zaman tüneli
flaming june

frederic leighton elinden çıkma bir eser. odağında çok çok canlı renkler ve kıyafetler içinde resmedilmiş bir kadın figürü. büyük ihtimalle, vücudun doğal hatlarını korumak için önce nü çizilmiş ardından kıyafet giydirilmiş. pek tabi bir modelden bakıldığı da söylenebilir. kişisel görüşüm ise renk paletine ve kadının yüzüne bakılacak olursa, kadın bir rüyanın tam ortasında. ne gördüğü bilinmez ama iyi bir şey olmadığı sağ üstteki zakkumlardan belli.
yine de izlerken tuhaf bir şekilde huzur verici bir eser. aslında başka bir tabloda dekor olarak kullanılmak için çizilmiş olması ama ressamının daha sonra çok beğendiği için ayrı bir tablo olarak resmetmesi detayı ise nedense çoğumuza tanıdık gelecek bir durum. çoğumuz böyle hissetmiyor muyuz hem zaman zaman. başkasının hayatında bir dekor.
devamını gör...
cemre demirel
cemre ile videolarından tanıştıysanız boşverin, hiç vakit kaybetmeyin ve izlemeyi bırakın, çünkü sadece kafanızı ütüler. çok yanlış bir cemre ile karşılaşmışsınız yani. fakat cemre ile yazılarından tanıştıysanız o zaman şanslısınız, prime cemre ile tanışmışsınızdır.
zamanında onu hoca olarak görürdüm, ama artık şöyle bakıyorum ona
zamanında onu hoca olarak görürdüm, ama artık şöyle bakıyorum ona
devamını gör...
bu saatte yazıyor olmanın bahanesi
hastayım uyuyamadım sabah iğne falan olsam iyi olur.
devamını gör...
cemre demirel
mesleğinin ne olduğunu anlamadığım vasıfsız kişi. ne üretiyor bu kişi benim ülkeme?.
devamını gör...
huzurlu bir iş hayatının sırrı
işini iyi yapıp aranan kişi olmaktır. patron bile size bir şey demez.
devamını gör...
yapılmış en aptalca dalgınlık
yetişkin oldukça, dalgınlıkların sayısı ve tekrarı artıyor. hayat kaygısı ve baskısı ayrıca hayatta kalma savaşınızın verdiği ağır zihinsel yük tüm bunlar için büyük etken oluyor.
türk insanı rahat bir zihinle yaşamaz çünkü hayat adına ciddi kaygılarımız var. psikolojik olarak baskı altındayız. zihniniz aynı anda 500 parçaya bölünüyorsa, dalgınlık kaçınılmaz bir sonuçtur.
dalgınlığı yok etmek için zihni boşaltmak lazım. bu ülkede mümkün değil. bu yüzden yaptığınız her şey a'dan z'ye saçmalık olmaya açıktır.
mesela: toplu taşımada ineceğiniz durağı kaçırmak, arabanızla sapacağınız kavşağı kaçırmak/ yanlış yola sapmak, kulağınızda kulaklık uyuyakalmak, gözünüzde olmasına rağmen her yerde gözlüğünüzü aramak, arabayı park ettiğiniz yeri anımsayamamanız, toplantı saatlerinizi/ özel günlerinizi ( bildiğiniz halde) atlamak, tarih- gün hatta saati karıştırmak, telefon konuşmasını bitirip aslında aramayı sonlandırmayı atlamak, insanların isimlerini yanlış hatırlamak hatta partnerlerinize eski sevgililerinizin isimleriyle seslenmek... bakın liste böyle uzaya kadar uzar... hepsi ne kadar tanıdık değil mi?
türk insanı rahat bir zihinle yaşamaz çünkü hayat adına ciddi kaygılarımız var. psikolojik olarak baskı altındayız. zihniniz aynı anda 500 parçaya bölünüyorsa, dalgınlık kaçınılmaz bir sonuçtur.
dalgınlığı yok etmek için zihni boşaltmak lazım. bu ülkede mümkün değil. bu yüzden yaptığınız her şey a'dan z'ye saçmalık olmaya açıktır.
