zaman tüneli
matematikteki işçi problemleri
bir işçi bir duvarı 12 saatte örüyorsa iki işçi kaç saatte örer şeklinde olan sorulardır. cevap 6 saatmiş.
bunun mantığı bana ters geliyor. hadi bakalım o zaman:
bir adam ordu giresun arasını yürüyerek 16 saatte alıyor. bu durumda iki adam 8 saatte almalı. öyle değil mi?
bunun mantığı bana ters geliyor. hadi bakalım o zaman:
bir adam ordu giresun arasını yürüyerek 16 saatte alıyor. bu durumda iki adam 8 saatte almalı. öyle değil mi?
devamını gör...
capelo ile isyanım var ulan
devamını gör...
capelo ile isyanım var ulan
yayın delilere kapalı değil mi hafız?
devamını gör...
capelo ile isyanım var ulan
çok teşekkür ederim,
çok sağol,
hoş buldum,
heyecan var fazlasıyla ama güzel olacağını düşünüyoruz. çıkın çıkın gelin bakalım nasıl olacak. *
müzik konuşacağız türkü çalacağız akustik canlı performans falan var yine her telden yani*
neyse konuyu dağıtmayım sonra insanlar bana isyan etmesin *
çok sağol,
hoş buldum,
heyecan var fazlasıyla ama güzel olacağını düşünüyoruz. çıkın çıkın gelin bakalım nasıl olacak. *
müzik konuşacağız türkü çalacağız akustik canlı performans falan var yine her telden yani*
neyse konuyu dağıtmayım sonra insanlar bana isyan etmesin *
devamını gör...
capelo ile isyanım var ulan
amin.. merkezi bir semtte oturduğum için trafik beni daha çok etkiliyor :)
devamını gör...
left 4 dead 2
bir ara game man kanalımda habire oynardık dört arkadaş ayrıca fan made haritalar falan da vardı resident evil 1'deki malikhaneyi tamtamına uyarlamışlardı her ne kadar bulmaca çözerken zombi avlamak zor olsa da ama bir quest itemı suya mı ne düşürmüştük alamamıştık geçememiştik bölümü komediydi ya..
resident evil haritası
resident evil haritası
devamını gör...
sözlükte her an kavga çıkabilirmiş hissi
mancınıkla fırlatıcam bu sefer. pikaçu kostümümle dalacam hadi gelin üstüme korkmuyorum!!! kostümümü giymeden vuranı unutmam ama yazarım bir entryde.
devamını gör...
normale dönmek
hiç böyle düşünmemiştim. normal sözlükte normale dönmek başlığı açtığımın bile farkında değildim. kafanız zehir gibi çalışıyor.
ulu sözlükten normal sözlüğe dönme hali!
ulu sözlükten normal sözlüğe dönme hali!
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
iyidir . muhabbetim yok.
devamını gör...
en son sipariş verdiğiniz ürün
20-30 tane midye sipariş verecektim, o an aklıma makber geldi. makber sipariş ettim. midye etsem 30 dakikaya gelir, 15 dakikaya biterdi. makber'in gelmesi nereden baksam 5 gün sürer, okuması çok daha uzun, okumaya kalkışması daha da uzun.
makber'i okumak yürek ister.
yüreğim yok. ama zorlayacağım.
makber'i okumak yürek ister.
yüreğim yok. ama zorlayacağım.
devamını gör...
capelo ile isyanım var ulan
15b çengelköy'ün tepelerinden ümraniye tarafına gidiyor *
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
kendisi ile kavgalıyız. beni dolandırdığı için tepkim de mevcut.
edit: ilk defa üstteki alttaki yazarlar başlığına girdi giriyorum, umarım üstteki üsttedir.
edit: ilk defa üstteki alttaki yazarlar başlığına girdi giriyorum, umarım üstteki üsttedir.
devamını gör...
gülün içinde bülbül sesi var
türk yazar nezihe meriç imzalı eser; 2008 yılında yayınlanmış ve öykü türünde yer almaktadır.
birkaç hafta önce kendisinin başlığına kitabını okuduğuma dair not düşmüştüm ancak o günlerde kitabı biraz okuyup bırakmayı tercih etmiştim, çünkü sürükleyici gelmemişti ve yarım bırakmak en doğru karar gibi gözüküyordu.
bu çok az kitapta yaşadığım bir durum olsa da o kitaba geri dönmek için elimden geleni yaparım, birkaç saat önce kitaba yeniden döndüm, okumaya baştan başladım ve bitti.
kitapta yaklaşık 20 öykü yer alıyor.
bunlardan bazılarının adı şöyle;
yanmışım dumanım tüter
yaşamak denince
fotoğraf
diyorum ki
kıpırtı hanım
maşinga
öyküleri anlatmaya nereden başlayacağıma tam emin değilim zirâ öyküler sanki alışılmış öykü formunun dışında, bir disiplinden muaf ve serbest gibiydi.
giriş - gelişme - sonuç kurgusuna dayalı öyküler olduğunu kendi adıma söyleyemem, nezihe meriç bir kurgudan ziyâde içinden geldiği anlatmayı seçmiş ve tarzı da bütün kitap boyunca aynı gibiydi bana kalırsa.
hayatın içinden ama sanki hayatta çok da karşılamayacağımız ya da karşılaşmadığımız karakterler karşımıza çıkıyor, kıpırtı hanım karakteri mesela.
aşk, evlilik, hayata bir kere gelmiş olmak, insanın birden değilse bile zaman içinde anlayabileceği şeyler / duygular, dostluk, insanın hayat yolculuğundaki serüvenleri, bazı öykülerin işlediği konulardandı diyebilirim.
nezihe meriç'in edebî tarzı bana melisa kesmez okuyorum hissi verdi, aynı onun gibi on ikiden vuran cümleler, etkisi altına alan fark etmeler, bu durumu sevdim ve kitaba daha sonradan ısınmamın başlıca nedenleri arasında da bu durum yer aldı, sürpriz cümlelerin olması bence iyiydi ve kitaba dinamizm katan faktörler arasındaydı.
en çok ilk öyküyü ve fotoğraf adlı öyküyü ve son olarak da maşinga öyküsünü etkili buldum.
kitaptan seçmiş olduğum pasajları bırakarak burada bitiriyorum, çünkü gülün içinde bülbül sesi var...

ben de sevincimi, yürüyüşümün ahengini, sesimi, sonunda da gözyaşlarımı kaybettim.
kedi de kederli artık.
o da benim gibi, gideni özlüyor şimdi.
beni o kurtardı.
sonraları, “kurtulmak ne demektir” diye çok düşündüm...
pek bilemedim.
şimdi, artık, çok zaman geçti. sevdiklerimin hemen hepsi gitti. şu dünyanın içinde, tek başıma kalakalmışım işte.
bir ben, bir kendim!
kendi kendime.
çok korktum, çok ağladım, çok acı çektim.
acı çekmeden anlaşılmıyor yaşamanın tadı.
onun varlığı yaşamayı kolaylaştırır.
neden mi?
bilinmez.
açıklanamayan bir acı, bir hüzün var sanki yüreğinde.
hiçbir zaman içindeki dünyayı bilemeyeceğim..
birkaç hafta önce kendisinin başlığına kitabını okuduğuma dair not düşmüştüm ancak o günlerde kitabı biraz okuyup bırakmayı tercih etmiştim, çünkü sürükleyici gelmemişti ve yarım bırakmak en doğru karar gibi gözüküyordu.
bu çok az kitapta yaşadığım bir durum olsa da o kitaba geri dönmek için elimden geleni yaparım, birkaç saat önce kitaba yeniden döndüm, okumaya baştan başladım ve bitti.
kitapta yaklaşık 20 öykü yer alıyor.
bunlardan bazılarının adı şöyle;
yanmışım dumanım tüter
yaşamak denince
fotoğraf
diyorum ki
kıpırtı hanım
maşinga
öyküleri anlatmaya nereden başlayacağıma tam emin değilim zirâ öyküler sanki alışılmış öykü formunun dışında, bir disiplinden muaf ve serbest gibiydi.
giriş - gelişme - sonuç kurgusuna dayalı öyküler olduğunu kendi adıma söyleyemem, nezihe meriç bir kurgudan ziyâde içinden geldiği anlatmayı seçmiş ve tarzı da bütün kitap boyunca aynı gibiydi bana kalırsa.
hayatın içinden ama sanki hayatta çok da karşılamayacağımız ya da karşılaşmadığımız karakterler karşımıza çıkıyor, kıpırtı hanım karakteri mesela.
aşk, evlilik, hayata bir kere gelmiş olmak, insanın birden değilse bile zaman içinde anlayabileceği şeyler / duygular, dostluk, insanın hayat yolculuğundaki serüvenleri, bazı öykülerin işlediği konulardandı diyebilirim.
nezihe meriç'in edebî tarzı bana melisa kesmez okuyorum hissi verdi, aynı onun gibi on ikiden vuran cümleler, etkisi altına alan fark etmeler, bu durumu sevdim ve kitaba daha sonradan ısınmamın başlıca nedenleri arasında da bu durum yer aldı, sürpriz cümlelerin olması bence iyiydi ve kitaba dinamizm katan faktörler arasındaydı.
en çok ilk öyküyü ve fotoğraf adlı öyküyü ve son olarak da maşinga öyküsünü etkili buldum.
kitaptan seçmiş olduğum pasajları bırakarak burada bitiriyorum, çünkü gülün içinde bülbül sesi var...

ben de sevincimi, yürüyüşümün ahengini, sesimi, sonunda da gözyaşlarımı kaybettim.
kedi de kederli artık.
o da benim gibi, gideni özlüyor şimdi.
beni o kurtardı.
sonraları, “kurtulmak ne demektir” diye çok düşündüm...
pek bilemedim.
şimdi, artık, çok zaman geçti. sevdiklerimin hemen hepsi gitti. şu dünyanın içinde, tek başıma kalakalmışım işte.
bir ben, bir kendim!
kendi kendime.
çok korktum, çok ağladım, çok acı çektim.
acı çekmeden anlaşılmıyor yaşamanın tadı.
onun varlığı yaşamayı kolaylaştırır.
neden mi?
bilinmez.
açıklanamayan bir acı, bir hüzün var sanki yüreğinde.
hiçbir zaman içindeki dünyayı bilemeyeceğim..
devamını gör...
sözlükte her an kavga çıkabilirmiş hissi
azdan az çoktan çok gider.
devamını gör...
livaneli'nin sırrı süreyya'ya seslenişi
bir askeri için menemen'i yakan atam sağ olsa, hogwarts kütüphanesi olsa alayını içinde zülfüyle beraber yakar, karşısında keyif sigarası yakıp ben sana yandım zühtü dinlerdi. siz ne anlatıyorsunuz, kimi güzelliyorsunuz.
bu adamın desteklediği pkk ve babası apo kaç kütüphaneyi, kaç ansiklopediyi yaktı, kaç ananın bağrını kor etti onlardan hic bahsediyor mu livaneli. umarım tez kavuşur sırrı kardeşine.
bu adamın desteklediği pkk ve babası apo kaç kütüphaneyi, kaç ansiklopediyi yaktı, kaç ananın bağrını kor etti onlardan hic bahsediyor mu livaneli. umarım tez kavuşur sırrı kardeşine.
devamını gör...
capelo ile isyanım var ulan
sevgiler.
iyi yayınlar.
iyi yayınlar.
devamını gör...
sözlükte her an kavga çıkabilirmiş hissi
gece gece yine kapılınan his.
devamını gör...
normale dönmek
uludağ'a gidip sonra normal'e dönmek gibi mi? burası daha sıcaktır bence ama uludağ'ın zirvesi de zirve gibi zirvedir, karlı bir zirvedir ama epiktir. soğuk bir uludağ gazoz da neden olmasın. biz burada sıcak rengiz, turuncuyuz. tamam kış meyvesiyiz ama sonuçta fitaminliyiz. bence uludağ'a gittiyseniz normal'e dönün. portakalınızı yiyip kabuklarını içinizi ısıtan sobanızın üstüne dizin filan. yani aile, ev ortamı falan fistan.
ya da uludağ'da donun. siz bilirsiniz.
ya da uludağ'da donun. siz bilirsiniz.
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
çok güzel karısınız hanımefendi.
devamını gör...
