zaman tüneli
fenerbahçe'nin kemalistlerin takımı olması
fenerbahçe tarih boyunca hep hedef alındı çünkü sistemin ele geçiremediği tek spor kulübüydü ve hala öyle. kulübü ele geçiremediklerinde, kulüp başkanlarına saldırdılar çünkü kulübün çöküşünün hızlı olması gerekiyordu ama her denediklerinde, fenerbahçe kendi içinde yaptığı seçimle yeni bir başkan seçti.
dikkat edin fenerbahçe'de oy sistemi hep aynı ve şeffaftır. başından beri takımın üyesi olan, liyakatini ve sadakatini kanıtlamış insanların verdiği oylar ve kurullarda bulunan insanların verdiği oylarla başkan atanır. dolayısıyla dışarıdan müdahaleye alan açılmıyor. kulüp kendi içinde yine kendi üyeleriyle başkanını seçiyor. kulübün başına gelen yeni başkan, diğer güçler tarafından seçilmediği için kulüp ele geçirilemiyor. bu yüzden takımı sürekli çökertmek adına ya baskanlarla uğraşıyorlar ya takımın kendisine iftira atıyorlar. aziz yıldırım ve sadettin saran bunların en iyi örnekleridir.
düşünelim! sadettin saran fenerbahçe'ye başkan seçildi, hemen arkasından adamın özel hayatı ile ilgili mesajlaşmaları ifşalandı, uyuşturucuyla suçlandı ve gözaltına alındı. bunca yıllık iş adamının itibarına saldırdılar. sizce bunlar tesadüf mü? tesadüf olduğunu düşünmeniz beni üzer çünkü ben hiç tesadüf olduğunu düşünmüyorum.
dikkat edin fenerbahçe'de oy sistemi hep aynı ve şeffaftır. başından beri takımın üyesi olan, liyakatini ve sadakatini kanıtlamış insanların verdiği oylar ve kurullarda bulunan insanların verdiği oylarla başkan atanır. dolayısıyla dışarıdan müdahaleye alan açılmıyor. kulüp kendi içinde yine kendi üyeleriyle başkanını seçiyor. kulübün başına gelen yeni başkan, diğer güçler tarafından seçilmediği için kulüp ele geçirilemiyor. bu yüzden takımı sürekli çökertmek adına ya baskanlarla uğraşıyorlar ya takımın kendisine iftira atıyorlar. aziz yıldırım ve sadettin saran bunların en iyi örnekleridir.
düşünelim! sadettin saran fenerbahçe'ye başkan seçildi, hemen arkasından adamın özel hayatı ile ilgili mesajlaşmaları ifşalandı, uyuşturucuyla suçlandı ve gözaltına alındı. bunca yıllık iş adamının itibarına saldırdılar. sizce bunlar tesadüf mü? tesadüf olduğunu düşünmeniz beni üzer çünkü ben hiç tesadüf olduğunu düşünmüyorum.
devamını gör...
babayla kavga etmek
saygımı yanındayken bacak bacak üstüne atmaktan bile rahatsız olacak şekilde gösterirken, sevgimi gösterebilmek konusundaysa çocukken sahip olduğum bütün enstrümanları büyürken kaybetmiş olduğum için güdük kaldım. zaten bunalımdan belimi doğrultup da içten bir gülüşü bile yaşayamadım içimde. dertle uslanmış gönlüm sevgiyi hissetse bile göstermeye güç yetiremedi diyebilirim.
muhtemelen babam da beni mutsuz, keyifsiz, mesafeli, sıkıntılı, bunalımlı biri olarak tarif edebilir.
baba oğul olarak kavgamız yoktur.
muhtemelen babam da beni mutsuz, keyifsiz, mesafeli, sıkıntılı, bunalımlı biri olarak tarif edebilir.
baba oğul olarak kavgamız yoktur.
devamını gör...
şimdilik
geçen sene girdiğim ruh halinden halen çıkamayarak yazdığım sözleri teknolojinin de yardımıyla ete kemiğe büründürdüm. dinleyip beğenip (gerçekten beğenirseniz) destek olur musunuz sevgili sözlükçüler
devamını gör...
modern insanın yalnız olma sebepleri
ıcinin, maddesel dunya illuzyonlari sayesinde bosaltilip zihninin de tuketim carkina baglanmis olmasi.
devamını gör...
immanuel kant'ın ömründe 1 kere bile tatile gitmemiş olması
can't go on holiday.
devamını gör...
askere giderken götürülmesi gereken şeyler
roman götürün falan diyenlere gülüyorum. boş durdururlar mı da okuyacaksın roman anca görevli olman lazım ve şartlara göre değişir boş zamanın olacağı. hiçbir şey götürülmez çünkü içeri almıyorlar zaten.
devamını gör...
instagram kullanmayan erkek
hiçbir şey kullanmıyorum. instam yok kimseyi merak etmiyorum çevremdeki fake de yok google'dan bir kere isim aratmadım akrabalar hariç. nasıl biriyle tanışıyorsun derseniz tanışmıyorum öyle yaşayıp gidiyorum.
devamını gör...
in bocca al lupo
“şeytanın bacağını kır” veya “zorlukla yüzleş” manasıyla söylenen bir cümledir. buona fortuna (iyi şanslar) denmez ve de sevmezler. tiyatroculardan kalma bir alışkanlıktır (batıl inanç) ve uğursuzluk getirdiğine inanırlar.
karşılık olarak asla “grazie” denmez, “crepi (ölsün/gebersin)” tercih edilir. bazen buna “magari”de denebilir. bunun anlamı ise “inşallah, ah nerde, keşke”dir. bu kelime ayriyeten gerçekleşmesi istenilen ama zor olan şeyler için kullanılır.
karşılık olarak asla “grazie” denmez, “crepi (ölsün/gebersin)” tercih edilir. bazen buna “magari”de denebilir. bunun anlamı ise “inşallah, ah nerde, keşke”dir. bu kelime ayriyeten gerçekleşmesi istenilen ama zor olan şeyler için kullanılır.
devamını gör...
immanuel kant'ın ömründe 1 kere bile tatile gitmemiş olması
salak. antalya da fıstık gibi oteller var. git ets tura al bı aylık tatil. almanlar 1-1,5 ay dana gibi yatıyor. bunları da çok biliyor, kafası çalışıyor diye bize okutuyorlar.
devamını gör...
babayla kavga etmek
30'larıma kadar falan epik kavgalar ederdik babamla. aslında 20'lerimin ortalarından sonra falan azalmaya başlamıştı diyebilirim. 30'larımda epey azaldı kavgalarımız. 40'larımda ise çok daha azaldı. hala bitmiş değil ama cidden çok azaldı artık ve eskisi kadar şiddetli olmuyor. fiziksel şiddet zaten hiç olmadı da bayağı ağır sözlü kavgalar ediyorduk eskiden. sonuçta ikimiz de bundan memnun değildik. insanın mizacını değiştirmesi zordur ama bu bir gereklilikse de bu yönde gayret göstermek iyidir. bunu ikimiz de yaptık sanırım ve artık aramız çok daha iyi babamla.
devamını gör...
göte göt diyerek kalıplarını yıkan insan
"göze göz, dişe diş" demeyi her zaman tercih ederek, kalıplarımı yıkmayı daha doğru buluyorum.
devamını gör...
immanuel kant'ın ömründe 1 kere bile tatile gitmemiş olması
o zaman tatil icat edilmemişti
devamını gör...
13 ocak 2026 istanbul'da savcının hakimi vurması
nereden bakılırsa bakılsın fecaat olan olay.
adliyede; birinin birini vurması, bir kadının vurulması, dahası bir hakimin vurulması, bir savcının kasıtlı olarak birini vurması, bir de iddia edildiği gibiyse bir savcı tarafından eski eş katliamının bir başka örneğinin gerçekleşmesine ramak kalması.
kaç kez okudum haberi.
süreci çok merak etmekteyim, çok yazık.
adliyede; birinin birini vurması, bir kadının vurulması, dahası bir hakimin vurulması, bir savcının kasıtlı olarak birini vurması, bir de iddia edildiği gibiyse bir savcı tarafından eski eş katliamının bir başka örneğinin gerçekleşmesine ramak kalması.
kaç kez okudum haberi.
süreci çok merak etmekteyim, çok yazık.
devamını gör...
fenerbahçe'nin kemalistlerin takımı olması
aynen
devamını gör...
babayla kavga etmek
baba ile kavga kelimelerini aynı cümlede görünce bir ürperme geliyor.
ne kavgasından bahsediyorsunuz siz?
ne kavgasından bahsediyorsunuz siz?
devamını gör...
immanuel kant'ın ömründe 1 kere bile tatile gitmemiş olması
büyük filozof kant'ın yaşadığı şehrin sınırlarının dışına çıkmamış olmasıdır. bir kere bile olsun tatil için farklı yerlere gitmemiş ve imkanı olduğu halde yaşamını hep aynı şekilde sürdürmüş olmasıdır.
günümüz insanlarıysa yazın ne yapacaklarına kış mevsiminde, kışın ne yapacaklarına yaz mevsiminse karar veriyorlar. tatilde evde kalmak fikri adeta bir felaket çalışan kesim için...
tatilin bir ihtiyaç olduğu da aslında büyük oranda başırılı bir pazarlama stratejisi.
mutlaka bir ihtiyaç ama karşımıza çıkan bütün reklamlar bu ihtiyacın abartılmasına yönelik bir çalışma içeriyor.
sonuçta tatilde bir yerlere gitmeyince ölünmüyor.
bizlere anlatılanlar ve gösterilenler, herkes tatile giderken ben evde pinekliyorum düşüncesini yoğunlaştırarak bizi huzursuz ve mutsuz etmeye yetiyor. neyi isteyip neyi istemememiz gerektiğine bile başkaları karar veriyor..
not, karakter sınırlaması (bir) olarak yazmayı mümkün kılmadığı için zorunlu olarak rakamla (1) olacak şekilde başlık açılmıştır.
günümüz insanlarıysa yazın ne yapacaklarına kış mevsiminde, kışın ne yapacaklarına yaz mevsiminse karar veriyorlar. tatilde evde kalmak fikri adeta bir felaket çalışan kesim için...
tatilin bir ihtiyaç olduğu da aslında büyük oranda başırılı bir pazarlama stratejisi.
mutlaka bir ihtiyaç ama karşımıza çıkan bütün reklamlar bu ihtiyacın abartılmasına yönelik bir çalışma içeriyor.
sonuçta tatilde bir yerlere gitmeyince ölünmüyor.
bizlere anlatılanlar ve gösterilenler, herkes tatile giderken ben evde pinekliyorum düşüncesini yoğunlaştırarak bizi huzursuz ve mutsuz etmeye yetiyor. neyi isteyip neyi istemememiz gerektiğine bile başkaları karar veriyor..
not, karakter sınırlaması (bir) olarak yazmayı mümkün kılmadığı için zorunlu olarak rakamla (1) olacak şekilde başlık açılmıştır.
devamını gör...