mesela: toplu taşımada ineceğiniz durağı kaçırmak, arabanızla sapacağınız kavşağı kaçırmak/ yanlış yola sapmak, kulağınızda kulaklık uyuyakalmak, gözünüzde olmasına rağmen her yerde gözlüğünüzü aramak, arabayı park ettiğiniz yeri anımsayamamanız, toplantı saatlerinizi/ özel günlerinizi ( bildiğiniz halde) atlamak, tarih- gün hatta saati karıştırmak, telefon konuşmasını bitirip aslında aramayı sonlandırmayı atlamak, insanların isimlerini yanlış hatırlamak hatta partnerlerinize eski sevgililerinizin isimleriyle seslenmek... bakın liste böyle uzaya kadar uzar... hepsi ne kadar tanıdık değil mi?
devamını gör...
bu saatte yazıyor olmanın bahanesi
her iletişimin iyi/kötü bir nedeni vardır. yetişkin bir kadın haline geldikçe, iletişim kurmamayı seçtiğimi fark ettim. aslında "seçilmiş yalnızlık" çok kaliteli bir şey. yalnızlık, insanın hayat konforunu yükseltiyor çünkü kalibre olmayan, çıkarcı, yalancı ve daha bir sürü farklı kategoride insanı hayatınıza direkt almamanıza sebebiyet veriyor.
bakın bunu içtenlikle söylüyorum: bu dünyada en riskli insanlar kesinlikle yalnız kalmaktan korkan ve yalnız kalmamak adına çabalayan insanlardır. bu insanlar yalnız kalmak istemedikleri için her türlü ilişkiyi- her türlü arkadaşlığı kabullenirler. etraflarında ses olması adına, hiç olmayacak insanlarla arkadaşlık kurarlar ve toksik biçimde birbirlerine hatalar yaparak, birbirlerine geri dönerler. üstüne birbirlerini sürekli aklarlar. bu tarz insanlarda bireysel disiplin + katı prensip idealizmi yoktur.
şu aralar iş yerimde böyle bir arkadaş grubu var. birbirlerine akla hayale sığmayacak her türlü hatayı yapıyorlar ama birbirleriyle arkadaşlığı kesmiyorlar. biraz kaba olacak fakat birbirlerine atmadıkları kazık, etmedikleri hakaret yok. görünce, "ne yaşıyorlar? bu nedir?" diyorsunuz.
kısaca, dürüst olsun olmasın, herkesin iletişim için bir nedeni vardır. nedenlerini dümdüz açıklayabilenleri seçin ve sevin.
bakın bunu içtenlikle söylüyorum: bu dünyada en riskli insanlar kesinlikle yalnız kalmaktan korkan ve yalnız kalmamak adına çabalayan insanlardır. bu insanlar yalnız kalmak istemedikleri için her türlü ilişkiyi- her türlü arkadaşlığı kabullenirler. etraflarında ses olması adına, hiç olmayacak insanlarla arkadaşlık kurarlar ve toksik biçimde birbirlerine hatalar yaparak, birbirlerine geri dönerler. üstüne birbirlerini sürekli aklarlar. bu tarz insanlarda bireysel disiplin + katı prensip idealizmi yoktur.
şu aralar iş yerimde böyle bir arkadaş grubu var. birbirlerine akla hayale sığmayacak her türlü hatayı yapıyorlar ama birbirleriyle arkadaşlığı kesmiyorlar. biraz kaba olacak fakat birbirlerine atmadıkları kazık, etmedikleri hakaret yok. görünce, "ne yaşıyorlar? bu nedir?" diyorsunuz.
kısaca, dürüst olsun olmasın, herkesin iletişim için bir nedeni vardır. nedenlerini dümdüz açıklayabilenleri seçin ve sevin.
devamını gör...
bu saatte yazıyor olmanın bahanesi
çünkü özgür irade.
devamını gör...
sözlük yazarlarının söylemek istedikleri
ölümün bile hakkını vermeli insan, mesela bir aşka kök salarak yaşamamalı. yüz vermemeli hüzne, kucak açmamalı yalnızlığa, şımartmamalı hiçbir duyguyu...
devamını gör...
diyelim ki o bunu okuyor
öyle büyük yıktın ki beni
hiçbir ölüm, hiçbir kayıp
bu denli zehirli bi' yasla sınamadı beni
belki bugün gözüm yaş ama ben iyiyim..
hiçbir ölüm, hiçbir kayıp
bu denli zehirli bi' yasla sınamadı beni
belki bugün gözüm yaş ama ben iyiyim..
devamını gör...
10 mart 2026 galatasaray liverpool maçı
maçın hakkı kesinlikle 1-0 değildi ama olsun. önemli olan turu geçmek diyerek 2. maçı beklemeye başladık bile.
bazı oyuncularda star ışığı olmadığı için geri planda kalıyorlar ancak bu maçtan sonra gördüğüm jacobs övgüleri beni fazla mutlu etti. 1 senedir falan bu adamın ne kadar iyi bir bek olduğunu anlatmaya çalışıyordum. defansif anlamda korkunç derecede iyi bir bek. savunduğu adama bu kadar yakın oynayıp faul yapmadan bu kadar nefes aldırmayacak bir oyuncuyu takıma getirmek çok çok zor. sakatlık problemi ve gece hayatı olmasa zaten yolu buralara düşmeyecek bir adam o yüzden gülü seven dikenine katlanır diyerek hakkını teslim etmek lazım.
bazı oyuncularda star ışığı olmadığı için geri planda kalıyorlar ancak bu maçtan sonra gördüğüm jacobs övgüleri beni fazla mutlu etti. 1 senedir falan bu adamın ne kadar iyi bir bek olduğunu anlatmaya çalışıyordum. defansif anlamda korkunç derecede iyi bir bek. savunduğu adama bu kadar yakın oynayıp faul yapmadan bu kadar nefes aldırmayacak bir oyuncuyu takıma getirmek çok çok zor. sakatlık problemi ve gece hayatı olmasa zaten yolu buralara düşmeyecek bir adam o yüzden gülü seven dikenine katlanır diyerek hakkını teslim etmek lazım.
devamını gör...
iyi geceler sözlük
resmen bir günü daha öylece, sessizce geride bıraktık sözlük.
gündüzün kalabalığında fark etmediğimiz ne varsa, gece olunca insanın omuzlarına tek tek yeniden yükleniyor. söylenmeyen sözler, ertelenen düşünceler, içimizde büyüyen yorgunluklar…
gün boyunca güçlü durmaya çalışan insan, gece olunca kendiyle baş başa kalıyor. belki de en çok bu yüzden geceler ağır geliyordur.
hayat, çoğu zaman dışarıdan göründüğü kadar kolay ilerlemiyor. herkesin içinde kimseye anlatmadığı bir hikâye, kimsenin bilmediği bir mücadele var. hiçkimse bir başkasının 1 dakikasını dâhi yaşamıyor.
bazıları sessizce sabrediyor, bazıları alışmış gibi yapıyor, bazıları ise sadece geçmesini bekliyor.. ama ne olursa olsun, insanın içinde sönmeyen küçük bir umut kalıyor. belki yarın daha iyi olur diye, belki bir şeyler değişir diye, belki de sadece devam edebilmek için.
zaman her şeyi hemen düzeltmiyor maalesef ama hiçbir şeyi de aynı bırakmıyor. bu da zamanın kendi hatasını telafi etme yöntemi gibi.
bu yüzden bazen sadece beklemek gerekiyor.
acelemiz olmadan, gürültü yapmadan, kimseye anlatmadan…
içimizde kopan fırtınaların bir gün dineceğini bilerek.
insan büyüdükçe anlıyor; her şeyin bir anda düzelmediğini, herkesin göründüğü gibi olmadığını, ve bazı yolların gerçekten tek başına yüründüğünü. yanınızda bir orduyla da gitseniz yalnız yürürsünüz..
ama yine de insan vazgeçemiyor, fıtratımıza yüklenmiş bir kod misali.
alışıyor, güçleniyor, susuyor ve en nihayetinde devam ediyor.
belki de hayat dediğimiz şey, tam olarak budur.
eksiklerle barışmayı öğrenmek,
geçmeyen şeylerle yaşamayı kabullenmek,
ve yine de içten içe güzel günlerin geleceğine inanmayı bırakmamak.
dilerim ki bu gece herkes için biraz daha sakin, biraz daha hafif geçsin.
düşünceler azalsın, yorgunluklar dinsin, kalbi ağır olanımız biraz olsun nefes alsın.
bazı şeyler bugün olmadıysa, belki yarın olur.
olmazsa da olmaması iyidir belki ve insan yine yoluna devam etmeyi öğrenir.
sessiz geçen gecelerin,
insanı en çok olgunlaştıran zamanlar olduğuna inanıyorum.
bu yüzden bu gece de, herkes için biraz sabır, biraz huzur, biraz da iç ferahlığı diliyorum.
herkese huzurlu geceler.**
gündüzün kalabalığında fark etmediğimiz ne varsa, gece olunca insanın omuzlarına tek tek yeniden yükleniyor. söylenmeyen sözler, ertelenen düşünceler, içimizde büyüyen yorgunluklar…
gün boyunca güçlü durmaya çalışan insan, gece olunca kendiyle baş başa kalıyor. belki de en çok bu yüzden geceler ağır geliyordur.
hayat, çoğu zaman dışarıdan göründüğü kadar kolay ilerlemiyor. herkesin içinde kimseye anlatmadığı bir hikâye, kimsenin bilmediği bir mücadele var. hiçkimse bir başkasının 1 dakikasını dâhi yaşamıyor.
bazıları sessizce sabrediyor, bazıları alışmış gibi yapıyor, bazıları ise sadece geçmesini bekliyor.. ama ne olursa olsun, insanın içinde sönmeyen küçük bir umut kalıyor. belki yarın daha iyi olur diye, belki bir şeyler değişir diye, belki de sadece devam edebilmek için.
zaman her şeyi hemen düzeltmiyor maalesef ama hiçbir şeyi de aynı bırakmıyor. bu da zamanın kendi hatasını telafi etme yöntemi gibi.
bu yüzden bazen sadece beklemek gerekiyor.
acelemiz olmadan, gürültü yapmadan, kimseye anlatmadan…
içimizde kopan fırtınaların bir gün dineceğini bilerek.
insan büyüdükçe anlıyor; her şeyin bir anda düzelmediğini, herkesin göründüğü gibi olmadığını, ve bazı yolların gerçekten tek başına yüründüğünü. yanınızda bir orduyla da gitseniz yalnız yürürsünüz..
ama yine de insan vazgeçemiyor, fıtratımıza yüklenmiş bir kod misali.
alışıyor, güçleniyor, susuyor ve en nihayetinde devam ediyor.
belki de hayat dediğimiz şey, tam olarak budur.
eksiklerle barışmayı öğrenmek,
geçmeyen şeylerle yaşamayı kabullenmek,
ve yine de içten içe güzel günlerin geleceğine inanmayı bırakmamak.
dilerim ki bu gece herkes için biraz daha sakin, biraz daha hafif geçsin.
düşünceler azalsın, yorgunluklar dinsin, kalbi ağır olanımız biraz olsun nefes alsın.
bazı şeyler bugün olmadıysa, belki yarın olur.
olmazsa da olmaması iyidir belki ve insan yine yoluna devam etmeyi öğrenir.
sessiz geçen gecelerin,
insanı en çok olgunlaştıran zamanlar olduğuna inanıyorum.
bu yüzden bu gece de, herkes için biraz sabır, biraz huzur, biraz da iç ferahlığı diliyorum.
herkese huzurlu geceler.**
devamını gör...
gecenin 2'sinde sana geldim diye mesaj atan tekinsiz yazar
ben mevlana değilim tebrizi bey diyip göndermeniz yeterlidir
devamını gör...
gecenin 2'sinde sana geldim diye mesaj atan tekinsiz yazar
nereden geldiysen oraya geri dön...
cevabını alır.
uyuyacağım. iyi geceler.
cevabını alır.
uyuyacağım. iyi geceler.
devamını gör...
honore de balzac
ilkkan için bir ana bir baba olan yazar. öyle sever korur. evet.
devamını gör...
kısa boylu kaslı kültürlü erkek
üçünü bir arada hiç görmedim. kısa boylu ve kaslı olan kültürlü değil; kısa boylu ve kültürlü olan, kaslı değil; kaslı ve kültürlü olan, kısa boylu değil. bir yerlerde gören vardır mutlaka. ben denk gelmedim. unicorn gören, onunla tanışan da var ama o da bana denk gelmedi işte. kısmet hep bu işler.
devamını gör...
2008
ciddi anlamda sanki her şeyin tadını son kez aldığım sene. çok özlenen bir daha böylesi gelmeyecek zaman. evet.
devamını gör...
emre_1974tr
yıllar önce din-felsefe araştırmaları yaparken karşıma çıkan kişilerden biriydi. burada nickini ve o ikonik pp'sini görür görmez tanıdım. şöyle uzun süreli blog kullanma işini ben de kapmak isterdim açıkçası. iyi forumlar
devamını gör...

