zaman tüneli

bodrumspor'dan göztepe'ye transfer olan ganalı orta saha. 6 numara oynamasına rağmen 8 numara ve stoper de oynayabiliyor. yıllardır türkiye alt liglerinde oynuyordu, play-off yarı finalinde bizi yıkan adamlardan biriydi. birkaç seneye bunu da parlatıp satarız. rasmus sever böyle topçuları. henüz 24 yaşında. fiziğiyle de ön plana çıkıyor. haydi gazan mübarek olsun koçum benim. hoş geldin.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

iftarını da otur evinde yap. olmadı ananla babanla yap.olmadı akrabana,arkadaşına git. gidip te bir menüye fahiş fiyattan kazınlanma. o paraya 1 haftalık iftar sofrası kurarsın emin ol.tıka basa da yersin.
devamını gör...

dünya kupasını yeni kazanmış,yaşı da 25 sanki açılan başlığa bakın. şaka gibi şu kuşlar.
devamını gör...

zenginler tutsun dedirtir. zaten eşek gibi çalışıyoruz salak gibi aç susuz gezemem.
devamını gör...

selamlar bugün bitirmiş olduğum zehri kim verdi kitabından bahsetmek istiyorum size birazcık. aslında kitapta bana bizlerin "insan" ama bir o kadar da en "canavarca" taraflarımızın olduğunu öğretti diyebilirim. genellikle yazarın diğer kitaplarında bir puzzle çözer gibi ilerlemeye alışkınızdır ama bu sefer olay sadece o yapbozun parçalarını birleştirmek değil, o parçaların neden kanlı olduğunu anlamak üzerine kurulu. kitap boyunca christie’nin o meşhur soğukkanlı mantığıyla ilerlerken bir yandan da karakterlerin içine düştüğü o derin çürümeyi izlemek, londra’nın o tekinsiz caddeleri insanın tadını kaçırıyor. failin kim olduğundan ziyade, o zehrin sofraya nasıl geldiği ve herkesin o kadehten nasıl birer yudum aldığı meselesi, hikayeyi sıradan bir polisiyeden çıkarıp sarsıcı bir psikolojik gerilime dönüştürmüş. yazarın her zamanki "herkes suçludur" psikolojisi burada daha da keskinleşmiş; kimse masum değil ama kimse de tam olarak canavar değil, sadece herkesin bir eşiği var ve o eşik aşıldığında zehir damarlara yayılıyor. bitirdiğimde bir süre duvara bakıp kendi adıma sadakat ve intikam kavramlarını sorguladığımı itiraf etmeliyim. her zamanki gibi ters köşesiyle tokatlıyor ama bu sefer vurduğu yer çok daha derinde kalıyor. keyifli okumalar.
devamını gör...

anlar karmaşası..
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
trt den bakınca hayat çok güzell..

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
bu da ikinci anım.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
bu da çayım...

bir anım bir anıma uymuyor ama her zaman çayım orada duruyor.
devamını gör...

gitmemek en iyisi.
devamını gör...

chpli fenerbahçeliler tweet silmeye başladı bile. olm, zaten sizin borçlarınızı, vergilerinizi kim düzenliyordu sanıyordunuz? şimdi mi geldi aklınıza? komik bir durum.

bu arada türk transfer tarihinin en önemli transferi romulo'dur. süper lig transfer tarihinde 11. sırada yer alsa da şampiyonluk yaşamamış bir takımdan, henüz yeni lig yükselmişken bu transferi yapabilmek yanlış anlamayın ama taşşşşşşşşş*k ister.
devamını gör...

bizde geri dönmek olmaz, tam yol ileri.
devamını gör...

kulağı çınlasın sevgili gotcha ağabeye sende fenerbahçe inadı var demiştim. işte fenerbahçe bir inat etti mi bırakmıyor, gözüne kestirdiğini alacak, transferini bitirecek. kazanmak, şampiyonluk, kupa kaldırmak artık ne hedefi varsa tüm tuşlara basıyor.
devamını gör...

nesri içinde boyle demişlerdi sanırım birde neydi o morinyo icin demişlerdi hepsi nin arkasından ana avrat küfür ettiler
devamını gör...

herkes keşke benim gibi bilgi içerikli entry girse. *
devamını gör...

gezmeye giderlerse aktif oluyor işte. demek ki gezmeye gitmiyorlar.
devamını gör...

bastonla yürüyor adam. fenerin orta sahası aşırı kırılgan hale gelecektir. kante mi kaldı kardeşim.
devamını gör...

sözlüğün tatsız tuzsuz bir hale gelmesidir.

böyle düşündüğünüzde, ya sözlüğün ya da sizin vadeniz dolmuştur.
çok üzücü.
devamını gör...

büyük transferdir ama en büyük değildir
ondan daha büyük en az 10 transfer sayılabilir
devamını gör...

bayağı hem de.* ardı yanıklar köyünde bayağı mesele olmuş.*
devamını gör...

arabistan'da 20 milyon alan adam fenerde 8 milyona oynayacak maliye kulüpleri hiç incelemiyor garibanın bir kira gelirini didik didik inceliyor ama
devamını gör...

orhan kemancıoğlu tarafından senaryosu yazılmış ve fırat gümüştekin tarafından yönetilen kısa film;
senaristin kendisi rol almış iken 2025 yılının son günlerinde yayınlanmıştır.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

evsiz bir adamın içinde olduğu yalnızlığı konu edinir iken aynı zamanda ev ve aidiyetlik kavramları üzerine düşündürüyor.

genç sayılabilecek adamın hayatında iş yok, eş yok, aş yok, olsaydı yine aynı göçebe hayatı mı yaşardı yoksa her şey aynı mı kalırdı, bu bilinmez.

biraz ekmek ve tek dal sigaradan başka bir şeyi olmadığı görülüyor, tabii dâimi yalnızlığı da var, her yere kendisiyle gelen, hep sırtında olan, belki de mezara kadar kendisiyle gelecek olan.

filmimiz ev neresidir, ev yoksa bir insan ya da bir his midir? soruları üzerine düşündürüyor, bir ekmeğin tadı ile hüzünlenip belki de çocukluğunu hatırlayan bu genç adam üzerinden yalnızlık ve aidiyet kavramları üzerinde düşünmeye sevk ediyor.

ev belki de insanın en mutlu olduğu yerdir, en mutlu olduğu insandır, en sevdiği şarkıdır, en sevdiği kitaptır, en sevdiği herhangi bir şeydir, insanın hikâyenin sonunda her zaman eve dönmesi gibi, ev de her şeyin sonunda yine döndüğü şeydir, evindeymiş hissi veren şeyler olarak nitelendirdiğimiz şeyler de evin yerine geçebilir...

evin neresidir, bırakıp gittiğin mi,
bırakıp gidemediğin mi?


devamını gör...

yaş 35 yolun yarısı eder,
kante gibi ortasındayız ömrün...
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim