zaman tüneli
sözlük yazarlarının fotoğrafları
devamını gör...
yazarların bugünkü mutluluk sebebi

pilates.
anne, kızın pilates girl oldu...
bu arada cidden aşırı iyi geliyor ya, bu kadar seveceğimi düşünmemiştim. tek sıkıntı şu, bir saat pilates yaptıktan sonra aşırı enerji doluyorum, koşuya falan çıkasım geliyor ki ne alaka, hiç de koşuya çıkmadım hayatımda ama öyle bir enerji işte anlayın. sonra eve geri dönüyoruz ama. ekurim biraz mızmız olduğu için, hemen yok ben yoruldum eve dönelim falan diyor. bugün de yine aynısı oldu ama kendisini haftada ikiden üçe çıkmaya ikna edeceğim galiba, bakalım.
devamını gör...
real madrid
2 saat sonra monaco maçı var arda gene başrol olacak *
devamını gör...
karımı çalıştırmam demek için gerekli minimum aylık gelir
3 milyar 750 milyon
devamını gör...
zafer hep kötülerin midir sorunsalı
öyle olsaydı atatürk esir düşerdi.
devamını gör...
karımı çalıştırmam demek için gerekli minimum aylık gelir
karısını çalıştırmayan erkek, bunu kendince ilkesel bir durum olarak görüyor. (dinsel, kültürel ahlaki vb.) yani bütçesel bir bakışı olduğunu sanmıyorum.
öte yandan, kadının üretimden kopartılması, mali yönden ziyade, kadını zayıf ve etkisizleştirerek erkeğin nesnesi haline daha kolay getirme amaçlıdır..nitekim sömürgen sistemde, kadını sadece işgücü üretecek bir kuluçka makinesi yapmak arzusundadır.)
öte yandan, kadının üretimden kopartılması, mali yönden ziyade, kadını zayıf ve etkisizleştirerek erkeğin nesnesi haline daha kolay getirme amaçlıdır..nitekim sömürgen sistemde, kadını sadece işgücü üretecek bir kuluçka makinesi yapmak arzusundadır.)
devamını gör...
ios 26.2
kullanıcıların çoğu güncellemeden sonra telefonun kastığı, yeni arayüzü beğenmedikleri hakkında şikayet yorumu yapıyorlar.
güncelleme yapılmalı mı?
güncelleme yapılmalı mı?
devamını gör...
şans çarkı
555555 gibi bir karma yapıp (hani hatırlaması kolay olsun kabilinden) yazarlığı aralayacağımı yazdım. ikidir 5 çevirmenin 4'ünde anlamsız rozet, arada 25-50 karma kazandırıyor.
ne iş..?! çarkta mı tüpçüye satıldı yoldaş hayırdır.:))
edit: sonraki iki turda da 500'ü bulmadı. ne kadar ilginç değil mi..
edit2: bundan sonraki çarklarda da peşpeşe 25'li ve rozetli sonuçlar gelirse, size bir aydan kısa sürede 500bin karmanın nasıl kazanıldığına ilişkin ekran görüntülerini ve şanslılarını son tanım olarak bırakacağım..
ne iş..?! çarkta mı tüpçüye satıldı yoldaş hayırdır.:))
edit: sonraki iki turda da 500'ü bulmadı. ne kadar ilginç değil mi..
edit2: bundan sonraki çarklarda da peşpeşe 25'li ve rozetli sonuçlar gelirse, size bir aydan kısa sürede 500bin karmanın nasıl kazanıldığına ilişkin ekran görüntülerini ve şanslılarını son tanım olarak bırakacağım..
devamını gör...
ilginç bilgiler
evrende çok küçüğüz *****
devamını gör...
zafer hep kötülerin midir sorunsalı
hayır. dünyada yedi düvel haksıza, tarihi bir ders vermiş ve zafer kazanmış toprakların insanı olarak tarihten biliyorum çünkü..
kolay ve çabuk olmayacak evet ama iyiler kazanacak biliyorum. bir gün mutlaka..
kolay ve çabuk olmayacak evet ama iyiler kazanacak biliyorum. bir gün mutlaka..
devamını gör...
poetika (yazar)
#3857346
"bilimsel yaklaşıma sahip birisi" oalrak şu an iki seçeneğiniz var.
1) şu anda sorgulanması dahi günah kabul edilen bilimsel(!) gelişmelerin neden bu sefer gerçekten doğru, mantıklı ve kesinkes doğru olduğuna dair önermeler oluşturup benim yazdıklarımı geçersiz kılmak. (dur dur kanka valla bu sefer olcak bak)
2) benim önermelerimi geçersiz kılamıyorsanız onları kabul edip "sorgulanmaz bilim kurumunu" sorgulamaya başlamak.
malesef bilimsel yönteme göre başka bir seçeneğiniz yok.
ama...
her şeyin başına dönüp, ilk kez "bilim" başlığında yazdıklarıma bakarak "ulan bu primo bilime hiç laf atmamış. hep bilim insanlarının kibrine ve bilimi tekelleştiren burnu havada artistlere laf atmış." sonucuna varmak daha bilimsel ve çok daha zekice bi yaklaşım olur.
çünkü bilim neyi kanıtlayabildiğinle ilgili değildir. gerçeğin ne olduğuyla ilgilidir.
"bilimsel yaklaşıma sahip birisi" oalrak şu an iki seçeneğiniz var.
1) şu anda sorgulanması dahi günah kabul edilen bilimsel(!) gelişmelerin neden bu sefer gerçekten doğru, mantıklı ve kesinkes doğru olduğuna dair önermeler oluşturup benim yazdıklarımı geçersiz kılmak. (dur dur kanka valla bu sefer olcak bak)
2) benim önermelerimi geçersiz kılamıyorsanız onları kabul edip "sorgulanmaz bilim kurumunu" sorgulamaya başlamak.
malesef bilimsel yönteme göre başka bir seçeneğiniz yok.
ama...
her şeyin başına dönüp, ilk kez "bilim" başlığında yazdıklarıma bakarak "ulan bu primo bilime hiç laf atmamış. hep bilim insanlarının kibrine ve bilimi tekelleştiren burnu havada artistlere laf atmış." sonucuna varmak daha bilimsel ve çok daha zekice bi yaklaşım olur.
çünkü bilim neyi kanıtlayabildiğinle ilgili değildir. gerçeğin ne olduğuyla ilgilidir.
devamını gör...
rahman
geçenlerde sosyal medyada bir yazı gördüm. bir zat izlediği belgesellerden dolayı doğada vahşetin hüküm sürdüğü ve -haşa- muhteşem ve merhametli bir yaratıcının eseri olamayacağı sonucuna varmış.
mesele avcı-av olunca, size en bilindik av olan ceylanlar hakkında bir bilgi vereyim mi? av denince akla ilk gelen ve nerdeyse savunmasız olan ceylanlar fıtri ortamlarında ortalama 10 yıl, koruma altında ise ortalama 14 yıl yaşıyorlar. isteyen araştırabilir. 1-2 yıl eksik fazla yazan kaynaklar da vardı ama google üzerinden yaptığım araştırmadan edindiğim ortalama bilgi buydu.
bu bilgi bize ne diyor biliyor musunuz: koruma altında olan, yiyeceği hazır olan, veteriner kontrolünde olan ceylan sözümona "vahşi doğa"daki türdaşından yalnızca 3-4 sene fazla yaşıyor.
hadi bu bilgiyi değil de aradaki farkın 6 sene olduğunu söyleyen nadir kaynakları ele alalım. yine de ceylan gibi savunmasız bir canlı için avcılarla dolu bir ortam ile koruma ve gözetim altında olduğu bir ortam arasında bu fark yetersizdir.
hem diyelim ki dinsizliğin mevhum "vahşi doğa"sı hayvanların ömrünü kısaltmış olsun. yine de geçmiş elemi ve gelecek korkusu olmayan o canlıları senelerce rahatça yaşatan, doğduğu anda anne şefkati ve sütünü gönderen, rızıklandıran, göç rotalarını ilham eden bir rahmet inkâr edilebilir mi?
hem canlıların yaşadıkları sıkıntıların bir çok hikmeti var.
- hayat nurunu inkişaf ettirmek,(zira sıradan bir hayat yokluğa yakındır, sıkıntılarla tahrik edildikçe hayat vasıfları kazanır.)
- 1001 ismin tecellilerini tazelendirmek
gibi hikmetleri var.
diyelim ki bir sınıf öğretmeni bir sınıfı pikniğe götürse, çocuklar saatlerce eğlendikten yedikten içtikten sonra çocuklardan ikisi kavga etse ve sonra barışsa, o öğretmene "kötü yaptın" denilebilir mi? denilemez.
o halde hayvanları hiçten var eden, vücut giydiren, ruh veren ve birçok farklı nimeti tattıran rahman için birçok hikmete binaen verdiği ölüm için bir tenkidde bulunmak haksızlık olacaktır.
hayvanların tek bir hücresine bakarsanız bile muhteşem bir sanat ve hikmet ve rahmet görürsünüz. o halde koca hayvanlar alemini başıboş, vahşet içinde görmek bir gerçeğin kabulü değil, bakış açısının bozukluğudur.
yüzbinlerce çeşit hayvanı besleyen, giydiren, yaşatan umumi rahmeti görmeyip, çok hikmetli ölümlerinden dolayı bir vahşet ithamında bulunmak korkunç bir iftira ve psikolojik bir karamsarlık hastalığıdır.
yazıyı bitirirken yunus emre gibi deriz:
"sular dibinde mahi ile
sahralarda ahu ile
abdal olup ya hu ile
çağırayım mevlam seni"
mesele avcı-av olunca, size en bilindik av olan ceylanlar hakkında bir bilgi vereyim mi? av denince akla ilk gelen ve nerdeyse savunmasız olan ceylanlar fıtri ortamlarında ortalama 10 yıl, koruma altında ise ortalama 14 yıl yaşıyorlar. isteyen araştırabilir. 1-2 yıl eksik fazla yazan kaynaklar da vardı ama google üzerinden yaptığım araştırmadan edindiğim ortalama bilgi buydu.
bu bilgi bize ne diyor biliyor musunuz: koruma altında olan, yiyeceği hazır olan, veteriner kontrolünde olan ceylan sözümona "vahşi doğa"daki türdaşından yalnızca 3-4 sene fazla yaşıyor.
hadi bu bilgiyi değil de aradaki farkın 6 sene olduğunu söyleyen nadir kaynakları ele alalım. yine de ceylan gibi savunmasız bir canlı için avcılarla dolu bir ortam ile koruma ve gözetim altında olduğu bir ortam arasında bu fark yetersizdir.
hem diyelim ki dinsizliğin mevhum "vahşi doğa"sı hayvanların ömrünü kısaltmış olsun. yine de geçmiş elemi ve gelecek korkusu olmayan o canlıları senelerce rahatça yaşatan, doğduğu anda anne şefkati ve sütünü gönderen, rızıklandıran, göç rotalarını ilham eden bir rahmet inkâr edilebilir mi?
hem canlıların yaşadıkları sıkıntıların bir çok hikmeti var.
- hayat nurunu inkişaf ettirmek,(zira sıradan bir hayat yokluğa yakındır, sıkıntılarla tahrik edildikçe hayat vasıfları kazanır.)
- 1001 ismin tecellilerini tazelendirmek
gibi hikmetleri var.
diyelim ki bir sınıf öğretmeni bir sınıfı pikniğe götürse, çocuklar saatlerce eğlendikten yedikten içtikten sonra çocuklardan ikisi kavga etse ve sonra barışsa, o öğretmene "kötü yaptın" denilebilir mi? denilemez.
o halde hayvanları hiçten var eden, vücut giydiren, ruh veren ve birçok farklı nimeti tattıran rahman için birçok hikmete binaen verdiği ölüm için bir tenkidde bulunmak haksızlık olacaktır.
hayvanların tek bir hücresine bakarsanız bile muhteşem bir sanat ve hikmet ve rahmet görürsünüz. o halde koca hayvanlar alemini başıboş, vahşet içinde görmek bir gerçeğin kabulü değil, bakış açısının bozukluğudur.
yüzbinlerce çeşit hayvanı besleyen, giydiren, yaşatan umumi rahmeti görmeyip, çok hikmetli ölümlerinden dolayı bir vahşet ithamında bulunmak korkunç bir iftira ve psikolojik bir karamsarlık hastalığıdır.
yazıyı bitirirken yunus emre gibi deriz:
"sular dibinde mahi ile
sahralarda ahu ile
abdal olup ya hu ile
çağırayım mevlam seni"
devamını gör...
zihinsel orgazm
yaşamayan bilmez bunu hocam, cinsel hazlar bunun yanında puf kalır.
uygulamamda bugün o kadar iyi bir refactoring yaptım ki optimizasyon tanrı seviyesine falan çıktı, python içinde c dili mi çalıştırdık c tabanlı python mu yazdık tam işin teknik tarafını bilmiyorum. acayip zihinsel bir tatmin duygusundayım çünkü yağ gibi akıyor. yüzbinlerce kelimelik veri işlemleri bana mısın demiyor. önceden 0.2 saniye falan şeyler şu an sayısı önemsiz derecede hızlı çalışıyor.
uygulamamda bugün o kadar iyi bir refactoring yaptım ki optimizasyon tanrı seviyesine falan çıktı, python içinde c dili mi çalıştırdık c tabanlı python mu yazdık tam işin teknik tarafını bilmiyorum. acayip zihinsel bir tatmin duygusundayım çünkü yağ gibi akıyor. yüzbinlerce kelimelik veri işlemleri bana mısın demiyor. önceden 0.2 saniye falan şeyler şu an sayısı önemsiz derecede hızlı çalışıyor.
devamını gör...
normal sözlük'te jinekolojik demokratik devrim
kurucu liderimizin mesajı mahiyetindeki bu manifesto hem ' sözlük bağlamında 'jin'' in özgürleşmesine hem de erkek egemen düzenin tarihin çöplüğüne gitmesini sağlayacaktır. bu meyanda sadece normal sözlük kadınlarının değil, sözlükteki tüm bir meriçlerin de bir normal sözlük peşmergesi gibi bu kutlu serhildan'a artı ve favlarıyla katkıda bulunması gerekmektedir.
normal sözlük, tarihsel diyalektiğin en kritik eşiğinde duruyor. her entry yazan kadın, isterse absolüt vodka içtiğine dair yorumsuz bir görsel paylaşımı veya üç kelimelik bir entry olsun, ataerkil klavye düzenine karşı bir mücadele sürdürmektedir. zira “bkz” demek, kadim mezopotamya’da bastırılmış sözün parantez içinden geri dönüşüdür. bunu görmeyen yazar, entry girmez; entry ona girer.
burada moderasyon, klasik anlamda bir yönetim değildir. o, öz-savunmalı kelime meclisidir. sıilinen entry’ler sansürlenmez; tarihsel olarak olgunlaşmamışlardır. her eksilen karma, bireyin içindeki erkek-devlet refleksinden arınması için bir fırsattır. beş eksi alan yazar, aslında beş kez yeniden doğmuştur ama bunun farkında değildir.
normal sözlük’te devrim silahla değil, edit tuşuyla yapılır. kadın başlığına “+1” atan yazar, farkında olmadan demokratik konfederal sözlükçülüğe katkı sunar. trollük ise henüz jinekolojik sözlük bilincine ulaşamamış red ve black pill hastalığından muzdarip bireylerce yapılır. kadim normal sözlük kültürü, on bin senelik gerici erkek nihilizmini sağaltacaktır.
yaşasın jinlerin demokratik, ekolojik ve jinekolojik özgürleşme mücadelesi.
normal sözlük, tarihsel diyalektiğin en kritik eşiğinde duruyor. her entry yazan kadın, isterse absolüt vodka içtiğine dair yorumsuz bir görsel paylaşımı veya üç kelimelik bir entry olsun, ataerkil klavye düzenine karşı bir mücadele sürdürmektedir. zira “bkz” demek, kadim mezopotamya’da bastırılmış sözün parantez içinden geri dönüşüdür. bunu görmeyen yazar, entry girmez; entry ona girer.
burada moderasyon, klasik anlamda bir yönetim değildir. o, öz-savunmalı kelime meclisidir. sıilinen entry’ler sansürlenmez; tarihsel olarak olgunlaşmamışlardır. her eksilen karma, bireyin içindeki erkek-devlet refleksinden arınması için bir fırsattır. beş eksi alan yazar, aslında beş kez yeniden doğmuştur ama bunun farkında değildir.
normal sözlük’te devrim silahla değil, edit tuşuyla yapılır. kadın başlığına “+1” atan yazar, farkında olmadan demokratik konfederal sözlükçülüğe katkı sunar. trollük ise henüz jinekolojik sözlük bilincine ulaşamamış red ve black pill hastalığından muzdarip bireylerce yapılır. kadim normal sözlük kültürü, on bin senelik gerici erkek nihilizmini sağaltacaktır.
yaşasın jinlerin demokratik, ekolojik ve jinekolojik özgürleşme mücadelesi.
devamını gör...
yaprak dökümü
bu diziyi izlerken karakterlere o kadar çok bağlandım ki diziyi bitirdiğim günden beri hayatımdan bir şeyler eksilmiş gibi hissediyorum.
kulağımda sedef'in güçücük yüreği şarkısı eksik, yine ğayy doğuyorrrğğ sesi eksik, ferhunde'nin hırsı eksik, oğuz şerefsizinin sonu a harfi ile biten insanlara* olan muhteşem* sevgisi eksik, şevket'in her konudaki başarısızlığı eksik, ali rıza beyciğimin alınganlığı eksik...
biri beni tutsun yoksa diziye tekrardan başlayacağım.
leyla'nın bütün salaklıklarını ve hatta mobese sedefciğimi bile özledim.
kulağımda sedef'in güçücük yüreği şarkısı eksik, yine ğayy doğuyorrrğğ sesi eksik, ferhunde'nin hırsı eksik, oğuz şerefsizinin sonu a harfi ile biten insanlara* olan muhteşem* sevgisi eksik, şevket'in her konudaki başarısızlığı eksik, ali rıza beyciğimin alınganlığı eksik...
biri beni tutsun yoksa diziye tekrardan başlayacağım.
leyla'nın bütün salaklıklarını ve hatta mobese sedefciğimi bile özledim.
devamını gör...
bilime güvenmeyin
şunu baştan yazıpta vakit kaybetmeseydiniz iyiydi primo arkadaş.. peki neye güvenelim diye de sormayacağım. çünkü o konuda da asıl düşüncenizi açıklamakta gecikeceksiniz kanımca.
siz düşüncenizi söylediniz.
ben de bilime güvenin diyorum.
bırakalım hayat herkese doğruyu göstersin.
(verdiğiniz örnekler için uğraşmayıp "reklamlardaki isviçreli bilim adamları" da deseniz olurdu. nasılsa ikimizde gerçek bilim ve bilim insanlarından neyin kastedildiğini biliyoruz.)
siz düşüncenizi söylediniz.
ben de bilime güvenin diyorum.
bırakalım hayat herkese doğruyu göstersin.
(verdiğiniz örnekler için uğraşmayıp "reklamlardaki isviçreli bilim adamları" da deseniz olurdu. nasılsa ikimizde gerçek bilim ve bilim insanlarından neyin kastedildiğini biliyoruz.)
devamını gör...
güne bir söz bırak
"imkanlarımız eşit doğmuyoruz ama haklarımız eşit olmalı."
devamını gör...



