zaman tüneli
2025-26 uefa şampiyonlar ligi şampiyonu galatasaray
transferlere bağlı taktiklere bağlı o zamanki şartlara bağlı transfer yapmazlarsa olmaz zaten ki bu gidişle de olmayacak şu açık gs yönetimi taraftara boş vaatler veriyor yok avrupa yok lig ama onlar da ne avrupa başarısı ne de lig başarısı istiyorlar ki olan da taraftarın psikolojisine oluyor
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının ilk aşkları için yaptıkları
sayılır mı bilmiyorum ama kendisi sınıf başkanıydı ben de yardımcısı olmak için çabalıyordum.
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
nickinden de anlaşılabileceği üzere kendisi hanımefendi ve avukat.* ayrıca profilini biraz inceledim komik, zeki, kendine has tarzı olan ojeleri güzel bir yazar.
araya diko abi girmiş. valla kendisini şaka mı gerçekten mi böyle anlamadığım bir milyon kafası ile tanıdık. komik, mahallenin abisi, saygı duyduğum bir büyüğüm.
araya diko abi girmiş. valla kendisini şaka mı gerçekten mi böyle anlamadığım bir milyon kafası ile tanıdık. komik, mahallenin abisi, saygı duyduğum bir büyüğüm.
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
hayatında bir kere bile dava dilekçesini izahtah varestedir yazdığını düşünmüyorum. daha modern yazı dili kullandığını düşünüyorum.
bende seni seviyorum ornitorenk. öpüyorum yanaklarından abi şefkatiyle.
bende seni seviyorum ornitorenk. öpüyorum yanaklarından abi şefkatiyle.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının ilk aşkları için yaptıkları
salya sümük günlerce ağlamış, yemeden içmeden kesilmişim. (mişli geçmiş zaman kullanıyorum, çünkü 5.5 yaşındaydım ve malesef onun aşk olduğunu çok sonradan anlattılar bana. daha da ilginci, babasının tayini nedeniyle sınıftan ayrılan şeydacık da, aynı yıkımı yaşamış. şeyda benden 1.5 yaş büyüktü ve meğerse annelerimiz telefonlaşıp öğretmenimizin de katılımıyla, yıllardır anlatıp gülüşüyorlar mış.
cümle aleme malolup dillere düşmüş bir aşk.!
ah şeydam.. çilekli kurabiyem.. :)
cümle aleme malolup dillere düşmüş bir aşk.!
ah şeydam.. çilekli kurabiyem.. :)
devamını gör...
kaset ve cd dönemi vs spotify dönemi
tabii ki spotify. yok mp3leri müzik çalara aktar yok telefona aktar, dünya varmış be.
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
galiba komik birisi tam çözemedim
bide sanki kapalı konuşmayı seviyor
bide sanki kapalı konuşmayı seviyor
devamını gör...
kaset ve cd dönemi vs spotify dönemi
2 kaset ve cdyle bütün yaz idare edilirdi gayet şimdi 261327132149821824021478912 mp3 olan yerde tatmin olunamıyor.
devamını gör...
kaset ve cd dönemi vs spotify dönemi
kaset ve cd döneminde aldığımız albümleri bazen "zorla severdik".
şimdi elinin altında milyor tane albüm var: 10 saniye dinle, beğenmezsen diğerine geç...
kaset ve cd'lere para veriyorduk. yani bazı yerlerde önceden albümleri biraz dinleyip fikir edinme şansımız oluyordu satın alıp almamaya karar vermeden evvel ama bu her zaman da olmuyordu.
evet, bazı satın aldığımız albümleri başta pek tutmasak da işte sınırsız albüm alamadığımızdan da dinleye dinleye sevebiliyorduk.
zaten sevdiğimiz bir albüm çıkarsa o albüm bizim için çok değerli oluyordu. kitapçıklarında sözleri varsa evire çevire sözlerini takip ede ede dinlerdik falan.
yalnız, eskiden sanatçılar da çıkardıkları albümlerden ciddi para kazanıyorlardı bu satışlar sayesinde. evet, asıl parsayı plak şirketleri alıyordu ama sanatçılar da iyi kazanabiliyordu gene.
sonra en büyük gruplar, en meşhur sanatçılar bile albümlerden pek para kazanamamaya başladı. yani bazı metal grupları, "yeni turne teklifleri almak için albüm çıkarıyoruz" falan gibisinden şeyler bile dedi. ya da işte tişört, kahve kupası gibi merchandise işinden para kazanabilmek için...
bu aslında bayağı acı bir şey. her grup konser vermek istemeyebilir ama artık bu işten para kazanabilmek için turlamanız şart ve yeni turne teklifleri alabilmeniz için de belirli aralıklarla albüm çıkarmanız gerekiyor. bu, şu yönden de acı bir şey: bir yerden sonra gruplar yeni albümleri için eser üretirken, bunların canlı performansta nasıl tınlayacağını da gözetmeye başladı. yani mesela şurası seyirciyi coşturur, şu nakarata seyirciler eşlik eder gibi... bu, bence sanatsal bağlamda da müziğe zarar verdi. yani albüm sanatçısı olayım, insanlar evlerinde veya işte kulaklıklarla sokaklarda bu albümü dinlesinler diye müzik yaparsanız bugün bu işten para kazanabilmeniz çok zor. konser sevmeyen biri olarak beni epey rahatsız eden bir şey bu. yani bana göre albüm bir sanat eseridir ve bunlara konan şarkılar albüm için yapılmalıdır. konserlerde iyi gider diye yapılan şarkıları da net sanat eserleri gibi göremiyorum ben bu yüzden.
mp3'e de ayrı parantez açmak lazım tabii... yani zaten spotify'dan önce de sanatçıların albümlerden kazanabildiği para miktarı epey düşmüştü. spotify'dan da doğru dürüst para kazanamıyor sanatçılar diye biliyorum. yani kendim bilmiyorum da bu konudan şikayetçi sanatçı basın açıklamalarına rastlamışlığım var.
şimdi elinin altında milyor tane albüm var: 10 saniye dinle, beğenmezsen diğerine geç...
kaset ve cd'lere para veriyorduk. yani bazı yerlerde önceden albümleri biraz dinleyip fikir edinme şansımız oluyordu satın alıp almamaya karar vermeden evvel ama bu her zaman da olmuyordu.
evet, bazı satın aldığımız albümleri başta pek tutmasak da işte sınırsız albüm alamadığımızdan da dinleye dinleye sevebiliyorduk.
zaten sevdiğimiz bir albüm çıkarsa o albüm bizim için çok değerli oluyordu. kitapçıklarında sözleri varsa evire çevire sözlerini takip ede ede dinlerdik falan.
yalnız, eskiden sanatçılar da çıkardıkları albümlerden ciddi para kazanıyorlardı bu satışlar sayesinde. evet, asıl parsayı plak şirketleri alıyordu ama sanatçılar da iyi kazanabiliyordu gene.
sonra en büyük gruplar, en meşhur sanatçılar bile albümlerden pek para kazanamamaya başladı. yani bazı metal grupları, "yeni turne teklifleri almak için albüm çıkarıyoruz" falan gibisinden şeyler bile dedi. ya da işte tişört, kahve kupası gibi merchandise işinden para kazanabilmek için...
bu aslında bayağı acı bir şey. her grup konser vermek istemeyebilir ama artık bu işten para kazanabilmek için turlamanız şart ve yeni turne teklifleri alabilmeniz için de belirli aralıklarla albüm çıkarmanız gerekiyor. bu, şu yönden de acı bir şey: bir yerden sonra gruplar yeni albümleri için eser üretirken, bunların canlı performansta nasıl tınlayacağını da gözetmeye başladı. yani mesela şurası seyirciyi coşturur, şu nakarata seyirciler eşlik eder gibi... bu, bence sanatsal bağlamda da müziğe zarar verdi. yani albüm sanatçısı olayım, insanlar evlerinde veya işte kulaklıklarla sokaklarda bu albümü dinlesinler diye müzik yaparsanız bugün bu işten para kazanabilmeniz çok zor. konser sevmeyen biri olarak beni epey rahatsız eden bir şey bu. yani bana göre albüm bir sanat eseridir ve bunlara konan şarkılar albüm için yapılmalıdır. konserlerde iyi gider diye yapılan şarkıları da net sanat eserleri gibi göremiyorum ben bu yüzden.
mp3'e de ayrı parantez açmak lazım tabii... yani zaten spotify'dan önce de sanatçıların albümlerden kazanabildiği para miktarı epey düşmüştü. spotify'dan da doğru dürüst para kazanamıyor sanatçılar diye biliyorum. yani kendim bilmiyorum da bu konudan şikayetçi sanatçı basın açıklamalarına rastlamışlığım var.
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
tarkan - şımarık (1997).
devamını gör...
sözlük yazarlarının söylemek istedikleri
direniyorum ama sonum diş hekimine gitmek olacak sanırım. yirmilik diş belası.
devamını gör...
ekonomisi en iyi olan ülkenin türkiye olması
hahahahahahahahahahaahhahahah
devamını gör...
14 ocak 2026 beyoğlu yeni çarşı fenerbahçe maçı
hocam rennes vazgeçmeden szymanski çıkarsak mı?
devamını gör...
güne bir şarkı bırak
devamını gör...
sözlük yazarlarının söylemek istedikleri
hayatında yeni hiçbir şey olmuyordu.
devamını gör...
sözlük yazarlarının söylemek istedikleri
bakın bu sözlükte kim ile kavga ettiysem moderasyon zamanında müdahale edemediği içindir,
lucifer ile kavga ettim ben kavga ederken sözlükteki bağzı feminikler benim onun derinliğini (!) anlamadığımı falan söylemişti. sonra ne oldu? mevzu tecavüz fantazisine kadar gitti!...
gene sözlükte kelenderis ile çok kavga ettim gene bağzı kezo feministler bunun yanında oldu sonuç? adamın ülkede sövmediği değer, sözlükte sövmediği yazar kalmadığı halde (ağzı yerine mabadı ile içiyordu çünkü.) moderasyon hiçbir şey yapmadı sonra ne oldu? nickaltından amacı ne olursa olsun küfür kafir gitti. peki sonuç onu savunanlar nickaltımda duruyor ikisine de bu yılan sizi soktuğunda sizi gene biz savunacağız demiştim dediğimde oldu.
moderasyon işini yapmadığı için bu sözlükte kavgalar çıkıyor zaten insanların anlatmaya çalıştığı şeyde buydu anladınız mı? yoook? eee neyin tatavasını yapıyorsunuz la o zaman?
kısaca demem o ki siz aman ali rıza bey ağzımızın tadı kaçmasın kafasında takılıyor olabilirsiniz ben öyle değilim belli kırmızı çizgiler dışında da mevzuyu gerçeğe taşımam.
(bkz: sözlüğün horizon denen zevatı mahkemeye vermesi)
ha gerçeğe taşımak zorunda kalırsam da sonunu getiririm. ha siz çiçek böcek takılın, kafanıza göre istediğinizi yapın size kimse bir şey demiyor/diyemez de zaten burası sözlük isteyen kavga eder isteyen goygoyuna bakar.
lakin hoşunuza gitmeyen bir mevzudan bütün sözlüğe hakaret edip sözlükte kalıyorsanız buda tamamen moderasyonun halt etmesidir.
lucifer ile kavga ettim ben kavga ederken sözlükteki bağzı feminikler benim onun derinliğini (!) anlamadığımı falan söylemişti. sonra ne oldu? mevzu tecavüz fantazisine kadar gitti!...
gene sözlükte kelenderis ile çok kavga ettim gene bağzı kezo feministler bunun yanında oldu sonuç? adamın ülkede sövmediği değer, sözlükte sövmediği yazar kalmadığı halde (ağzı yerine mabadı ile içiyordu çünkü.) moderasyon hiçbir şey yapmadı sonra ne oldu? nickaltından amacı ne olursa olsun küfür kafir gitti. peki sonuç onu savunanlar nickaltımda duruyor ikisine de bu yılan sizi soktuğunda sizi gene biz savunacağız demiştim dediğimde oldu.
moderasyon işini yapmadığı için bu sözlükte kavgalar çıkıyor zaten insanların anlatmaya çalıştığı şeyde buydu anladınız mı? yoook? eee neyin tatavasını yapıyorsunuz la o zaman?
kısaca demem o ki siz aman ali rıza bey ağzımızın tadı kaçmasın kafasında takılıyor olabilirsiniz ben öyle değilim belli kırmızı çizgiler dışında da mevzuyu gerçeğe taşımam.
(bkz: sözlüğün horizon denen zevatı mahkemeye vermesi)
ha gerçeğe taşımak zorunda kalırsam da sonunu getiririm. ha siz çiçek böcek takılın, kafanıza göre istediğinizi yapın size kimse bir şey demiyor/diyemez de zaten burası sözlük isteyen kavga eder isteyen goygoyuna bakar.
lakin hoşunuza gitmeyen bir mevzudan bütün sözlüğe hakaret edip sözlükte kalıyorsanız buda tamamen moderasyonun halt etmesidir.
devamını gör...
girme teklifi
(bkz: aşkım orası değil)
(bkz: aşkım yanlış deliğe girdin)
(bkz: içime boşal diyen sevgili)
(bkz: içime gir ama sigaranı söndürme)
(bkz: aşkım yanlış deliğe girdin)
(bkz: içime boşal diyen sevgili)
(bkz: içime gir ama sigaranı söndürme)
devamını gör...
yazarların akşam çektiği fotoğraflar
devamını gör...

