zaman tüneli
altın sırmalı kaputlar giyip padişah sofrasına oturmak
diken üstünde akşam yemeği.
devamını gör...
u.s. army special forces
green beret (u.s. army special forces) hakkında konuşulunca milletin aklına iki şey geliyor: 1) sakal 2) gece görüş 3) call of duty’de “press x” ile ipten kayma. gerçek hayatta ise green beret dediğin şey, amerikan ordusunun “kapıyı tekmeyle kıran” kolu değil; kapıyı ya içeriden açtıran ya da kapının yerine başka bir kapı koyan koludur.
ne yapıyor bu eşşoğulları?
green beret’in olayı “komando daha komando” olmak değil. asıl uzmanlık alanı insan. hedef ülkenin coğrafyası kadar, kabile dengesi, yerel siyaset, komşu istihbarat servisleri, sınır kaçakçılığı, para akışı, hatta “kim kimin eniştesi” bilgisi bile işin parçası. o yüzden bunlar “vur-kaç”tan çok kur-çalıştır-büyüt işine bakar.
en net çerçeveyle üç ana işi vardır:
unconventional warfare (uw): düzensiz/yerel unsurlarla çalışıp karşı tarafa maliyet bindirme, rejim/örgüt/ordu dengesini bozma.
foreign internal defense (fıd): müttefik bir ülkenin ordusunu/polisini eğitme, danışmanlık, kapasite artırma (yani “senin yerine savaşmayayım, seni savaştırayım”).
special reconnaissance / direct action (kısıtlı): evet gerektiğinde vurur da; ama green beret’in “vurma” kısmı genelde ana yemek değil, garnitür. kapıyı kırma işi daha çok başka ekiplerin hamallığı.
12 kişilik tim efsanesi ve neden gerçekten önemli?
green beret’in temel birimi çoğu zaman 12 kişilik bir oda (operational detachment alpha) olarak anlatılır. olay şu: bu ekip, “12 tane rambo” değil; 12 tane farklı uzmanlığın paketlenmiş halidir.
kaba taslak:
komutan/astkomutan: plan, ilişki, karar işlerini halleder.
silah uzmanları: yerel silahlar dahil her şeyi öğretme ve savaşın “nasıl”ını kurar.
mühendisler: patlayıcıdan saha tahkimatına, köprüden tahribata tahribattan el yapımı bombaya.
sağlıkçı: “ilk yardım” değil, sahada küçük hastane gibi çalışmak zorundadır.
haberleşme: asıl sihir burada; doğru zamanda doğru yere doğru bilgi/ateş/ikmal lojistik süreçlerini yönetir.
bu yapı şuna yarar: 12 kişi, bir bölgede bir tabur kadar etki üretebilir. çünkü amaç “sayısal üstünlük” değil, kaldıraç görevi görüp bir şeyleri tetiklemeye yarar.
nasıl seçilir bu itler?
green beret olmak “zaten askerdim bir de bere taktım” değil. ciddi bir seçim ve eğitim hattı var: dayanıklılık, stres altında karar, yön bulma, ekip uyumu, liderlik, yalnız kalınca dağılmama… yani “ben çok sertim” diyen değil, işi bitiren kalıyor.
bir de en kritik ayrım: green beret’in işi çoğu zaman üniformayla değil, “sahada” yürür. bu yüzden dil ve kültür yükü ağırdır entelektüel olmak zorundadır. . yerelde güven kurmadan hiçbir şey olmuyor. güven kurmak da “merhaba ben özgürlük getirdim” diye olmuyor; senin sahada verdiğin sözle, yaptığın işle, gösterdiğin disiplinle oluyor.
oyunlar sana çatışmayı satar; green beret’in gerçekliği ise çoğu zaman çatışmayı satın almaktır: zamanı satın alır, bilgi satın alır, sadakati satın alır, bazen de sadece “karşı tarafın hata yapmasını” satın alır.
sahada gerçek şu döngü işler:
çevreyi oku (kim kimdir, kim ne ister)
doğru yerel ortağı seç (en zor adım bu)
eğit + donat + organize et
küçük zaferler üret (psikoloji ve moral)
karşı tarafı refleks göstermeye zorla
o refleksi avantaja çevir
bu süreçte “kahramanlık” değil, mühendislik, pragmatist davranmak ve doğru strateji kazandırır.
green beret, popüler kültürde “gizli rejim indirme” etiketiyle dolaşıyor. insanlar da “amerika düğmeye bastı mı” diye heyecan arıyor. halbuki gerçek hayatta böyle işler, ortada video game arasahnesi yokken, çoğu zaman sıkıcı evrak + sıkıcı toplantı + çok sıkıcı bekleme şeklinde akar. işin “aksiyon” kısmı varsa bile, genelde son 5 dakikadır; geri kalan 500 gün hazırlıktır.
sosyalist rejimlere dair en büyük komedi şudur: “anti-emperyalizm” diye başlar, sonunda ülkeyi bir avuç aparatçik elitin çiftliği yapar. marx’ı okuyunca insan şunu görür: teoride “özgürleşme” anlatır, pratikte “merkezi güç” tapıncı üretmeye çok müsaittir. bireyi ezer, devleti kutsar; sonra o devlet bir de “devrim” kisvesiyle dokunulmaz olur. sonuç: halk adına konuşan embesillerle dolu bir zümre, halka rağmen yaşar.
abd’nin derdi özgürlük falan mı? safça. büyük güçlerin derdi çıkar. ama sosyalist romantizmin derdi de hakikat değil; o da kutsal hikâye. iki tarafın da elinde propaganda var. aradaki fark şu: bir taraf bunu profesyonelce yapar, diğer taraf bunu “yoldaşlık” diye duygusallaştırır.
benim temel refleksim atatürk milliyetçiliği: bağımsızlık, kurum, ordu, akıl. devleti ideoloji tarikatına çeviren her şeyden tiksinirim. ister “serbest piyasa cenneti” diye gelsin, ister “halk devrimi” diye. çünkü ikisi de sonunda aynı yere bağlanır: ülke, sloganla yönetilmez.
green beret’i anlamak için “rambo”yu değil, sabırla kurulan saha düzenini düşünmek lazım. bu adamlar çoğu zaman görünmez; çünkü görünür oldukları gün genelde iş zaten bitmiştir ya da yanlış gitmiştir. ne cia kahramandır ne devrim masum. sahada kahraman arayan, eninde sonunda birilerinin propaganda broşürüne dönüşür.
devlet akılla ayakta kalır, ordu disiplinle ayakta kalır.
ne yapıyor bu eşşoğulları?
green beret’in olayı “komando daha komando” olmak değil. asıl uzmanlık alanı insan. hedef ülkenin coğrafyası kadar, kabile dengesi, yerel siyaset, komşu istihbarat servisleri, sınır kaçakçılığı, para akışı, hatta “kim kimin eniştesi” bilgisi bile işin parçası. o yüzden bunlar “vur-kaç”tan çok kur-çalıştır-büyüt işine bakar.
en net çerçeveyle üç ana işi vardır:
unconventional warfare (uw): düzensiz/yerel unsurlarla çalışıp karşı tarafa maliyet bindirme, rejim/örgüt/ordu dengesini bozma.
foreign internal defense (fıd): müttefik bir ülkenin ordusunu/polisini eğitme, danışmanlık, kapasite artırma (yani “senin yerine savaşmayayım, seni savaştırayım”).
special reconnaissance / direct action (kısıtlı): evet gerektiğinde vurur da; ama green beret’in “vurma” kısmı genelde ana yemek değil, garnitür. kapıyı kırma işi daha çok başka ekiplerin hamallığı.
12 kişilik tim efsanesi ve neden gerçekten önemli?
green beret’in temel birimi çoğu zaman 12 kişilik bir oda (operational detachment alpha) olarak anlatılır. olay şu: bu ekip, “12 tane rambo” değil; 12 tane farklı uzmanlığın paketlenmiş halidir.
kaba taslak:
komutan/astkomutan: plan, ilişki, karar işlerini halleder.
silah uzmanları: yerel silahlar dahil her şeyi öğretme ve savaşın “nasıl”ını kurar.
mühendisler: patlayıcıdan saha tahkimatına, köprüden tahribata tahribattan el yapımı bombaya.
sağlıkçı: “ilk yardım” değil, sahada küçük hastane gibi çalışmak zorundadır.
haberleşme: asıl sihir burada; doğru zamanda doğru yere doğru bilgi/ateş/ikmal lojistik süreçlerini yönetir.
bu yapı şuna yarar: 12 kişi, bir bölgede bir tabur kadar etki üretebilir. çünkü amaç “sayısal üstünlük” değil, kaldıraç görevi görüp bir şeyleri tetiklemeye yarar.
nasıl seçilir bu itler?
green beret olmak “zaten askerdim bir de bere taktım” değil. ciddi bir seçim ve eğitim hattı var: dayanıklılık, stres altında karar, yön bulma, ekip uyumu, liderlik, yalnız kalınca dağılmama… yani “ben çok sertim” diyen değil, işi bitiren kalıyor.
bir de en kritik ayrım: green beret’in işi çoğu zaman üniformayla değil, “sahada” yürür. bu yüzden dil ve kültür yükü ağırdır entelektüel olmak zorundadır. . yerelde güven kurmadan hiçbir şey olmuyor. güven kurmak da “merhaba ben özgürlük getirdim” diye olmuyor; senin sahada verdiğin sözle, yaptığın işle, gösterdiğin disiplinle oluyor.
oyunlar sana çatışmayı satar; green beret’in gerçekliği ise çoğu zaman çatışmayı satın almaktır: zamanı satın alır, bilgi satın alır, sadakati satın alır, bazen de sadece “karşı tarafın hata yapmasını” satın alır.
sahada gerçek şu döngü işler:
çevreyi oku (kim kimdir, kim ne ister)
doğru yerel ortağı seç (en zor adım bu)
eğit + donat + organize et
küçük zaferler üret (psikoloji ve moral)
karşı tarafı refleks göstermeye zorla
o refleksi avantaja çevir
bu süreçte “kahramanlık” değil, mühendislik, pragmatist davranmak ve doğru strateji kazandırır.
green beret, popüler kültürde “gizli rejim indirme” etiketiyle dolaşıyor. insanlar da “amerika düğmeye bastı mı” diye heyecan arıyor. halbuki gerçek hayatta böyle işler, ortada video game arasahnesi yokken, çoğu zaman sıkıcı evrak + sıkıcı toplantı + çok sıkıcı bekleme şeklinde akar. işin “aksiyon” kısmı varsa bile, genelde son 5 dakikadır; geri kalan 500 gün hazırlıktır.
sosyalist rejimlere dair en büyük komedi şudur: “anti-emperyalizm” diye başlar, sonunda ülkeyi bir avuç aparatçik elitin çiftliği yapar. marx’ı okuyunca insan şunu görür: teoride “özgürleşme” anlatır, pratikte “merkezi güç” tapıncı üretmeye çok müsaittir. bireyi ezer, devleti kutsar; sonra o devlet bir de “devrim” kisvesiyle dokunulmaz olur. sonuç: halk adına konuşan embesillerle dolu bir zümre, halka rağmen yaşar.
abd’nin derdi özgürlük falan mı? safça. büyük güçlerin derdi çıkar. ama sosyalist romantizmin derdi de hakikat değil; o da kutsal hikâye. iki tarafın da elinde propaganda var. aradaki fark şu: bir taraf bunu profesyonelce yapar, diğer taraf bunu “yoldaşlık” diye duygusallaştırır.
benim temel refleksim atatürk milliyetçiliği: bağımsızlık, kurum, ordu, akıl. devleti ideoloji tarikatına çeviren her şeyden tiksinirim. ister “serbest piyasa cenneti” diye gelsin, ister “halk devrimi” diye. çünkü ikisi de sonunda aynı yere bağlanır: ülke, sloganla yönetilmez.
green beret’i anlamak için “rambo”yu değil, sabırla kurulan saha düzenini düşünmek lazım. bu adamlar çoğu zaman görünmez; çünkü görünür oldukları gün genelde iş zaten bitmiştir ya da yanlış gitmiştir. ne cia kahramandır ne devrim masum. sahada kahraman arayan, eninde sonunda birilerinin propaganda broşürüne dönüşür.
devlet akılla ayakta kalır, ordu disiplinle ayakta kalır.
devamını gör...
etiketleme sistemi
veri uygulamalarında olmazsa olmaz bir sistemdir, kategorilerden farklı olarak yatay bir hiyerarşi vardır, bir veri birden fazla etiket alabilir. uygulamam korkarak da olsa başladığım bu ağır işin taslağını bitirdim, artık etiketleme yapabiliyoruz. bu benim için çok önemli idi çünkü büyük bir eksi idi sadece kategori olması, şayet sadece tek bir kategoriye atama vardı. artık etiketleme sayesinde bir kelime birden fazla yerde olabiliyor. kelime depolama ve yönetim konusunda pazardaki rakiplerinden daha iyi olacak. şu an bile onlarda olmayan özellikler var, daha da geliştiriyorum. ögrenme kısmında bir iddiam yok ama ben işin yönetim ve depoalması kısmındayım. isteyen anki için çıktı alabiliyor zaten farklı export (dışa aktarma) seçenekleri var. excel bile var direkt açıyor aktarıp. sonraki uğraşacağım kısım regex (gelişmiş arama sistemi) getirmek olacak ama önce refactoring yapmam lazım.
devamını gör...
normal sözlük arkadaşlık veri tabanı
41+ hanımefendiler bana da yazsın.
devamını gör...
sakallı ve kel adam
bir ara tercihen kullandığım tarzdır.
devamını gör...
indirim isteyince esnafın o koca hesap makinesiyle ne yapmaya çalıştığı sorunu
paranız yok alışveriş yapmaya gidiyorsunuz. iyi güldüm ha rezilliğinize. indirim yapmak zorunda değil ki. git bim'den al.
devamını gör...
sakallı ve kel adam
sakal sevmem saçlarım uzun benim tersim olan adamdır . saçlarım dökülürse denerim belki sakal bırakıp.
devamını gör...
sakallı ve kel adam
benim aklıma nedense somer şef geldi.
devamını gör...
sakallı ve kel adam
skoru değiştirecek adamdır(anlayana)
devamını gör...
sakallı ve kel adam
(bkz: beni tanıdılar siz kaçın)
devamını gör...
sakallı ve kel adam
sakalı tercih, kelliği kader olan adamdır.
devamını gör...
17 ocak 2026 galatasaray gaziantep fk maçı
0-0 bitecek gibi ama görecez
devamını gör...
uyanmak
herkes yıllardır bana söz birligi etmiscesine daha uyanmadın diyor.
oysa ben cok uzun yıllardır uyanmıslıgımı unutabilmek icin uyumaya calısıyorum.
oysa ben cok uzun yıllardır uyanmıslıgımı unutabilmek icin uyumaya calısıyorum.
devamını gör...
türk kahvesi
türk kahvesi, çok ince çekilmiş kahvenin cezvede suyla birlikte kaynatılmasıyla hazırlanır. köpüğü, telvesi ve yoğun aromasıyla diğer kahvelerden ayrılır. fincanda telvesiyle servis edilmesiyle bize özgü bir lezzettir. diğer kahveler gibi büyük bardaklarda değil, küçük fincanda sunulur ve yavaş yavaş içilir.
devamını gör...
zuhal topal'la yemekteyiz
zuhal topal tv dünyasının en büyük trollerinden biri bence. yarışmacıların çoğu "zuhâl" diyemiyor "zuhal hanım" diyor. programın temel taşı, iç sesi, dış sesi, her şeyi "gürbüz"ü ise doğru söyleyebilen yok. halbuki küçük/büyük ünlü uyumuna uygun türkçe bir isim. gürbiz diyorlar yahu. onu demek daha zor.
devamını gör...
ssç'ler ve ebeveynleri hadım edilsin kampanyası
ulan hala hadım diyorsunuz. sürsene suriye’ye, ırak’a? hadım edip burda kalacağına sür ortadoğu’ya lehine kullan.
devamını gör...
alacağınız balın doğal olduğunu nasıl anlarsınız sorunsalı
bunun kesin bir yöntemi yokmuş.
devamını gör...
ssç'ler ve ebeveynleri hadım edilsin kampanyası
öyle ziyan olurlar
maden ocaklarında çalıştırılsınlar
maden ocaklarında çalıştırılsınlar
devamını gör...

