zaman tüneli

ismail abi gelmeden bu başlık ortaya çıkmaz diyorduk ama demek ki varmış başka müdavimleri.
devamını gör...

sizinkiler'in ilk cildi.
devamını gör...

aklım ekonomiyi anlamaya başladığında dolar 1.5 tl idi yani milyon idi ama şuanki tl işte neyse konu o değil. konu o zaman 1 milyon değerliydi hatta 100 bin vardı o bile değerşiydi. hatta 25 bin vardı onunla bile eşya alıyorduk hem de bir kaç tane. şuanki 1 lira üzerinden konuşuyorsak eğer o zamanda iş tamamen değişir. büyük ihtimalle nasılsa kısa zamanda yükselir diye dolar alırım diye düşünüyorum.
devamını gör...

(bkz: ziya gökalp caddesi)

ama kurtuluş metrodan kızılay'a doğru yürümek gerek.
devamını gör...

ilk aklıma gelen 2004 ve öncesi üsküdar sahili yani üsküdar'dan hareme giderken ki cadde oldu. orası o zaman yüksek ağaçlarla çevrili ılık bir eylül ayında güneş batarken rüzgarın saçlarınızı okşadığı bir caddeydi. çok çok az gördüm o caddeyi. sonra malum marmaray için orayı 15 yıl kadar kapattılar ve güzelim ağaçlar yok oldu.
devamını gör...

karikatüristten daha öte olan bir çizer/ressam. ruh altı köşesi ile resmen türk picasso'su olmuştur. ayrıca contemporary istanbul'da heykel çalışmaları da sergilenmiştir.
devamını gör...

bahadır baruter'in genelde imza olarak kullandığı adı.
devamını gör...

kaç gündür dinleyip neden sadece ben dinleyeyim ki, paylaşmanın vakti geldi diye seve seve paylaşacağım ve keman sesi gerçekten etkileyici olan ceren gündoğdu şarkısıdır.


gir içeriye
kapıyı kapat
etme bir kelime
suratıma bak
onca iş arasına bi' de kalp yarası kondurma
seni bana yaz, beni de sana
etme bi' kere naz
nası' çıkıcaz bu yokuşu biliyosan
gülümü soldurma
devamını gör...

bir kitaba şöyle klasik böyle klasik diye bakmam. film tercihlerimden anlamışsınızdır. bir sürü saçma film izlerim ama saçma ise saçma değilse değil derim. kitapta aynı öyle klasikmiş falan işime gelmez araba sevdası ilk bilmem ne bana ne, çok saçma. ben suç ve barış bilmem öyle bir bilmemki iki kitabı tek kitap yaparım o derece. ama deneneleri bilirim çünkü her kelimesi başka bir detay ve başka bir anlam içeriyor. kitap dediğin okutmalı ve sana içinde bulunduğun zamana aitmiş gibi hissettirmeli.

ben ben diyorum da siz bana bakmayın bir delinin tavsiyesi ile kitap falan seçilmez. ben doğru dürüst okumama zaten sırf yazıyorum diye. hani şu yazarken etkilenmekten korkanlardanım diyeyim daha iyi anlarsınız.
devamını gör...

haftalık penguen'deki sadece ismi farklı olan leman'daki veya lombak dergisindeki ile aynı formatta olan fatih solmaz-baruter'in karikatür köşesi. tavşan kostümü giyerlerdi çizer ve yazar. daha sonraları lombak dergisi kapanınca tekrardan lombak ismine döndü. tapir tahir maskot karakteriydi bu köşenin.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
bu varsa o da olacak....
devamını gör...

ışıklı prezervatif görseli arıyorum harıl harıl. bulamazsam migros poşetine elektrik bağlamayı denicem.
sansüre girer mi ki? miki o şey miki değil soru eki olan. barbara manken olan.

s.o.s. edit edit :
valla bu çinliler ışıklı olmasa da fosforlusunu yapmış . ulan bunu taksak kadın bize gülmekten ölür ölür anasını.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

edit 2: modlar göreve, ayıp bişey bu yaptığım bence. beni atın ama görseli silmeyin yaaa.
devamını gör...

(bkz: saygı)
devamını gör...

uzun yıllar önce izlediğim, çekim açıları, müziği ve eşsiz sicilya manzaralarıyla hatırladığım filmdir.
devamını gör...

tarihe baktığımızda rusya'nın en önemli silahlarından birinin "asimilasyon" olduğunu görürüz. altınorda dediğimiz devlet bugünkü kırım topraklarındaydı ve osmanlı bile "bunla çok çatışmayayım da gelir saldırır başımızı belaya sokar" dercesine hep arasını iyi tutmaya çalışmış güçlü bir devletti. tek neden olmamakla birlikte rusya nüfus gücüyle zayıflattı.
bir diğer durum ikinci dünya savaşında nazilerle karşı geri çekilirken yaptığı cephe savaşlarına bakın 600bin, 800bin, 1 milyon, 750bin....gibi asker ölümüne mal olmuştur. daha iyi tahayyül edebilmeniz için şunu not edeyim bizim çanakkaledeki asker kaybımız 250bin civarı ki en aşağı 100 yılımıza mal oldu. tüm bunlara rağmen stalingrad cephesini nüfus üstünlüğü yardımıyla yine tersine çevirmeyi başarmıştır.
ukrayna'yı söyleyemeceğim bile. ne olduğunu hepimiz biliyoruz.
velhasıl rusya'nın başına eli s..inde bir adam gelmediği müddetçe lgbt ye göz açtırmayacaklar. evet eş cinselliğin yaygınlaşmasını biraz da nüfus planlaması için istiyorlar.
devamını gör...

oha, çağlar ötesinden bir karakterdir. denk gelince çocuklar gibi sevindim. karikatür dergisi okuma kültürü olanlar için güzel kelime oyunlu bir karakter, olmayanlar için "orada olsanız komikti."
devamını gör...

su
devamını gör...

geçmişte saygın bir ağanın oğluna gelin isteme olayı olmuş, gelin kahveleri servis ederken heyecandan düşürmüş, kaynanasıda bunu görünce sakar ya diye serzenişte bulunmuş. bunu duyan ağa çok gülmüş ve köyün adını sakarya koymuş sonra bu ağızdan ağıza dolaşıp ilin adı haline gelmiş. sakaryanın eski adı ise atana imiş.
devamını gör...

lisede izlemiştim. şu an sonunu tam hatırlamıyorum o yüzden yine izleyeceğim. hatırladığım en ileri kısım çocuğun alman veletleriyle aynı sofraya oturabilmesi ve saklanma ya da kaçma sahnesinde çöp kutusu tarzı bir şeyin içinde olduğu.
iyi ağlatan bir film olduğunu hatırlıyorum ama. babanın, çocuğuna ilgisi ve bu kadar ince düşünmedi öyle bir durumda yürek dağlayıcı.
tarihi ya da savaş/katliam gerçeğinin caniliğini konu alan o kadar film var ve insanlar günümüzde hâlâ savaşı başlatabiliyor. tarihten ders almayan insanların o dersi ne zaman vereceğini merak ediyorum. ve gereksiz yere başlatan, direkt sivillere yönelen kim varsa saçına ya da ayağına düşürülen tozlardan veya korkudan/acıdan akıtılan yaşlardan doğaya verdiği en minik zarara kadar sebep olunan her kül zerresinin bedelini her iki tarafta da ödesin. gerekirse binlerce kez doğup binlerce kez ölüm gibi hayat sürüp üstüne bedelini ödeseler bile onlara bir nokta kadar merhametim olmaz.
o kadar insana merhamet göstermediği aklıma gelir, çocuk öldürdüğü, yarım bıraktıkları hem ruhhen hem bedenen vs. bilmem ama göstermek için yüzüm olmazdı sanırım. bir de merhamet göstermeyen hangi yüzle bu kadar adiliğine rağmen iyilik beklentisi içine girebilir? girecek olsa hangi vasıfla?
bu dünya, "eden bulur dünyası." olsun. "eden altın, edilen bok bulur dünyası." olmasın yani.
düşmanlığı canilik ve adilik sanan zihniyetler her zaman midemi bulandırıyor. insanlığını kaybedip savaşanlar, cidden savaşın zorundalığından mı yoksa içindeki canavarın kana susamasından mı savaşıyor bu gayet ayırt edilebiliyor.
bazı insanlar savaştan daha korkunç...
devamını gör...

kur’an-ı kerim
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim