zaman tüneli

dün gece eve giderken yaptığım etkinlik. 1 kutu peynir aldım. 10 dakika sonra tekrar dışarıya çıktım hayvan yine hunharca peynir yemeye devam ediyordu.
devamını gör...

zevkler ve renkler tartışılmaz ama bu nedir yahu yapmayalım efendiler etmeyelim efendiler.
penpiş don nedir yahu düz siyah gri neyinize yetmiyor.
devamını gör...

üniversitede sınav döneminde sabah gün doğmadan bir masaya çöküp bütün gün o masayı kitleyen o eleman olduğunuzu düşünüyorum

e: araya muhtar girmiş
devamını gör...

vadeli mevduat getirisini sabah yapmış banka. üst entrylerde belirttiğim gibi faiz getirisini vadeli'deki bakiye ile aynı gösteriyordu ama faizli parayı kuruşu kuruşuna verdi. bir sıkıntı yaşamadım. hoşgeldin faizi bittiği için parayı tam enpara'ya atacaktım ki halkbank faiz oranı yüzde 40 olmuş. enpara'da 32 gün bekleteceğime halkbank'ta 40 gün faiz bekletirim daha iyi. hemen parayı transfer ettim ve yüzde 40 faize bastım parayı. hadi bakalım. bi 10 bin tl de buradan gelsin. 1-2 gün sonra maaş da yatar, onunla da kredi kartı borcumu ve faturalarımı ödedikten sonra geri kalan paranın hepsini enpara'da aylık faize atarım.
devamını gör...

asgari ücret, akp, rant, talan, beşli çete falan fıstık..

bunların yapabilecekleri kötülüklerin haddi hesabının olmadığını kabul ettikten sonra üzerine her gün konuşmayı da gerekli görmüyorum artık. tek yapabildiği seçim zamanı gelince oy vermek olan bir insanın ömrünü akp'ye kızmakla geçirmesi ve onların yedikleri haltlara canla başla itiraz etmesi nafile geliyor bana.
devamını gör...

...
noktayı koyayım, sırası geçmesin öyle yazayım devamını. (artık her üstteki tanıma böyle yapıyorum)

evetttt sevgili yazarımız: ruşen amcanın oğlu sedat

bekleyiniz gece yarısı olmadan tanımınızı yapacağım.

edit: dedim ve gece yarısı olmadan sözümde durdum.

sözlüğe kayıt olalı tamı tamına 6 gün olmuş. altı koca gün. ama 115 tane tanım girmiş atlı kovalarcasına.
11 başlık açmış. 2 de takipçisi var.
ülkemin minyatürü gibi, doğum yeri bilecik küçücük, memleketi yozgart
adam 15 yıldır “dior sauvage elixir” parfüm kullanıyormuş. “türkiye büyükşehir belediye başkanı” da nick altına kendisine zengin piç demiş ama hakaret olarak değil sevecenlikle. parfümü trendyol da anlık 60 ml fiyatı 6027,44 tl.buradan sephorada 8545 tl.buradan o parfümden 3 taneye bu ülkede 11.200.000 kişi asgari ücrete çalışıyor.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
komşusu aç iken tok gezen sedat. her koyun kendi bacağından asılır sedat.
o parfümün içeriğinde greyfur, baharat ve odun kokusu var ya, greyfurt yiyen bir akdenizli ve baharat yiyen bir güneydoğulu o kokusunu aldığı odununan döverler seni.
bir de bu ne perhiz bu ne lahana turşusu derler adama içtiğin viski “clan mc gragor”. viskinin 70 cl azerbaycanda 48 manat, kıbrısta 214,99 tl. 8000 tl parfüm kullanan adam o viskiyi içer mi reis. bir tarafın east bir tarafın west.
elinde muhabbet kuşu tuttuğu fotoğrafına bakılırsa yaşı 47.
“ses hayvanı” nicli kardeşimiz ile samimi olabilir ikisi de mikrofon seviyor. ikisi de sesçi tanışnız efendim. yazınız birbirinize.

kolundaki saat nacar 34-29b640-dsl2 otomatik erkek kol saati boyner fiyatı 12.01.2025 tarihi itibariyle 16.191 tl buradan

kadir tapucu ile anlaşıp nikah memurları için şarkı yaptıran kişidir "ruşen amcanın oğlu sedat."
annesi mürüvvet hanım iyice görebilsin diye tam 150 kiloluk 1.90 boyunda mürüvvet adında bir kızla evlenmiş. işte bu mürüvvet taaa 2 kilometre uzaktan görülebiliyormuş. allah evladın iyisini ruşen amcanlara vermiş dedirten kişidir bizim "ruşen amcanın oğlu sedat."
annesi daha iyi görebilsin diye nikahı ağır çekimde kıydıran kişidir "ruşen amcanın oğlu sedat."
annesi ile babası mutlu olsun diye hala gelinlik ve damatlığı üstünden çıkarmayan kişidir bizim "ruşen amcanın oğlu sedat."
bak seat demiyorum sedat diyorum dikkat et. seat desem araba markası olurdu zaten. sırf annesi seat arabaya binmeyi sevdiği ve türk isminde seat olmadığı için oğlunun adını sedat koymuş ve sedat ta buna hiç ses çıkarmamış. allah herkese ruşen amcanın oğlu sedat gibi bir evlat versin.
her annenin hayalindeki evlatsın sen ruşen amcanın oğlu sedat.

dostumuz muhtemelen 70 lerin 2. yarısı, 80 lerin başı doğumlu 40 üstü old yaniiiiiiiii.
"açmayın dedelerden" de bahsediyorsa kesinlikle old. eski internet kafe bağımlılarından bence. aynı zamanda eski incici.
irfan sayar’ın zihni snirini bile biliyor. eski eski, yaşlanmış.
reisin bence boyla alakalı bir takıntısı var kısa boylu sayılabilecek ve kilolu birisi gibi. 180 altı ve kısa.

sevgilerle kalın, sağlıcakla. selamlar.
devamını gör...

aklı selim davranmaktır.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kabir azabı da sanıyorum insanın kendi içinde. bazılarımız iki tarafın da çilesini hayattayken dolduyormuş gibi geliyor bana..
devamını gör...

başlığı okuyunca aklıma gelip güldürdüğü için yazıyorum. ilkokul öğretmeni bir kadın arkadaşımızın anlatısıdır.
ilk ders saatinin ancak yarısında sınıfa katılabilen ufukcan'a öğretmeni "nerede kaldın ufukcum, bir sorun yok dimi." diye sormuş, o da cevaplamış:
"yok örtmenim.. babam 'ereksiyon' olmuş galibam. annem de çalıştığı ve işe erken gittiği için, babam teyzemi aradı yardımcı olması için, ama teyzem, ancak anneme ulaşıp onun yardımcı olabileceğini söylemiş. bizde annemi bekledik. beni annem getirdi. tabii babam 'ereksiyon' olduğu için, evden çıkmaması dinlenmesi gerekiyormuş."
ufukcan'ın uzun 'ereksiyon' öyküsünü düzeltme telaşıyla, öğretmen her ne kadar: "tamam ufukcum. tabii ki "enfeksiyon" durumlarında ilaçlarımızı alıp, dinlenmemiz gerekir. "enfeksiyon" yani hastalıklar, bulaşıcı olabilir çünkü.. doktorları dinlemeliyiz." dese de, sınıfın ve öğretmenin ilgisini üzerinde toplamanın keyfini, doyasıya yaşamak isteyen küçük ufukcan, halâ heyecanla anlatmaya devam ediyormuş: "evet örtmenim, annem de söyledi zaten beni bırakırken, işinden izin almış, o da eve gidip babamın 'ereksiyon'unun geçmesi için yardım edecekmiş.." öğretmen: "tamam ufukcum babanın hastalığına üzüldük. geç otur şimdi ve hepimiz hasta olmamaya özen gösterelim değil mi." dese de.. ufukcan döktürmeye devam ediyormuş " teyzem doktor halbusem örtmenim, ama sanırım çok meşguldü ki, babamın 'ereksiyon'u için annemi aradı. oysa annem bankacı ama.." diye.. öğretmen "ufukcum hastalıklarımızda annelerimizden de yardım alabiliriz hadi otur artık lütfen."
(ufukcan'ı sınıfa getiren öğretmen arkadaşı, ufukcan'ın öğretmenine durumu izah fırsatı bulamadan, gelişen bu durumu, kahkahalarla bize anlatırken, bizim de gülmekten gözlerimiz yaşarmıştı.)
çocuklar varken sözcük seçmekte ne denli dikkatli olmamız gerektiğini vurgulamak istedim. çocuklar, yeni ve ilginç buldukları sözcükleri kullanmaya çok hevesli oluyorlar. kendilerinin de büyüklerin diliyle konuşabildiklerini göstermeye çalışıyorlar.. ama malum: çocuklar sonuçta.. :)
devamını gör...

çevrede panik, tartışma ya da dramatik analiz varken, sizin omuz silkip geçtiğiniz meselelerdir. başkaları; saatlerce konuşur, ihtimaller üretir, taraf seçer, vb. siz de bu sırada konunun hayatınızda gerçek bir karşılığı olmadığını fark eder, “olacağı varsa olur.” diyerek zihinsel enerjinizi daha önemli şeylere saklamayı tercih edersiniz.
devamını gör...

sosyal medya.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

siyah casio ve ilk 2 saat 1989 senesinden dedemden kalma.
devamını gör...

kendini üzmekten öteye varmaz.
devamını gör...

#3807900
otomatik saatlerde genel bilgisel olarak oldukça iyi bir yazı.
onun dışında akıllı saatlere maalesef her saat meraklısı gibi bende saat demiyorum. kola takılan küçük akıllı telefonlar sadece. tabiî ki kimsenin zevkine laf etmek haddim değil.

bana gelince. 3-4 tane vardı şimdiye kadar quartz ve otomatik. şu anda ikinci el pazarında bulduğum ve tamir ettiğim çakma seiko 5 kordonsuz olarak beklemede. en az 20 tane bit pazarından alınmış ve sırf mekanizmazları için parçalanmış saatim oldu. tabi hepsi çöp oldu sonunda*

bu konuda özellikle bit pazarları gezmeyi seviyorum. ve bir gün denk getireceğim satanın anlamadığı iyi bir saati.

ben gösteriş yada fiyattan ziyade emek vermeyi seviyorum bu gibi konularda. bir nevi hobi benim için.
devamını gör...

ortamda kimsenin fark etmediği ya da önemsemediği bir detayı kafanızda defalarca çevirip giderek dev bir probleme dönüştürdüğünüz anlardır; bir bakış, bir kelime, bir suskunluk üzerine senaryolar yazılır, içinizde tartışmalar kazanılır kaybedilir ama dışarıdan bakıldığında herkes hala sakindir ve asıl fırtına sadece sizin kafanızda kopuyordur.
devamını gör...

viral olan herşey, her mekan.
devamını gör...

bence böyledir ya. akbabalar yiyebilir mesela bence her kuşun cesedini. her şey insanlar için değil! *
devamını gör...

insanın hamurunda olandır.
devamını gör...

ortada gerçek bir sorun yokken sırf boşluk hissiyle tetiklenen gereksiz krizlerdir; durup dururken eski konuşmaları kurcalamak, saçma bir konudan tartışma açmak, ani kararlar alıp sonra “ben bunu niye yaptım” demek bu kategoridedir ve genelde birkaç saat sonra her şey normale döner ama o süre zarfında ruh hali tam anlamıyla mini bir felaket senaryosu oynar.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim