zaman tüneli

t: kelime anlamı olarak net bir bilgi yoktur. yedi uyurlar'dan birinin adı olarak bilinir.
neyzen tevfik'in çok sevdiği köpeğine verdiği isimdir aynı zamanda. ve bedri rahmi eyüboğlu'nun şiirlerinde geçer.

ados ve çağrı sinci'nin düeti olan, lirikalitesi lezzetli bir şarkıdır.



denedim, denedikçe yenilmeyi yediremedim.
belki budur beni delirten edim.
seyir defterinde seyirmez elim,
gel hadi bugün yine değişmeyelim.
devamını gör...

bir cingöz recai repliği.
devamını gör...

sana değer de geçer, beni deler de geçer, seyreden güler de geçer.
devamını gör...

(bkz: infj)
devamını gör...

beni ilk defa bu kadar gülerken görüyorsunuz çünkü anlık olarak dünya yakışıklısı oğluşumla sevgi eylemekteyiz..
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

edit: ikimizin de gülerken gözleri kısılıyor.
ikimizin de gözleri ışıldıyor.
ikimizin de yanakları ve ufacık tefecik* ağrı dağı burnumuz büyüyor.
devamını gör...

futbol harbiden kitlelerin afyonu ya
devamını gör...

erkekler askerlik anısı anlatmaya bayılır ama ben askerliği tamamen unutmak istiyorum. allaha şükür öyle çok kötü şeyler yaşamadım ama hiç gitmesem daha çok sevinirdim.

olay ülkeyi savunmak meselesi değil. günü gelir alır eline tüfeği gidersin gerekirse o ayrı. ben öyle vicdanı retçi falan değilim.

ben öleceğime düşman ölsün. sonra bir kenarda insanlığımı sorgularım o ayrı ama nefes almadıysan sorgulanacak bir şey de kalmıyor.
devamını gör...

dönmüş valla. hristo şom aazına...
devamını gör...

4 senede toplamda 100 puan fark yemiş hala tezgah fasa fiso.

lan maçta daha başlar başlamaz barışa yapılan penaltı atlanıyor onu niye konuşmuyoruz.

şu ligde en çok hakkına girilen, puanı çalınan biz olmamıza rağmen şampiyon oluyoruz adamlar eziklikten ne dediğini bilmiyor.

beşiktaşın çalınan beşinciliği.
devamını gör...

tanım: insanın yaşadıkları ve öğrendikleriyle zaman içinde yavaş yavaş şekillenen iç yapısının en belirgin tarafları.

yok.
devamını gör...

stalin'le arkadas olan azerbaycan halk cumhuriyetinin kurucusu, hakeza biz azerilerin atasi.

stalin'le cocukluk arkadasidir, hatta bicok sefer stalin'i hapse girmekten kurtarmistir car rusyasi doneminde. o sekilde tanismislardir. hatta bi keresinde babasi dahi stalin'i kurtarmistir.

ardindan lenin, baku'nun petrolune goz dikince hukuksuz sekilde gelip azerbaycan'i isgal etmis. o sirada mehmet emin lacin'da yakalanip hapse atilmis.

peki mehmed emin'i kim kurtarmis, gene stalin kurtarmis. eski dostuna bi vefa borcu olaraktan almis goturmus kendisiyle rusya'ya. ha vefa borcu mu dersiniz, 1 tehdidi kontrol altinda tutmak mi dersiniz bilemem.

resulzade de gitmis rusya'ya, stalin onu gotururken ne zaman istersen gidebilirsin demis. resulzade orda calismis bi donem, stalin'e gitmek istiyorum demis. stalin izin vermemis.

resulzade de bi yolunu bulup kacmis. nereyeydi hatirlamiyorum. sanirsam polsa'ya. ordan da turkiye'ye gitmis.

resulzade omrunun ciddi 1 kismini turkiye'de gecirmis, hatta orda, ankara'da vefat etmis.

resulzade turkiye'deyken dergiler falan cikarmis, sovyet aleyhine propaganda yapmis. rusya da onu tehdit olaraktan algilamis, resulzade'yi kac defa uyarsalar da dinlememis. en sonunda da ulkeden gitmesi rica edilmis, o da gitmis.

baska ulkelere gitmis, almanya falan. omrunun son yillarinda geri turkiye'de donmus, orda yasamis yine.

hatta stalin'le ilgili 1 hatirat eseri de yazmis vefatindan kisa bi sure once. evet.
devamını gör...

ben artık şunu çok net fark ettim sözlük, bazı insanlar için dert anlatmak gerçekten bir ihtiyaçtan çok bir muhabbet biçimi haline gelmiş. sanki sohbet dediğin şey illa ki bir şikayetle, bir memnuniyetsizlikle başlayacak. bir süre sonra da bu anlatılan dertler çözüm arayışından ziyade sürekli tekrar eden bir döngü gibi oluyor. aynı hikaye, aynı şikayetler, aynı karamsarlık…

ben de insanım, benim de hayatımda sorunlar var. gün içinde zaten yeterince şeyle uğraşıyorum. bu yüzden biri karşıma geçip sistematik şekilde dert dökmeye başladığında içimden gelen ilk tepki çoğu zaman boşver yaaa demek oluyor. bu bazen karşı taraf için duyarsızlık gibi algılanabiliyor ama aslında mesele umursamamak değil, kendi zihinsel alanımı korumaya çalışmak. çünkü herkesin dertlerinin merkezi ben olamam.

bir de şu var tabii, bazı insanlar gerçekten hayatın onlara özel olarak haksızlık yaptığını düşünüyor. sanki bütün aksilikler onları buluyor, bütün kötülükler onların başına geliyor. böyle bir bakış açısıyla sürekli konuşan biriyle aynı frekansta kalmak çok zor.. o noktada içimden bir etrafına bak, herkes bir şeylerle mücadele ediyor demek geçiyor. çünkü gerçekten de dert tek kişilik bir ayrıcalık değil.

empati önemli, evet. ama empati dediğimiz şey de tek taraflı bir yük değil. ben birinin sıkıntısını dinlerken o kişinin de benim sınırlarımı, enerjimi ve hayatımdaki yoğunluğu biraz gözetmesi gerektiğini düşünüyorum. her sohbeti bir negatiflik seansına çevirmek, karşı tarafı fark etmeden yoran bir şey.

yaş ilerledikçe de insanın buna tahammülü azalıyor galiba. zamanın daha kıymetli olduğunu hissediyorum. kalan enerjimi sürekli karamsarlıkla doldurmak yerine daha dengeli, daha olumlu bir yerde durmak istiyorum. bu yüzden bazen boşveerrr demek benim için kaçış değil, bir tür filtre gibi.

yanisi sözlük ben artık sürekli dert modunda takılan insanların içine çektiği o karanlık atmosfere kapılmak istemiyorum. dert elbette olacak ama hayatın tamamı dertten ibaretmiş gibi yaşamak bana göre değil. ben biraz daha gerçekçi ama aynı zamanda olumluya tutunan bir yerden bakmaya çalışıyorum.
devamını gör...

insan okurum tabi ki. ama genelde yanlış okurum. bu arada çok okudum. farklı dillerde de okudum.
başta kadim olmak üzere mitlojilere ve dolayısı ile felsefeye hakimim. okumanın yazmamayi öğrettiklerindenim sonra.
hız yapmayı ve farklı araçlar denemeyi severim. swap ve tuning gibi bir hobim de oldu zamaninda. ardinalsiz hayatına sıkıcı bulurum.
adrenalin olsun diye uçağa binerim. uçağı duzleyene kadar dua ederim. çıkarcı ve yapmacık insanları sevmem. geneli de öyledir. o yüzden hepimizin üç beş dostu var. onlar da bizden medet ummayanlar.
çok iyi yemek yaptığım söylenir.
aynı zamanda iyi bir yiyiciyimdir.
dışardan gören kimseyi ve hiç bir şeyi umursamadığımı düşünür ama elbette zarf başka mazruf başka.
sevmediğim yapmacık çıkarcı insanları zorbalarım. enerjisini emerim.
devamını gör...

barış penaltı, sane kırmızı kart.
bjk’nin kaleyi bulan şutu yok.
barış murillo’yu ezdi.
sane saçmalıyor.
ikinci devrenin ilk 15 dakikasında gol atarsak veya yemezsek mük.
devamını gör...

tanım: normal sözlük yazarlarının askerlik zamanlarından veya meslek olarak askerlik yapmalarından kaynaklı biriktirdiği hatıralar.
devamını gör...

bence insanların özgür olmamaları onların gerçek duygularının peşinden gitmesini engelliyor. örneğin avrupa'daki kadar işsizlik maaşı olsa, hukuk olsa ülkede, patrona istediğinizi söyler istifayı basar gidersiniz.

aşkta da böyle. geçim derdi olmasa yani faturalar nasıl ödenecek derdi olmadan yaşasak herkes kalbinden geçene daha çok sans verirdi belki de.
devamını gör...

oyunda etkileri sıfır ya
ne işe yarıyor bunlar
eskiden oyuna müdahale ederlerdi
şimdi önlerindeki olaya bile karışmıyorlar
yan hakemlik kaldırılmalı
taç oldu mu olmadı mı diye bu kadar adama para ödenmez
devamını gör...

devreye 1-0 önde girdik. kontrollü oynayıp 2.yi atmamız gerekiyor.
ilk yarıda hakem saçmaladı. maçın başında barış'a, ilk yarının sonunda osimhen'e yapılan net sarı. keza osimhen'in sarısını da anlamadım. sane pozisyonu kırmızı çıksa kimse şaşırmaz. bence temas uzun sürmüyor diye verilmedi. kırmızı verse neden demem. barış'ın pozisyonu penaltı olabilir. barış'ı karşılayan değil desteğe gelen ikinci adamın topa en ufak teması yok, ayakları biçiyor.

maç sonucu nolur bilinmez. genel olarak herkes top oynamaya çalışıyor bence. orkun çok ortam germeye çalışıyor, beşiktaş'ın mhy'si olacak galiba. beşiktaş'ın golden önce faul beklemesi saçma, teniste bile daha çok temas vardır.

başlık altında iki takımın taraftarından çok yorum yapıp ağlayan civciv sen 40 gün 40 gece maç izlesen birşey olmaz, zerre futbol bilmiyorsun. tiyatro istiyorsan git az maçlarınızı izle. burda futbol konuşuluyor, futboldan anlayan takımların taraftarları konuşuyor. aklınız ermez bu işlere.

edit: sane'nin kırmızı doğru. çalım atamadığı her topta adım atış şekli yüzünden şanssız fauller yaptı. bu adamı sakatlamak için yapılan hamle değil şanssızlık.
penaltı bekledikleri apo pozisyonunun alakası yok.
hakem bizi birkaç kişi daha eksiltme çabasında. beşiktaş'a birkaç olmayan faul verip kontraya çıkmamıza izin vermedi, topu da beşiktaş'a geçirmiş oldu. apo kartı alakasız.

edit2: topu geri vermedi efendi beşiktaş! bunu unutmayın.
edit 3: 1 tane var incelemesi oldu, 15 sn sürdü. 9 dk uzatmanın açıklaması ne. sahada tedavi olmadı bişey olmadı.

maç sonu edit: oh bee.
önemli bı deplasmanı atlattık. beşiktaşlı olduğunu bildiğim bazı yazar dostlar üzülmesin. onlar üstüne alınmasın, bu galibiyet ağlak civcivlere girsin!
devamını gör...

sakın haaa sezonu tam gaz devam ediyor.
2 kırmızı kartı atlanan galatasaray kırmızı kart görmesi gereken futbolcunun yaptığı asistle 1-0 önde.
bakalım merakla bekliyoruz.
cumhuriyet tarihi bunlardan daha fazla sula ve illegaliteye bulaşmış bir kurum görmedi.
acaba bu 4 senelik tezgahın hesabını soran, altını karıştıran bir babayiğit çıkacak mı?
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim