zaman tüneli
2025 yılında 6 milyon soruşturma açılması
uyap kayıtlarına göre, 2025 yılında adliyelerde tam 6 milyon tane soruşturma dosyası açıldığı kayıtlardan tespit edilmiş. evet tam altı milyon soruşturma dosyası..
365 günlük yılın 104 gününün c.tesi ve pazar tatili olduğu düşünülürse 261 mesai günü kalır. resmi, dini bayram günleri için asgari bir tahminle 11 gün de tatil sayılsa, 250 mesai gününde, 6 milyon soruşturma için günde 24.000 soruşturma açılması gerekir; bunu da günlük 8 mesai saatinde yapabilmek için saatte 3.000 soruşturma açılmış olması gerekir. yani dakikada 50 dosya..düşünebiliyor musunuz.. bir soruşturma dosyası, iddianameye gerekçe olunacak sayfalarca kanıt, belge ve ifadeler içermek zorunda.. yani her bir dosya, en az 50-100 sahife içerecektir. dakikada 50 soruşturma dosyası (asgari 350-400 sayfa) yürütebilecek bir hukuki prosedür için, bırakın yeterli hukuk personelini, lazer yazıcı olsa yetişebilir mi..
sizce de bir yerlerde bir yanlışlık yok mu.?
sizce bu gerçeklikle adalete ulaşılabilir mi.?
365 günlük yılın 104 gününün c.tesi ve pazar tatili olduğu düşünülürse 261 mesai günü kalır. resmi, dini bayram günleri için asgari bir tahminle 11 gün de tatil sayılsa, 250 mesai gününde, 6 milyon soruşturma için günde 24.000 soruşturma açılması gerekir; bunu da günlük 8 mesai saatinde yapabilmek için saatte 3.000 soruşturma açılmış olması gerekir. yani dakikada 50 dosya..düşünebiliyor musunuz.. bir soruşturma dosyası, iddianameye gerekçe olunacak sayfalarca kanıt, belge ve ifadeler içermek zorunda.. yani her bir dosya, en az 50-100 sahife içerecektir. dakikada 50 soruşturma dosyası (asgari 350-400 sayfa) yürütebilecek bir hukuki prosedür için, bırakın yeterli hukuk personelini, lazer yazıcı olsa yetişebilir mi..
sizce de bir yerlerde bir yanlışlık yok mu.?
sizce bu gerçeklikle adalete ulaşılabilir mi.?
devamını gör...
evi arabası yok bir baltaya sap olamamış diyen kadın modeli
kadin sizi gercekten arzuluyorsa, yani imkanlarinizi degil sizi arzuluyorsa 2 goz gecekonduya bile gider. etraf evden kacan kadin dolu. bir kadin sizden mal mulk talep ediyorsa ya yasi gelmistir kapagi birine atmak istiyordur, ya babasinin saglamadigi imkanlari sizden bekliyordur. her iki durumda da siz sadece figuransiniz, kadinin size arzu duydugu yok. kacin uzaklasin oradan. bu gibi kadinlarla ayni eve girmekten daha kotusu mezara girmek, daha iyisi hapse girmek.
konunun esasina girecek olursak suan bekar 32 yas alti avrupadaki tum erkeklerin en az yuzde doksani bu sinifa girer diye bahse girerim.
bir diger husus, toplumda bunun gibi maddiyatci o kadar cok kadin var ki. bu kadinlar üruyor... asil milli guvenlik sorunu bu. bu kadin erkegin maddi gucunun nereden geldigine bakmiyor. adam mi oldurmus, yolsuzluk mu yapmis, gayrimesru mu ... kac kadinla flort ettim paranin kaynagi umurlarinda bile degil yeter ki rahat yasam saglansin.
ıste toplumu curuten sey bu. bir toplumda kadinin erkekten beklentisi bu olursa serefli namuslu adamlar systematic olarak hakir gorulurse o toplumun cokmesi zaman meselesidir.
konunun esasina girecek olursak suan bekar 32 yas alti avrupadaki tum erkeklerin en az yuzde doksani bu sinifa girer diye bahse girerim.
bir diger husus, toplumda bunun gibi maddiyatci o kadar cok kadin var ki. bu kadinlar üruyor... asil milli guvenlik sorunu bu. bu kadin erkegin maddi gucunun nereden geldigine bakmiyor. adam mi oldurmus, yolsuzluk mu yapmis, gayrimesru mu ... kac kadinla flort ettim paranin kaynagi umurlarinda bile degil yeter ki rahat yasam saglansin.
