zaman tüneli
oysa herkes favlar sevdiğini
cemal sureya bu sozlukte yazar olsa tomris uyar'a bu cumleyi kesinlikle yazardi.*
devamını gör...
cinayet ve çocuklara karşı işlenen suçlara idam gelsin
inanın bir punduna getirip imamoğlu'nu asarlar. abartmıyorum, vallahi yaparlar. 17 yaşında bir çocuk bir de gizli tanıkla haydi geçmiş olsun.
devamını gör...
antidepresan etkisi gösteren şeyler
2 doz meme
devamını gör...
küfrü karşı tarafın yaratıcılığına bırakmak
zaman zaman online oyun oynarken yaptığım eylem. birçok oyun chat bölümünde belirli keywordleri sansürlüyor. o sebepten siz küfrettiğinizde o kelimeler ve varyasyonları **** şeklinde görünüyor. ben de bu özellikten faydalanıp bazen küfrü tamamen karşı tarafın yaratıcılığına bırakıyorum. eleman mesela 10 dakikadır küfredip duruyor diyelim cevaben:
seni boğaz köprüsünün anadolu tarafındaki ayağına bağlayıp ***** ******* ******* ****** havuç dilimi baklava **** ****** ****** ****** kemerimi ***** ******* ************ ************ ****** tiktok yayınına bağlanıp ***** ****** ***** çıkarmadan ***** **** ****** ******* ***** sahildeki balıkçılar *** **** ******.
gibi şeyler yazarak tamamen küfre muhatap olanın yaratıcılığına bırakıyorum.
seni boğaz köprüsünün anadolu tarafındaki ayağına bağlayıp ***** ******* ******* ****** havuç dilimi baklava **** ****** ****** ****** kemerimi ***** ******* ************ ************ ****** tiktok yayınına bağlanıp ***** ****** ***** çıkarmadan ***** **** ****** ******* ***** sahildeki balıkçılar *** **** ******.
gibi şeyler yazarak tamamen küfre muhatap olanın yaratıcılığına bırakıyorum.
devamını gör...
astronomik saat
tanımı prag'dakinden bağımsız olan araç.
14. yüzyılda yapılan astronomik saatler günün o andaki saatini göstermekle kalmayıp günün hangi diliminde olunduğu, ay'ın evreleri, güneş'in yörüngesi üzerinde yaklaşık hangi konumda olduğu, ay ve güneş'in hangi burçta olduğu gibi çok sayıda bilgiyi de veren aletlerdi. günümüzde güneş sistemi'nin merkezinde güneş'in olduğunu biliyoruz. bu saatlerin yapıldığı dönemlerde dünya merkezde (hatta evrenin merkezinde) kabul ediliyordu.
genellikle şöyle bir görüntüsü var:

görselin kaynağı
şuradan bakalım:

görselin kaynağı
ortadaki 12 no'lu küre dünyanın kendisi. görüldüğü gibi güneş (10) ve ay (11) göstergelerinin merkezi bu kürenin merkezinde. yani bu saat özelinde prag, astronomik saatler genelinde dünya, gözlemcinin bulunduğu yer olduğu için merkeze alınmış durumda.
10 güneş göstergesi, 11 ay göstergesi dedik. bunlar hareketli tabii ki. güneş göstergesi 9 numaralı uçla birlikte hareket ettiğinde 1 numaralı kadranda nereye denk geliyorsa saat odur. 8 numaralı kadran da aynı işi görür ama eski çek harfleriyle sembolize edilmiştir. güneş, ortadaki kadrandaki yarım aya benzeyen açık mavi bölgedeyse gündüz demektir. yine o orta kadrandaki turuncu bölge alacakaranlık kuşaklarını temsil eder. siyah bölge ise gecenin ilerleyen saatleridir. eskiden bunlara bakılarak, göstergenin bunların neresinde olduğu bilgisiyle "gece yarısına az kaldı", "öğleye çok var" gibi yorumlar sayesinde günlük işlerini düzenleyebiliyordu insanlar.
2 numara ekvator. 6 numara yıldız zamanını gösteriyor. 13 numara zodyak kuşağı.
lafı fazla uzatmayayım. bu saatler hem sıradan vatandaşın gününü düzenlemesinde hem astronomların gök cisimleri hakkında bazı bilgiler edinmesinde hem de astrologlar tarafından kullanılıyordu. sonradan astronomik olarak güneş merkezli sistem modeline geçilse de bu saatler pratik kullanımları nedeniyle yer merkezli olmaya devam etti.
14. yüzyılda yapılan astronomik saatler günün o andaki saatini göstermekle kalmayıp günün hangi diliminde olunduğu, ay'ın evreleri, güneş'in yörüngesi üzerinde yaklaşık hangi konumda olduğu, ay ve güneş'in hangi burçta olduğu gibi çok sayıda bilgiyi de veren aletlerdi. günümüzde güneş sistemi'nin merkezinde güneş'in olduğunu biliyoruz. bu saatlerin yapıldığı dönemlerde dünya merkezde (hatta evrenin merkezinde) kabul ediliyordu.
genellikle şöyle bir görüntüsü var:

görselin kaynağı
şuradan bakalım:

görselin kaynağı
ortadaki 12 no'lu küre dünyanın kendisi. görüldüğü gibi güneş (10) ve ay (11) göstergelerinin merkezi bu kürenin merkezinde. yani bu saat özelinde prag, astronomik saatler genelinde dünya, gözlemcinin bulunduğu yer olduğu için merkeze alınmış durumda.
10 güneş göstergesi, 11 ay göstergesi dedik. bunlar hareketli tabii ki. güneş göstergesi 9 numaralı uçla birlikte hareket ettiğinde 1 numaralı kadranda nereye denk geliyorsa saat odur. 8 numaralı kadran da aynı işi görür ama eski çek harfleriyle sembolize edilmiştir. güneş, ortadaki kadrandaki yarım aya benzeyen açık mavi bölgedeyse gündüz demektir. yine o orta kadrandaki turuncu bölge alacakaranlık kuşaklarını temsil eder. siyah bölge ise gecenin ilerleyen saatleridir. eskiden bunlara bakılarak, göstergenin bunların neresinde olduğu bilgisiyle "gece yarısına az kaldı", "öğleye çok var" gibi yorumlar sayesinde günlük işlerini düzenleyebiliyordu insanlar.
2 numara ekvator. 6 numara yıldız zamanını gösteriyor. 13 numara zodyak kuşağı.
lafı fazla uzatmayayım. bu saatler hem sıradan vatandaşın gününü düzenlemesinde hem astronomların gök cisimleri hakkında bazı bilgiler edinmesinde hem de astrologlar tarafından kullanılıyordu. sonradan astronomik olarak güneş merkezli sistem modeline geçilse de bu saatler pratik kullanımları nedeniyle yer merkezli olmaya devam etti.
devamını gör...
19 ocak 2026 bulgaristan cumhurbaşkanının istifa etmesi
görevdeki mevcut rumen radev'in istifa kararı alıp görevini yardımcısı iliyana yotova'ya devretmesi durumu.
bulgaristan'da ilk defa bir cumhurbaşkanı görev süresi dolmadan istifa etmiş.
kaynak: cumhuriyet.com
bulgaristan'da ilk defa bir cumhurbaşkanı görev süresi dolmadan istifa etmiş.
kaynak: cumhuriyet.com
devamını gör...
kredi çekip faize yatırmak
otur sıfır..!
devamını gör...
sandviçi bir üst noktaya taşıyan küçük detaylar
soslar ve ekmeği, hatta tüm malzemeleri desek de olur.
devamını gör...
karışık tost vs kaşarlı tost
kaşarlı tost tabii
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının instagram hesapları
whatsapp ve telegram hariç hiçbir şeyim olmadı.
devamını gör...
cinayet ve çocuklara karşı işlenen suçlara idam gelsin
makul bir istek.
ancak tartışma sürekli olarak pratikte adil uygulama çerçevesine alınıyor ve bu yaklaşım idam cezasına dair hukuki bir eleştiri içermiyor. bir an için adil uygulamayı garanti eden bir bağlam/imkan oluştuğunu varsaysak okey miyiz, değil miyiz, önce onu bir netleştirmek lazım. problem cezaya değil, uygulamaya içkinse aynı eleştirel yaklaşımı diğer bütün cezalar için öne sürmek mümkün.
kendi adıma bunun, güncel menfur suçların yarattığı anlık tepkilerle duygusal bir çerçevede ele alınmasını doğru bulmuyorum ancak bunu genel bir değerlendirmeden de azade görmüyorum.
hukuki bakacaksak şuradan bir ele almak lazım. #3849326
ikincisi, felsefi bir çerçevede mi ele alıyoruz yoksa mevzu hukuk bakımından mı ele alıyoruz, onu da bir saptamak lazım.
zira uluslararası sözleşmeye taraf olmaklığın ticari, siyasi, diplomatik neticelerine odaklanacaksak zaten -ideal- hukuk konuşmuyoruz demektir. bu basit bir çıkar denklemidir, siyasi çerçevede ele alınır.
mesela, insan hayatına kutsiyet atfetmeyi anlayabiliyorum ve çeşitli bağlamlarda katılırım ancak bunun her hal ve şartta geçerli olduğuna dönük evrensel bir ilke olmaz. zaten burada insanın yaşama, kendini geliştirme, vücut bütünlüğünü koruma vs haklarına saldıran açısından yaşama hakkını ele alıyoruz. istisnasız kaide koyabilmenin tek yolu, her şeyi kontrol etmek ve müdahil olmaktır ki, bu durumda da özgürlükten bahsedemeyiz.
yahut herhangi bir insanın diğerinin ölümüne karar veremeyeceği (hadi bunu ‘herhangi bir kurum ve herhangi bir insan’ diye teşmil edelim) gibi bir söylemi, herhalde ki, mer’i mevzuata, uluslarası sözleşmeye, siyasi bir karara yahut güncel pratik çeşitliliğe dayandıramayız. açık ki bu, ahlaki bir çerçevede ele alınabilecek bir argüman. savlanan şey buysa ahlaki çerçevesini, hiçbir şartta istisnaya tabi olmamasını (pratik uygulama sorunları dışında) oturup anlatmak gerekiyor. neden mesela?
ağırlıklı olarak kıta avrupası hukuk sisteminin idealize ettiği bu anlayışta (ahlak anlayışının göreceliğinden bahsetmiyorum) lineer olarak kendi iç nedenselliğine dair bir argüman yok. dahası, diktatorya, soykırım vs tecrübelerin anayasa mahkemesi vb kurumların ihdasını gerektirmesine benzer bir tarihsellik de göremiyorum. böyle, her türlü olası bağlamdan azade, boşlukta süzülen bir söylem var ve aksine her söylemi itham edici bir paketle sunuluyor.
haller böyle olunca kör dövüşü kaçınılmaz oluyor.
ancak tartışma sürekli olarak pratikte adil uygulama çerçevesine alınıyor ve bu yaklaşım idam cezasına dair hukuki bir eleştiri içermiyor. bir an için adil uygulamayı garanti eden bir bağlam/imkan oluştuğunu varsaysak okey miyiz, değil miyiz, önce onu bir netleştirmek lazım. problem cezaya değil, uygulamaya içkinse aynı eleştirel yaklaşımı diğer bütün cezalar için öne sürmek mümkün.
kendi adıma bunun, güncel menfur suçların yarattığı anlık tepkilerle duygusal bir çerçevede ele alınmasını doğru bulmuyorum ancak bunu genel bir değerlendirmeden de azade görmüyorum.
hukuki bakacaksak şuradan bir ele almak lazım. #3849326
ikincisi, felsefi bir çerçevede mi ele alıyoruz yoksa mevzu hukuk bakımından mı ele alıyoruz, onu da bir saptamak lazım.
zira uluslararası sözleşmeye taraf olmaklığın ticari, siyasi, diplomatik neticelerine odaklanacaksak zaten -ideal- hukuk konuşmuyoruz demektir. bu basit bir çıkar denklemidir, siyasi çerçevede ele alınır.
mesela, insan hayatına kutsiyet atfetmeyi anlayabiliyorum ve çeşitli bağlamlarda katılırım ancak bunun her hal ve şartta geçerli olduğuna dönük evrensel bir ilke olmaz. zaten burada insanın yaşama, kendini geliştirme, vücut bütünlüğünü koruma vs haklarına saldıran açısından yaşama hakkını ele alıyoruz. istisnasız kaide koyabilmenin tek yolu, her şeyi kontrol etmek ve müdahil olmaktır ki, bu durumda da özgürlükten bahsedemeyiz.
yahut herhangi bir insanın diğerinin ölümüne karar veremeyeceği (hadi bunu ‘herhangi bir kurum ve herhangi bir insan’ diye teşmil edelim) gibi bir söylemi, herhalde ki, mer’i mevzuata, uluslarası sözleşmeye, siyasi bir karara yahut güncel pratik çeşitliliğe dayandıramayız. açık ki bu, ahlaki bir çerçevede ele alınabilecek bir argüman. savlanan şey buysa ahlaki çerçevesini, hiçbir şartta istisnaya tabi olmamasını (pratik uygulama sorunları dışında) oturup anlatmak gerekiyor. neden mesela?
ağırlıklı olarak kıta avrupası hukuk sisteminin idealize ettiği bu anlayışta (ahlak anlayışının göreceliğinden bahsetmiyorum) lineer olarak kendi iç nedenselliğine dair bir argüman yok. dahası, diktatorya, soykırım vs tecrübelerin anayasa mahkemesi vb kurumların ihdasını gerektirmesine benzer bir tarihsellik de göremiyorum. böyle, her türlü olası bağlamdan azade, boşlukta süzülen bir söylem var ve aksine her söylemi itham edici bir paketle sunuluyor.
haller böyle olunca kör dövüşü kaçınılmaz oluyor.
devamını gör...
karışık tost vs kaşarlı tost
kaşarlı tost, tam da şu an ne güzel yenirdi.
devamını gör...
ümit karan
uyuşturucu testinin sonucu pozitif çıkan galatasaray'lı eski futbolcu. kokain kullanmış.
kaynak:
birgun.net
cumhuriyet.com
kaynak:
birgun.net
cumhuriyet.com
devamını gör...
sözlükte bütün gün aktif olup hiç entry yazmayan tip
çark çeviriyor, oyun oynuyor, kankileriyle linç listeleri hazırlıyordur..sohbettedir..
sözlüğün övündüğü yeni formatı izin veriyor buna..
sözlüğün övündüğü yeni formatı izin veriyor buna..
devamını gör...
diren polatoğulları
son 2 projesinde istikrarlı bir şekilde şiveli bağırıyor. adeta son 20 yılını ptt 1. lig'de geçiren boluspor istikrarıyla. bir sonraki bağırma, psikopatlık yapma ve elini kolunu sağa sola oynatma projesini merakla bekliyorum.
devamını gör...
ikinci derece yanık
dün gece yaşadığım musibet. yakısı çok ağrılı olabiliyor. özellikle ilk birkaç saat fena yakıyor. ancak silverdin gibi ürünler bu sızıyı kısa süre içinde alabiliyor. arveles veya muadili bir ilaç almak da çok faydalı oluyor. eğer 2. dereceyi zorlayan ve dermis’i çok etkileyen bir yanıksa, hekim kontrolü çok faydalı olabilir. üzerinde toplanan kabarcıklar vücudun doğal bir savunma mekanizmasıdır. patlatmamak ve sürtünmelerden korumak gerekiyor.
kaynar suyu bir kabın içine boşaltırken gel sen benim elime dökül.
kaynar suyu bir kabın içine boşaltırken gel sen benim elime dökül.
devamını gör...
yazarların çektiği kar fotoğrafları
devamını gör...
şeriatçıyım deyip kuma istemeyen kadın
tatlı su şeriatçısıdır. şeriatı kafasına göre yorumlar, işine gelmeyen taraflarını yoksayar. halbuki erkeğin gerekli gördüğünde birden fazla eş alması da şeriatın bir parçasıdır.
devamını gör...

