zaman tüneli
my own thoughts
helena minginowicz’in elinden çıkma bir seri sanat eseri. bu serinin bence en ilginç parçası ise şu;

çağdaş sanatın pik yaptığı eserlerdendir bence. ayrıca “sanat eseri, onu yorumlayan kişinin düşünceleri ile değerini bulur” ekolünün en sıkı takipçisi olan ben için anlamı çokça farklıdır. çoğu kişinin yorumu, bu eserde sanatçının sanatı ne kadar gelip geçici ve unutulur olduğu yönündedir. hatta belki çizeri de bunu anlatmak istemiştir. lakin benim gözümde bu eser tam aksine bazı şeylerin ne kadar kalıcı olduğunu anlatıyor. eserdeki rönesansvari o yüz, yüzyıllar sonra bile unutulmadan kalacak çünkü. onu unutulmaz yapan şey ise kendi içimizde her an yaşadığımız yeniden doğumlardır.

çağdaş sanatın pik yaptığı eserlerdendir bence. ayrıca “sanat eseri, onu yorumlayan kişinin düşünceleri ile değerini bulur” ekolünün en sıkı takipçisi olan ben için anlamı çokça farklıdır. çoğu kişinin yorumu, bu eserde sanatçının sanatı ne kadar gelip geçici ve unutulur olduğu yönündedir. hatta belki çizeri de bunu anlatmak istemiştir. lakin benim gözümde bu eser tam aksine bazı şeylerin ne kadar kalıcı olduğunu anlatıyor. eserdeki rönesansvari o yüz, yüzyıllar sonra bile unutulmadan kalacak çünkü. onu unutulmaz yapan şey ise kendi içimizde her an yaşadığımız yeniden doğumlardır.
devamını gör...
deli olduğuna inanmak
benim psikiyatri geçmişimi bilen bir takım arkadaşlarım, büyük bir inançla, her nedense benimle bu konuda delilik yarışına girmeye karar verdiler. **
ben de her normal insanın yapacağı gibi, bir kahvaltı masasında sakin sakin peynirimi yerken, evde bulunan neşterle kolumu bi ufaktan kesmemizi önerdim durduk yere.
farkındaysanız kendi kolunuzu kesin de demedim, benimkini keselim dedim.
ortalık buz kesti ama insanlar terlemeye başladı.
yaa hocam, sizin koyun gütmüşlüğünüz kadar bizim çoban kovalamışlığımız var. iki kabız overthinke sürüklendin üç şımarık yırtındın diye (bakınız öfke nöbeti bile diyemiyorum) yemez öyle ben deliyim pozu kesmek.
hepinizi dizimizi izlerken çekirdek gibi çitleriz. böyle boncuk boncuk terletiriz. *
ben de her normal insanın yapacağı gibi, bir kahvaltı masasında sakin sakin peynirimi yerken, evde bulunan neşterle kolumu bi ufaktan kesmemizi önerdim durduk yere.
farkındaysanız kendi kolunuzu kesin de demedim, benimkini keselim dedim.
ortalık buz kesti ama insanlar terlemeye başladı.
yaa hocam, sizin koyun gütmüşlüğünüz kadar bizim çoban kovalamışlığımız var. iki kabız overthinke sürüklendin üç şımarık yırtındın diye (bakınız öfke nöbeti bile diyemiyorum) yemez öyle ben deliyim pozu kesmek.
hepinizi dizimizi izlerken çekirdek gibi çitleriz. böyle boncuk boncuk terletiriz. *
devamını gör...
yok bana bu cihanda
ne kadar güzel bir şarkı bu. bağırmadan söylüyor .
batı müziği enstrümanlarıyla söylenmiş bir türkü gibi.
batı müziği enstrümanlarıyla söylenmiş bir türkü gibi.
devamını gör...
deli olduğuna inanmak
devamını gör...
deli olduğuna inanmak
ben ömrümde ilk kez tescilli bir deli gördüm. şunu kesinlikle söyleyebilirim ki adam çok zekiydi beyler. kesinlikle çok zekiydi. bizim o merhaleye ulaşmamız ı ıhh cıks imkinatı yok!
devamını gör...
yanlış yerde doğmuşum
selahattin özdemir in şarkısı bu.
kader zinciri ile bağlamış beni
biliyorum bana zulüm edeni
al istersen tanrım ruhsuz bedeni
çünkü ben yanlış bir yerde doğmuşum. diye sözleri var. hatta rahmetli son zamanlarında bu tip şarkılarını reddetmişti. daha dindarlığa yönelmişti. ben bu şarkıyı severim.
kader zinciri ile bağlamış beni
biliyorum bana zulüm edeni
al istersen tanrım ruhsuz bedeni
çünkü ben yanlış bir yerde doğmuşum. diye sözleri var. hatta rahmetli son zamanlarında bu tip şarkılarını reddetmişti. daha dindarlığa yönelmişti. ben bu şarkıyı severim.
devamını gör...
7 mart 2026 beşiktaş galatasaray maçı
bu kulüp büyük yarıyor ya komedi gibi.
galatasaray ayarında olamamana rağmen 1 haftadır neden kafa ağrıttı bunlar? hulk dedikleri adam poposuyla ofsayt bozuyor, barış söktü taktı elemanı. oh diye adam almışlar sosyal medyada öyle övdüler ki haaland zannettim elemanı.
1 haftadır twitter’da tineri çekip şöyle yencez böyle yencez anlatıyorlar ama niye? hangi metriğe göre böyle gaza geldi bunlar.
bu sene 180 dakika top oynadı gs bjk ile yarısında 10 kişiydi yine yenemediler.
hayır bide gayet fener gs seviyesinde para harcıyorlar sadece o parayı sergene harcıyorlar ahahah.
t: 0-1 biten müsabaka.
galatasaray ayarında olamamana rağmen 1 haftadır neden kafa ağrıttı bunlar? hulk dedikleri adam poposuyla ofsayt bozuyor, barış söktü taktı elemanı. oh diye adam almışlar sosyal medyada öyle övdüler ki haaland zannettim elemanı.
1 haftadır twitter’da tineri çekip şöyle yencez böyle yencez anlatıyorlar ama niye? hangi metriğe göre böyle gaza geldi bunlar.
bu sene 180 dakika top oynadı gs bjk ile yarısında 10 kişiydi yine yenemediler.
hayır bide gayet fener gs seviyesinde para harcıyorlar sadece o parayı sergene harcıyorlar ahahah.
t: 0-1 biten müsabaka.
devamını gör...
hayatında hiç sevgilisi olmamış kişi
bu özellik ister kız ister erkek olsun bir insanda gizli bir zaaftır kişi bu konuda zorbalandıktan aşağılandıktan sonra fikiri genelde değişir sevgili arama arayışına geçebilir sevgili nasıl yapılır diye araştırabilir hahahhahahahahahahahaha beğendiklerinden sürekli beklenti içine girip depresif olabilir vs…
devamını gör...
nurullah genç
sadece şair olarak kalsa daha iyiydi. yağmur adlı şiiri bu ülkede yazılmış en iyi 10 şiirden birisidir bence.
çok siyasete bulaşmak iyi olmuyor ya bu tür insanlar için. ne bilim insan bazen gözünde fazla mı büyütüyor bir anlam mı yüklüyor. böyle hisler dolu insanların böyle şiirler yazan insanların daha orta yolcu olması beni rahatsız etmiyor ama taraf olması kötü geliyor. diyeceksiniz o başka bu başka . olabilir . bu insanlar kimseyi memnun etmek zorunda değil dersiniz ne bilim elbet bir ideolojileri olacak falan.
bilmiyorum efsane olacakken siyasetçi olmak kötü oldu. benimde görüşüm bu. bir orhan gencebay dan daha rahatsız etti beni.
çok siyasete bulaşmak iyi olmuyor ya bu tür insanlar için. ne bilim insan bazen gözünde fazla mı büyütüyor bir anlam mı yüklüyor. böyle hisler dolu insanların böyle şiirler yazan insanların daha orta yolcu olması beni rahatsız etmiyor ama taraf olması kötü geliyor. diyeceksiniz o başka bu başka . olabilir . bu insanlar kimseyi memnun etmek zorunda değil dersiniz ne bilim elbet bir ideolojileri olacak falan.
bilmiyorum efsane olacakken siyasetçi olmak kötü oldu. benimde görüşüm bu. bir orhan gencebay dan daha rahatsız etti beni.
devamını gör...
iş körlüğü
- bişe olmaz b’olm!
olur çok şey olur, beynimizi işaret parmağıyla yerden sıyırıp ceset torbasına silkelerler lan! birbirimize bu travmayı yaşatmaya ne hakkımız var!
olur çok şey olur, beynimizi işaret parmağıyla yerden sıyırıp ceset torbasına silkelerler lan! birbirimize bu travmayı yaşatmaya ne hakkımız var!
devamını gör...
deli olduğuna inanmak
sıradan insanların düştüğü yanılgı. ya gerçek bir deli görmediler ya da hiç dayak yemediler. bunların tersi de pistir falan kafa açarlar ya.
devamını gör...
kadınlarla iletişim kurmak için burç takip eden erkek
kutlu bir erkek.
kadınlarla iletişim kurabilmek adına kadın düşmanlığı yapan erkekler tanıyorum.
keşke onlar da onuruyla burç takip etse.*
kadınlarla iletişim kurabilmek adına kadın düşmanlığı yapan erkekler tanıyorum.
keşke onlar da onuruyla burç takip etse.*
devamını gör...
iş körlüğü
ülke şartlarından dolayıdır bence.
ilk işe başlayandaki heves zamanla '' sigortam yatıyor aman gerek yok '', '' amaan canım bana ne 5 yılımı doldurmuşum, şimdi yıllık iznimi yakmayayım'', '' herkesle kanka oldum zaten, ne gerek var düzenimi bozmaya '', maaşıma her sene zam aldım, şimdi gittiğim yerde asgari ücretle başlarım sus otur yerinde '' gibi mecburiyetler ve ülkenin çalışma sisteminin bozuk olmasından kaynaklanan nedenlerle maalesef durum budur.
işe dans ede ede gitmelisin gibi bir söz var ya. heh işte bu ülkede geçerli değil bu. herkes mecbur olduğu için çalışıyor ve zamanla evet, koy götüne moduna giriyor.
ilk işe başlayandaki heves zamanla '' sigortam yatıyor aman gerek yok '', '' amaan canım bana ne 5 yılımı doldurmuşum, şimdi yıllık iznimi yakmayayım'', '' herkesle kanka oldum zaten, ne gerek var düzenimi bozmaya '', maaşıma her sene zam aldım, şimdi gittiğim yerde asgari ücretle başlarım sus otur yerinde '' gibi mecburiyetler ve ülkenin çalışma sisteminin bozuk olmasından kaynaklanan nedenlerle maalesef durum budur.
işe dans ede ede gitmelisin gibi bir söz var ya. heh işte bu ülkede geçerli değil bu. herkes mecbur olduğu için çalışıyor ve zamanla evet, koy götüne moduna giriyor.
devamını gör...
ilişkinin bittiğini anlamamak
aslında anlarsın da anlamak işine gelmez.
devamını gör...
ilişki bittikten sonra alınan hediyelerin akıbeti
çöpe gider
devamını gör...
ilişkinin bittiğini anlamamak
ben kendi anlattığım şekliyle anlatılmasını beklerim.
"ben öyle şeyleri önemsemem ki"
"ben öyle şeyleri önemsemem ki"
devamını gör...
erkeğin kadından daha gösterişli olma durumu
ben aslan oltuumdan çok da bi sallamadum, ha sen kofa burcisindur üstuğe alun tabe!
devamını gör...
bir delinin sayıklamaları
işte benim başlık...
dün saçımda gördüğüm 5 tel beyazlık üzerine
neden saçların beyazlamış arkadaş? diye soruyorlar bana.
ben de gayet sakin bir şekilde, çaydan bir yudum alıp diyorum ki:
yaşlandığım için.
bunu söyleyince karşı taraf biraz hayal kırıklığı yaşıyor. çünkü insanlar dramatik cevap bekliyor. mesela hayat beni çok yordu, aşk acısı, stres, ekonomik şartlar… böyle şeyler. halbuki benim saçlar gayet basit bir sebeple beyazladı: zaman geçti yaşlandım.
ama burada büyük bir yanlış anlaşılma var.
saçlar yaşlanıyor diye insanın da büyüdüğü sanılıyor.
ben mesela hala markete gidince gereksiz şeyler alıyorum. liste yapıyorum: ekmek, yoğurt, deterjan. eve geliyorum: dondurma, cips, üç tane kola bol bol jelibon ve neden aldığımı bilmediğim bir kaktüs.
geçen gün biri yine sordu:
abi saçların baya beyazlamış ya, hayat yormuş seni.
dedim ki:
hayat beni yormadı kardeşim, ben hayatı biraz yanlış kullanıyorum.
çünkü insanın içindeki çocuk büyümüyor. sadece saçları beyazlıyor. içerideki çocuk hala aynı. mesela hala boş odada kendi kendime konuşuyorum, çoraplardan top yapıp şut çekiyorum duvara, bazen kavga bile ediyorum. geçen gün duvara bakıp dedim ki:
sen bana öyle bakma.
duvar baktı tabii. çünkü duvarın yapabileceği en büyük hareket bakmaktır.
bir de şu var:
toplum sanıyor ki saç beyazlayınca insan otomatik olarak bilge oluyor. hani dağ başında yaşayan bir derviş gibi. sana gelip hayat tavsiyesi soracaklar.
geçen gün biri dedi ki:
abi sen tecrübelisin, hayatın sırrı nedir?
dedim ki:
gece 2’den sonra kaşarlı sucuklu tost yememek. mide yanıyor sonra..
çünkü gerçek bilgelik budur.
hayatın sırrı bazen metafizik değildir, mide yanmasını önlemektir.
ama insanlar bunu kabul etmek istemiyor. onlara göre beyaz saçlı adamın şunu demesi lazım:
evlat… hayat bir yolculuktur.
benim söyleyebileceğim en dürüst şey ise şu:
evlat… hayat bazen anahtarı evde unutup kapının önünde terlikle beklemektir.
sonra tekrar soruyorlar:
peki saçların niye beyazladı?
bir daha söylüyorum:
yaşlandığım için.
ama içimde hala büyümemiş bir adam yaşıyor.
bazen yağmurda yürürken su birikintisine basmak istiyor.
bazen sabah işe giderken bugün gitmesem ne olur? diye düşünüyor.
bazen de ciddi ciddi şu soruyu soruyor:
acaba çayla karpuz gider mi?
sonra kendi kendime bir sonuca varıyorum:
insan aslında iki parçadan oluşuyor.
birincisi yaşlanan beden.
ikincisi akıllanmayan iç çocuk.
saçlar beyazlıyor.
ama içerideki adam hala 17 yaşında.
tek fark şu:
artık dizlerim ağrıyor ve gazoz yerine maden suyu içiyorum.
işte hayatın trajedisi budur.
ruh hala büyümemiştir.
ama saçlar…
çoktan emekli olmuştur.
dün saçımda gördüğüm 5 tel beyazlık üzerine
neden saçların beyazlamış arkadaş? diye soruyorlar bana.
ben de gayet sakin bir şekilde, çaydan bir yudum alıp diyorum ki:
yaşlandığım için.
bunu söyleyince karşı taraf biraz hayal kırıklığı yaşıyor. çünkü insanlar dramatik cevap bekliyor. mesela hayat beni çok yordu, aşk acısı, stres, ekonomik şartlar… böyle şeyler. halbuki benim saçlar gayet basit bir sebeple beyazladı: zaman geçti yaşlandım.
ama burada büyük bir yanlış anlaşılma var.
saçlar yaşlanıyor diye insanın da büyüdüğü sanılıyor.
ben mesela hala markete gidince gereksiz şeyler alıyorum. liste yapıyorum: ekmek, yoğurt, deterjan. eve geliyorum: dondurma, cips, üç tane kola bol bol jelibon ve neden aldığımı bilmediğim bir kaktüs.
geçen gün biri yine sordu:
abi saçların baya beyazlamış ya, hayat yormuş seni.
dedim ki:
hayat beni yormadı kardeşim, ben hayatı biraz yanlış kullanıyorum.
çünkü insanın içindeki çocuk büyümüyor. sadece saçları beyazlıyor. içerideki çocuk hala aynı. mesela hala boş odada kendi kendime konuşuyorum, çoraplardan top yapıp şut çekiyorum duvara, bazen kavga bile ediyorum. geçen gün duvara bakıp dedim ki:
sen bana öyle bakma.
duvar baktı tabii. çünkü duvarın yapabileceği en büyük hareket bakmaktır.
bir de şu var:
toplum sanıyor ki saç beyazlayınca insan otomatik olarak bilge oluyor. hani dağ başında yaşayan bir derviş gibi. sana gelip hayat tavsiyesi soracaklar.
geçen gün biri dedi ki:
abi sen tecrübelisin, hayatın sırrı nedir?
dedim ki:
gece 2’den sonra kaşarlı sucuklu tost yememek. mide yanıyor sonra..
çünkü gerçek bilgelik budur.
hayatın sırrı bazen metafizik değildir, mide yanmasını önlemektir.
ama insanlar bunu kabul etmek istemiyor. onlara göre beyaz saçlı adamın şunu demesi lazım:
evlat… hayat bir yolculuktur.
benim söyleyebileceğim en dürüst şey ise şu:
evlat… hayat bazen anahtarı evde unutup kapının önünde terlikle beklemektir.
sonra tekrar soruyorlar:
peki saçların niye beyazladı?
bir daha söylüyorum:
yaşlandığım için.
ama içimde hala büyümemiş bir adam yaşıyor.
bazen yağmurda yürürken su birikintisine basmak istiyor.
bazen sabah işe giderken bugün gitmesem ne olur? diye düşünüyor.
bazen de ciddi ciddi şu soruyu soruyor:
acaba çayla karpuz gider mi?
sonra kendi kendime bir sonuca varıyorum:
insan aslında iki parçadan oluşuyor.
birincisi yaşlanan beden.
ikincisi akıllanmayan iç çocuk.
saçlar beyazlıyor.
ama içerideki adam hala 17 yaşında.
tek fark şu:
artık dizlerim ağrıyor ve gazoz yerine maden suyu içiyorum.
işte hayatın trajedisi budur.
ruh hala büyümemiştir.
ama saçlar…
çoktan emekli olmuştur.
devamını gör...
burç yorumu takip eden ateist
bu noktada cans tarot tavsiye etmek istediğim ateist. burç murç tırt. bu kadın dünyanın en iyi tarotçusu hocam. inanmayan açsın izlesin.
tarottaki bütün olumsuz kartlar art arda sıralansa bile kadın "bu kişi sizin dünya kısmetiniz" diyerek sizi evermenin bir yolunu buluyor. inanılmaz bir yetenek...
tarottaki bütün olumsuz kartlar art arda sıralansa bile kadın "bu kişi sizin dünya kısmetiniz" diyerek sizi evermenin bir yolunu buluyor. inanılmaz bir yetenek...
devamını gör...
