zaman tüneli
green card
daha önce 8 kere başvurduğum, bana çıkmayan ve sonunda da sarı civciv donald trump tarafından askıya alınan kart.
devamını gör...
counter strike 2
henüz cs:go kadar stabil olmayan oyundur. ayrıca rank eşleşme sistemi oldukça kötü ve maçınıza sürekli henüz rank almamış veya seviyenizden çok farklı hesaplarla eşleşebiliyorsunuz. anticheat sisteminden bahsetmek bile istemiyorum.
devamını gör...
green card
kesinlikle herkesin başvurmaması gereken göçmenlik talebidir. green card'ın sorumlulukları çok ağırdır. kaç tane insan hiç bir alt yapısı ve birikimi olmadığı halde green card'a başvurarak amerika'ya gidiyor ve heba oluyor. bunun en yakın örneği 1 yıl önce amerika'ya taşınan bir tanıdığımdır.
hiç ingilizce bilmediği halde green card'a başvuran bir tanıdığım vardı. evlenme arifesindeydi. şans eseri green card buna çıktı. apar topar evlenip, eşiyle amerika'ya taşındılar ama ne ingilizce biliyorlardı ne de kültüre ayak uydurabilecek yapıdalardı. ingilizce bilmedikleri için bir ingilizce kursuna başladılar. - öğrenemediler. dolayısıyla ehliyet sınavını da geçemediler. hala bir şekilde hayata tutunmaya çalışıyorlar ama olmuyor. adapte olamadılar. kısacası başarısızlıkla sonuçlandı. şu an psikolojik olarak ne kadar sağlıklılar şüpheli. bu kanıya tanıdığım kişinin sosyal medya profilindeki değişimine bakarak sahip oldum. eşiyle ne yaşıyorlar bilmiyorum ama adapte olamamanın, kültüre ait olamamanın getirdiği buhran diye düşünüyorum.
bu işin böyle olacağı başından belli miydi? - evet.
hiç bir alt yapın yokken, daha önce bir kez bile o ülkeye gitmemişken, neden o ülkeye göçmenlik için başvurursun? gitmek istediğin ülkenin dilini bile bilmeden/ oranın dinamiklerinden haberdar olmadan, o ülkeye taşınmayı istemek bana sağlıklı gelmiyor. ayrıca gitmek istediğiniz toplumun kültürüne ters bir yaşayışınız varsa, zaten yapamazsınız. açık görüşlü, seküler ve farklılıkları benimseyen bir yapınız yoksa, amerika bir hayaldir. barınamazsınız.
ben green card'ın ona çıktığını duyduğum ilk an söylemiştim. ben bu işin böyle sonuçlanacağını zaten biliyordum. maalesef, sadece gerçekleşmesini bekledim. amerika'nın her şeyini bilen, zırt pırt gidip gelme şansı olan biri olarak söylüyorum, kendinizi tartıp- biçmeden bu işe girmeyin. adapte olamazsınız, türkiye'den daha kötü konumda kalabilirsiniz. hem psikolojik hem sosyal açıdan çok sıkışık hissedersiniz. kolay değildir gittiğiniz yere uyum sağlayamamak. amerika büyük bir ülke, toplumu aşırı seküler. aykırı hareket ederseniz, toplumun dışına itilebilirsiniz ve bu sosyal çevre oluşturmanızı engelleyebilir. yani hep bu riskleri ön görmek- iyice tartıp/ ölçmek gerekiyor.
o yüzden oturup iyice düşünmek gerekiyor. türkiye'den kurtulmak için atılan bir adım olarak görmenin ötesinde, sınırlarına girdiğiniz ülkenin kültürüne ve toplumuna adapte olabilecek misiniz bundan emin olmak gerekiyor. bu işin sonunda vezirde olabilirsiniz rezilde. ikincisi olmamak önemli.
hiç ingilizce bilmediği halde green card'a başvuran bir tanıdığım vardı. evlenme arifesindeydi. şans eseri green card buna çıktı. apar topar evlenip, eşiyle amerika'ya taşındılar ama ne ingilizce biliyorlardı ne de kültüre ayak uydurabilecek yapıdalardı. ingilizce bilmedikleri için bir ingilizce kursuna başladılar. - öğrenemediler. dolayısıyla ehliyet sınavını da geçemediler. hala bir şekilde hayata tutunmaya çalışıyorlar ama olmuyor. adapte olamadılar. kısacası başarısızlıkla sonuçlandı. şu an psikolojik olarak ne kadar sağlıklılar şüpheli. bu kanıya tanıdığım kişinin sosyal medya profilindeki değişimine bakarak sahip oldum. eşiyle ne yaşıyorlar bilmiyorum ama adapte olamamanın, kültüre ait olamamanın getirdiği buhran diye düşünüyorum.
bu işin böyle olacağı başından belli miydi? - evet.
hiç bir alt yapın yokken, daha önce bir kez bile o ülkeye gitmemişken, neden o ülkeye göçmenlik için başvurursun? gitmek istediğin ülkenin dilini bile bilmeden/ oranın dinamiklerinden haberdar olmadan, o ülkeye taşınmayı istemek bana sağlıklı gelmiyor. ayrıca gitmek istediğiniz toplumun kültürüne ters bir yaşayışınız varsa, zaten yapamazsınız. açık görüşlü, seküler ve farklılıkları benimseyen bir yapınız yoksa, amerika bir hayaldir. barınamazsınız.
ben green card'ın ona çıktığını duyduğum ilk an söylemiştim. ben bu işin böyle sonuçlanacağını zaten biliyordum. maalesef, sadece gerçekleşmesini bekledim. amerika'nın her şeyini bilen, zırt pırt gidip gelme şansı olan biri olarak söylüyorum, kendinizi tartıp- biçmeden bu işe girmeyin. adapte olamazsınız, türkiye'den daha kötü konumda kalabilirsiniz. hem psikolojik hem sosyal açıdan çok sıkışık hissedersiniz. kolay değildir gittiğiniz yere uyum sağlayamamak. amerika büyük bir ülke, toplumu aşırı seküler. aykırı hareket ederseniz, toplumun dışına itilebilirsiniz ve bu sosyal çevre oluşturmanızı engelleyebilir. yani hep bu riskleri ön görmek- iyice tartıp/ ölçmek gerekiyor.
o yüzden oturup iyice düşünmek gerekiyor. türkiye'den kurtulmak için atılan bir adım olarak görmenin ötesinde, sınırlarına girdiğiniz ülkenin kültürüne ve toplumuna adapte olabilecek misiniz bundan emin olmak gerekiyor. bu işin sonunda vezirde olabilirsiniz rezilde. ikincisi olmamak önemli.
devamını gör...
cmxxiv
eskiden gösterilerinde güldürürken düşündürmek gibi bir amacı olmadığını söylerdi ama bu kez düşündürme kısmı daha ağır olmuş bence. stand up'tan ziyade bir söyleşi gibi ama beni kesinlikle sıkmadı. kim ne derse desin benim için bu işin nirvanası cem yılmaz.
dokundurduğu hangi konuda hemfikir değiliz. ülkenin tüm sorunlarını en basit dille ve sıkmadan mizahla anlattı. bu arada kendi hayatına yapılanları da ekleyip birnevi dert yandı. tek başına 2 saat sahnede kalıp sıkmadan, o kadar insanın ilgisini kaybettirmeden kendini dinletebilmek büyük meziyet. normalde bir ortamda tek başına birisi aralıksız 2 saat konuşsa dinler misiniz. bu adamı dinliyorsak, milyonlar dinliyorsa bu bir başarıdır. ben bi bu kadar daha dinleyebilirdim. elbette bir tat bir doku kadar güldürmüyor ama hangi alanda 30 sene önceki kalitede iş yapılıyor ki artık. o bu adamın prime dönemiydi. o zaman gençti, salt mizah derdindeydi. artık ne o enerjide ne de amacı hâlâ aynı bence. yaşlı filozof moduna girdiğinin bence kendi de farkında, hatta istediği de bu. ben kendisini dinlemeyi seviyorum, stand up'tan ziyade bir radyo programı dinliyormuşum gibi düşünüyorum. keşke birkaç senede bir değil de haftalık olsa.
dokundurduğu hangi konuda hemfikir değiliz. ülkenin tüm sorunlarını en basit dille ve sıkmadan mizahla anlattı. bu arada kendi hayatına yapılanları da ekleyip birnevi dert yandı. tek başına 2 saat sahnede kalıp sıkmadan, o kadar insanın ilgisini kaybettirmeden kendini dinletebilmek büyük meziyet. normalde bir ortamda tek başına birisi aralıksız 2 saat konuşsa dinler misiniz. bu adamı dinliyorsak, milyonlar dinliyorsa bu bir başarıdır. ben bi bu kadar daha dinleyebilirdim. elbette bir tat bir doku kadar güldürmüyor ama hangi alanda 30 sene önceki kalitede iş yapılıyor ki artık. o bu adamın prime dönemiydi. o zaman gençti, salt mizah derdindeydi. artık ne o enerjide ne de amacı hâlâ aynı bence. yaşlı filozof moduna girdiğinin bence kendi de farkında, hatta istediği de bu. ben kendisini dinlemeyi seviyorum, stand up'tan ziyade bir radyo programı dinliyormuşum gibi düşünüyorum. keşke birkaç senede bir değil de haftalık olsa.
devamını gör...
delcy rodriguez
kendisi de dahil olmak üzere çin hc ve rusya gibi ülkeler de maduro'nun serbest bırakılmasını talep etmişler. maduro ve eşinin hayatta olduğuna dair somut kanıt talep etmiş ayrıca.
hayatta olduğuna dair kanıt: video
mamdani'nin nyc belediye başkanlığı da hızlı başladı bu arada.
delcy rodriguez acaba başkan maduro olmadığında neler yapacağını, nasıl davranacağını öğrendi mi? yoksa bulunduğu makamlara sadece birilerini tanıyor olmasından dolayı mı getirildi? neden sudan çıkmış balık gibi davranıyor?
sadece bir kişi olmadığında koca bir ülke naneyi yer mi yav? böyle bir şey olabilir mi?
hayatta olduğuna dair kanıt: video
mamdani'nin nyc belediye başkanlığı da hızlı başladı bu arada.
delcy rodriguez acaba başkan maduro olmadığında neler yapacağını, nasıl davranacağını öğrendi mi? yoksa bulunduğu makamlara sadece birilerini tanıyor olmasından dolayı mı getirildi? neden sudan çıkmış balık gibi davranıyor?
sadece bir kişi olmadığında koca bir ülke naneyi yer mi yav? böyle bir şey olabilir mi?
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
derin bir hayal kırıklığı içerisindeyim. yıllarımı verip inşa ettiğim kariyerin, güncel var olan siyasi partinin otoritesi sebebiyle çöp haline geldiğini çok sert biçimde öğrenmiş bulunmaktayım. bulunduğum noktaya gelebilmek için harcadığım enerjiye- zamana ve en önemlisi eğitime yatırdığım paraya üzülüyorum özellikle eğitime harcadığım bütçeyle, amerika'da sıfırdan bir hayat kurardım. çalışıp- çabalayıp bir noktaya geliyorsun fakat bazıları iktidara yakın olduğu için seninle aynı ünvana- meslek grubuna 1 şafak sökmeden erişebiliyor. nerede kaldı senin yılların? harcadığın emek? mezun olduğun okullar? aldığın diplomalar? katıldığın projeler? sonra aynanın karşısına geçip, bu tatminsizlikle ömür tüketiyorsun.
yine de kendimi "olsun geç değil" söylemiyle motive ediyorum fakat yine de bunca saygın meslek nasıl çöp edildi şaşkınlıkla izliyorum.
yine de kendimi "olsun geç değil" söylemiyle motive ediyorum fakat yine de bunca saygın meslek nasıl çöp edildi şaşkınlıkla izliyorum.
devamını gör...
insanı mutlu eden ucuz şeyler
kesinlikle her sabah istisnasız zevk aldığım ve aynı zamanda rutinim olan bir eylem var. her sabah işe başlamadan yarım saat/ 40 dakika önce iş arkadaşımla sütlü filtre kahve içiyorum. hayatımın sadece bu 30 dakikası işi gerçekten çekilir kılıyor. gün içine anlamlı, küçük rutinler inşa etmenin verdiği bu zevk paha biçilemez. gerçekten küçük kaçış noktaları yaratmak inanılmaz değerli ve insanı - olduğu kadarıyla - motive tutuyor.
devamını gör...
iran
#3319059
offf içimi sıkıyor bu devlet acayip huylanıyor en az israil kadar sevimsiz buluyorum. geçmişte yedikleri bokları uzun uzun yazacaktım vaz geçtim, gerek yok olacaklar olacak.
türkiye iran ın toprak bütünlüğü gibi bir söyleme gereksiz yere hapsolmuş, erbakan hediyesi iran bölünürse sıra bize gelecek paranoyası yüzünden doğru pozisyon almayı bir türlü başaramamış bir ülkedir.
o geri zekalı rejimin yıkılıp, iran ın 3 e bölünmesi için herkesten önce biz çalışmalıydık. şimdi tek parça abd kontrolünde ve potansiyel olarak israille iyi ilişkileri olma ihtimali olan bir iran rejimiyle karşı karşıya kalacağız.
bakalım neler olacak sınırları kapatın.
offf içimi sıkıyor bu devlet acayip huylanıyor en az israil kadar sevimsiz buluyorum. geçmişte yedikleri bokları uzun uzun yazacaktım vaz geçtim, gerek yok olacaklar olacak.
türkiye iran ın toprak bütünlüğü gibi bir söyleme gereksiz yere hapsolmuş, erbakan hediyesi iran bölünürse sıra bize gelecek paranoyası yüzünden doğru pozisyon almayı bir türlü başaramamış bir ülkedir.
o geri zekalı rejimin yıkılıp, iran ın 3 e bölünmesi için herkesten önce biz çalışmalıydık. şimdi tek parça abd kontrolünde ve potansiyel olarak israille iyi ilişkileri olma ihtimali olan bir iran rejimiyle karşı karşıya kalacağız.
bakalım neler olacak sınırları kapatın.
devamını gör...
hala izlemediğiniz popüler filmler
matrix
devamını gör...
insanı mutlu eden ucuz şeyler
bimdeki kazandibi tatlısı
devamını gör...
trouble every day
erotizm ve yamyamlığın harmanlandığı fazla sert bir film.
devamını gör...
green card
açıkçası içimde geçirmiyor da degildim,trump ne zaman green carda el atacak diye. ,askıya alması aslında yasaklamasıdır.bence,trump gibi bir tipin dünya görüşüne oldukça aykırı bir uygulamaydı sonuçta.
devamını gör...
insanı mutlu eden ucuz şeyler
sarılmak. hem de bedava.
devamını gör...
fafo
ingilizce fuck around find out'un kısaltılması, yani "bulaşırsan başına iş alırsın". abd'nin venezuela başkanı nicolas maduro'yu kaçırmasından sonra beyaz saray tarafından paylaşılmış bu söz.
kaynak: birgun.net
kaynak: birgun.net
devamını gör...
delcy rodriguez
abd'nin nicolas maduro'yu yakalamasından, daha doğrusu kaçırmasından sonra venezuela devlet başkanlığına atılan siyasetçi. göreve gelir gelmez donald trump tarafından tehdit edilmiş.
kaynak: birgun.net
kaynak: birgun.net
devamını gör...
bugün kendin için ne yaptın sorusu
uygulamamı daha iyi hale getirdim.
1-tam düzenleme (full edit) modu
ne yaptık: artık listeye sağ tıkladığında "kelimeyi düzenle" diyerek açılan pencerede hem yabancı dili (source) hem de ana dili (main) değiştirebiliyorsun.
detay: eskiden sadece anlamı (main) değiştirebiliyordun, kelimenin kendisini değiştirmek için silip baştan yazman gerekiyordu. artık doğrudan düzenlenebiliyor.
2. anki entegrasyonunda "kimlik" devrimi (benim uygulamam depolama ve yönetimi üzerine öğrenme aracı geliştirmiyorum bu nedenle işini iyi yapan sistemle entegre olabiliyor)
sorun: kelimenin yazılışını (örn: "apple"
"green apple") değiştirdiğinde, anki bunu yeni bir kart sanıp eskisini silmeden yenisini ekliyordu (çiftleme sorunu).
çözüm: anki'ye kart kimliği (guıd) olarak kelimeyi değil, veritabanındaki değişmeyen ıd numarasını verdik.
sonuç: artık kelimeyi baştan aşağı değiştirsen bile anki "bu aynı kart, sadece yazısı değişmiş" diyip kartı güncelliyor. çalışma istatistiklerin kaybolmuyor, farklı destelere aynı kelime bağımsız olarak eklenebiliyor.
3- çoklu anlam ekleme
ne yaptık: kelime eklerken anlam kutusuna bir kelime yazıp + tuşuna bastığında, o kelimeyi hafızaya alıyor ve kutunun sağ üstünde kırmızı bir sayı (rozet) çıkıyor.
orada eklenen anlamlar listesi var. mesela
take kelimesi anlamları almak, çekmek, tutmak vs ya. işte onları yazabiliyoruz.
sonuç: her birinde + ya basarak hepsini tek seferde ekleyebiliyorsun. veritabanına "elma, aralarına virgül koyarak kaydediyor. filtrelemede de virgüle bakıp yapıyor.
4- tema iyileştirmesi ve bazı bug fixler
baya 3-4 saat sürdü bunlar.
1-tam düzenleme (full edit) modu
ne yaptık: artık listeye sağ tıkladığında "kelimeyi düzenle" diyerek açılan pencerede hem yabancı dili (source) hem de ana dili (main) değiştirebiliyorsun.
detay: eskiden sadece anlamı (main) değiştirebiliyordun, kelimenin kendisini değiştirmek için silip baştan yazman gerekiyordu. artık doğrudan düzenlenebiliyor.
2. anki entegrasyonunda "kimlik" devrimi (benim uygulamam depolama ve yönetimi üzerine öğrenme aracı geliştirmiyorum bu nedenle işini iyi yapan sistemle entegre olabiliyor)
sorun: kelimenin yazılışını (örn: "apple"
"green apple") değiştirdiğinde, anki bunu yeni bir kart sanıp eskisini silmeden yenisini ekliyordu (çiftleme sorunu).
çözüm: anki'ye kart kimliği (guıd) olarak kelimeyi değil, veritabanındaki değişmeyen ıd numarasını verdik.
sonuç: artık kelimeyi baştan aşağı değiştirsen bile anki "bu aynı kart, sadece yazısı değişmiş" diyip kartı güncelliyor. çalışma istatistiklerin kaybolmuyor, farklı destelere aynı kelime bağımsız olarak eklenebiliyor.
3- çoklu anlam ekleme
ne yaptık: kelime eklerken anlam kutusuna bir kelime yazıp + tuşuna bastığında, o kelimeyi hafızaya alıyor ve kutunun sağ üstünde kırmızı bir sayı (rozet) çıkıyor.
orada eklenen anlamlar listesi var. mesela
take kelimesi anlamları almak, çekmek, tutmak vs ya. işte onları yazabiliyoruz.
sonuç: her birinde + ya basarak hepsini tek seferde ekleyebiliyorsun. veritabanına "elma, aralarına virgül koyarak kaydediyor. filtrelemede de virgüle bakıp yapıyor.
4- tema iyileştirmesi ve bazı bug fixler
baya 3-4 saat sürdü bunlar.
devamını gör...
cüneyt özdemir
devamını gör...
ajan smith
bir felsefesi olması ve daha da ötesi duygularını göstermesi kendisini diğer makinelerden tamamen farklı kılar. diğer ajanlara baktığınızda işlerini yaparlar. hedef yok etmektir. fazla konuşmaz, olaylara dahil olmazlar. sonuç odaklılar. oysa ajan smith, anlamaya çalışır, sorgular, sinirlenir ve hatta kontrolünü kaybedebilir. insanla makine arasında sıkışmış farklı bir tür gibi gelmiştir bana hep.
şüphesiz şahsı olmasa film son derece eksik kalırdı. ayrıca ne olursa olsun istediği sonucun dışında hiçbir şeyi kabullenmemesi takdire şayandır.
şüphesiz şahsı olmasa film son derece eksik kalırdı. ayrıca ne olursa olsun istediği sonucun dışında hiçbir şeyi kabullenmemesi takdire şayandır.
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
devamını gör...