peki ya cinayetten hüküm giyen birinin yıllar sonra masumiyeti kanıtlanırsa? o zaman bu kampanyaya imza atanlar cinayet işlemiş sayılmayacak mı? imza atanlar arasından bir tanesinin seçilip cinayet suçundan idam edilmesi gerekmez mi?
devamını gör...
mükemmel bir adalet mekanizmamız ve mükemmel bir infaz rejimimiz olduğu için mükemmel bir öneridir.
devamını gör...
önce çocuk sayılma yaşı 13'ün altına düşürülsün. ondan sonra bunu konuşabiliriz. bu haliyle etnikçi suç çetelerinin mensubu olan sokağa salınmış sözde çocukları korumaya yönelik bir yasa tasarısı gibi gözüküyor.
devamını gör...
şeytan'ın sağdan yaklaşması olayı.
adalet saraylarının kumarhaneye döndüğü, cübbelerin ilikli ve düğmeli olduğu, dahası cübbe giyenlerin el pençe divan durduğu bir ülkede idam istemek akıl tutulması. ben en son baklava çaldı diye cezalandırılıp senelerce hapiste yatan çocuk görmüştüm. uyuşturucu kaçakçısı baronun hukukçu kuryesi olmuştu. bkz; burhan kuzu.
hiçbir şey bilmiyorsanız dünya haritasını açın ve hangi ülkelerde idam var ona bakın. baktıktan sonra o ülkelerin adalet sistemine de bakın eliniz değmiş iken.

eğitilmesi mümkün olmayan kitlenin başında bu gelir;
idam isteyenler!
devamını gör...
idam önerisine karşı getirilen en belirgin iki itirazdan birisi, hatalı karar argümanı, diğeri, caydırıcılık argümanı.

hatalı karar: çok anlamlı değil, zira istatistiksel olarak hatalı karar tespiti çok düşük. kaldı ki, hata nedeniyle 37 yıl hapis yatmakla idam arasında ne kadar fark olduğu tartışmaya açık. keza, idamda hatalı karar ile diğer birçok suçta hatalı kararın toplumun temel adalet duygusunu zedelenme yönünden ciddi fark yaratacağı söylenemez. bu durum ancak, ilkeye değil, icraya dönük bir eleştiri olarak ele alınabilir. ikincisi; idam kararında mahkeme kanaatini sınırlama, yargılanan lehine yararlanma, üst mahkeme itiraz sürecini farklılaştırma gibi önlemlerle idamı istisnai statüye çekmek mümkün.

caydırıcılık: idam uygulamasının suç oranını azaltıcı etkisine dair bir done olmadığı söyleniyor. (abd kaynaklı istatistikler olduğu için örneklem seçimi, seçici ayırma vs konusunda ne kadar sağlıklı olduğu konusunda bilgim yok) ama öyle olduğunu varsaysak bile cezalandırmadan beklenen tek faydanın caydırma olduğunu varsayıyor, ki yanlış.

zira ceza infazında asli amaç 1- hak sahiplerinde 2- toplumda adalet duygusunun korunmasıdır.

şiddet ve cezalandırma tekeli devletlere en başta toplumsal vicdanı tesis ve koruma amacıyla verilir.

uygulama toplum vicdanında karşılık bulmuyorsa, bireyi kendi adaletini uygulama isteğinden vazgeçirmiyorsa devletlerin şiddet ve cezalandırma tekelini onama konusunda tereddüt yaşanmasına sebep olur. bu da adalet mekanizması için meşruiyet sorunu demektir. toplumsal barış için bu meşruiyet olmazsa olmazdır.

buna karşı, “e o zaman toplum x türü bir cezalandırma istese, devlet onu da yapacak mı?” gibi bir argüman var.

cevabı gayet basit: evet!

temel anayasal haklar çerçevesinde doğuştan gelen haklar vs istisna olmak üzere bu zaten hep böyle olmuştur.

konunun demokrasiyle, modernizmle, uygarlıkla, uluslararası hukukla falan hiçbir zaman ilgisi olmadı.

bunlar en başından beri, mutabakat olmayan konularda pespaye birer siyasi polemik malzemesi olarak kullanılıyor.

tam da bu sebeple devletler bunlara kutsallık atfederek söylem geliştirmek ve halkı ikna etmek durumundalar.

bunlar bütünüyle önemsiz, yersiz veya isabetsiz demiyorum; teorik çerçevede (hukuk felsefesi vs kapsamda) insanlığın ortak adalet anlayışından süzülmüş ve kısmen de olsa mutabık kalınmış ilkeler olarak kabul edilebilir. işkencenin kabul edilmezliği, kanunun geriye dönük işletilmemesi, sessiz kalma, şüpheden sanığın yararlanması, savunma hakkı vs gibi gayet makul örnekler var. (kaldı ki, bunlar yeni bile sayılmaz. en basitinden “sakite bir söz isnat olunmaz, lakin maraz-ı hacette sükut beyan sayılır.” vs mecelle hükmü var.)

gelgelelim, bunlardan bazıları pakete zorunlu dahil ediliyor ve “modern hukuk” şemsiyesi altında batı tipi siyasi polemikçiliğin pazarlama ve propagandası sayesinde tartışma dışı bırakılıyor. istisnasız idam karşıtlığı da bence bunlardan birisi.

idamı paket dışına çıkartmak istersen otomatikman modern hukuk karşıtlığı ithamıyla muhatap oluyorsun.

dahası, bu çarpıtmacılık “iyiye giden trend” zeminiyle verildiği için tartışmaya da kapalı. yani söylem “insanlığın hukuk prensipleri çerçevesinde geldiği nokta trendin pik noktası ve daha önce alınan kararlardan dönmek onu aşağı çeker” argümanı üzerine oturuyor.

değerlendirmek bile gereksiz: yok böyle bir şey.

ancak böyle anlarda konu hiçbir zaman hukuk olamıyor. uluslararası antlaşma, uluslararası kurum mensupluğu vs söz konusu olduğu için zaten buralara pek gelinemiyor.
devamını gör...
adil, tarafsız ve çağdaş bir yargılama sistemi olmaksızın, çıkartılacak hiç bir yasa, verilecek hiç bir ceza, suç ve suçlulara karşı toplumsal bir yarar ve koruma sağlayamaz.
yasaları yorumlayan ve ne zaman, kime, nasıl uygulanacağını ve bunların nasıl ve kimlerce denetleneceğine 'karar verenler' önemlidir.
(diyelim bir bütün olarak, tüm norveç anayasa ve yasalarını, siz afganistanda geçerli saysanız dahi, afganistanı norveç yapamazsınız.)
türkiye'de bu hazin toplumsal gerçeği yaratanlar, toplum dikkatini sistem ve kendileri dışına saptırmak için, daima ya yeni yasa veya daha ağır ceza tedbirleri(!) çıkartacaklarını söyleyerek, hem sanki bir şey yapıyormuş gibi görünürler, hemde kendi pay ve sorumluluklarını halktan gizlemiş olurlar.. bu aldatmaya kanmamak gerekir.
yasa, yasak ve cezalardan önce, bu yetkileri "kimlere" vereceğinizi bilmeniz gerekir.
örnek vermek gerekirse özetle diyorum ki;
defalarca size yanlış teşhis, yanlış tedavi ve yanlış ilaç yazdığını bildiğiniz bir hekime, siz hiç daha fazla dozda ilaç yazma yetkisi verilmesini isteyebilir, halâ onun reçete ve ilaçlarının işe yarayacağını savunabilir misiniz.. ? iyi düşünün. şimdiki ağır hasta halinizin müsebbibi o çünkü. sağlığınız her seferinde bir öncekinden daha fazla bozulmadı mı.?
aynı hekimin yeni bir reçetesine değil, yeni ve ondan farklı bir hekime ihtiyacınız var.
devamını gör...
bazı suçların cezasının aşısı hafif kaldığına ben de sonuna kadar katılıyorum. ancak kanunların ve hukukun; doğru, düzgün, insani, hakkaniyetli ve adil bir şekilde işletilemediği ülkelerdeki idam cezaları, diktatörlerin elinde bir silaha dönüşür. güçler ayrılığına aykırı davranan; cumhuriyet, medeniyet, bilim ve atatürk düşmanı vatan hainlerinin neler yapabileceğini, varın siz düşünün.

(bkz: hamaney)
devamını gör...
çocuk ve kadına işlenen suçlarda cezaevi adaletini serbest bıraksınlar bakın ne kadara yaratıcı cezalar çıkar ortaya aklınız hayaliniz almaz.

bizim gibi suçun övüldüğü ve suçlunun cezalandırılmadığı cecot gibi cezaevlerinin olmadığı bir ülkede cezaevi adaleti şarttır.

ya devlet devlet olacak köklerini kazıyacak yada beceremiyorsa suçlulara devredecek.
devamını gör...
ergenekon/balyoz soruşturmaları döneminde fetöcü ibişler bazı paşaların, subayların bilgisayarına çocuk p*rnosu yüklemiş ya da bu içeriklerin bulunduğu flaş bellekleri evlerine yerleştirip iftira etmişlerdi. benzer şeyleri akp ya da başka iktidarların/güç odaklarının yapmayacağı ne malum.

cinayet ve cinsel suçlar, özellikle çocuklara yönelik olanlara benim de öfkem sonsuz ancak suçun kesinliğinden %100 emin olmak çok zor, bu yüzden idama karşıyım ne yazık ki.
devamını gör...
afla, iyi hal indirimiyle vicdan yaralayan kararlar almasınlar o da bir gelişme olur benim açımdan. idama ben de kuşkuyla yaklaşıyorum ancak ölene kadar içerde kalsınlar en azından.

t: bir talep..
devamını gör...
çocuklara karşı işlenen her türlü suç benim de öfkemi körüklüyor lakin tarih bize gösteriyor ki idam bir ceza olarak mevcutken de adalet sağlanmış olmuyor, hatta geri dönüşü olmayan yanlışlara araç oluyordu. diyelim ki sadece çocuklar ve kadınlar özelinde bu ceza yasal olarak geçerli oldu; emin değiliz ki otoritenin, başını almak istediği hedefi bu suçlamalarla ipe götürmeyecek. son bir yılda olanlar bence bununla ilgili gayet spoiler verici fragmanlar içeriyor.
devamını gör...
gereksiz masraf
madenlerde çalıştırılmalılar
kışın yol tuzlamalılar falan
devamını gör...
idam değil ilaç üretimi sektöründe denek olarak kullanılsınlar. hayvanlardan daha aşağı oldukları için bunları kullanmak yerinde olacaktır. bir halta yarasınlar.
devamını gör...
çin hükümeti ağır cezalı suçlularını ülkede beslemek yerine afrika da dağ başındaki şantiyelerinde eze eze çalıştırıyor. böylece toplumun ayrık otu gibi olan o pislikler de ülkeye faydalı artıklara dönüşüyor ve işçilik maliyeti olmadığından, çin girdiği tüm ihaleleri çok ucuz tekliflerle kazanıyor.
devamını gör...
bugün bile kanunsuzluğun alternatifi olarak insan hakları suçu işlemenin önerildiği canım ülkemdeki bir diğer "kanunları kaldıralım yihuu" önerisidir.

insan hakları evrensel beyannamesinin
1. maddesi "tüm insanlar eşit doğar",
2. maddesi "herkeş eşittir, yasa karşısında dil din ırk vs fark teşkil etmez edemez",
3. madde "yaşamak ve hürriyet, kişinin en temel hakkıdır" der.

yani hani altlarda diplerde de değil, 7 saniyelik odağınızla okuduğunuzda bile denk gelip okuyacağınız bir madde 3. madde. türkiye de insan hakları evrensel beyannamesini imzalayan bir ülke olduğu sürece idam falan gelmez, gelemez.

"öldürülsün" ile "taş taşısın" arasında çok büyük fark olduğunu dilim döndüğünce anlatabildiğimi varsayıyorum zira henüz toplumsal vicdanın "vergilerimizle neden bu suçluları besliyoruz" düşüncesini tartışmaya hazır olmadığımızı düşünüyorum.
devamını gör...
siz bunun suistimal edilmeyeceğine inanıyorsanız finlandiyada falan yaşıyor olmanız lazım. çözüm idam değil medeniyet seviyesini yükseltmek o da zor tabi
devamını gör...
düşünsenize hele bugün çocuk diye kolladığınız bireyin yarın büyüyüp sizi öldürdüğünü. oluyor öyle şeyler sonuçta. 55 yaşındaki adamı 25 yaşındaki eleman öldürüyor mesela. bu adam 40 yaşındayken 10 yaşındaki katilini düşünüyordu mesela. velhasılkelam, işin özeti;

bana ne ulen? ölen ölsün kalan kalsın.
devamını gör...
hukuksuzluğun kol gezdiği ülkede sizce idam bir çözüm olabilir mi? akp yargısı twit atmaktan başka bir suç kabul etmiyor. katillerin, teröristlerin dışarıda olmasının sebebi anayasada ceza olmaması değil, akp yargısının bu suçları suç olarak kabul etmemesi yüzündendir.
idam gelirse inanın sadece kendini ya da namusunu korumak isterken saldırganı öldüren mağdur kadınları idam eder akp. bir de ona destek vermek için twit atanları. meşru müdafa sonucu cinayet suçundan içeri girip iyi halden çıkabilen kadın hiç duydunuz mu?
devamını gör...
belirli saç traşına sahip tiplerde önceden toplansın. görüldüğü yerde sıkın kafalarına.
devamını gör...
parası olan her türlü çözümü bulduğundan ve güçlünün daima zayıfı ezdiğinden idam konusunda koşulsuzca evet diyemeyeceğim.

ülkemde adalet çözümü üç aylık parmaklık ardında bekletmek olduğundan ben çalışan suçlu olsun isterim. ha ya şöyle prangalı maden işçisinden ya da arbedeli bir zanlıı.
besleyerek çözüm oluşturulamıyor maalesef.

şu anda gündemde olan el salvador devlet başkanı nayib bukele
"suçu eğitim ve imkan sağlamakla çözemezsiniz.
suçlular yalnızca güç kullanılarak durdurulabilir."

söylemleri ile gündeme gelmiş ve şu dönemde keşke bizde de böyle biri olsa cümleleri kurdurmuş, harlı harlı gıpta ettirmiştir kendinden.

umarım yakalanamayan suçlular ülkeme doğru göç etmez :)
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"cinayet ve çocuklara karşı işlenen suçlara idam gelsin" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim