zaman tüneli
hep haklı olduğunu düşünen insan
istatistik olarak mümkün olmayan önermedir. kesinliği doğru kabul edilen herhangi bir işlemde bile sapma ihtimali vardır. insanlar her daim haklı olamazlar ama insan zaten genel olarak subjektif bir deneyimdir. hayatta önemli olanın haklı olmak olduğunu düşünmüyorum. önemli olan kendine karşı dürüst olmak ve adil düşünmektir. terazinin diğer tarafında olsaydım diyebilmektir.
devamını gör...
soru cevap oyunu
yok mu yenilecek kimse .
devamını gör...
flavius belisarius (yazar)
buradayım ve görüyorum. biliyorsunuz değil mi?
devamını gör...
hep haklı olduğunu düşünen insan
haklı olmazsa kendisi ile olan ilişkisi sekteye uğrar yoksa.. bu zamana kadar kendini kandırdığı yerlerle herkes yüzleşemez. yoksa gerizekalı olduğu gerçeğini de kabul etmesi gerekir.. bazı anlarda bazı durumlarda alınan kararların söylenen sözler insana kendini gerizekalı gibi hissettirmesi mümkündür.. bu hisle başa çıkmak da kolay değildir.
insan kendini bilmeli bazen, bazen dedim ama her zaman nerede ne konuşması gerektiğini ne söylemesi gerektiğini.. hatta sussun dinlesin bence karşı tarafı ne diyor acaba diye.. anca o zaman kendi haklılığını sorgulamaya da başlar.. işte sonrası gerizekalılık yüzleşmesi.. olsun bu da önemli bir adım.
insan kendini bilmeli bazen, bazen dedim ama her zaman nerede ne konuşması gerektiğini ne söylemesi gerektiğini.. hatta sussun dinlesin bence karşı tarafı ne diyor acaba diye.. anca o zaman kendi haklılığını sorgulamaya da başlar.. işte sonrası gerizekalılık yüzleşmesi.. olsun bu da önemli bir adım.
devamını gör...
ölümden sonra zamanın nasıl geçeceği sorunsalı
ölünce beyin komple kapanıyor, bilinç milinç kalmıyor. bilinç gidince zamanı hissedecek bir şey de kalmıyor zaten. zaman geçiyor mu, duruyor mu, kimsenin ruhu bile duymuyor. o yüzden kasmaya gerek yok, rahat olun.
devamını gör...
hep haklı olduğunu düşünen insan
evlerden ırak kişi. istatistiksel olarak bile mümkün olmayan bir oran bu. hangi kafayla "hep ben" diyebilirsin ki?
devamını gör...
olmayan aklıyla başkalarına akıl vermeye yeltenmek
nasıl bir haddini bilmeme hali işte.. şaşırıyorum..
devamını gör...
türk kürt kardeştir yalanı
insanlık sofrasında ikisinden başka, daha yüzlercesine yer olan, bir yeryüzü sofrasının çocuklarıyız. bunun dışındakilerin hepsi yalan.. yalanı yalancılardan öğrenemezsiniz.. öğrendim sanıyorsanız bilin ki o da yalandır..
devamını gör...
mutsuz bir insana iyi gelecek şey
akıl verilmesi..
bir aydınlanma geliyor bana.. laağn diyorum bu zamana kadar bu benim aklıma neden gelmemişti..
yolunuzu aydınlatanız, ışığınız bol olsun..
edit: akıl verilmesinden nefret ederim arkadaşlar. her oyda tekrar tekrar okuyorum. dalga geçtiğim anlaşılıyor mu acaba diye düşünüp duruyorum. anlaşıldı deyin bana.
bir aydınlanma geliyor bana.. laağn diyorum bu zamana kadar bu benim aklıma neden gelmemişti..
yolunuzu aydınlatanız, ışığınız bol olsun..
edit: akıl verilmesinden nefret ederim arkadaşlar. her oyda tekrar tekrar okuyorum. dalga geçtiğim anlaşılıyor mu acaba diye düşünüp duruyorum. anlaşıldı deyin bana.
devamını gör...
zorla akıl vermek
devamını gör...
zorla akıl vermek
bence biraz sıkıntılı bir eylem..
hele ki karşındaki kişi senden daha zeki ise lan bu gerizekalı ne konuşuyor falan diye bir düşündürtüyor insana..
en doğru yol senin yolun katılıyorum.. yürü bu yol şeref zafer yolu..
hele ki karşındaki kişi senden daha zeki ise lan bu gerizekalı ne konuşuyor falan diye bir düşündürtüyor insana..
en doğru yol senin yolun katılıyorum.. yürü bu yol şeref zafer yolu..
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının hikayeleri
ben böyle değildim
- hasan abi bizim iş ne oldu?
- ismail’im senin iş bende rahat ol.
nasıl rahat olabilirdim ki? bankalar bir yandan, alacaklılar bir yandan. telefona bakmaya korkar oldum.
- abi biraz hızlandıramaz mıyız?
- acele etme koçum. bu işlerin de bir raconu var.
acele etmeymiş. sana meramımızı anlatalı üç ay oldu be adam. bu zamana çoktan hallolurdu isteseydin. beni geçiştiriyorsun hasan abi diyemedim. onun yerine;
- tamam, abiciğim, senden haber bekliyorum. şimdiden teşekkürler.
- önemli değil koçum.
koçuna ayrı kuzuna ayrı, allahın davarı. benim ne işim olur böyle adamlarla. ulan mesut, ulan mesut. senin yüzünden kimlerden medet umuyoruz.
bundan beş yıl önce ostim’de bir dükkân kiralayıp makine parçası imal etmeye başlamıştık mesut’la. ilk iki sene kendi yağımızda kavrulup gidiyorduk. sonra ne olduysa mesut bir anda işi büyütmeye, yurtdışına ihracat yapmaya heveslendi. ben garantici adamım. macera sevmem. ne kadar dil döksem de ikna edemedim bizim deliyi. o benim aklıma girdi, razı oldum. gittik bankaya kredi çektik yüklü miktar. krediyle gelen parayla daha büyük bir yer kiralayıp yeni makineler aldık. tam üretime başladık, pandemi patlak verdi. bütün dünyaya sıçrayan covid belası bizi de vurdu. hem sipariş alamaz olduk hem de elimizdeki parçaları satamadık. iyi kötü kredi taksitlerini ödeyebildik birkaç ay ama sonrasında ona imkânımız da kalmadı. resmi olarak batmıştık. kredi alacağına karşılık dükkân elden gitti. hem beş parasız hem de işsizdik artık.
mesut denen aklı evvel bir yolunu bulup yurtdışına kapağı attı. o gün bugündür de ne selam ne sabah. ben uzunca bir süredir iş arıyorum. haber salmadığım yer kalmadı. bir düzine firmayla mülakat, iş görüşmesi yaptım ama sonuç yok. en son bu hasan efendiye gittim. babamın asker arkadaşı. hem nüfuslu hem de etrafı geniş adamdır. malum partiye de yakınlığı olduğundan kolaylıkla beni bir yere sokabilir. ama tabi isterse. ister mi istemez mi hala emin değilim açıkçası. babamın hatırına yapar dedim ama benim muhalif hallerimi de bildiğinden pek istekli de olmayacağı kanaatindeyim. işte böyle dostlar. eline düştük bir kere, peşinde koşup duruyoruz.
ne zamandır sahile inmemişim. martıları seyretmek, biraz da deniz kokusu almak istedim. hava da güzel. evden çıkar çıkmaz esma teyzenin balkondaki saksılara ektiği lavantaların kokusu geliyor burnuma. derince nefes çekiyorum. lavantaları çok severim, esma teyzeyi de. rıhtıma iniyorum ağır aksak. iskeleye komşu büfelerden birinden demli bir çay alıp denize nazır bir banka oturuyorum. sigarayı bırakalı çok oldu ama bu işsizlik döneminde çok arıyorum. denizi seyretmeyi özlemişim. şairin dediği gibi; hava bedava, su bedava. işsize de iş sahibine de bedava.
- hasan abi bizim iş ne oldu?
- ismail’im senin iş bende rahat ol.
nasıl rahat olabilirdim ki? bankalar bir yandan, alacaklılar bir yandan. telefona bakmaya korkar oldum.
- abi biraz hızlandıramaz mıyız?
- acele etme koçum. bu işlerin de bir raconu var.
acele etmeymiş. sana meramımızı anlatalı üç ay oldu be adam. bu zamana çoktan hallolurdu isteseydin. beni geçiştiriyorsun hasan abi diyemedim. onun yerine;
- tamam, abiciğim, senden haber bekliyorum. şimdiden teşekkürler.
- önemli değil koçum.
koçuna ayrı kuzuna ayrı, allahın davarı. benim ne işim olur böyle adamlarla. ulan mesut, ulan mesut. senin yüzünden kimlerden medet umuyoruz.
bundan beş yıl önce ostim’de bir dükkân kiralayıp makine parçası imal etmeye başlamıştık mesut’la. ilk iki sene kendi yağımızda kavrulup gidiyorduk. sonra ne olduysa mesut bir anda işi büyütmeye, yurtdışına ihracat yapmaya heveslendi. ben garantici adamım. macera sevmem. ne kadar dil döksem de ikna edemedim bizim deliyi. o benim aklıma girdi, razı oldum. gittik bankaya kredi çektik yüklü miktar. krediyle gelen parayla daha büyük bir yer kiralayıp yeni makineler aldık. tam üretime başladık, pandemi patlak verdi. bütün dünyaya sıçrayan covid belası bizi de vurdu. hem sipariş alamaz olduk hem de elimizdeki parçaları satamadık. iyi kötü kredi taksitlerini ödeyebildik birkaç ay ama sonrasında ona imkânımız da kalmadı. resmi olarak batmıştık. kredi alacağına karşılık dükkân elden gitti. hem beş parasız hem de işsizdik artık.
mesut denen aklı evvel bir yolunu bulup yurtdışına kapağı attı. o gün bugündür de ne selam ne sabah. ben uzunca bir süredir iş arıyorum. haber salmadığım yer kalmadı. bir düzine firmayla mülakat, iş görüşmesi yaptım ama sonuç yok. en son bu hasan efendiye gittim. babamın asker arkadaşı. hem nüfuslu hem de etrafı geniş adamdır. malum partiye de yakınlığı olduğundan kolaylıkla beni bir yere sokabilir. ama tabi isterse. ister mi istemez mi hala emin değilim açıkçası. babamın hatırına yapar dedim ama benim muhalif hallerimi de bildiğinden pek istekli de olmayacağı kanaatindeyim. işte böyle dostlar. eline düştük bir kere, peşinde koşup duruyoruz.
ne zamandır sahile inmemişim. martıları seyretmek, biraz da deniz kokusu almak istedim. hava da güzel. evden çıkar çıkmaz esma teyzenin balkondaki saksılara ektiği lavantaların kokusu geliyor burnuma. derince nefes çekiyorum. lavantaları çok severim, esma teyzeyi de. rıhtıma iniyorum ağır aksak. iskeleye komşu büfelerden birinden demli bir çay alıp denize nazır bir banka oturuyorum. sigarayı bırakalı çok oldu ama bu işsizlik döneminde çok arıyorum. denizi seyretmeyi özlemişim. şairin dediği gibi; hava bedava, su bedava. işsize de iş sahibine de bedava.
devamını gör...
ilk buluşmada gidilmemesi gereken yerler
playstation salonu, onun yerine internet kafede lol pre girersiniz
devamını gör...
ilk buluşmada gidilmemesi gereken yerler
bizim eve gelmeyin maymun var.
devamını gör...
düşüncesi bile keyif veren aktiviteler
ellilik becks fıçı
devamını gör...
coherence çıkmazı
çoklu pasif agresiflik. bu kadar insan salak olamaz. olabilir mi? olur.
dünden bu yana şu fake hesaplara taktım. uçurulup gelen veya troller değil. dümdüz kadın taklidi yapanlara baktım.
hepsi aynı tornadan çıkmış gibi. yapay zekadan görseli üretmiş, biraz aksi, biraz huysuz, biraz zor kadın entrylerini girmiş, varoluşu minimuma çekip yaslanmış.
tek tek baktığımda da hep aynı şeyi gördüm. lan dedim bunu biraz önce okudum. sonra okuyan ben değil miydim demeye kadar geldim. tarzları aynı, başlıkları yakın. mesafeli gibi duran düşük bütçeli cilveler yapmışlar. aaa o öyle miymiiiiş, ben hiç yaşamadım ne bileyim kiiii, keşke bundanım olsaaa falan.
kapıdan çıkan aynı kapıdan geri girmiyor ama hepsi içeride. görüyorum lan hepsi aynı. delirtmeyin adamı. bugün marketten poşet istedim, elimdeki ekmeği koyayım diye. poşeti açtı bi de içine makarna koydu. ben makara istemedim ki dedim, ben de sana vermedim ki dedi. ben böyle şakalar istemiyorum. ben şaka istemiyorum.
bu sözlükte gerçek yok, daha inandırıcı yalanlar var.
entry çok dağıldı. şunu demek istiyorum, 3 yıldır kadın olan erkek var burada. mesaj attım. abi dedim senin klavye çok erkek basıyor dedim. engelledi.
babalar sizin olayınız nedir? erkeğe sürüklenen erkek doldu buralar.
freudyen bi dikkatsizlik. tamam kadın olmak zor da askerlik anını anlatırken hepimiz güldük. zarganaya bak hele.
dünden bu yana şu fake hesaplara taktım. uçurulup gelen veya troller değil. dümdüz kadın taklidi yapanlara baktım.
hepsi aynı tornadan çıkmış gibi. yapay zekadan görseli üretmiş, biraz aksi, biraz huysuz, biraz zor kadın entrylerini girmiş, varoluşu minimuma çekip yaslanmış.
tek tek baktığımda da hep aynı şeyi gördüm. lan dedim bunu biraz önce okudum. sonra okuyan ben değil miydim demeye kadar geldim. tarzları aynı, başlıkları yakın. mesafeli gibi duran düşük bütçeli cilveler yapmışlar. aaa o öyle miymiiiiş, ben hiç yaşamadım ne bileyim kiiii, keşke bundanım olsaaa falan.
kapıdan çıkan aynı kapıdan geri girmiyor ama hepsi içeride. görüyorum lan hepsi aynı. delirtmeyin adamı. bugün marketten poşet istedim, elimdeki ekmeği koyayım diye. poşeti açtı bi de içine makarna koydu. ben makara istemedim ki dedim, ben de sana vermedim ki dedi. ben böyle şakalar istemiyorum. ben şaka istemiyorum.
bu sözlükte gerçek yok, daha inandırıcı yalanlar var.
entry çok dağıldı. şunu demek istiyorum, 3 yıldır kadın olan erkek var burada. mesaj attım. abi dedim senin klavye çok erkek basıyor dedim. engelledi.
babalar sizin olayınız nedir? erkeğe sürüklenen erkek doldu buralar.
freudyen bi dikkatsizlik. tamam kadın olmak zor da askerlik anını anlatırken hepimiz güldük. zarganaya bak hele.
devamını gör...
mutsuz bir insana iyi gelecek şey
mutluluk ve zevk, real shit
devamını gör...




