zaman tüneli
izleyecek film bulamamak
çok sıkı korku/gerilim türüne ilgi duyan ben için, sık sık yaşanılan lanet olası durum.
gerçekten izlenilesi kaliteli korku/gerilim filmi yok piyasada. izlenilebilenleri de, film izlemeye adam akıllı vakit ayıramasam bile çoktan izleyip bitirmişim. fransız korku filmleri zaten ayrı bir kefede. o tarafta artık izleyecek başka film bulmayı beklemiyorum da, hollywood tarafında da kalmamış. iyice silip süpürmüşüz. ben de o sebeple eskilerin korku/gerilim filmlerini izleyeyim dedim. mesela 1979 yılında çıkan when a stranger calls çok sağlam bir filmdi. izledik, bitti. 2006'da çıkan, orijinalinin sadece ilk 20 dakikasını baz alan remake'i de oldukça severek izlemiştim. o da bitti.
başka film yok muydu? vardı işte kubrick efsanelerinden birkaç bir şey. misal 1981 yılında çıkan the shining filmi. bunu da oturup izledim. ve şunu söylüyorum ki, hayatımın en boş 2 saatiydi herhalde. beni eski korku/gerilim filmlerinden soğuttu resmen. anlamlandıramadığım derecede görselliğe önem verilip, senaryosu aşırı basit tutulmuş bir film. tamam sinema görsel bir sanat bunu biliyoruz, ama sen bana hiç bir sürükleyicilik sunmayıp boş boş görselle süslenmiş sahneler dayatırsan, ben bu filmden zevk almam. yetmez kaybettiğim zamana üzülürüm. o da yetmez, eski filmlerden de soğurum.
konu, film bulamamaktan nasıl stanley kubrick 'e geldi onu bilemiyorum ama, eğer bu türe ilgi duyanlardansanız izleyecek film bulamıyorsunuz arkadaşlar. bulduklarınız da genelde fos çıkıyor, kısıtlı zamanınıza da yazık ediyor. kendimi sanırım ''neden ben bu türe ilgi duyuyorum'' diye eleştiriyorum bir tık. çünkü cidden çok sığ bir tür eğer kalite arıyorsanız. halbuki ben aşk filmlerine ilgi duysaydım, karşımda sayısız kaliteli örnekler olabilirdi. ya da bilim. interstellar bana neden etkileyici gelmiyor sizce? çünkü ilgi duymuyorum arkadaş. gerçi o film de az önce verdiğim the shining filmi gibi bomboş, sadece görsellik kasılmış sahnelerle dolu gibi duruyor ama bilemem. yine de o kadar insan seviyor, saygı duymak lazım.
yaa, öyle işte. neyse mutlu yıllar.
gerçekten izlenilesi kaliteli korku/gerilim filmi yok piyasada. izlenilebilenleri de, film izlemeye adam akıllı vakit ayıramasam bile çoktan izleyip bitirmişim. fransız korku filmleri zaten ayrı bir kefede. o tarafta artık izleyecek başka film bulmayı beklemiyorum da, hollywood tarafında da kalmamış. iyice silip süpürmüşüz. ben de o sebeple eskilerin korku/gerilim filmlerini izleyeyim dedim. mesela 1979 yılında çıkan when a stranger calls çok sağlam bir filmdi. izledik, bitti. 2006'da çıkan, orijinalinin sadece ilk 20 dakikasını baz alan remake'i de oldukça severek izlemiştim. o da bitti.
başka film yok muydu? vardı işte kubrick efsanelerinden birkaç bir şey. misal 1981 yılında çıkan the shining filmi. bunu da oturup izledim. ve şunu söylüyorum ki, hayatımın en boş 2 saatiydi herhalde. beni eski korku/gerilim filmlerinden soğuttu resmen. anlamlandıramadığım derecede görselliğe önem verilip, senaryosu aşırı basit tutulmuş bir film. tamam sinema görsel bir sanat bunu biliyoruz, ama sen bana hiç bir sürükleyicilik sunmayıp boş boş görselle süslenmiş sahneler dayatırsan, ben bu filmden zevk almam. yetmez kaybettiğim zamana üzülürüm. o da yetmez, eski filmlerden de soğurum.
konu, film bulamamaktan nasıl stanley kubrick 'e geldi onu bilemiyorum ama, eğer bu türe ilgi duyanlardansanız izleyecek film bulamıyorsunuz arkadaşlar. bulduklarınız da genelde fos çıkıyor, kısıtlı zamanınıza da yazık ediyor. kendimi sanırım ''neden ben bu türe ilgi duyuyorum'' diye eleştiriyorum bir tık. çünkü cidden çok sığ bir tür eğer kalite arıyorsanız. halbuki ben aşk filmlerine ilgi duysaydım, karşımda sayısız kaliteli örnekler olabilirdi. ya da bilim. interstellar bana neden etkileyici gelmiyor sizce? çünkü ilgi duymuyorum arkadaş. gerçi o film de az önce verdiğim the shining filmi gibi bomboş, sadece görsellik kasılmış sahnelerle dolu gibi duruyor ama bilemem. yine de o kadar insan seviyor, saygı duymak lazım.
yaa, öyle işte. neyse mutlu yıllar.
devamını gör...
modern dünyanın insanın doğasıyla oynaması
bir yaştan sona insanın doğası değişiyor. gençken buralar hep seks.
devamını gör...
1 ocak 2026 gazze yürüyüşü
yürüyüş yapılabilir ki yapılsın. anlamadığım bilal erdoğan hangi sıfatla orada konuşma yapıyor?
şimdiye kadar gelen cumhurbaşkanlarının hangisinin oğlunu tanıdık bu güne kadar?
akepe'yi bitirecek en iyi hamle bilal erdoğan'ın parti başına geçip cumhurbaşkanlığına aday olması..
şimdiye kadar gelen cumhurbaşkanlarının hangisinin oğlunu tanıdık bu güne kadar?
akepe'yi bitirecek en iyi hamle bilal erdoğan'ın parti başına geçip cumhurbaşkanlığına aday olması..
devamını gör...
diyelim ki o bunu okuyor
paylaştığın şarkıyı o kadar severdim ki zil sesimdi, duyunca ulan dedim ben bunu biliyorum işte bu yüzden seviyorum seni.
devamını gör...
keriz silkeleme odaklı geliştirilmiş şeyler
1.yogurt mayalama makinesi
2.yumurta haşlama makinesi
3.ekmek yapma makinesi
hepsini bir insan bunlar olmadan da çok rahatlıkla yapabilir.
2.yumurta haşlama makinesi
3.ekmek yapma makinesi
hepsini bir insan bunlar olmadan da çok rahatlıkla yapabilir.
devamını gör...
türkiye'deki rejimin adı konulmamış komünizm olması
chp'li belediyelerdeki grevleri gazlamak için destekledikleri işçi hareketleri ile ülkede komünizmin prestij kazanması da bu iktidara.nasip olabilir.
devamını gör...
modern dünyanın insanın doğasıyla oynaması
modern dünya insanı mahvediyor arkadaşlar. siz bu zırvalıkları çekmek için değil; hayatınızı idame ettirmek, kendinize güvenli bir hayat kurmak ve sevişmek (üremek) için var oldunuz. insan her şeyden önce bir hayvandır. size okulda tonla zırvalık öğretiyorlar. hangi biri hayatınızın herhangi bir yerinde bir işe yarıyor? çoğumuzun 30'una geldiğinde bile bir ev sahibi dahi olamıyor. evlenemiyor, arabası olmuyor. iş arayan tonla insan var. oturup sevişemeyeceksem bu yaşların ne anlamı var ki?
devamını gör...
mastürbasyon
ortamlarda "mastır yaptım" diye gururlanarak anlattığım fenomen. siz biliyor musunuz ben 3 kere mastır yaptım.
devamını gör...
keriz silkeleme odaklı geliştirilmiş şeyler
devamını gör...
bir tanesi az iki tanesi fazla gelen şey
yastık.
devamını gör...
survivor 2026'yı izleyen elit kitle
eleştirdiği şey hakkında 2 başlık açmayan kitledir muhtemelen.*
devamını gör...
keriz silkeleme odaklı geliştirilmiş şeyler
canı sıkılan beyaz yakanın parası fazla gelince kendini insanlardan farklı hissetmek ve sanki günün herhangi bir anında başına bir felaket gelecekmiş gibi hissettiği için aldığı pahalı oyuncaklar...
devamını gör...
1 ocak 2026 gazze yürüyüşü
israil yürüyüşten falan anlamaz, israil güçten anlar.
devamını gör...
insanların saçma kutlamaları
kandiller. olmayan şeyleri kutlamakta üstümüze yok.
özellikle (bkz: regaip kandili) peygamberin ana rahmine düşmesi....
özellikle (bkz: regaip kandili) peygamberin ana rahmine düşmesi....
devamını gör...
ilişkilerde ilk adımı kim atmalı sorunsalı
şartlar iki taraf da uygunsa bir "merhaba" ile baslar. şanslıysanız yol arkadaşınızı bulursunuz, en olmadi tanımadığınız biriyle sohbet edip tanismis olursunuz. zaten bunun ayrımına da akışta kalınca variliyor.
ilk adımın cinsiyeti yokmuş, kalıplara uğraşmayın..
ilk adımın cinsiyeti yokmuş, kalıplara uğraşmayın..
devamını gör...
il olması gereken ilçeler
siz istiyor bölünmek, siz gidecek amerika, bura olmak türkiye, bura olmak farklı etmenler, siz vermek örnek başka ülke.
devamını gör...
il olması gereken ilçeler
hiç biri.. bir ilçeyi il haline getirmek ekstra rant ve bir sürü kadrodan başka hiç bir işe yaramayan bir uygulama..
devamını gör...
imkansız
imkansız sandığım her şeyin aslında sadece birer ihtimal olduğunu anladığımda artık her şey için çok geçti; imkansızlık, insanın kendi eliyle çizdiği o gereksiz sınırmış.
devamını gör...