ıste toplumu curuten sey bu. bir toplumda kadinin erkekten beklentisi bu olursa serefli namuslu adamlar systematic olarak hakir gorulurse o toplumun cokmesi zaman meselesidir.
devamını gör...
erkekleri çekici kılan detaylar
her ilişkiden sonra değişen detaylardır.
yanıldığınızı anladığınızda değişim kendiliğinden geliyor. önceden çekici gelen şeyler sonradan nefret ettiğiniz şeyler haline dahi gelebiliyor.
yalnız eninde sonunda benzer özelliklere sahip insanları tercih ediyoruz, fark etmesek de.
yanıldığınızı anladığınızda değişim kendiliğinden geliyor. önceden çekici gelen şeyler sonradan nefret ettiğiniz şeyler haline dahi gelebiliyor.
yalnız eninde sonunda benzer özelliklere sahip insanları tercih ediyoruz, fark etmesek de.
devamını gör...
yurtta kalmak
yurtta kalan çok sevgili kızlar beni dinleyin, yıllarını yurda vermiş, evine bile yılda iki kere onar gün gidebilmiş biri olarak bu konuda donanımlı olduğuma inanıyorum, üstelik ben kültürel olarak bana tamamen zıt bir yere gittim ona rağmen dayanabildim.
şimdi hayat reçetenizi yazıyorum notlarınızı alın;
- kimseye bulaşmayın
ilk ve en hayati olay budur, kimseye yan bakmayın, kimseyle tartışmaya girmeyin, orası dış dünyadan uzak orman kanunlarının geçerli olduğu bir yer, karşınıza her türlü manyak ruh hastası çıkabilir
-kimseye yamamaya çalışmayın doğru insanlar elbette sizi bulur diyalog başlar böylece hem grubunuz olur hem de sağlam dostlarınız
-odanıza dışarıdan kimseyi almayın en yakınınız bile olsa
burası da hayati bir nokta. oda arkadaşlarınıza da bunu belirtin onlar da birilerini odaya getirmesinler yoksa ortalık karılar hamamına döner. eşyalarınız çalınır, mahreminiz yok olur.
-eğer geçici değilseniz yani tüm yıl orada kalacaksanız oda arkadaşlarınıza ilk günden istemediğiniz her şeyi söyleyin. ilk gün olması çok önemli çünkü zaman geçtikçe hoşlanmadığınız şeyleri birden bire söylemeye başladığınızda bilerek huzursuzluk çıkarmaya çalıştığınızı düşünürler.
-kokan, dağınık, pis insanlara asla tahammül göstermeyin ve direkt idareye gidin. idare ilk gittiğinizde sizin odanızı veya onun odasını değiştirmeye yanaşmaz çünkü uğraşmak istemezler ama siz istikrarlı şekilde sürekli kapılarını çalarsanız zor da olsa ya kendinizi ya da o kişiyi odadan çıkarttırabilirsiniz.
ama idare bizi dinlemiyor kiiii yaaa dediğinizi duyar gibiyim, burada duyup duymaması değil sizin ısrarınız önemli.
kendimden örnek vereyim, odadaki yaratıktan o kadar bıkmıştım ki hasta halimle 13 kat inip çıkıp tek tek odalara gidip oda değiştirmek isteyen var mı diye sormuştum ve bulmuştum da.
-oda değişikliğini idare onaylarsa birini bulmaları için onlara bırakmayın çünkü onlar bulana kadar ikinci dönem gelir sonra da size derler ki dişini sık dönem bitiyor seneye değiştirirsin. bu işleri hızlı yapmanız gerekir asla ikinci döneme bırakmayın mümkünse ilk dönemin ilk aylarında kendi işinizi kendiniz bitirin ve değişiklik yapılacak kişiyi kendiniz bulun.
-idareyle veya personelle fazla zıt gitmeyin, arayı iyi tutarsanız çoğu konuda yardımlarını görürsünüz bu da işinize çokça yarar.
-insanlara bulaşmayın dedik evet ama fazla da pasif olmayın yoksa sizi yerler. gerektiği yerde ve dozda bazen çirkeflik hayat kurtarır ama fazla da abartmayın.
-insanlara her şeyinizi anlatmayın. yurt ortamında kimin kim olduğunu bilmiyorsunuz. neden eski sevgilinizin yaptığı şerefsizlikleri veya amcanızın aileye neler yaptığından bahsediyorsunuz? böyle yaparsanız ortamlara meze olursunuz.
-temizliğinize ve düzeninize özen gösterin ve alanınızı koruyun. mesela yatağınıza birinin oturmasına izin vermeyin veya varsa masanıza eşya konulmasına rıza göstermeyin. nolcak canım ne var bunlarda demeyin alan sınırı önemlidir.
-paylaşmayı bilin. bir şey yer içerken insanlara teklif edin veya verin. bunlar kalpleri yumuşatmak için iyi anlardır çünkü yiyecek konusu yurtta çok sıkıntılıdır.
-ispiyoncu olmayın. her gördüğünüzü koşa koşa idareye yetiştirmeyin. çok ciddi bir konu olmadıkça mesela ciddi bir kavga veya intihar vs gibi idareye söylsmeyin.
ispiyoncuları kimse sevmez ve bi gün sizi ispiyonlamak için her anınızı dikizlemeye başlarlar.
-kokan yemekleri mümkünse yapmayın veya yaptırmayın. eğer oda arkadaşınız iyiyse sorun değil ama çok sık yapmasını yanlış buluyorum çünkü odayı ne kadar havalandırısanız havalandırın o koku oraya siniyor.
-parfüm, deodorant gibi ağır kokan ürünler insanlara rahatsızlık verebilir, oda dışında sıkılması daha iyidir.
-odada telefonla konuşan bir mağara insanı olmayın olanlara da müsaade etmeyin.
-buzdolabı, raflık gibi eşyalar ve banyo-tuvalet ortak kullanım yerleridir keyfinize göre kullanmayın ve kullandırmayın.
-yemekhaneci ablalara biraz makara yapar veya samimi davranırsanız, dozunda, fazladan yemek alırsınız ama ne kadar zıt giderseniz ya yemeğin kötü tarafını verirler ya da az verirler.
-etüt odaları ortak alanlardır eşyanızı kafanıza göre bırakıp gitmeyin hem hırsızlık olabilir hem de insanların hakkını yemiş olursunuz.
-nasıl olsa evim değil diye israf yapmayın. evin olmayabilir ama ülkenin kaynaklarını kullanıyorsunuz, suyu ve elektriği boşa harcamanın veya eşyaları çarpıp yıpratmanın bir anlamı yok.
şimdilik aklımdakiler bunlar. selametle.
şimdi hayat reçetenizi yazıyorum notlarınızı alın;
- kimseye bulaşmayın
ilk ve en hayati olay budur, kimseye yan bakmayın, kimseyle tartışmaya girmeyin, orası dış dünyadan uzak orman kanunlarının geçerli olduğu bir yer, karşınıza her türlü manyak ruh hastası çıkabilir
-kimseye yamamaya çalışmayın doğru insanlar elbette sizi bulur diyalog başlar böylece hem grubunuz olur hem de sağlam dostlarınız
-odanıza dışarıdan kimseyi almayın en yakınınız bile olsa
burası da hayati bir nokta. oda arkadaşlarınıza da bunu belirtin onlar da birilerini odaya getirmesinler yoksa ortalık karılar hamamına döner. eşyalarınız çalınır, mahreminiz yok olur.
-eğer geçici değilseniz yani tüm yıl orada kalacaksanız oda arkadaşlarınıza ilk günden istemediğiniz her şeyi söyleyin. ilk gün olması çok önemli çünkü zaman geçtikçe hoşlanmadığınız şeyleri birden bire söylemeye başladığınızda bilerek huzursuzluk çıkarmaya çalıştığınızı düşünürler.
-kokan, dağınık, pis insanlara asla tahammül göstermeyin ve direkt idareye gidin. idare ilk gittiğinizde sizin odanızı veya onun odasını değiştirmeye yanaşmaz çünkü uğraşmak istemezler ama siz istikrarlı şekilde sürekli kapılarını çalarsanız zor da olsa ya kendinizi ya da o kişiyi odadan çıkarttırabilirsiniz.
ama idare bizi dinlemiyor kiiii yaaa dediğinizi duyar gibiyim, burada duyup duymaması değil sizin ısrarınız önemli.
kendimden örnek vereyim, odadaki yaratıktan o kadar bıkmıştım ki hasta halimle 13 kat inip çıkıp tek tek odalara gidip oda değiştirmek isteyen var mı diye sormuştum ve bulmuştum da.
-oda değişikliğini idare onaylarsa birini bulmaları için onlara bırakmayın çünkü onlar bulana kadar ikinci dönem gelir sonra da size derler ki dişini sık dönem bitiyor seneye değiştirirsin. bu işleri hızlı yapmanız gerekir asla ikinci döneme bırakmayın mümkünse ilk dönemin ilk aylarında kendi işinizi kendiniz bitirin ve değişiklik yapılacak kişiyi kendiniz bulun.
-idareyle veya personelle fazla zıt gitmeyin, arayı iyi tutarsanız çoğu konuda yardımlarını görürsünüz bu da işinize çokça yarar.
-insanlara bulaşmayın dedik evet ama fazla da pasif olmayın yoksa sizi yerler. gerektiği yerde ve dozda bazen çirkeflik hayat kurtarır ama fazla da abartmayın.
-insanlara her şeyinizi anlatmayın. yurt ortamında kimin kim olduğunu bilmiyorsunuz. neden eski sevgilinizin yaptığı şerefsizlikleri veya amcanızın aileye neler yaptığından bahsediyorsunuz? böyle yaparsanız ortamlara meze olursunuz.
-temizliğinize ve düzeninize özen gösterin ve alanınızı koruyun. mesela yatağınıza birinin oturmasına izin vermeyin veya varsa masanıza eşya konulmasına rıza göstermeyin. nolcak canım ne var bunlarda demeyin alan sınırı önemlidir.
-paylaşmayı bilin. bir şey yer içerken insanlara teklif edin veya verin. bunlar kalpleri yumuşatmak için iyi anlardır çünkü yiyecek konusu yurtta çok sıkıntılıdır.
-ispiyoncu olmayın. her gördüğünüzü koşa koşa idareye yetiştirmeyin. çok ciddi bir konu olmadıkça mesela ciddi bir kavga veya intihar vs gibi idareye söylsmeyin.
ispiyoncuları kimse sevmez ve bi gün sizi ispiyonlamak için her anınızı dikizlemeye başlarlar.
-kokan yemekleri mümkünse yapmayın veya yaptırmayın. eğer oda arkadaşınız iyiyse sorun değil ama çok sık yapmasını yanlış buluyorum çünkü odayı ne kadar havalandırısanız havalandırın o koku oraya siniyor.
-parfüm, deodorant gibi ağır kokan ürünler insanlara rahatsızlık verebilir, oda dışında sıkılması daha iyidir.
-odada telefonla konuşan bir mağara insanı olmayın olanlara da müsaade etmeyin.
-buzdolabı, raflık gibi eşyalar ve banyo-tuvalet ortak kullanım yerleridir keyfinize göre kullanmayın ve kullandırmayın.
-yemekhaneci ablalara biraz makara yapar veya samimi davranırsanız, dozunda, fazladan yemek alırsınız ama ne kadar zıt giderseniz ya yemeğin kötü tarafını verirler ya da az verirler.
-etüt odaları ortak alanlardır eşyanızı kafanıza göre bırakıp gitmeyin hem hırsızlık olabilir hem de insanların hakkını yemiş olursunuz.
-nasıl olsa evim değil diye israf yapmayın. evin olmayabilir ama ülkenin kaynaklarını kullanıyorsunuz, suyu ve elektriği boşa harcamanın veya eşyaları çarpıp yıpratmanın bir anlamı yok.
şimdilik aklımdakiler bunlar. selametle.
devamını gör...
erkekleri çekici kılan detaylar
yemek yapma konusunda becerikli olması. onu da yerim yaptığı yemeği de *
devamını gör...
volkswagen passat
iyi araba aslında. bir tane almayı düşünüyorum ama bilemedim. kredi çekmeye değer mi acaba?
devamını gör...
erkekleri çekici kılan detaylar
oto çekicide çalışmaları.
hale: adam çekici yhaa.
jale: bu mu çekici?
hale: arabayı çekti şimdi.
jale: (error).
hale: adam çekici yhaa.
jale: bu mu çekici?
hale: arabayı çekti şimdi.
jale: (error).
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
devamını gör...
sözlükçülerin bugünkü yorgunluk sebebi
çok çalışmışlar aman. sanki yağmurlu havada atom parçaladılar.
devamını gör...
sözlük yazarlarının söylemek istedikleri
hani bazen bir şeyden şüphelenirsiniz ama bunun olmayacağına dair bir sürü bahane bulmaya ve kendinizi kandırmaya çalışırsınız ama o şey aslında çoktan olmuştur ya işte bu çok kötü bir süreç.
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
devamını gör...
geceye bir türk sanat müziği şarkısı bırak
zeki müren bestesi bırakalım
devamını gör...
aşk nedir nasıldır bilen var mı
güftesi ilham behlül pektaş, bestesi avni anıl'a ait nihavend eser. ben en çok eda karaytuğ'dan dinlemeyi severim.
"aşk nedir, nasıldır, bilen var mı?
sevip de her zaman gülen var mı?
ben seviyorum demek çok kolay
"hadi öl" denince ölen var mı?"
"aşk nedir, nasıldır, bilen var mı?
sevip de her zaman gülen var mı?
ben seviyorum demek çok kolay
"hadi öl" denince ölen var mı?"
devamını gör...
can armando güner
mönchengladbach u19 oyuncusudur gs büyük ölçüde anlaşmıştır ama umarım 2.yusuf demir değildir
devamını gör...
concorde ile uçma hayali
havacılığa ve uçaklara düşkün bir baba ve babasının hayallerine katılan oğulun öyküsü:
concorde, fransız mühendisliğinin eseri süpersonik ilk yolcu uçağıdır. 1969-2003 arası uçmuş daha sonra güvenlik ve gaz emisyonu gerekçeli uçuştan çekilmiştir. tek ölümlü kazası 2000 yılında yaşanmıştır. kaza ayrıntıları spoiler'da.
air france'ın 4590 sefer sayılı uçuşu 25 temmuz 2000 tarihinde meydana gelen bir uçak kazasıdır.
concorde'un önünden kalkan bir mcdonnell douglas dc 10-30 tipi uçaktan düşen bir parça concorde hızlanıp kalkarken sol arka tekerleğini parçalamış, tekerleğinden çıkan parça tekerin hemen üstündeki benzin deposuna gelip sızıntı yaratmasıyla uçağın arkasından alevler çıkmıştır. uçak kalkıştan 1.5 dakika sonra, bir otele düşmüştür. sadece uçaktakiler değil, oteldeki insanlardan bazıları da hayatını kaybetmiştir. 109 yolcu ve mürettebattan kurtulan olmamıştır. bu kazadan sonra concorde, güvenlik önlemleri sebebiyle emekliye ayrılmış, son uçuşunu 2003 yılında yapmıştır.
bu uçakla uçmayı şiddetle arzulayan baba-oğul bilet fiyatının yüksekliği nedenli bu hayal için yıllarca para biriktirir ve uçuş günü olan 25 temmuz 2000 geldiğinde, heyecan içinde 4590 sayılı sefer için uçağa binerler.
sanki bu kader onlar için yazılmış. diğer yolcular ve mürettebat yardımcı oyuncular. ölüm korkutucu bir şey olsa da ne zaman ve nasıl öleceğini bilmemek heyecan verici değil mi? şu baba oğul için ne değişik bir son olmuş. bizler için neler var önümüzde, kimbilir?
concorde, fransız mühendisliğinin eseri süpersonik ilk yolcu uçağıdır. 1969-2003 arası uçmuş daha sonra güvenlik ve gaz emisyonu gerekçeli uçuştan çekilmiştir. tek ölümlü kazası 2000 yılında yaşanmıştır. kaza ayrıntıları spoiler'da.
air france'ın 4590 sefer sayılı uçuşu 25 temmuz 2000 tarihinde meydana gelen bir uçak kazasıdır.
concorde'un önünden kalkan bir mcdonnell douglas dc 10-30 tipi uçaktan düşen bir parça concorde hızlanıp kalkarken sol arka tekerleğini parçalamış, tekerleğinden çıkan parça tekerin hemen üstündeki benzin deposuna gelip sızıntı yaratmasıyla uçağın arkasından alevler çıkmıştır. uçak kalkıştan 1.5 dakika sonra, bir otele düşmüştür. sadece uçaktakiler değil, oteldeki insanlardan bazıları da hayatını kaybetmiştir. 109 yolcu ve mürettebattan kurtulan olmamıştır. bu kazadan sonra concorde, güvenlik önlemleri sebebiyle emekliye ayrılmış, son uçuşunu 2003 yılında yapmıştır.
bu uçakla uçmayı şiddetle arzulayan baba-oğul bilet fiyatının yüksekliği nedenli bu hayal için yıllarca para biriktirir ve uçuş günü olan 25 temmuz 2000 geldiğinde, heyecan içinde 4590 sayılı sefer için uçağa binerler.
sanki bu kader onlar için yazılmış. diğer yolcular ve mürettebat yardımcı oyuncular. ölüm korkutucu bir şey olsa da ne zaman ve nasıl öleceğini bilmemek heyecan verici değil mi? şu baba oğul için ne değişik bir son olmuş. bizler için neler var önümüzde, kimbilir?
devamını gör...
sanal reklam
bir yapımda reklam amacı gütmeden kapalı üstü örtük şekilde reklam yapmaktır mesela karakterin kullandığı eşyanın markasının açık olması ve o eşyanın bariz şekilde sürekli gösterilmesi vs
devamını gör...
ingiliz kahvaltısı
bir insan kahvaltıda neden fasulye yer diye düşüncelere gark ettiren bir kahvaltı seçimidir.
devamını gör...
sözlük yazarlarının söylemek istedikleri
paranormal varlıklara inanmıyorum, ancak o kadar sıkıldım ki; keşke var olsalar da benimle iletişime geçseler diyorum. ne bileyim; bir gece yarısı cinler beni ziyarete gelse de cin tonik eşliğinde dertleşsek, ya da cin düğünü olsa da kurtlarımı dökene kadar oynasam...
devamını gör...
sevgili edinme konusunda hiçbir şey yapmayan insan
öncelikle sevgili edinmek tabiri biraz şey..
bana kötülük ettiğini görüp yolları ayırdığım insanlardan aldığım dersler sebebiyle ne kimselere şans tanıyorum
bana kötülük ettiğini düşünüp yolları ayırdığım insandan kalan o geçmez iç sızısı, kayıp hissi, yeri doldurulamaz boşluk yüzünden ne de kendime şans tanıyorum.
nereden baksam korku, nereden baksam hüzün.
yoksa sevgili dediğin nedir edinilir. :) canım meyve çekince de gidip manavdan kolaylıkla meyve edinip yiyebiliyorum mesela.:)
bana kötülük ettiğini görüp yolları ayırdığım insanlardan aldığım dersler sebebiyle ne kimselere şans tanıyorum
bana kötülük ettiğini düşünüp yolları ayırdığım insandan kalan o geçmez iç sızısı, kayıp hissi, yeri doldurulamaz boşluk yüzünden ne de kendime şans tanıyorum.
nereden baksam korku, nereden baksam hüzün.
yoksa sevgili dediğin nedir edinilir. :) canım meyve çekince de gidip manavdan kolaylıkla meyve edinip yiyebiliyorum mesela.:)
devamını gör...
aşka inanmayanlara seni anlattım
onur can özcan'ın intihaşk şarkısında geçen bir yerdir, "aşka inanmayanlara seni anlattım"
bu günlerde bir acapella grubu çıkmış ve bu şarkıyı yeniden yorumlamış, gerçekten başarılı bir ekip çalışması olmuş. açıp açıp dinliyorum.
yarın olmaz bugün
yarım olmaz bütün
benim ol bu gece
yazı görse gözüm
kışı unutmaz özüm
bitmez bu gece
ötesi mi var? yalnızlığı yalnız
seninle aldattım, kıskandı yıldızlar
aşka inanmayanlara
seni anlattım, karardı ay
...
bu günlerde bir acapella grubu çıkmış ve bu şarkıyı yeniden yorumlamış, gerçekten başarılı bir ekip çalışması olmuş. açıp açıp dinliyorum.
yarın olmaz bugün
yarım olmaz bütün
benim ol bu gece
yazı görse gözüm
kışı unutmaz özüm
bitmez bu gece
ötesi mi var? yalnızlığı yalnız
seninle aldattım, kıskandı yıldızlar
aşka inanmayanlara
seni anlattım, karardı ay
...
devamını gör...