zaman tüneli

“şeytanın bacağını kır” veya “zorlukla yüzleş” manasıyla söylenen bir cümledir. buona fortuna (iyi şanslar) denmez ve de sevmezler. tiyatroculardan kalma bir alışkanlıktır (batıl inanç) ve uğursuzluk getirdiğine inanırlar.

karşılık olarak asla “grazie” denmez, “crepi (ölsün/gebersin)” tercih edilir. bazen buna “magari”de denebilir. bunun anlamı ise “inşallah, ah nerde, keşke”dir. bu kelime ayriyeten gerçekleşmesi istenilen ama zor olan şeyler için kullanılır.
devamını gör...

salak. antalya da fıstık gibi oteller var. git ets tura al bı aylık tatil. almanlar 1-1,5 ay dana gibi yatıyor. bunları da çok biliyor, kafası çalışıyor diye bize okutuyorlar.
devamını gör...

yöresel soslarla marine edilmiş, çıtır dokulu mofongo ve arka planda post modern sosyoloji tabanlı kaos programım.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

30'larıma kadar falan epik kavgalar ederdik babamla. aslında 20'lerimin ortalarından sonra falan azalmaya başlamıştı diyebilirim. 30'larımda epey azaldı kavgalarımız. 40'larımda ise çok daha azaldı. hala bitmiş değil ama cidden çok azaldı artık ve eskisi kadar şiddetli olmuyor. fiziksel şiddet zaten hiç olmadı da bayağı ağır sözlü kavgalar ediyorduk eskiden. sonuçta ikimiz de bundan memnun değildik. insanın mizacını değiştirmesi zordur ama bu bir gereklilikse de bu yönde gayret göstermek iyidir. bunu ikimiz de yaptık sanırım ve artık aramız çok daha iyi babamla.
devamını gör...

"göze göz, dişe diş" demeyi her zaman tercih ederek, kalıplarımı yıkmayı daha doğru buluyorum.
devamını gör...

o zaman tatil icat edilmemişti
devamını gör...

nereden bakılırsa bakılsın fecaat olan olay.

adliyede; birinin birini vurması, bir kadının vurulması, dahası bir hakimin vurulması, bir savcının kasıtlı olarak birini vurması, bir de iddia edildiği gibiyse bir savcı tarafından eski eş katliamının bir başka örneğinin gerçekleşmesine ramak kalması.

kaç kez okudum haberi.
süreci çok merak etmekteyim, çok yazık.
devamını gör...

aynen
devamını gör...

rüyalarıma giren içli köfteyi sonunda yaptım. görüntüleri ilk denemeye göre fena değil.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

baba ile kavga kelimelerini aynı cümlede görünce bir ürperme geliyor.
ne kavgasından bahsediyorsunuz siz?
devamını gör...

büyük filozof kant'ın yaşadığı şehrin sınırlarının dışına çıkmamış olmasıdır. bir kere bile olsun tatil için farklı yerlere gitmemiş ve imkanı olduğu halde yaşamını hep aynı şekilde sürdürmüş olmasıdır.

günümüz insanlarıysa yazın ne yapacaklarına kış mevsiminde, kışın ne yapacaklarına yaz mevsiminse karar veriyorlar. tatilde evde kalmak fikri adeta bir felaket çalışan kesim için...
tatilin bir ihtiyaç olduğu da aslında büyük oranda başırılı bir pazarlama stratejisi.
mutlaka bir ihtiyaç ama karşımıza çıkan bütün reklamlar bu ihtiyacın abartılmasına yönelik bir çalışma içeriyor.
sonuçta tatilde bir yerlere gitmeyince ölünmüyor.
bizlere anlatılanlar ve gösterilenler, herkes tatile giderken ben evde pinekliyorum düşüncesini yoğunlaştırarak bizi huzursuz ve mutsuz etmeye yetiyor. neyi isteyip neyi istemememiz gerektiğine bile başkaları karar veriyor..

not, karakter sınırlaması (bir) olarak yazmayı mümkün kılmadığı için zorunlu olarak rakamla (1) olacak şekilde başlık açılmıştır.
devamını gör...

fetö'nün fenerbahçe'yi hedef alma sebebidir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bıyıklardan hangi siyasi görüşe sahip olduğu anlaşılıyor..
devamını gör...

ingiliz metal devi iron maiden'ın, bruce dickinson vokalleri devralmadan önceki en sevdiğim şarkılarından biridir. topluluğun 2. albümü, 1981 tarihli killers'ta yer alır. burada vokalleri üstlenen paul di'anno'nun (r.i.p.) sesine de çok yakışan bir parça bu elbette.

devamını gör...

ingiltere: chelsea
ispanya: real madrid
italya: milan
almanya: dortmund
fransa: yok.
devamını gör...

tuzak başlık bu gotcha, düşme düşme.
devamını gör...

meali: çirkin kız ya da erkek ile date etmek, buluşmak, flört etmek. karşı cins hafif güzel bile olsa unutmak altı ayı alır. denemeyenler bilmez. bu yüzden millet shreking yapıyor. çok da mantıklı.
devamını gör...

türk kadınları tabii ki. akşam eve gittiğimde kapının kilidini değişmiş bulmak istemiyorum.
devamını gör...

savcı koca, hakim olan eşini vurmuş..
demek ki neymiş: hiç olmazsa savcı yapılacak, potansiyel bir adi suçlu -namus fedaisini (!)- savcı yapıp silahlandırmamak, hele hele savcı asla yapmamak gerekiyormuş..
keza: 'devletin adliyesinde hakim olsa bile', bu anlayış ortamında, kadını koruyabilmek mümkün olamıyor muş..
değişmesi gerekenin, ne ve kimler olduğunu halâ tartışacak mıyız.? her şey ortada değil mi.?
edit: hatta öğreniyoruz ki, silahlı katil savcı(!)nın, silahını elinden alarak, hakim kadını öldürülmekten kurtaran da, adliyede çaycı olarak çalıştırılan, bir hükümlü(mahkum) erkek miş..
düşünebiliyor musunuz.. kadın katilliğine hevesli bir savcı, mağdure bir kadın hakim, kahramansa bir hükümlü.. yani mahkumların savcılardan hakim kadın kurtardığı bir manzara.. (hiç bir etiket gerçeğinin üstünde değil..) ama malesef gerçek bu..
peki eğer ibretlik bir tablo bu da değilse nedir.?
mahkumlar hakim kurtarıyor, savcılar silahla öldürmeye kadın arıyor.. kadın -adliyede hakim bile olsa- hayatı tehlikede..
gün aşırı çıkarılan bilmem kaçıncı hukuk reformu (!) paketleri de, ortalıkta uçuşuyor. adalet bakanımız da bununla övünüyor..
evet.. tabloya yakışır bir adlandırma ile: kader mahkumu"yeni" türkiye'ye hoş geldiniz..!
devamını gör...

yirmilik dişi olmayan gen zlerin beyanatı.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim