zaman tüneli

gecenin 2'sinde vahiy gelse kabul etmem. kusura bakmayın. prensip meselesi. benim uykum kıymetlidir.
devamını gör...

bir keresinde rüyamda yataktan kalkıp banyoya elimi, yüzümü yıkamaya gitmiştim. yüzüme biraz su çarptıktan sonra aynada kendime bakarken aynadaki görüntüm bakışlarını başka tarafa çevirmişti ve uyanmıştım. klişe bir film sahnesi gibi görünse de rüyada görmek çok ürkütücü.
devamını gör...

taze gelindir. damadın ailesi höt dese ürkek ceylan gibi korkar. ramazanda tatlı bir telaşı vardır erkeğine cenneti yaşatır.
devamını gör...

ben sormadan tutarım kızı anakonda gibi çekip sararım belinden.
devamını gör...

bittabii. gerçekte tanıdığım tanımadığım, mesajlaştığım ya da hiç selamlaşmamış olduğum bir elin parmağı kadar yazar var ki çok severim, denk gelmek görmek okumak isterim. onların varlığı bana güven verir. bundan haberleri vardır yoktur bilemem ama bende hatırları pek çoktur.
devamını gör...

ince fikirlidir. naziktir. haddini aşmamaya çalışır. bir kabalık yapma fikrinden korkar.

kaptan mağara adamları da burada böyle insanlara hakaret eder. kötüler.
devamını gör...

buradan gitmek için illa hesabı silmene gerek yok bence yiğido. ekranın sağ üst köşesindeki çarpıya bastığın an bu alemden kopup gerçek aleme dönebiliyorsun.
devamını gör...

özlendiğini ve sevildiğini bilen, kendisi için aşk ile çarpan bir kalp olduğundan emin olan kadın tatlılığıdır.

sahi, sevilmek kadınları nasıl bu kadar tatlı yapabiliyor aklım ermiyor bu sırra..

yüce allah kadını yaratarak ve bizi aşık divaneler haline getirerek kendini mi hatırlatıyor acaba?

yarattığıma duyduğunuz bu derin aşktan ibret alın. bunun böyle olmasını ben istedim!
demiş olmuyor mu mevlamız?
devamını gör...

eraser kardesim, direkt hesap silme secenegi icin yoldas'a bir yazsana ya. bir kere sildim 6 ay sonra bile hesabim gozukuyordu. sen cozersin, bu silme islerinde basarili gibi gozukuyorsun.
devamını gör...

kasabanın en huysuz adamıydı. adı sedat’tı ama mahallede herkes ona ters sedat derdi. çünkü sedat sabah gün doğunca güneşe kızar, akşam gün batınca da çok erken battı bu meretsiz diye yine söylenirdi. hayatında memnun olduğu tek canlı vardı: kaplumbağalar.

bir gün parkta bir kaplumbağayı izlerken iç çekti.
bak şu hayvana… ne güzel yaşıyor, dedi. ne telefon var, ne de ‘abi nasılsın diye başlayıp borç isteyen insanlar…

kaplumbağa hiçbir şey demedi. zaten kaplumbağaların insanı en çok etkileyen tarafı buydu: konuşmamaları.

sedat günlerce kaplumbağayı izledi. hayvan aynı yerde duruyor, ara sıra iki santim ilerliyor, sonra tekrar duruyordu. nihat hayran kaldı.

işte hayat felsefesi bu, dedi kendi kendine. yavaş yaşa, az konuş, gerekirse kabuğuna çekil. insanlık zaten fazla hızlı gidiyor.

sonra ciddi ciddi karar verdi.

ben kaplumbağa olacağım.

mahallede bu kararını açıklayınca kimse şaşırmadı. çünkü sedat daha önce de üç gün boyunca kendini kaktüs sanmıştı.

yalnızlık ilerledikçe sedat’ın kaplumbağa hayranlığı büyüdü. evde yere oturuyor, yavaş yavaş ilerlemeye çalışıyor, biri kapıyı çalınca da sandalye altına girip kabuğu varmış gibi bekliyordu.

ama bir gün parkta yine kaplumbağayı izlerken aklına bir şey geldi.

ulan, dedi, kaplumbağalar yalnız yaşıyor ama ben biraz fazla yalnızım galiba.

uzun süre düşündü. kaplumbağa gibi ağır ağır düşündüğü için bu düşünce yaklaşık kırk dakika sürdü.

sonunda ayağa kalktı, bastonunu yere vurdu ve ciddi bir karar açıkladı:

tamam. kaplumbağa olacağım… ama tek başıma değil.

yan bankta oturan iki emekliye döndü.

akşam meydanda halay varmış, dedi. ben ortada kaplumbağa gibi yavaş döneceğim. siz de etrafımda dönersiniz.

adamlar önce anlamadı.

ama akşam meydanda gerçekten tuhaf bir şey oldu.

ortada ağır ağır dönen huysuz bir ihtiyar…
etrafında halay çeken insanlar…
ve köşede duran gerçek bir kaplumbağa.

kaplumbağa kafasını kaldırıp manzaraya baktı.

muhtemelen hayatında ilk defa bir insana bakıp şöyle düşündü:

bu tür gerçekten garip.
devamını gör...

aşağılık kadın eylemi. çocuk doğsaydı da öyle ziftlenseydin bari.
devamını gör...

ulan şu yeşil nick için karmam yükselsin diye herkese şirin davranmaktan akp’nin ilk zamanları gibi oldum, liboş oldum ya la! hoffff!
devamını gör...

izin gününde ulaşılmaz olmak.
devamını gör...

psikolojik tatmin..
saygı bazen hak ettiğini düşündüğün asgari maaşı almakla ölçülür, bazen iş yerinde çıkan ve 50 liraya yediğin mükellef yemekle, bazen makam odasıyla, bazen birilerinin seni gördüğünde ceketini iliklemesiyle..
150 000 kişilik kara ordusunu yaprak gibi titreten orgeneral için maaşının 5 milyon olmasına gerek yoktur. kendi standartlarında insan gibi yaşadıktan sonra bilir ki, yalnızca kendisi rahat gidebilsin diye trafik kesildiğinde 1 milyar dolar serveti olan adam da kuzu kuzu beklemektedir.
devamını gör...

patron esprisine gülmek.
devamını gör...

fake taxi durağı burası şeklinde jenerik müziği vardır.
devamını gör...

iznim iptal oldu ne kadar da harika başladık güne neyse günaydın canikomlar.
devamını gör...

iş arkadaşlarıyla iş ilişkisi dışında fazla senli benli olmamak.
dedikodulara girmemek.
mümkünse kendi işini kurmak. kimseye patronluk yalakalık çekmemek.
devamını gör...

nickini her gördüğümde çok gülüyorum ya.
devamını gör...

bazı şeyler spontane gelişir.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim