zaman tüneli
artık savunulamayacak eski fikirler
borges elinde bastonu ile parkta bir banka oturur. az sonra genç bir adam gelir ve yanına oturur. bu genç adam borges'in gençliğidir.
aslında olay tam olarak borgesvari bir olay.
kemal yaşındayım. düşündüm de gençliğim ile karşılaşmış olsam, bu at gözlüklü genç adama sakin olmasını söylerim. sükunet iyileştirir derim. bereket versin iyi bir dinleyici ve üzerine düşünecektir.
öte yandan ezberlemiş dersleri unutma kabiliyeti gibi dönüşüm de söz konusu. düşünsenize; bir fikri savunuyor ve bir zaman sonra at gözlüğünüz sizlere ömür ve aynı fikirde olan insanlara karşı ezberlemiş ve unutulmuş silahlarla karşı karşıya geliyorsunuz.
gençlik dönemimde fikirsel olan aşırı dinci idim. buradan bakınca valla şansa yaşıyorum.
zihinsel evrim kaçınılmazdır; kaçınıldığı taktirde siz artık asma yaprağısınız.
aslında olay tam olarak borgesvari bir olay.
kemal yaşındayım. düşündüm de gençliğim ile karşılaşmış olsam, bu at gözlüklü genç adama sakin olmasını söylerim. sükunet iyileştirir derim. bereket versin iyi bir dinleyici ve üzerine düşünecektir.
öte yandan ezberlemiş dersleri unutma kabiliyeti gibi dönüşüm de söz konusu. düşünsenize; bir fikri savunuyor ve bir zaman sonra at gözlüğünüz sizlere ömür ve aynı fikirde olan insanlara karşı ezberlemiş ve unutulmuş silahlarla karşı karşıya geliyorsunuz.
gençlik dönemimde fikirsel olan aşırı dinci idim. buradan bakınca valla şansa yaşıyorum.
zihinsel evrim kaçınılmazdır; kaçınıldığı taktirde siz artık asma yaprağısınız.
devamını gör...
ateistlerin dinledikleri şarkılar
duman-hayatı yaşa olabilir.
devamını gör...
25-30 yaşında erkeğin evlenmesi için ev almasını beklemek
bunu bekleyecek kadın bence "başını" beklemeli.
neyin başı olduğunu da kendisi karar vermeli.
evi kendiniz için alın ya da beraber alıp, o evde beraber yaşlanacağınız kadınla evlenin veyahut beraber yaşayın.
en güzeli ilk seçenek bence. ikini seçenek tamamen "kumar" bu devirde.
sizinle paranız, malınız için isteyen kadınları da hayattan ayıklayın. ben öyle çok ayıkladım. sizi "siz" olduğu için değer veren kadın için çabalayın.
öyle kadın da bu devirde pek yok tabii. tam kumar yani.
neyin başı olduğunu da kendisi karar vermeli.
evi kendiniz için alın ya da beraber alıp, o evde beraber yaşlanacağınız kadınla evlenin veyahut beraber yaşayın.
en güzeli ilk seçenek bence. ikini seçenek tamamen "kumar" bu devirde.
sizinle paranız, malınız için isteyen kadınları da hayattan ayıklayın. ben öyle çok ayıkladım. sizi "siz" olduğu için değer veren kadın için çabalayın.
öyle kadın da bu devirde pek yok tabii. tam kumar yani.
devamını gör...
yeniçeri
sultana ölümüne sadık yeniçeri yapilmak üzere ailelerinden koparılan çocuklar arasında sırbistan, makedonya, arnavutluk ve teselya'da eski yerli aristokratlarin oğulları yerlerinde bırakılıp alınmamıştır.
ancak, yerel rejimin yıkılmasına yardim etmiş olmasi muhtemel kimseler hep bunlardı.
gerçi bu kurumla turklerin orta asyadan beri tekelinde sayılan savaşçılık mesleği, yabancılara geçmişti babinger'e göre...
ancak, yerel rejimin yıkılmasına yardim etmiş olmasi muhtemel kimseler hep bunlardı.
gerçi bu kurumla turklerin orta asyadan beri tekelinde sayılan savaşçılık mesleği, yabancılara geçmişti babinger'e göre...
devamını gör...
hayata dair iç burkan detaylar
sabah çöpü attım, ütü yaptım, kahvaltıyı yaptım, elektrik sayacını kontrol ettim, devrim henüz başlamamıştı ama ben başlamıştım. kapıyı kilitleyip anahtarı ceket cebime koyarken engels belirdi, elinde not defteriyle:
— “kadın emeği görünmezdir. bir tarihsel haksızlık bu.”
ben gülümsedim, kahvemi elime aldım. engels sinirlendi:
— “o kahve, kolektif emeğin bir sonucu olmalı!”
ben de kahveyi içtim, çünkü tarihsel materyalizm aç karnına çekilmiyor.
ofise vardığımda müdürüm; “günün enerjisi yüksek mi bakalım?” dedi. enerji, maaş ve alkış arasında bir yerde kaybolmuştu. ben sadece gülümsedim. engels not aldı:
— “duygusal emek kapitalizm tarafından sömürülür.”
toplantı başladığında projeyi ben sundum, alkış ise erkek meslektaşıma geldi. engels ayağa kalktı:
— “artı değer burada!”
ben alkışladım... kadın refleksi: emeği sessizce uğurlamak.
öğle arasında sandviçimi yedim. bir yudum kahve aldım. engels sessizleşti ama gözleri hala masada dolaşıyordu. masamın üstünde duran ajanda, post-it’ler, ve çöp poşeti… hepsi tarihsel materyalizmin somut tezahürüydü.
akşam çıkarken patron “yarın da erken gelir misin?” dedi. erken gelmek, geç çıkmak, her ikisi de bana ait. engels artık sessizdi. o da yorulmuştu.
eve döndüm. çamaşır astım. engels mutfakta durdu:
— “kadının kurtuluşu üretime katılımıyla mümkündür.”
ben çamaşırı mandalladım:
— “zaten içindeyim, zaten buradayım” dedim.
yattım. alarmı kurdum.
sabah yine devrim başlamamış olacaktı. ama ben başlamıştım..
— “kadın emeği görünmezdir. bir tarihsel haksızlık bu.”
ben gülümsedim, kahvemi elime aldım. engels sinirlendi:
— “o kahve, kolektif emeğin bir sonucu olmalı!”
ben de kahveyi içtim, çünkü tarihsel materyalizm aç karnına çekilmiyor.
ofise vardığımda müdürüm; “günün enerjisi yüksek mi bakalım?” dedi. enerji, maaş ve alkış arasında bir yerde kaybolmuştu. ben sadece gülümsedim. engels not aldı:
— “duygusal emek kapitalizm tarafından sömürülür.”
toplantı başladığında projeyi ben sundum, alkış ise erkek meslektaşıma geldi. engels ayağa kalktı:
— “artı değer burada!”
ben alkışladım... kadın refleksi: emeği sessizce uğurlamak.
öğle arasında sandviçimi yedim. bir yudum kahve aldım. engels sessizleşti ama gözleri hala masada dolaşıyordu. masamın üstünde duran ajanda, post-it’ler, ve çöp poşeti… hepsi tarihsel materyalizmin somut tezahürüydü.
akşam çıkarken patron “yarın da erken gelir misin?” dedi. erken gelmek, geç çıkmak, her ikisi de bana ait. engels artık sessizdi. o da yorulmuştu.
eve döndüm. çamaşır astım. engels mutfakta durdu:
— “kadının kurtuluşu üretime katılımıyla mümkündür.”
ben çamaşırı mandalladım:
— “zaten içindeyim, zaten buradayım” dedim.
yattım. alarmı kurdum.
sabah yine devrim başlamamış olacaktı. ama ben başlamıştım..
devamını gör...
menzil cemaatinin izmir'deki toplu tövbe seansı
topluca şirke girip bu sefer cidden yavur izmir olmuşlar.
edit: izmir'in yavuru bunlar.
yanlış anlaşılma olmasın.
edit: izmir'in yavuru bunlar.
yanlış anlaşılma olmasın.
devamını gör...
geceye bir ingilizce şarkı sözü bırak
the one i have made (again) (might add more lyrics)
its the place where i get so many promises
wondering how many till i get for
if its the only me who scared of
then why dont you stop keep stepping on?
would be my fault, would be right
killing myself more every night
till i lose dear, i will hold
gotta see what will happen for
gece değilmiş lan
its the place where i get so many promises
wondering how many till i get for
if its the only me who scared of
then why dont you stop keep stepping on?
would be my fault, would be right
killing myself more every night
till i lose dear, i will hold
gotta see what will happen for
gece değilmiş lan
devamını gör...
günaydın sözlük
"ne çok isterdim tek bir çocuğun ahının
koskoca devletleri tuzla buz etmesini,
orduları bozmasını,
ölüm kusan savaş uçaklarını düşürmesini.
arthur koestler haklıydı galiba.
hiçbir ana, çocuğunu doğurduğunda
onun bir gün öldürülebileceğini düşünmüyordu."
(bkz: livaneli)
günaydın sözlük.
koskoca devletleri tuzla buz etmesini,
orduları bozmasını,
ölüm kusan savaş uçaklarını düşürmesini.
arthur koestler haklıydı galiba.
hiçbir ana, çocuğunu doğurduğunda
onun bir gün öldürülebileceğini düşünmüyordu."
(bkz: livaneli)
günaydın sözlük.
devamını gör...
artık savunulamayacak eski fikirler
20 yaşında neye inanıyorsam hala ona inanıyorum. ta o zaman yaktım kendimi, hala yanıyorum.
devamını gör...
yurtta sus cihanda sus
mende sıgar iki cihan men bu cihana sığmazam.....
devamını gör...
ateistlerin dinledikleri şarkılar
ateist de herkes gibi her şeyi dinler ama seküler, sorgulayan, bilim/varoluş temalı şarkılar ağırlıktadır bence:
john lennon – imagine
rush – freewill
pink floyd – time
radiohead – no surprises
tool– schism
depeche mode – enjoy the silence
hozier– take me to church
tim minchin – thank you god
bo burnham – from god’s perspective
monty python – always look on the bright side of life
john lennon – imagine
rush – freewill
pink floyd – time
radiohead – no surprises
tool– schism
depeche mode – enjoy the silence
hozier– take me to church
tim minchin – thank you god
bo burnham – from god’s perspective
monty python – always look on the bright side of life
devamını gör...
menzil cemaatinin izmir'deki toplu tövbe seansı
güneşli günler göreceğiz çocuklar,
bisikletleri maviliklere süreceğiz...
güneş ile ilgimiz kalmadı. bisikletler çürüdü, mavilikler de menzil siyahı oldu.
ülkenin dört bir yanı parsel parsel satılıp peşkeş çekildi.
cumhuriyet banisi atatürk'ün sözü maalesef tutmadı.
türkiye şeyhler, dervişler ve tarikatlar memleketi oldu.
menzil tarikatı ruhları birer asalağa çeviren, biat eden kitleler yaratan bir terör örgütüdür.
bisikletleri maviliklere süreceğiz...
güneş ile ilgimiz kalmadı. bisikletler çürüdü, mavilikler de menzil siyahı oldu.
ülkenin dört bir yanı parsel parsel satılıp peşkeş çekildi.
cumhuriyet banisi atatürk'ün sözü maalesef tutmadı.
türkiye şeyhler, dervişler ve tarikatlar memleketi oldu.
menzil tarikatı ruhları birer asalağa çeviren, biat eden kitleler yaratan bir terör örgütüdür.
devamını gör...
güne bir türkü bırak
isterim başiya gele göresen ne renk olur....
devamını gör...
ateistlerin dinledikleri şarkılar
devamını gör...
sözlük radyosu kaçak yayınları
bitti .d
devamını gör...
artık savunulamayacak eski fikirler
belli bir dönem için bize çok mantıklı gelen ama bugün dönüp bakınca: “ben bunu ciddi ciddi nasıl savundum?” diye kendine sorduğun düşüncelerdir. zaman geçiyor, bilgilerin güncelleniyor, yaşadıkların seni törpülüyor; sen de eskiden peşine takıldığın o bazı kesin hükümleri taşımakta artık zorlanıyorsun.
devamını gör...
iş yerinde uyuklama
kendi horlamama uyanmıştım. sonra bir daha uyumadım.
devamını gör...
bir şarkıyı yıllarca yanlış sözlerle söylemek
bir şarkıyı kulağına ilk nasıl geldiyse öyle ezberleyip, her yerde ve yıllarca aynı özgüvenle mırıldanma/söyleme durumudur. bir gün gerçek bir dost kulağına: “sözler öyle değil” diye fısıldayınca da şaşırıp kalırsın. sonra açıp bakarsın ve gerçekten de yıllardır bambaşka şeyler söylediğini öğrenirsin. en kötüsü de; bunu değiştirmesi epey zordur, doğru halini artık öğrensen bile dilin yine eski ve yanlış olan sözlere gider. bu durum çoğunlukla, gençken ezberlediğini zannettiğin yabancı parçalarda yaşanır.
devamını gör...
sözlük radyosu kaçak yayınları
sevgili hanfiniler gelin hamamı'ndan mı yayın yapıyorsunuz bu yankı nedir ya rab!
devamını gör...
