zaman tüneli
gogol'un küçük bürokratları
gogol romanlarında sürekli olan bu grup hafiften ezik insanlar olup, gömlek üzerinden süveter giyerler. günümüzde bu olay kalmadığı için, ceket de giymeye başlamışlardır. sürekli kuşkucu, korkak, çekingen, ayakkabı, palto, şu-bu için para biriktiren, atılımsız, yengelerime yeterli sertlikte vuramanyan bir insan prototipidir bu kişiler. buna karşın aşırı onurludurlar, çarlık öncesini özlerler. nerede o eski günler derler. enseye şaplak olaylarına küserler. ben genel anlamda seviyorum bu amcaları. ağızlarında gezdirme fikrine sahip değilim. aksine, muhabbet edilebilecek kaliteli kişiler olarak görmekteyim. sevgilerim ile cumalara...
devamını gör...
graveyard keeper
2.5 dolara falan inmişti sanırım bir ara, alacaktım ama türkçe çeviri yok diye almadım, yama falan yapardım ama bir yandan da zaten oynayacağım bir ton oyun var. gereksiz harcama yapmayayım diye almadım. şayet en az 10 yıl götürecek oyun var. en basit oyunda bile sevdiysem bokunu çıkarıyorum ben. yani 10 yıl dediysem fazlada yok 8-10 oyun işte ama bana fazlasıyla yetiyor. birde sınırsız oynanabilirliği yüksek oyunlar aldığımdan baya uzun sürüyor, alıp bitirmelik oyun nadiren alırım. çünkü sevdiğim bir şeyin bitmesini sevmiyorum pek.
devamını gör...
türkülerde geçen acımasız sözler
''ağrılar baş tutar ahuzardayım
mansur gibi çekilmişim dardayım
gezer dolaşırım bilmem nerdeyim
deli deli estiğimi söyleme
ona söyleme''
mansur gibi çekilmişim dardayım
gezer dolaşırım bilmem nerdeyim
deli deli estiğimi söyleme
ona söyleme''
devamını gör...
türkülerde geçen acımasız sözler
#3517293
bana mı diyorsun bilmiyorum ama bana dediysen mesajını aldım kardeşim.
allahtan uçup gitti, boşver böylesi bin kat hayırlı.
hem ne der türkü?
"el kızı dediğin azrail dostu"
bana mı diyorsun bilmiyorum ama bana dediysen mesajını aldım kardeşim.
allahtan uçup gitti, boşver böylesi bin kat hayırlı.
hem ne der türkü?
"el kızı dediğin azrail dostu"
devamını gör...
bisiklet hırsızları
"roma'nın zengini de fakiri de bol olur gardaş" vurgusunu çok iyi vermiştir yönetmen. roma'nın iki yüzünü görürüz faşist diktatörün devrilmesi sonucu kafası karışan italya'da. bu adamın işi de güzel bir yerdedir, misal maslak gibi düşünün. yalnız evi dolapdere dersek uyar. kahramanımız iş bulduğunda, ille de pisikletle gelcen işe derler. yengem burada büyük bir fedakarlık yapar. satar her şeyini, aşkına verir. böyle kadınların ayaklarını emerim ben saygımdan şaka maka. serçeden başlar, bir bir emerim parmak aralarını. bu kral hareket ile, rehinciye yemek falan almak için bıraktığı bisiklete üzülen adam gidip bisiklet alır. onu da çalar piçin biri. biz roma'yı, antonio ve oğlu bruno'nun gözünden ayrı ayrı izleriz. harabe halini de, güzelliğini de görürüz. antinio umutsuz bir adamdır, dostoyevski'nin, eli cebinde gezen yırtık paltolu loser tipleri gibidir. her seferinde umutsuzluğa kapılır oğlanın önünde. bir nevi küçük enişte durumuna düşer ama vazgeçmez. en sonunda, bu dünyanın çarkının böyle işlemediğini anlar. tanrıya günahları için her gece af dileyeceği bir şey yapmaya karar verir...bir çılgınlık...illegal bir olay...(siz anladınız onu bence). film çok güzel. insan olan bunu izler. z olmayan buna bakar.
devamını gör...
türkülerde geçen acımasız sözler
şeref ekmek bulamazken, şerefsiz budu
götürdükçe ciger aney içim yanıyor
yanıyor da güzel anam yürek kanıyor
kıvırcık ali’den.
devamını gör...
pavyon dublesi
devamını gör...
ilişkisini sözlükte göstere göstere yaşayan tipler
ne güzel işte. keşke düğünlerine de çağırsalar. iki döneriz, fena mı olur?
gerçi zamane kızları düğünlerinde halay cektirmiyorlarmiş ya. salonun tepesinden sandalla iniyorlarmis.
gerçi zamane kızları düğünlerinde halay cektirmiyorlarmiş ya. salonun tepesinden sandalla iniyorlarmis.
devamını gör...
yolluk
yere serilen örtü.
kilim düşün şimdi sonra onun kısa kenarı daha dar uzun kenarı daha uzun olanını hayal et! hah işte o yolluk. koridor örtüsü.
kilim düşün şimdi sonra onun kısa kenarı daha dar uzun kenarı daha uzun olanını hayal et! hah işte o yolluk. koridor örtüsü.
devamını gör...
terörizm
dünya üzerinde teröre bulaşmamış ülke yoktur.
doğrudan veya dolaylı yoldan illa ki terörle ilişki içindedir devlet.
terör deyince sadece milis güçler gelmesin aklınıza…
doğrudan veya dolaylı yoldan illa ki terörle ilişki içindedir devlet.
terör deyince sadece milis güçler gelmesin aklınıza…
devamını gör...
tek başına iktidar olmak
ülkemizdeki d'hondt sistemi, seçim barajı, seçim bölgeleri zaten başlı başına tekil iktidarlara gebeyken, başkanlık sistemi ile tamamen a-b partisine dönmüş bir sistemin doğal sonucu.
yürütmenin koalisyonlar neticesinde teşekkül olmasının ülkemize uymadığı tüm 90'lar karnesiyle ortadayken, aslen bu sistem daha makul gibi.
abd'den bir farkımız, halen meclisin çeşitlilik imkanının bulunması.
seçmenin lider ve parti kafasından çıkıp, vekil seçimlerinde alternatiflere gitmesiyle bir şeyler değişir. güncel sistemde sorun tek başına iktidar olmak değil, tek başına meclis çoğunluğunu elde etmek.
yürütmenin koalisyonlar neticesinde teşekkül olmasının ülkemize uymadığı tüm 90'lar karnesiyle ortadayken, aslen bu sistem daha makul gibi.
abd'den bir farkımız, halen meclisin çeşitlilik imkanının bulunması.
seçmenin lider ve parti kafasından çıkıp, vekil seçimlerinde alternatiflere gitmesiyle bir şeyler değişir. güncel sistemde sorun tek başına iktidar olmak değil, tek başına meclis çoğunluğunu elde etmek.
devamını gör...
pavyon dublesi
tek ile duble arasıdır. 60 ml rakıya tekabül eder.
devamını gör...
ilişkisini sözlükte göstere göstere yaşayan tipler
şov peşinde koşan tiplerdir.
gözlerinin yaşına bakmayıp basın cezayı...
ben adamın varya karnına karnına yumruk atarım. bunları elime bi geçirsem kemiklerini kırıcam. kalem kırar gibi.. ahh ahh.
saçlarını başlarını yolasım var hepsinin.
bahar da geldi. oooof yaa. bunların mutlulukları şimdi hiç çekilmez..
esas deniz sezonu açılınca ne yapacağız siz onu düşünün. oturduğum yerden kuduracağım. bol bol plaj voleybolu oynayacaklar, gezip tozacaklar. gel de öfkelenme, gel de kıskanma.
gözlerinin yaşına bakmayıp basın cezayı...
ben adamın varya karnına karnına yumruk atarım. bunları elime bi geçirsem kemiklerini kırıcam. kalem kırar gibi.. ahh ahh.
saçlarını başlarını yolasım var hepsinin.
bahar da geldi. oooof yaa. bunların mutlulukları şimdi hiç çekilmez..
esas deniz sezonu açılınca ne yapacağız siz onu düşünün. oturduğum yerden kuduracağım. bol bol plaj voleybolu oynayacaklar, gezip tozacaklar. gel de öfkelenme, gel de kıskanma.
devamını gör...
türkülerde geçen acımasız sözler
armut ağacına da yaslanmayasın
yarim var diye de güvenmeyesin
el kızı dediğin uçan bir kuştur
tatlı dillerine de inanmayasın
abi ben sana başka ne diyeyim.*
yarim var diye de güvenmeyesin
el kızı dediğin uçan bir kuştur
tatlı dillerine de inanmayasın
abi ben sana başka ne diyeyim.*
devamını gör...
yolluk
gözyaşı miktarından bir tık fazla rakı miktarıdır. bir kapak doldurulup aktarılarak hazırlanır. suyunu çok koyarsanız tatsız bir şeye dönüşür. kalkarken içilir.
devamını gör...
bilgi veriyorum
şimdi dostlarım, bahar geldi, yakında evlerimizde karınca kolonileri görmeye başlayacağız. biz bu karıncaları incitmeden*, aralarına fitne sokarak birlik ve beraberliklerini bozup “sizinle iş yapılmaz ulan, ben gidiyorum” dedirterek evlerimizden nasıl uzaklaştırabiliriz, size bununla ilgili bilgi vermek istiyorum.
nohut büyüklüğünde bir ekmek parçasını alıp karıncaların güzergahından biraz uzakta tek başına keşfe çıkmış bir karıncanın önüne bırakıyoruz. bu kadar basit.
normal şartlarda böyle durumlarda tesadüfe itaatle ekmek parçasına denk gelip, tek başına taşıyamayacağını idrak eden işçi karınca bir süreliğine ortadan kayboluyor, akabinde arkadaşlarını da alarak ekmeğin olduğu noktaya geri dönüyor ve onu hep birlikte taşıyorlar.
eğer siz karınca arkadaşlarını çağırmak üzere uzaklaştığı esnada ekmeği yerden alırsanız, yardıma gelen arkadaşları bir olup haberci karıncayı “ekmek nerede oğlum? sen bizimle dalga mı geçiyorsun ulan it” minvalinde sözler eşliğinde çok fena dövüp diğer tüm karıncalarla birlikte evi terk edip gidiyorlar. giderken dikkat edin, hepsi farklı bir yoldan gidiyor. çünkü artık kolonide güven ve birlik gibi mefhumlardan eser kalmadı.
hemen youtube’da bulduğum emsal bir video ile konuyu görsel anlamda da pekiştireyim.
www.youtube.com/shorts/72XF...
nohut büyüklüğünde bir ekmek parçasını alıp karıncaların güzergahından biraz uzakta tek başına keşfe çıkmış bir karıncanın önüne bırakıyoruz. bu kadar basit.
normal şartlarda böyle durumlarda tesadüfe itaatle ekmek parçasına denk gelip, tek başına taşıyamayacağını idrak eden işçi karınca bir süreliğine ortadan kayboluyor, akabinde arkadaşlarını da alarak ekmeğin olduğu noktaya geri dönüyor ve onu hep birlikte taşıyorlar.
eğer siz karınca arkadaşlarını çağırmak üzere uzaklaştığı esnada ekmeği yerden alırsanız, yardıma gelen arkadaşları bir olup haberci karıncayı “ekmek nerede oğlum? sen bizimle dalga mı geçiyorsun ulan it” minvalinde sözler eşliğinde çok fena dövüp diğer tüm karıncalarla birlikte evi terk edip gidiyorlar. giderken dikkat edin, hepsi farklı bir yoldan gidiyor. çünkü artık kolonide güven ve birlik gibi mefhumlardan eser kalmadı.
hemen youtube’da bulduğum emsal bir video ile konuyu görsel anlamda da pekiştireyim.
www.youtube.com/shorts/72XF...
devamını gör...



