zaman tüneli

devamını gör...

(bkz: zuhal topal ile yemekteyiz)

hiçbir ortamda "yemekteyiz izliyorum" diyebilecek medeni cesaret yok bende evet. ama kafa dağıtmak için mükemmel bir seçenek yahu. bir bu, iki (katılımcıların şiveli olması şartıyla, mesela (bkz: sinan sardoğan)) müge anlı.

bugünkü programda bir adam bir kadınla "ben cacık sevmirem yeaaa bana salata yapacaktın, niye salata yapmadın? salata nasıl olmaz ya sen nasıl bir insansın!!!1!!bir" diye üstünü başını yırtıyordu mesela. artık kurgu mudur gerçek midir bilmiyorum ama feci eğlenceli.
devamını gör...

murat arkın, senin o ortamda ne işin var allasen ya..
devamını gör...

unutmuş gibi davranıyorum.
hiçbirini unutmadım, sadece oynamayı öğrendim.
devamını gör...

" bence cehennem,
sevememekten doğan bir acıdır...
"

dünya edebiyatının en etkili isimlerinden fyodor mihayloviç dostoyevski imzalı 128 sayfalık eser; çevirmen bilgisi verilmemiş olan eserin türkçe baskısı ise 2020 yılında yapılmıştır.

hayatın içinden konuları, ilişkileri, mutluluğu, kederi, mutsuzluğu, sevgiyi, birinin ya da bir şeyin değerini ancak onu yitirirken anlıyor olmayı, toplumun yoksul insana bakış açısını, acı çekmeyi, bazı şeylerin her zaman eksik kalıyor oluşunu, birini en çok da ayrılırken tanıyor olmayı, anıları, kültürün ve coğrafyanın kişinin yaşamına etkisini ve daha birçok konuyu kendine özgü bir bakış açısıyla yansıtıyor fyodor mihayloviç dostoyevski.

keskin fark edişlerinin yanı sıra kişisel hayatını yansıtan aforizmaları da karşımıza çıkıyor ara sıra bâzı bâzı.

hayatın her zaman toz pembe olamayacağını hatırlatıyor olsa da insanın umudu oldukça bir şeylerin düzelebileceğini de düşündürüyor.

insanlar onu hayal kırıklığına uğrattığında edebiyata sığındığını da hatırlatıyor satır aralarında, kitapların ona iyi geldiğini hissettiriyor, hissetmenin ise onun için bir belâ olduğunu hissettiriyor bazı sözlerinde.


kişiyi sorgulamaya iten, düşündüren, bakış açısını değiştiren, etkileyici bir kitaptı.

kitaptan seçtiğim bazı sözleri bırakarak burada bir son veriyorum.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


seni benden koparıyorlar. hayır, hayır!
seni değil, kalbimi koparıp götürüyorlar. nasıl iştir bu?
hem ağlıyor hem gidiyorsun.

bence cehennem, sevememekten doğan bir acıdır.


evet, her şey, insanın elindedir fakat insan, korkaklığı yüzünden çok şeyi kaybedebilir. gerçek bu.
insanların en çok neden korktuklarını bilmek isterdim. onları en çok korkutan şey, yeni bir adım atmak, yeni bir söz söylemek...

insanlığa hizmet yolunda büyük işler başarmayı düşlüyorum sık sık. gerçekten de insanların mutluluğu uğruna çarmıha gerilmeye bile giderim belki ama öte yandan bir insanla, aynı odada iki gün yalnız kalmaya dayanamam.


insan, bir şeyi elde etmek için çabalar.
onu elde edince de bir kenara atar.
gerçek değerini ise onu kaybedince anlar.

kalp, bir kez kırıldı mı hiç kimseye aldırmaz ve hiçbir şeyi umursamaz.
belki mutluluğun sonu ama huzurun başlangıcıdır bu.

insan, hayata iki anlam yükler:
biri ağlarken, diğeri gülerken ve tek bir kere kıymet bilir; o da elindekini kaybederken.

diyelim ki derin bir acım var; karşımdakinin, acımın ölçüsünü tam olarak öğrenmesi olanaksızdır, çünkü o hiçbir zaman benliğime gitmez. sadece bir başkası olarak kalır.


karı koca ya da iki sevgili arasında geçen olaylar üzerine asla kesin konuşmayın.
bu işlerde yalnızca ikisinin bildiği, dünyada başka hiç kimsenin bilmediği, haberinin olmadığı gizli bir nokta her zaman vardır.

erkek, ulaşamadığı kadını lanetler.
kadın, ulaşamadığı erkeğe “aşk” der.


anıların güzel olanları da kederli olanları da insanı hep hüzünlendirir.

sen ne dersen de iki gözüm,
toplumun yoksul insana saygısı yoktur.


bir insanın, başka bir insanın kaderi üzerindeki etkisini bilebilir misiniz?

hayatta hep mutlu olursam
hayalini kuracak neyim kalır?


bir insanın hayatının ikinci yarısı, ilk yarıda kazanılan alışkanlıkların sürdürülmesinden ibârettir.

insanların birbirini tanıması için en iyi zaman, ayrılmalarına en yakın zamandır.

insana en çok acı veren şey, söyledikleriyle söylemek istedikleri arasındaki uçurumdur..

devamını gör...

annemle ortak tek hobimiz. şu an kar yağdığı için izleyemiyoruz o ayrı.
devamını gör...

bira..

nasıl, nerede, kiminle içtiğime göre değişse de ikinci bira sonrası bana bir şeyler oluyor.
devamını gör...

(bkz: lahmacun)
devamını gör...

bugün seni iki kişi sordu,adresini istediler. ben sadece adresini değil cep numaranı bile verdim.
seni nasıl bulacaklarını tarif ettim hatta
neden istediklerini sormadım bile.
seni nereden tanıdıklarını da bilmiyorum.
onlara inandım çok samimi geldiler bana.
kızmadın değil mi?
şimdiye sana ulaşmış olmaları lazım.
dün gece yola çıkmışlardı.
ha unutmadan.
birinin adı mutluluk
diğerinin adı da sevgiymiş
2026’de sende kalacaklarmış... !
mutlu yıllar..
devamını gör...

buraya sevgili yazası gelenleri esefle kınıyorum *

t: azına kanaat edilmeyen, fazlasıyla uğraşılayamayan şey.
devamını gör...

sorma herkes de aynı sorun var.
devamını gör...

izleyecek film bulamamaktan ziyade filmlerin hangisini izleyeceğime karar veremiyorum daha çok.
hepsini tüketmek istiyorum, dünya üzerindeki tüm filmleri izlemek istiyorum ve sonuç olarak karar verme sürem gittikçe uzuyor.
karar verebiliyor muyum, hayır.
film izleyebiliyor muyum, hayır.
öyle mal gibi kalıyorum ve çok sevdiğim bir filmi 46049. kez izlemeye devam ediyorum.
devamını gör...

gazze mazze yalan bilal oğlanın propaganda yürüyüşü. tatlı su müslümanlara duyurulur.
devamını gör...

çok sıkı korku/gerilim türüne ilgi duyan ben için, sık sık yaşanılan lanet olası durum.

gerçekten izlenilesi kaliteli korku/gerilim filmi yok piyasada. izlenilebilenleri de, film izlemeye adam akıllı vakit ayıramasam bile çoktan izleyip bitirmişim. fransız korku filmleri zaten ayrı bir kefede. o tarafta artık izleyecek başka film bulmayı beklemiyorum da, hollywood tarafında da kalmamış. iyice silip süpürmüşüz. ben de o sebeple eskilerin korku/gerilim filmlerini izleyeyim dedim. mesela 1979 yılında çıkan when a stranger calls çok sağlam bir filmdi. izledik, bitti. 2006'da çıkan, orijinalinin sadece ilk 20 dakikasını baz alan remake'i de oldukça severek izlemiştim. o da bitti.

başka film yok muydu? vardı işte kubrick efsanelerinden birkaç bir şey. misal 1981 yılında çıkan the shining filmi. bunu da oturup izledim. ve şunu söylüyorum ki, hayatımın en boş 2 saatiydi herhalde. beni eski korku/gerilim filmlerinden soğuttu resmen. anlamlandıramadığım derecede görselliğe önem verilip, senaryosu aşırı basit tutulmuş bir film. tamam sinema görsel bir sanat bunu biliyoruz, ama sen bana hiç bir sürükleyicilik sunmayıp boş boş görselle süslenmiş sahneler dayatırsan, ben bu filmden zevk almam. yetmez kaybettiğim zamana üzülürüm. o da yetmez, eski filmlerden de soğurum.

konu, film bulamamaktan nasıl stanley kubrick 'e geldi onu bilemiyorum ama, eğer bu türe ilgi duyanlardansanız izleyecek film bulamıyorsunuz arkadaşlar. bulduklarınız da genelde fos çıkıyor, kısıtlı zamanınıza da yazık ediyor. kendimi sanırım ''neden ben bu türe ilgi duyuyorum'' diye eleştiriyorum bir tık. çünkü cidden çok sığ bir tür eğer kalite arıyorsanız. halbuki ben aşk filmlerine ilgi duysaydım, karşımda sayısız kaliteli örnekler olabilirdi. ya da bilim. interstellar bana neden etkileyici gelmiyor sizce? çünkü ilgi duymuyorum arkadaş. gerçi o film de az önce verdiğim the shining filmi gibi bomboş, sadece görsellik kasılmış sahnelerle dolu gibi duruyor ama bilemem. yine de o kadar insan seviyor, saygı duymak lazım.

yaa, öyle işte. neyse mutlu yıllar.
devamını gör...

bir yaştan sona insanın doğası değişiyor. gençken buralar hep seks.
devamını gör...

yürüyüş yapılabilir ki yapılsın. anlamadığım bilal erdoğan hangi sıfatla orada konuşma yapıyor?
şimdiye kadar gelen cumhurbaşkanlarının hangisinin oğlunu tanıdık bu güne kadar?
akepe'yi bitirecek en iyi hamle bilal erdoğan'ın parti başına geçip cumhurbaşkanlığına aday olması..
devamını gör...

paylaştığın şarkıyı o kadar severdim ki zil sesimdi, duyunca ulan dedim ben bunu biliyorum işte bu yüzden seviyorum seni.
devamını gör...

1.yogurt mayalama makinesi
2.yumurta haşlama makinesi
3.ekmek yapma makinesi
hepsini bir insan bunlar olmadan da çok rahatlıkla yapabilir.
devamını gör...

chp'li belediyelerdeki grevleri gazlamak için destekledikleri işçi hareketleri ile ülkede komünizmin prestij kazanması da bu iktidara.nasip olabilir.
devamını gör...

modern dünya insanı mahvediyor arkadaşlar. siz bu zırvalıkları çekmek için değil; hayatınızı idame ettirmek, kendinize güvenli bir hayat kurmak ve sevişmek (üremek) için var oldunuz. insan her şeyden önce bir hayvandır. size okulda tonla zırvalık öğretiyorlar. hangi biri hayatınızın herhangi bir yerinde bir işe yarıyor? çoğumuzun 30'una geldiğinde bile bir ev sahibi dahi olamıyor. evlenemiyor, arabası olmuyor. iş arayan tonla insan var. oturup sevişemeyeceksem bu yaşların ne anlamı var ki?
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim