anlaşmalar imzaladı
bizim badeci takunyalılara da rol model çıktı diyeceğim ama; böyle suçlamalara maruz kaldıklarında, vatandaşı oldukları ülke kendilerine gereken cezaları vermediğinden gerek dumayacakları eylemdir. aksi halde bir sürü tek kişilik şeriat devleti doğabilirdi.
bizim badeci takunyalılara da rol model çıktı diyeceğim ama; böyle suçlamalara maruz kaldıklarında, vatandaşı oldukları ülke kendilerine gereken cezaları vermediğinden gerek dumayacakları eylemdir. aksi halde bir sürü tek kişilik şeriat devleti doğabilirdi.
devamını gör...
30 kasım 2023 nordsjælland fenerbahçe maçı
bir fenerli olarak söylüyorum rezil olduğumuz bir maçtır. böylesine sıradan bir takımdan 6 yiyorsak bayern münih ile karşılaşsak kaç yermişiz acaba diye düşünmeden edemiyor insan.
fenerbahçe'nin ne yazık ki balon olduğunun kanıtıdır.
fenerbahçe'nin ne yazık ki balon olduğunun kanıtıdır.
devamını gör...
okyanus
hâlâ tam anlamıyla keşfedemediğimiz devâsa su kütleleri.
dünya yüzeyinin çok büyük bir bölümüne yayılmış, hidrosferin çoğunu oluşturan su kütlesi olarak ifade edilir.
bilimine ise oseonografya adı verilir.
bazı okyanuslar/
pasifik
atlas
hint
okyanus dünya yüzeyinin yaklaşık %71'ini ve dünya biyosferinin %90'ını kapsar.
dünya yüzeyinin çok büyük bir bölümüne yayılmış, hidrosferin çoğunu oluşturan su kütlesi olarak ifade edilir.
bilimine ise oseonografya adı verilir.
bazı okyanuslar/
pasifik
atlas
hint
okyanus dünya yüzeyinin yaklaşık %71'ini ve dünya biyosferinin %90'ını kapsar.
devamını gör...
30 kasım 2023 nordsjælland fenerbahçe maçı
asıl suçlu geldiğinden beri kulübü sabote etmek için elinden geleni yapan ali koç'tur. süper kadro kurduğu iddia edilen bir sezonda defans neredeyse hiç yok. becao ve djiku hiç öyle fenerbahçe kalibresinde transferler değil, üstüne üstlük onlar yokken daha kötü bir savunma var. bu başkandan kurtulmak gerek.
ismail kartal ligde bizi bir yerlere taşır ama avrupa'da olmaz. jesus'un değerini daha iyi anlıyorum. adamı küfürler eşliğinde yolladılar, 10 yıldır tek kupamız da jesus'tan geldi. avrupa başarısı da cabası.
ismail kartal ryan kent'i sol bek denemiş, neyi amaçlamış hiç anlamadım. hızını kullanmak desen, savunma yokken hız ne işe yarasın? o zaman tüm kanatlar beke döndürülsün. garip... tabii sakatlıklar da var ama bunun planlamasının gerçekleştirilmesi gerektiğini bilmeyecek değiller. "sabote etmek" tabirini biraz da bu nedenle kullandım.
ben gruptan çıkacağımızı düşünüyorum ama sonrası gelmez muhtemelen. son 32 veya son 16 turunda "bize müsaade, ortalık kalsın sade." diyecek gibiyiz. kupa hikâye. 6-1'lik skor gerçekten utanç verici. yani bu maçı ve beşiktaş'ın 5-0'lık club brugge yenilgisini video olarak bir jeneratöre bağlasak, oluşacak utanç enerjisiyle ülke kalkınır şerefsizim. kulüp tarihinin en ağır skoru ilan ediyorum bunu. rakip zayıf çünkü.
iki kelâm da sosyal medyanın her köşesinde bizimle dalga geçen galatasaraylılar hakkında edelim. beyler, hep şampiyonlar ligi'nde oynamayacaksınız. küçümsediğiniz konferans ligi'nde günün birinde siz de oynayacaksınız. onun için dalga geçmekle bir şey kazanamazsınız. oturun kendi maçlarınızı güzelce izleyin sevinin. bak, 5 puan almışsınız, gruptan çıkma ihtimaliniz yüksek, hâlâ fenerbahçe'yle uğraşıyorsunuz. saçma sapan kelime şakaları, küçümseyici ifadeler, gırla giden hakaret ve küfürler...
komik de değil abi. "spartak tornavida", "ısparta tırıvırı", "köyferans ligi", "konfederasyon kupası", "konfeksiyon ligi" gibi değişik değişik ifadeler sizi cem yılmaz yapmıyor. sadece kibrinizi gösteriyor. bu liglere siz de gelip oynarsınız, bir maçta yenilince kat kat fazla alay ederler sizinle. gerek yok. biz zaten ligde onuncu olup gitmedik bu konferans ligi'ne. ülke puanı dolayısıyla ikinci ve üçüncü takım buraya gitmek zorunda kaldı. kınadığınızı yaşamadan ölmezsiniz. biraz dostça yaklaşmayı deneyin.
ismail kartal ligde bizi bir yerlere taşır ama avrupa'da olmaz. jesus'un değerini daha iyi anlıyorum. adamı küfürler eşliğinde yolladılar, 10 yıldır tek kupamız da jesus'tan geldi. avrupa başarısı da cabası.
ismail kartal ryan kent'i sol bek denemiş, neyi amaçlamış hiç anlamadım. hızını kullanmak desen, savunma yokken hız ne işe yarasın? o zaman tüm kanatlar beke döndürülsün. garip... tabii sakatlıklar da var ama bunun planlamasının gerçekleştirilmesi gerektiğini bilmeyecek değiller. "sabote etmek" tabirini biraz da bu nedenle kullandım.
ben gruptan çıkacağımızı düşünüyorum ama sonrası gelmez muhtemelen. son 32 veya son 16 turunda "bize müsaade, ortalık kalsın sade." diyecek gibiyiz. kupa hikâye. 6-1'lik skor gerçekten utanç verici. yani bu maçı ve beşiktaş'ın 5-0'lık club brugge yenilgisini video olarak bir jeneratöre bağlasak, oluşacak utanç enerjisiyle ülke kalkınır şerefsizim. kulüp tarihinin en ağır skoru ilan ediyorum bunu. rakip zayıf çünkü.
iki kelâm da sosyal medyanın her köşesinde bizimle dalga geçen galatasaraylılar hakkında edelim. beyler, hep şampiyonlar ligi'nde oynamayacaksınız. küçümsediğiniz konferans ligi'nde günün birinde siz de oynayacaksınız. onun için dalga geçmekle bir şey kazanamazsınız. oturun kendi maçlarınızı güzelce izleyin sevinin. bak, 5 puan almışsınız, gruptan çıkma ihtimaliniz yüksek, hâlâ fenerbahçe'yle uğraşıyorsunuz. saçma sapan kelime şakaları, küçümseyici ifadeler, gırla giden hakaret ve küfürler...
komik de değil abi. "spartak tornavida", "ısparta tırıvırı", "köyferans ligi", "konfederasyon kupası", "konfeksiyon ligi" gibi değişik değişik ifadeler sizi cem yılmaz yapmıyor. sadece kibrinizi gösteriyor. bu liglere siz de gelip oynarsınız, bir maçta yenilince kat kat fazla alay ederler sizinle. gerek yok. biz zaten ligde onuncu olup gitmedik bu konferans ligi'ne. ülke puanı dolayısıyla ikinci ve üçüncü takım buraya gitmek zorunda kaldı. kınadığınızı yaşamadan ölmezsiniz. biraz dostça yaklaşmayı deneyin.
devamını gör...
şarkılarda geçen acımasız cümleler
korkarım yar benden yoz olur gider.
devamını gör...
aşağılanan bendim ama aşağılık olan ben değilim
filmlerde , romanlarda , şarkı- türkülerde , tezlerde falan intihal ya da bu çalma çırpma işleri hep devam edegelen bir şey ve sonu da gelmeyecek.
bazıları direkt çaldığını da kabül ediyor. misal paulo coaelho , simyacı simyacı adlı eserini mesnevi'den arak yaptığını itiraf etmişti. ya da kabala öğretilerine ait en eski eserlerden birinin ibni arabi'den direk kopyala yapıştır olduğu ortaya çıkmıştı. yani 10 bin yıllık geçmişi olduğu iddia edilen bir öğreti bile palavra aslında. gerçi yahudi bu, çalmayı, çırpmayı iyi bilir de işin bir de şöyle bir tarafı var.
kimseye vahiy falan gelmiyor gelse hafif bir ofluluk var bende bana gelirdi.*. ama yok napalım. ya da rüyada falan da görmüyor kimse. herkes okuyor , yaşıyor hayatın içinden de çeşitli frekanslar alıyor. ve tüm bunları yaparken de mutlaka bir esinlenme oluyor.
iyi bir şair olman için mesela dünya kadar şiir okuman lazım önce. iyi bir şiir okuyucusu olmadan iyi bir şair olmak mümkün değil. nuri bilge ceylan da , diğerleri de gece gündüz senaryo okuyan ya da etrafındakilere okutturan adamlar. illaki bir esinlenme ve ya feyiz alıp yeni bir kurgu yapma gibi şeyler olacaktır. belki gönderme yaptığı o güzel laf sokma şeysini bile bir yerden esinlenerek söylemiştir.
zeki demirkubuz da yapmıştır böyle şeyler mutlaka. bu kadar abartmasına hiç gerek yoktu.
bazıları direkt çaldığını da kabül ediyor. misal paulo coaelho , simyacı simyacı adlı eserini mesnevi'den arak yaptığını itiraf etmişti. ya da kabala öğretilerine ait en eski eserlerden birinin ibni arabi'den direk kopyala yapıştır olduğu ortaya çıkmıştı. yani 10 bin yıllık geçmişi olduğu iddia edilen bir öğreti bile palavra aslında. gerçi yahudi bu, çalmayı, çırpmayı iyi bilir de işin bir de şöyle bir tarafı var.
kimseye vahiy falan gelmiyor gelse hafif bir ofluluk var bende bana gelirdi.*. ama yok napalım. ya da rüyada falan da görmüyor kimse. herkes okuyor , yaşıyor hayatın içinden de çeşitli frekanslar alıyor. ve tüm bunları yaparken de mutlaka bir esinlenme oluyor.
iyi bir şair olman için mesela dünya kadar şiir okuman lazım önce. iyi bir şiir okuyucusu olmadan iyi bir şair olmak mümkün değil. nuri bilge ceylan da , diğerleri de gece gündüz senaryo okuyan ya da etrafındakilere okutturan adamlar. illaki bir esinlenme ve ya feyiz alıp yeni bir kurgu yapma gibi şeyler olacaktır. belki gönderme yaptığı o güzel laf sokma şeysini bile bir yerden esinlenerek söylemiştir.
zeki demirkubuz da yapmıştır böyle şeyler mutlaka. bu kadar abartmasına hiç gerek yoktu.
devamını gör...

