zaman tüneli
hafızam silinse de tekrar izlesem denilen diziler
eşeko ve keko
devamını gör...
saç kesmeyi beceremeyen kuaför
saç tıraşınızı kendiniz yapın. çok kolay zaten. makineyle 3'e vurup geç.
devamını gör...
zorba insanın ağzı torba değil ki büzesin
hayat felsefelerimden biridir.
devamını gör...
zorba insan
(bkz: zorba the greek) dansını seven insandır.
devamını gör...
enfeksiyon
temel olarak 3 grupta toplanabilecek çeşitlere sahip olan hede.
endojen enfeksiyonlar zaten bizimle birlikte yaşayan mikropların bir yolunu bulunca hastalık yapması durumu. mesela akut apandisit ile barsakta yaşayan bakteriler steril dokulara geçti diyelim. ya da daha basiti elime kıymık battı derideki bakteriler içeri girdi. bu tarz şeyler.
eksojen enfeksiyonlar dışarıdan aldığımız enfeksiyonlar. mesela tüberküloz kessssssinlikle eksojen bir enfeksiyondur. hastane enfeksiyonları eksojendir. normalde bizimle bir alakası olmayan, bizim üstümüzde içimizde vs yaşamayan bakterinin virüsün enfeksiyon tablosudur. mesela sağlık bilimlerinde bir alanda öğrencisin diyelim. biz laboratuvarı ayarlayıp farklı mikroskoplara farklı şeyleri koyuyoruz, siz de gelip mikroskoplara bakıp geçiyorsunuz ya hani. heh işte senden önceki arkadaşının gözünde ne var bilmiyorum ben, sen de bilmiyorsun. belki gözü kızarıktı, akıntısı vardı, gözünü kaşıyıp oküleri ayarladı. al sana adenoviral keratokonjunktivit.
fırsatçı enfeksiyonlar ise özel bir grup. bunlar herkes olabilir. bizim içimizde yaşayan bakterisi de olabilir, 500t'deki öksüren adamın ağzından saçılan virüs de olabilir. tek şart şu, enfeksiyonun oluştuğu birey bağışıklığı kısıtlanmış (immunocompromised) olmalı. mesela transplant hastaları, kemoterapi alanlar, immün yetersizliği olanlar, aids hastaları vs. toplumun neredeyse yarısı polyoma taşıyıcısı mesela. sağlıklı adama bir şey yapmaz, böbrekte ömür billah latent yaşar ama immün sistem zayıfladığında (mesela aids tablosunda) progresif multifokal lökoensefalopatiye çevirebilir. tam olarak fırsatçı enfeksiyondur bu. ya da mesela normalde barsakta yaşayan bizim zararsız dediğimiz e.coli bakterisi kemoterapiye bağlı nötropeni sonrası bakteriyel epitelyal katmanı geçip steril dokulara geçebilir, hatta kana bile sıçrayabilir (bakteriyemi). normal bireyde böyle bir şey olmaz da, hadi oldu diyelim o e.coliyi nötrofiller peynir ekmek gibi yer. kemoterapi alan hastada nötropeni (nötrofil azlığı) olduğu için sayısal olarak yetersiz kalıp enfeksiyonu kontrol altına alamayabilir bağışıklık sistemimiz. bu da yine fırsatçı bir enfeksiyondur.
tus dus falan böyle antin kuntin şeyleri sormayı sever. konu değil de bakış açısı biraz öyle. fırsatçı enfeksiyonla endojen enfeksiyon farkını bir vakayla sorarlar.
endojen enfeksiyonlar zaten bizimle birlikte yaşayan mikropların bir yolunu bulunca hastalık yapması durumu. mesela akut apandisit ile barsakta yaşayan bakteriler steril dokulara geçti diyelim. ya da daha basiti elime kıymık battı derideki bakteriler içeri girdi. bu tarz şeyler.
eksojen enfeksiyonlar dışarıdan aldığımız enfeksiyonlar. mesela tüberküloz kessssssinlikle eksojen bir enfeksiyondur. hastane enfeksiyonları eksojendir. normalde bizimle bir alakası olmayan, bizim üstümüzde içimizde vs yaşamayan bakterinin virüsün enfeksiyon tablosudur. mesela sağlık bilimlerinde bir alanda öğrencisin diyelim. biz laboratuvarı ayarlayıp farklı mikroskoplara farklı şeyleri koyuyoruz, siz de gelip mikroskoplara bakıp geçiyorsunuz ya hani. heh işte senden önceki arkadaşının gözünde ne var bilmiyorum ben, sen de bilmiyorsun. belki gözü kızarıktı, akıntısı vardı, gözünü kaşıyıp oküleri ayarladı. al sana adenoviral keratokonjunktivit.
fırsatçı enfeksiyonlar ise özel bir grup. bunlar herkes olabilir. bizim içimizde yaşayan bakterisi de olabilir, 500t'deki öksüren adamın ağzından saçılan virüs de olabilir. tek şart şu, enfeksiyonun oluştuğu birey bağışıklığı kısıtlanmış (immunocompromised) olmalı. mesela transplant hastaları, kemoterapi alanlar, immün yetersizliği olanlar, aids hastaları vs. toplumun neredeyse yarısı polyoma taşıyıcısı mesela. sağlıklı adama bir şey yapmaz, böbrekte ömür billah latent yaşar ama immün sistem zayıfladığında (mesela aids tablosunda) progresif multifokal lökoensefalopatiye çevirebilir. tam olarak fırsatçı enfeksiyondur bu. ya da mesela normalde barsakta yaşayan bizim zararsız dediğimiz e.coli bakterisi kemoterapiye bağlı nötropeni sonrası bakteriyel epitelyal katmanı geçip steril dokulara geçebilir, hatta kana bile sıçrayabilir (bakteriyemi). normal bireyde böyle bir şey olmaz da, hadi oldu diyelim o e.coliyi nötrofiller peynir ekmek gibi yer. kemoterapi alan hastada nötropeni (nötrofil azlığı) olduğu için sayısal olarak yetersiz kalıp enfeksiyonu kontrol altına alamayabilir bağışıklık sistemimiz. bu da yine fırsatçı bir enfeksiyondur.
tus dus falan böyle antin kuntin şeyleri sormayı sever. konu değil de bakış açısı biraz öyle. fırsatçı enfeksiyonla endojen enfeksiyon farkını bir vakayla sorarlar.
devamını gör...
aşk
tek bir tanımı oldugunu dusunmuyorum.
hayatta yalnız bir defa asık olunduguna da inanmıyorum.
yerkuredeki en guclu duygulardan biri.
sizin aska inanmamanız, askın olmadıgı anlamına gelmez, sizin asık olmadıgınız anlamına gelir.
ama hayatta bes on defa asık olunduguna da inanmıyorum. birdir, ikidir, uctur ama dort degildir.
ha birinden hoslanmak deseniz, o sık sık olabilir.
hayatta yalnız bir defa asık olunduguna da inanmıyorum.
yerkuredeki en guclu duygulardan biri.
sizin aska inanmamanız, askın olmadıgı anlamına gelmez, sizin asık olmadıgınız anlamına gelir.
ama hayatta bes on defa asık olunduguna da inanmıyorum. birdir, ikidir, uctur ama dort degildir.
ha birinden hoslanmak deseniz, o sık sık olabilir.
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
hiçbir fikrim yok, sakin birine benziyor, -mu'ları ayrı yazsa daha tatlı olur gibi.
devamını gör...
korsan cd satıldığı dönem
oyun kuramazdık cd arızalı çıkardı geri verir başka oyunu alırdık en son 2018 de korsan cdci gördüm bir de o zamanlar 5 cdli satıyorlardı 140-150 tl idi
devamını gör...
nuray dilmaç cinayeti
boşanmayı bilmeyen, kadını malı sanan heriflerin diyarında yine bir kadın öldürülmüş.
boşandığı kadınla başka biriymiş gibi sosyal medyada yazışıyor, kadın fotoğraf isteyince ikna edebilmek için arkadaşını konuşturuyor. buluşma planı yapılınca buluşma noktasına gidip oğluyla birlikte kadını öldürüyor. çuvala koyuyor, götürüp gömüyor. bir de oğlu her ay gidip başında dua ediyormuş sözde. gördükleri arsayı da satın almış, sözde mezar yapacakmış, para biriktiriyormuş. 10 milyon biriktirme çabası da mahkeme yalanları pişkinliğinin daniskası. boğarak öldürülen annesine villa dikecekti herhalde o paraya.
hadi eski eşi anladık da doğurup emzirip büyüttüğün çocuğun tarafından öldürülmek. 5 çocuk annesiz kaldı, üstelik bizzat babaları ve kardeşleri tarafından. ben kadın olsam bu memlekette evlenmez, mümkünse yaşamazdım bile.
haber linki: buradan
boşandığı kadınla başka biriymiş gibi sosyal medyada yazışıyor, kadın fotoğraf isteyince ikna edebilmek için arkadaşını konuşturuyor. buluşma planı yapılınca buluşma noktasına gidip oğluyla birlikte kadını öldürüyor. çuvala koyuyor, götürüp gömüyor. bir de oğlu her ay gidip başında dua ediyormuş sözde. gördükleri arsayı da satın almış, sözde mezar yapacakmış, para biriktiriyormuş. 10 milyon biriktirme çabası da mahkeme yalanları pişkinliğinin daniskası. boğarak öldürülen annesine villa dikecekti herhalde o paraya.
hadi eski eşi anladık da doğurup emzirip büyüttüğün çocuğun tarafından öldürülmek. 5 çocuk annesiz kaldı, üstelik bizzat babaları ve kardeşleri tarafından. ben kadın olsam bu memlekette evlenmez, mümkünse yaşamazdım bile.
haber linki: buradan
devamını gör...
ikna edilmeyi bekleyen insan
karar alınmışsa ne yaparsan yap döndüremezsin. herkes kendi yolunda ilerliyor
devamını gör...
aşk
ahmet hamdi tanpınar diyormuş ki
"vücutlarımız, birbirimize en kolay verebileceğimiz şeydir; asıl mesele, hayatımızı verebilmektir. baştan aşağı bir aşkın olabilmek, bir aynanın içine iki kişi girip, oradan tek bir ruh olarak çıkmaktır."
gel de şimdi konuş ey tanpınar.
"vücutlarımız, birbirimize en kolay verebileceğimiz şeydir; asıl mesele, hayatımızı verebilmektir. baştan aşağı bir aşkın olabilmek, bir aynanın içine iki kişi girip, oradan tek bir ruh olarak çıkmaktır."
gel de şimdi konuş ey tanpınar.
devamını gör...
ikna edilmeyi bekleyen insan
henüz vazgeçmemiştir… doğru yerden, doğru tonda dokunulması için dua ediyordur.
devamını gör...
oyunlar 1
gözümde canlanır koskoca mazi...
oda oyunları, puanlı giysi giydirme, yemek oyunları...
oda oyunları, puanlı giysi giydirme, yemek oyunları...
devamını gör...
ikna edilmeyi bekleyen insan
üzerinde baskı olan insandır sık boğaz edilen insandır
devamını gör...
oyunlar 1
sniper ve sniper 2 oyunu,delta force oyunları en favori oyunlarımdı
devamını gör...
konya
yerlilerine koca konyalı der konyanın taşrasından olanlar.
devamını gör...
barış manço şarkılarında geçen etkileyici sözler
neredeyse tüm şarkılarının hayranı birisi olarak birkaç tane ekleyeceğim.
bana yolun seç diyorlar
bozuk yolu seçer miyim?
benim yolum bana doğru
ben yolumdan döner miyim?
(bkz: eğri eğri doğru doğru)
ve ben simsiyah bir gecenin koynunda yapayalnız bekliyorum
duyuyorum, görüyorum, bir gün gelecek dönence, biliyorum...
(bkz: dönence)
gözümde yaş görseler
erkek ağlar mı derler
gökler ağlıyor dostlar
ben ağlamışım çok mu?
(bkz: ali yazar veli bozar)
sonsuz yalnızlığımda
bir tek sen varsın bugün
(bkz: anlıyorsun değil mi)
dün yine yapayalnız dolaştım yollarda
yağmurlarda ıslanan bomboş sokaklarda
gözlerimde yaş, kalbimde sızı
unutmadım seni.
(bkz: unutamadım)
mahalleye dert oldu kul ahmet'in ceketi
kul ahmet erken kalkar haydi ya nasip derdi
kimseler anlamazdı ya nasip ne demekti
(bkz: ahmet bey'in ceketi)
bana yolun seç diyorlar
bozuk yolu seçer miyim?
benim yolum bana doğru
ben yolumdan döner miyim?
(bkz: eğri eğri doğru doğru)
ve ben simsiyah bir gecenin koynunda yapayalnız bekliyorum
duyuyorum, görüyorum, bir gün gelecek dönence, biliyorum...
(bkz: dönence)
gözümde yaş görseler
erkek ağlar mı derler
gökler ağlıyor dostlar
ben ağlamışım çok mu?
(bkz: ali yazar veli bozar)
sonsuz yalnızlığımda
bir tek sen varsın bugün
(bkz: anlıyorsun değil mi)
dün yine yapayalnız dolaştım yollarda
yağmurlarda ıslanan bomboş sokaklarda
gözlerimde yaş, kalbimde sızı
unutmadım seni.
(bkz: unutamadım)
mahalleye dert oldu kul ahmet'in ceketi
kul ahmet erken kalkar haydi ya nasip derdi
kimseler anlamazdı ya nasip ne demekti
(bkz: ahmet bey'in ceketi)
devamını gör...
çocuk sahibi olmak değil baba olmak isteyen adam
başlık bana atatürk'ü çağrıştırdı. zira kendisinin biyolojik olarak çocuğu olmasa da milyonların babası olmuştur. hatta kendisinin ölümünden neredeyse bir asır geçmiş olmasına rağmen hâlâ evlatları doğmaktadır.
konumuza dönersek çocuk sahibi olmak biraz bencilce heves gibidir. birnevi oyuncak ister. çocuğun sorumluluğunu değil sadece eğlenceli kısmını yaşamayı istemektir. baba her koşulda çocuğunun yanındadır. ağlamasına da katlanır, bezini de değiştirir, uyutmak için başında da bekler, hastalığında canından can gider. yani böyleymiş. ben babamdan görmemiştim, zaten ayrı olduklarından babamı senelerce görmedim ama çocuğum olunca daha iyi anladım bazı şeyleri. bir insanın bir insanı ne kadar sevebileceği sınırı evladım olduktan sonra daha iyi anladım. kim olmasa bana hayat devam eder en nihayetinde diye bakıyordum, oğlumun bir gülüşü yetiyor, olmamasını hayal edemiyorum artık.
24 saat uykusuz kalıyorsun, yoruluyorsun, sinir sistemin çöküyor, sonra sana bir an gülüyor ya da ufacık parmaklarıyla bir yüzüne dokunuyor, herşey yok olup gidiyor. gerçekten babalık yaşamadan anlaşılmayacak birşeymiş.
konumuza dönersek çocuk sahibi olmak biraz bencilce heves gibidir. birnevi oyuncak ister. çocuğun sorumluluğunu değil sadece eğlenceli kısmını yaşamayı istemektir. baba her koşulda çocuğunun yanındadır. ağlamasına da katlanır, bezini de değiştirir, uyutmak için başında da bekler, hastalığında canından can gider. yani böyleymiş. ben babamdan görmemiştim, zaten ayrı olduklarından babamı senelerce görmedim ama çocuğum olunca daha iyi anladım bazı şeyleri. bir insanın bir insanı ne kadar sevebileceği sınırı evladım olduktan sonra daha iyi anladım. kim olmasa bana hayat devam eder en nihayetinde diye bakıyordum, oğlumun bir gülüşü yetiyor, olmamasını hayal edemiyorum artık.
24 saat uykusuz kalıyorsun, yoruluyorsun, sinir sistemin çöküyor, sonra sana bir an gülüyor ya da ufacık parmaklarıyla bir yüzüne dokunuyor, herşey yok olup gidiyor. gerçekten babalık yaşamadan anlaşılmayacak birşeymiş.
devamını gör...
