zaman tüneli
galatasaray
güncel sağbek rotasyonu sallai,boey,singo olan bir takım avrupa 'da örneğini bulamazsın belki real madrid.forvet hattında 3.cü yedeği icardi olan takım ,güncel olarak diğer istanbul büyüklerinin ilk 11 forvetlerinden bile önde hala ,as forveti osimhen ,dünyanın en iyilerinden olabilir rakibi liverpool 'da ki ekitike filan kramponlarını taşır o derece bir fark. ez cümle adamlar bir şekilde bu kadroyu kurdu ve ekmeğini yiyorlar doğal olarak .vizyonun önemli olduğunu diğer rakiplerine de göstermiş olmasını umuyorum.
devamını gör...
kitap alıntıları
sur harabesi üzerinde çıkan bir yabani incir ağacı gibi
sabahattin ali tasvirleri beni, kırkbin yüz milyon yerimden bıçaklıyor hem de kör bıçaklarla.
ah ahhh.
kuyucaklı yusuf/ sabahattin ali
devamını gör...
sıraya girmekten hoşlanmamak
haktır.
sırayı bozmak, tanımamak ise hayvanlıktır. yalaktan su içmelidir bunlar.
sırayı bozmak, tanımamak ise hayvanlıktır. yalaktan su içmelidir bunlar.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
bugün sadelik kapladı içimi ve bu dizelerimde gün başladı benim için.
ben bir cinayet gibi uyandım bu sabah
yastığımda kurşun delikleri
ve senin unutulmuş saç telin
o ölmedi
sadece şiirleri sigara içmeyi bıraktı
ben onun yerine içiyorum şimdi
dumanı şiir olan her şeyi
bursa bir kadının adıdır
geceleri yarım bıraktığı
ve sabahları inkar ettiği
ben o kadının çantasındaki
kırık aynayım
kendimi göremeden
herkesi gösteriyorum
aşk dediğin
bir telefon kulübesinde
boş çevirdiğin numaralar
ya da annemin
çamaşır sermediği
o günler gibi
ben küçüldükçe büyüyorum
bir çocuğun gözündeki
korku gibi
ya da bir mezar taşındaki
son nokta gibi
şiir yazmak
kendi kanını satmaktır
ucuz pazarlarda
ve ben satıyorum
her gece
her satırımda
bir organ eksiliyor
ama hâlâ
kırık bir saat gibi
doğru zamanda
yanlış şeyleri söylüyorum
ve bu
en büyük şiirim
bazen bir martıyım
boğazın kanını içen
kanatlarımda paslı gemi çivileri
kimse bilmiyor
denizin altında kaç şehir battığını
ben biliyorum
çünkü ben
o şehirlerin son feneriyim
sönmeden önceki son titreyiş
annem hâlâ
beni küçükken yıkadığı kovalarda
su biriktiriyor
yağmur diye içiyor beni yıkadığı suyu
belki de o suyun içinde
henüz yazılmamış şiirlerim yüzüyor
çürümüş balık gibi
ama hâlâ parlıyor
bir kadın sevdim
adı unutulmuş bir sokaktı
vücudu harabe bir kilise
dudakları yıkık duvar
öptükçe toz düşüyordu ağzıma
ve ben yutuyordum o tozu
ben tüm olan biteni sevdim
çünkü aşk bir enkazdır
ve ben o enkazın bekçisiyim
geceleri fenerle dolaşan
şimdi bir kafede oturuyorum
adı yok mekanın
kahvelerin ismi var ama tadı yok
kafedeki adam beni kendine benziyor sanıyor
yanılıyor
ben kendime bile benzemiyorum
her gece başka bir bedende uyanıyorum
ve her sabah aynı yalnızlıkta ölüyorum
şiir bu işte
ölüp ölüp dirilmek
ve her dirilişte biraz eksik kalmak
ben eksik kaldıkça tamamlanıyorum
bir yapboz gibi
kaybolan parçaları gökyüzünde arıyorum
ve hâlâ
kırık bir saat gibi
doğru zamanda yanlış şeyleri söylüyorum
ve bu
en büyük şiirim
belki de tek şiirim
belki de hiçbir şiir değil
sadece kırık bir saatin
tiksinti dolu tiktakı
ben bir cinayet gibi uyandım bu sabah
yastığımda kurşun delikleri
ve senin unutulmuş saç telin
o ölmedi
sadece şiirleri sigara içmeyi bıraktı
ben onun yerine içiyorum şimdi
dumanı şiir olan her şeyi
bursa bir kadının adıdır
geceleri yarım bıraktığı
ve sabahları inkar ettiği
ben o kadının çantasındaki
kırık aynayım
kendimi göremeden
herkesi gösteriyorum
aşk dediğin
bir telefon kulübesinde
boş çevirdiğin numaralar
ya da annemin
çamaşır sermediği
o günler gibi
ben küçüldükçe büyüyorum
bir çocuğun gözündeki
korku gibi
ya da bir mezar taşındaki
son nokta gibi
şiir yazmak
kendi kanını satmaktır
ucuz pazarlarda
ve ben satıyorum
her gece
her satırımda
bir organ eksiliyor
ama hâlâ
kırık bir saat gibi
doğru zamanda
yanlış şeyleri söylüyorum
ve bu
en büyük şiirim
bazen bir martıyım
boğazın kanını içen
kanatlarımda paslı gemi çivileri
kimse bilmiyor
denizin altında kaç şehir battığını
ben biliyorum
çünkü ben
o şehirlerin son feneriyim
sönmeden önceki son titreyiş
annem hâlâ
beni küçükken yıkadığı kovalarda
su biriktiriyor
yağmur diye içiyor beni yıkadığı suyu
belki de o suyun içinde
henüz yazılmamış şiirlerim yüzüyor
çürümüş balık gibi
ama hâlâ parlıyor
bir kadın sevdim
adı unutulmuş bir sokaktı
vücudu harabe bir kilise
dudakları yıkık duvar
öptükçe toz düşüyordu ağzıma
ve ben yutuyordum o tozu
ben tüm olan biteni sevdim
çünkü aşk bir enkazdır
ve ben o enkazın bekçisiyim
geceleri fenerle dolaşan
şimdi bir kafede oturuyorum
adı yok mekanın
kahvelerin ismi var ama tadı yok
kafedeki adam beni kendine benziyor sanıyor
yanılıyor
ben kendime bile benzemiyorum
her gece başka bir bedende uyanıyorum
ve her sabah aynı yalnızlıkta ölüyorum
şiir bu işte
ölüp ölüp dirilmek
ve her dirilişte biraz eksik kalmak
ben eksik kaldıkça tamamlanıyorum
bir yapboz gibi
kaybolan parçaları gökyüzünde arıyorum
ve hâlâ
kırık bir saat gibi
doğru zamanda yanlış şeyleri söylüyorum
ve bu
en büyük şiirim
belki de tek şiirim
belki de hiçbir şiir değil
sadece kırık bir saatin
tiksinti dolu tiktakı
devamını gör...
yazarların futbolda beğenmediği kurallar
hakemin sahada olması. oyunu bozuyor. kenardakiler yeter. hatta onlara da gerek yok 40 çesìt kamera var.
devamını gör...
kitap alıntıları
devamını gör...
mersin
şu an nefesler tutulmuş bekleniyor.
büyükşehir belediyesi’nde, (bkz: vahap seçer)’inözel kalem müdürü; ihaleye fesat karıştırma ve rüşvet suçlamasıyla gözaltına alındı. elbette sürpriz değil.
tanju özcan örneğinde olduğu gibi, yine savaş gündeminin arasına sıkıştırılmış bir gelişme…
büyükşehir belediyesi’nde, (bkz: vahap seçer)’inözel kalem müdürü; ihaleye fesat karıştırma ve rüşvet suçlamasıyla gözaltına alındı. elbette sürpriz değil.
tanju özcan örneğinde olduğu gibi, yine savaş gündeminin arasına sıkıştırılmış bir gelişme…
devamını gör...
fakirlerin psikolojisinin bozulmaması
demek ki inanç,tevekkül,zikir eksik değil ki kalpleri de hasta değil.ama fakir dinden uzaklaşsaydı kalbi de hasta olurdu şeytana yönelirdi
devamını gör...
psikoloji bozan olaylar
emeklilerin sürekli ağlaması
bıktım la bunlardan
para yetiremiyoruz anasını satayım ya
lahanayı yerken iyiydi sapına gelince meee oldu
bıktım la bunlardan
para yetiremiyoruz anasını satayım ya
lahanayı yerken iyiydi sapına gelince meee oldu
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
hicri 945, adria denizi, korfu açıkları.
13. ortanın gediklilerinden kara, evrenos’un pruvasında sancak cenahtan küpeşteye kadar vuran dalgalara karşı güverteyi kaplamış kan, kusmuk ve deniz suyunun üzerinde ayakta durabilmeye çalışıyordu.
binin üzerinde gemi borda bordaya hizalanmış birbirlerine ateş kusarken, dualarla küfürler birbirine karışırken riyale sinan paşa, gözbebeği evrenosu kapudan paşamız barbarosun gemisi dersaadete siper ederek ispanyol fırkateyni mariposaya iskeleden tam yanaştı.
ejderhan ambarında top kapakları fora edildi. ambar ağası ferhat çavuş fünye yanığı kanlı elleriyle barut karası yüzündeki terini sildi. terle karışık barutun yaktığı gözlerini kırpıştırarak ciğerlerini yırtarcasına bağırdı.
-ataaaaaaaaş!
22 zenburek, 8 babamerzukla beraber salvo usül ateşlendi. ortalık kara dumana revan oldu, barut kokusu, denizin güzel kokusuna karıştı.
kara, sarsıntıyla beraber sağ dizi üstüne yıkıldı, ortalığın pusu dağılınca mariposa baş tarafından şaha kalkmış yarıya kadar suya gömülmüştü bile. ispanyol gemisinin baş heykeli elinde toledo kılıcı tutmuş abanozdan bir denizkızıydı.
kara, gözlerini kısarak deniz kızına baktı. heykelin kaidesinde audentes fortuna iuvat yazıyordu. talih cesurlardan yanadır.
mariposa’dan denize atlayan ispanyolları evrenos’un tüfekçileri tek tek vururken sağ dizi üzerine yıkıldığı yerden doğruldu, mariposa darbelenmeden hemen evvel ateşlediği toplardan evrenos’un topçu ambarı infılak etmiş cayır cayır yanıyordu.
kara, güverteden koşarak ambara indi, o an gördüğü şeyi hiç görmemiş olmayı dilerdi, icmali 44 neferden mürekkep ejderhan bölüğü yekünen şehit olmuştu. hepsinin tek tek gözlerini kapatıp sağ yanına yatırdı, sağ ellerini yanağının altına koydu.
gözleri ferhat çavuşu aradı. onu bir zenbureğin kırık kundağı altında inler buldu. dizleri üstüne çöküp zenbureğin altından çekip çıkardı.
ferhat çavuş ezilmiş bacaklarına baktı önce, hayret ettiyse de kabullenmiş göründü. sonra titreyen başını uzatıp deryayı görmek istedi son kez. kara, kucak verip doğrulttu, mariposa’nın baş heykeli deniz kızı yarı beline kadar suya gömülmüştü, lüleli saçları suya değiyordu şimdi.
-ve ma rameyte iz rameyte ve lakinnallahe rama dedi, ferhat çavuş.
kara’yla beraber batan deniz kızını seyrediyorlardı, su artık memelerine kadar çıkmıştı deniz kızının, ferhat çavuşun barut kiri yüzünü temizledi kara, matarasından bir kapak çatlamış dudaklarına döktü.
gülümsedi ferhat çavuş, iç çekerek gülümsedi.
su deniz kızının zarif çenesine değiyordu şimdi. sahi ne güzel dudakları vardı.
bir asır kadar yavaş sürdü sanki deniz kızının başının da kaybolması. ferhat çavuş gülen gözleriyle son ana kadar seyretti.
nihayet güzel deniz kızının başı da tamamen sulara gömüldüğünde ferhat çavuş derin bir nefes verdi, kara’nın elini tutan fünye yanığı kanlı eli boşluğa düştü.
o sırada bu uçsuz bucaksız ummanın ortasında bir kelebek usulca ferhat çavuşun sağ avucuna kondu.
evrenos gemisinin ejderhan bölüğünün baş gediklisi ferhat çavuş preveze’de böyle şehit düştü.
13. ortanın gediklilerinden kara, evrenos’un pruvasında sancak cenahtan küpeşteye kadar vuran dalgalara karşı güverteyi kaplamış kan, kusmuk ve deniz suyunun üzerinde ayakta durabilmeye çalışıyordu.
binin üzerinde gemi borda bordaya hizalanmış birbirlerine ateş kusarken, dualarla küfürler birbirine karışırken riyale sinan paşa, gözbebeği evrenosu kapudan paşamız barbarosun gemisi dersaadete siper ederek ispanyol fırkateyni mariposaya iskeleden tam yanaştı.
ejderhan ambarında top kapakları fora edildi. ambar ağası ferhat çavuş fünye yanığı kanlı elleriyle barut karası yüzündeki terini sildi. terle karışık barutun yaktığı gözlerini kırpıştırarak ciğerlerini yırtarcasına bağırdı.
-ataaaaaaaaş!
22 zenburek, 8 babamerzukla beraber salvo usül ateşlendi. ortalık kara dumana revan oldu, barut kokusu, denizin güzel kokusuna karıştı.
kara, sarsıntıyla beraber sağ dizi üstüne yıkıldı, ortalığın pusu dağılınca mariposa baş tarafından şaha kalkmış yarıya kadar suya gömülmüştü bile. ispanyol gemisinin baş heykeli elinde toledo kılıcı tutmuş abanozdan bir denizkızıydı.
kara, gözlerini kısarak deniz kızına baktı. heykelin kaidesinde audentes fortuna iuvat yazıyordu. talih cesurlardan yanadır.
mariposa’dan denize atlayan ispanyolları evrenos’un tüfekçileri tek tek vururken sağ dizi üzerine yıkıldığı yerden doğruldu, mariposa darbelenmeden hemen evvel ateşlediği toplardan evrenos’un topçu ambarı infılak etmiş cayır cayır yanıyordu.
kara, güverteden koşarak ambara indi, o an gördüğü şeyi hiç görmemiş olmayı dilerdi, icmali 44 neferden mürekkep ejderhan bölüğü yekünen şehit olmuştu. hepsinin tek tek gözlerini kapatıp sağ yanına yatırdı, sağ ellerini yanağının altına koydu.
gözleri ferhat çavuşu aradı. onu bir zenbureğin kırık kundağı altında inler buldu. dizleri üstüne çöküp zenbureğin altından çekip çıkardı.
ferhat çavuş ezilmiş bacaklarına baktı önce, hayret ettiyse de kabullenmiş göründü. sonra titreyen başını uzatıp deryayı görmek istedi son kez. kara, kucak verip doğrulttu, mariposa’nın baş heykeli deniz kızı yarı beline kadar suya gömülmüştü, lüleli saçları suya değiyordu şimdi.
-ve ma rameyte iz rameyte ve lakinnallahe rama dedi, ferhat çavuş.
kara’yla beraber batan deniz kızını seyrediyorlardı, su artık memelerine kadar çıkmıştı deniz kızının, ferhat çavuşun barut kiri yüzünü temizledi kara, matarasından bir kapak çatlamış dudaklarına döktü.
gülümsedi ferhat çavuş, iç çekerek gülümsedi.
su deniz kızının zarif çenesine değiyordu şimdi. sahi ne güzel dudakları vardı.
bir asır kadar yavaş sürdü sanki deniz kızının başının da kaybolması. ferhat çavuş gülen gözleriyle son ana kadar seyretti.
nihayet güzel deniz kızının başı da tamamen sulara gömüldüğünde ferhat çavuş derin bir nefes verdi, kara’nın elini tutan fünye yanığı kanlı eli boşluğa düştü.
o sırada bu uçsuz bucaksız ummanın ortasında bir kelebek usulca ferhat çavuşun sağ avucuna kondu.
evrenos gemisinin ejderhan bölüğünün baş gediklisi ferhat çavuş preveze’de böyle şehit düştü.
devamını gör...
psikoloji bozan olaylar
10 tane böyle olay düşünsek psikolojiyi tıbbı ilgilendiren ancak en fazla 3 tane hastalık vardır ki bunlar için psikoterapi işe yarar. geri kalan 7 tanesi hastalık olmayan ama insanı mahveden sosyal sorunlardır bu sorunlar genelde en az 2 en fazla 6-7 sene sürüyor bunlar için de terapi almadan kişi taktik,hamle,tevekkülle,paylaşarak çözer ama doğru kişiyle paylaşarak ki sonra inşaallah çözülür
devamını gör...
gece yolculuğu vs gündüz yolculuğu
devamını gör...
gece yolculuğu vs gündüz yolculuğu
konforlu bi arabada
sevdiğin şarkılarla yapılan
gece yolculuğunun yerini hiçbir şey tutmaz
sevdiğin şarkılarla yapılan
gece yolculuğunun yerini hiçbir şey tutmaz
devamını gör...
gece yolculuğu vs gündüz yolculuğu
gündüzle gecenin kesiştiği yerde gökyüzüyle yeryüzünün birleştiği ufka yolculuk.
devamını gör...
firestarter
kalabalıklar arasında yürürken de iyi giden şarkıdır. kalabalık sevmiyorum ama yürümem de gerekiyor şarkısı. işte tam öyle zamanlarda kalabalıktan kopuyor insan. az da olsa rahatlıyor.
devamını gör...
gece yolculuğu vs gündüz yolculuğu
arttırıyor ve hızlı geçen yolculuk diyorum.
devamını gör...
grok
sus lan fakir.
su parası lazım.
su parası lazım.
devamını gör...
grok
ilk zamanlar ne denilse yapıyordu şimdi yok üye ol yok para ver deyip duran yapay zeka. aslında iyi oldu her şeyi x’te buna soruyorlardı. evet.
devamını gör...


