zaman tüneli
radyodan kasete şarkı çekmiş nesil
devamını gör...
italya denilince akla gelenler
(bkz: lampredotto)
devamını gör...
sevdiği kadının üstüne düşen erkek
bu aralar biraz kilo aldim düşmesem daha iyi.
devamını gör...
sevdiği kadının üstüne düşen erkek
bir zamanlar, güneşin bile gözlerini kısmadan bakamadığı bir adam yaşardı ismi şerruh. kel kafası sabah güneşi gibi parıldar, göbeği ayrı bir posta kodu isterdi. çirkinliği öyle dillere destandı ki, çocuklar şerruh geliyor diye değil, deprem mi oluyor yahu diye kaçışırlardı.
ama kalbi... ah, kalbi yumuşacık bir muhallebi gibiydi. o muhallebinin sahibi de mahalledeki zarafet timsali zehra . gözleri badem, sesi çan gibi, gülüşüyle sinekleri bile vegan yapan bir kadındı.
şerruh, bir sabah aynada kendine bakarken karar verdi:
bugün açılacağım. ne kaybederim ki? zaten mahallede kuşlar bile arkamdan gülüyor.
giydi en iyi kıyafetini öyle ki bu, karnının yüzde otuzunu örtebilen düğmesi patlamamış tek çiçekli gömleğiydi. üzerine de kolonyasını boca etti limonlu karizma doğuştan yalnız.
zehra , parkta kitap okuyordu. şerruh, elinde yolun kenarından yolduğu bir demet papatya ve kalbinde richter ölçeğini zorlayan çarpıntısıyla yaklaştı. tam söze başlayacaktı ki ayağı bir kola kutusuna dolandı. dengesini kaybeden şerruh, ağır çekimde olduğu gibi kendisini yere atan burak yılmaz edası ile taklalar ile havada döndü ve pat zehra'nın tam üstüne devrildi.
papatyalar havada uçuşuyor , kitap yerde geziyor, zehra altta , şerruh ise kış uykusundan uyanan ayı gibi yavaşça kalkıyor.
o gün, şerruh ilk kez çirkinliğiyle ve göbeği ile değil, düşme açısıyla nam saldı. zehra ise kolunda iki kırık kemik bacağında çatlak bir kemik ile zaten işleri rast gitmeyen şerruh'a beddualar etti.
ama kalbi... ah, kalbi yumuşacık bir muhallebi gibiydi. o muhallebinin sahibi de mahalledeki zarafet timsali zehra . gözleri badem, sesi çan gibi, gülüşüyle sinekleri bile vegan yapan bir kadındı.
şerruh, bir sabah aynada kendine bakarken karar verdi:
bugün açılacağım. ne kaybederim ki? zaten mahallede kuşlar bile arkamdan gülüyor.
giydi en iyi kıyafetini öyle ki bu, karnının yüzde otuzunu örtebilen düğmesi patlamamış tek çiçekli gömleğiydi. üzerine de kolonyasını boca etti limonlu karizma doğuştan yalnız.
zehra , parkta kitap okuyordu. şerruh, elinde yolun kenarından yolduğu bir demet papatya ve kalbinde richter ölçeğini zorlayan çarpıntısıyla yaklaştı. tam söze başlayacaktı ki ayağı bir kola kutusuna dolandı. dengesini kaybeden şerruh, ağır çekimde olduğu gibi kendisini yere atan burak yılmaz edası ile taklalar ile havada döndü ve pat zehra'nın tam üstüne devrildi.
papatyalar havada uçuşuyor , kitap yerde geziyor, zehra altta , şerruh ise kış uykusundan uyanan ayı gibi yavaşça kalkıyor.
o gün, şerruh ilk kez çirkinliğiyle ve göbeği ile değil, düşme açısıyla nam saldı. zehra ise kolunda iki kırık kemik bacağında çatlak bir kemik ile zaten işleri rast gitmeyen şerruh'a beddualar etti.
devamını gör...
radyodan kasete şarkı çekmiş nesil
ıki tuşa ayni anda basayim derken tuşun birini kirmisligim var. hey gidi yaslanmisi be.
devamını gör...
lampredotto
özellikle floransa taraflarında yapılan italyan üsulü dana işkembe
ekmek arası sandviç veya porsiyon olarak satılıyor
ekmek arası sandviç veya porsiyon olarak satılıyor
devamını gör...
keşke azınlık olsaydım
devamını gör...
restoranda yemeğin ardından verilen ikram çayı
amiyane tabirle vazelin ikramı olarakta bilinir.
devamını gör...
meja (yazar)
kimse için gelmemeli. canı istediği için gelmeli. fakat galatasaray şampiyon olduğunda bi uğrasın isteriz tabii. o başka.
devamını gör...
radyodan kasete şarkı çekmiş nesil
şarkının en can alıcı yerinde afrikalı aliiiii afrikalı anonsuna maruz kalmış nesildir. yine de güzeldi, afrikalı ali'yi de severdim bu arada.
devamını gör...
kel erkek çekiciliği
kafatası oranı brakisefalik olanlarda kellik balkabağı gibi durur afedersin. kelliğin yakışması için kafanın dolikosefal olması gerekir. bizim gibi asya kökenlilerde kafalar brakisefaliktir maalesef. hele bir de kafa enseye doğru dümdüz iniyorsa neye benzediğini söylemek istemiyorum. söylesem de moderasyon siler.
biraz ırkçı bir söylem gibi oldu ama durum şudur:
biraz ırkçı bir söylem gibi oldu ama durum şudur:
devamını gör...
öpüşürken dişlerin birbirine vurması
ancak at agizlilarin basina gelecek bir olay diye düsünüyorum.
düşünüyorum düşünüyorum yok dislerin birbirine vurmasi icin baya bi at agizli olmak lazim.
düşünüyorum düşünüyorum yok dislerin birbirine vurmasi icin baya bi at agizli olmak lazim.
devamını gör...
emel taşçıoğlu
bayılıyorum bu kadına yahu. bu nasıl samimiyet, bu nasıl kendini vermek, bu nasıl tok, gürül gürül bir ses.
bu türküyü ilk defa dinledim, fıkır fıkır bir şey. daha önce nasıl dinlemediysem içinde serv-i bülendim filan geçiyor. *
hasretin cana yetti
benim serv-i bülendim
bir ömür sensiz bitti
bekletme, gel, efendim
türkünün sözleri aşıklık geleneğini sürdürmüş bir halk ozanı, ailesi kars'tan sorgun'a göçmüş, şahin kars'ın *.
bu türküyü ilk defa dinledim, fıkır fıkır bir şey. daha önce nasıl dinlemediysem içinde serv-i bülendim filan geçiyor. *
hasretin cana yetti
benim serv-i bülendim
bir ömür sensiz bitti
bekletme, gel, efendim
türkünün sözleri aşıklık geleneğini sürdürmüş bir halk ozanı, ailesi kars'tan sorgun'a göçmüş, şahin kars'ın *.
devamını gör...
kel erkek çekiciliği
dahlvier. ohşss
devamını gör...
kel erkek çekiciliği
j ohny sins?
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
bu adam kendine düz demiş ama katiyyen buna inanmıyorum. dünya görüşlerimiz tamamıyla zıt olsa da beynini kullanarak yazanlar hemen anlaşılıyor.
yolu açık olsun diyelim.
yolu açık olsun diyelim.
devamını gör...




