zaman tüneli
yapı devrede mi sorunsalı
fenerliler cevap veremez şu an.
sezon başı başlarlar şampiyonluk hayalleri kurmaya...
bu sene de yalan oldu.
aykut kocaman'ı getirirler belki.
yeni bir eğlence lazım bize. hadi bakalım.
sezon başı başlarlar şampiyonluk hayalleri kurmaya...
bu sene de yalan oldu.
aykut kocaman'ı getirirler belki.
yeni bir eğlence lazım bize. hadi bakalım.
devamını gör...
2025-2026 sezonu trendyol süper lig şampiyonu
devamını gör...
zeki insanların aşık olamaması
ya işte bence zeki insanlar aşık olamaz miti tamamen saçmalık. bak mesela niçeye ve lou andreas-salome’ye bak. adamın kafası felsefeyle doluydu, dünyayı sorguluyordu, ama bir kadın var, yani lou... ve niçe ona deli gibi aşık. teklif etmiş, evlenme falan, reddedilmiş. ama bu, niçenin aşkı hissetmediği anlamına gelmiyor, tam tersine hislerini aşırı entelektüel bir şekilde yaşıyor. aşk onun için bir tutkudan öte bir deneyim, bir sınav, bir kavrayış meselesi olmuş.
yani genellemeler yanlış sonuçlara götürüyor sözlük, zeki insanları yaftalarken biraz zekice düşünmek lazım.
yani genellemeler yanlış sonuçlara götürüyor sözlük, zeki insanları yaftalarken biraz zekice düşünmek lazım.
devamını gör...
concerta
ya sen nasıl bir ilaçsın allah aşkına?
kendisi bir dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu ilacıdır, kırmızı reçetelidir. orta-yüksek seviye bir dehb'li olarak 36 mg olanı bana pek de fayda etmeyince doktorum bu dozu yakın zamanda 54 mg olarak yükseltti. ama gerçekten şimdi bende hiç iştah kalmadığı gibi, yemek yemeyi bile unutuyorum, üstelik sürekli mide bulantıları ve kahve içince çarpıntı yapması da cabası. bir de bunların hepsini göze alarak kullanmaya devam etmek istesem de, 54 mg concerta neredeyse hiçbir eczanede bulunmuyor.
yani dehb ile yaşamak zaten zor, ilacı ondan da zor.
kendisi bir dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu ilacıdır, kırmızı reçetelidir. orta-yüksek seviye bir dehb'li olarak 36 mg olanı bana pek de fayda etmeyince doktorum bu dozu yakın zamanda 54 mg olarak yükseltti. ama gerçekten şimdi bende hiç iştah kalmadığı gibi, yemek yemeyi bile unutuyorum, üstelik sürekli mide bulantıları ve kahve içince çarpıntı yapması da cabası. bir de bunların hepsini göze alarak kullanmaya devam etmek istesem de, 54 mg concerta neredeyse hiçbir eczanede bulunmuyor.
yani dehb ile yaşamak zaten zor, ilacı ondan da zor.
devamını gör...
2025-2026 sezonu trendyol süper lig şampiyonu
(bkz: galatasaray şampi)
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
tüzmen-son rüya
devamını gör...
2025-2026 sezonu trendyol süper lig şampiyonu
üzülerek söylüyorum ki, bence de galatasaray bu işi bitirmiştir. hak etmiştir, denecek başka bir şey yok.
devamını gör...
bir yıl kuralı
"sonra giyerim" yalanı ve eşyalarla kurduğumuz istifçi ilişki
bir giysiyi tam bir döngü boyunca (dört mevsim) elinize almadıysanız, ona artık ihtiyacınız yoktur. eğer o giysi tüm özel günlere, hava değişimlerine ve ruh hali dalgalanmalarına rağmen dolabın köşesinde kaldıysa, o artık bir "giysi" değil, sadece bir "yer kaplayıcıdır."
kış biterken dolabı düzenlerken elinize aldığınız o parçaya bakın; bu kış giydiniz mi? "sonra giyerim" diyorsanız, bilin ki asla giymeyeceksiniz. bu, insanın kendine söylediği en büyük yalanlardan biridir.
bu yöntemi uzak doğulu bir arkadaşımla keşfettim. onlar için bu, doğanın bir parçası olma pratiği: akarsu kendini tutsa sel olur, ağaç meyvesini vermeyi reddetse çürür, hayvan faydasını saklasa denge bozulur. doğa istifçi değildir, vericidir.
bu noktada uzak doğu'nun "mottainai" kavramı devreye giriyor; bu sadece "israf etmemek" demek değil. bir nesnenin özündeki ruhun, onu kullanmayarak boşa harcanmasına duyulan bir üzüntüdür. eğer bir kazağı kış boyunca giymediyseniz, o kazağın "görevi" yerine getirilmemiştir. onu bir kenarda tutmak, aslında o eşyanın doğasına, yani varlık amacına karşı bir saygısızlıktır. onu ihtiyaç duyan birine vermek, o eşyanın ruhu için en doğal olanıdır.
bu bilinci 6 şubat depreminden sonra daha derin bir şekilde içselleştirdim. her şeyin ne kadar geçici olduğunu, bir saniyede nasıl "tarumar" olabildiğini gördüğümde eşya biriktirmenin anlamsızlığını anladım. paylaşmak, doğa gibi verici olmak; aslında birine destek olmanın ötesinde kendi ruhunu hafifletmektir. birine hediye etmek veya geri dönüşüme kazandırmak bizi eksiltmez. "kime gidecek?", "ya o kişi kıymetini bilmezse?" kaygısını bıraktığımızda özgürleşiriz. doğa için daha az kirlilik, daha az su tüketimi; ruhumuz içinse "hafiflik" demek bu.
halil cibran'ın dediği gibi: "yarın muhtaç kalırım korkusuyla bugünü istifleyerek geçiren insan, aslında yaşamayı ıskalayan insandır. eğer gerçekten verme ve bağışlama konusunda o kadar 'korkak' olmasaydık, ne evlerimiz bu kadar eşyayla dolardı ne de ruhlarımız bu kadar çok keşkelerle. aslında her istiflediğimiz şey, başkasına ikram etmeye cesaret edemediğimiz bir parçamızın esaretidir."
velhasıl; verin gitsin. yenilenin, enerjiniz tazelensin. eşyalarınızın esaretinden kurtulun ki, hayatın kendisine yer açılsın.
(bkz: minimalizm)
(bkz: mottainai)
(bkz: mono no aware)
(bkz: sürdürülebilir yaşam)
(bkz: geri dönüşüm kutuları)
bir giysiyi tam bir döngü boyunca (dört mevsim) elinize almadıysanız, ona artık ihtiyacınız yoktur. eğer o giysi tüm özel günlere, hava değişimlerine ve ruh hali dalgalanmalarına rağmen dolabın köşesinde kaldıysa, o artık bir "giysi" değil, sadece bir "yer kaplayıcıdır."
kış biterken dolabı düzenlerken elinize aldığınız o parçaya bakın; bu kış giydiniz mi? "sonra giyerim" diyorsanız, bilin ki asla giymeyeceksiniz. bu, insanın kendine söylediği en büyük yalanlardan biridir.
bu yöntemi uzak doğulu bir arkadaşımla keşfettim. onlar için bu, doğanın bir parçası olma pratiği: akarsu kendini tutsa sel olur, ağaç meyvesini vermeyi reddetse çürür, hayvan faydasını saklasa denge bozulur. doğa istifçi değildir, vericidir.
bu noktada uzak doğu'nun "mottainai" kavramı devreye giriyor; bu sadece "israf etmemek" demek değil. bir nesnenin özündeki ruhun, onu kullanmayarak boşa harcanmasına duyulan bir üzüntüdür. eğer bir kazağı kış boyunca giymediyseniz, o kazağın "görevi" yerine getirilmemiştir. onu bir kenarda tutmak, aslında o eşyanın doğasına, yani varlık amacına karşı bir saygısızlıktır. onu ihtiyaç duyan birine vermek, o eşyanın ruhu için en doğal olanıdır.
bu bilinci 6 şubat depreminden sonra daha derin bir şekilde içselleştirdim. her şeyin ne kadar geçici olduğunu, bir saniyede nasıl "tarumar" olabildiğini gördüğümde eşya biriktirmenin anlamsızlığını anladım. paylaşmak, doğa gibi verici olmak; aslında birine destek olmanın ötesinde kendi ruhunu hafifletmektir. birine hediye etmek veya geri dönüşüme kazandırmak bizi eksiltmez. "kime gidecek?", "ya o kişi kıymetini bilmezse?" kaygısını bıraktığımızda özgürleşiriz. doğa için daha az kirlilik, daha az su tüketimi; ruhumuz içinse "hafiflik" demek bu.
halil cibran'ın dediği gibi: "yarın muhtaç kalırım korkusuyla bugünü istifleyerek geçiren insan, aslında yaşamayı ıskalayan insandır. eğer gerçekten verme ve bağışlama konusunda o kadar 'korkak' olmasaydık, ne evlerimiz bu kadar eşyayla dolardı ne de ruhlarımız bu kadar çok keşkelerle. aslında her istiflediğimiz şey, başkasına ikram etmeye cesaret edemediğimiz bir parçamızın esaretidir."
velhasıl; verin gitsin. yenilenin, enerjiniz tazelensin. eşyalarınızın esaretinden kurtulun ki, hayatın kendisine yer açılsın.
(bkz: minimalizm)
(bkz: mottainai)
(bkz: mono no aware)
(bkz: sürdürülebilir yaşam)
(bkz: geri dönüşüm kutuları)
devamını gör...
2025-2026 sezonu trendyol süper lig şampiyonu
çocukluk sevdam, enlerin ve ilklerin takımı: galatasaray
devamını gör...
siyahın en çok yakıştığı şey
devamını gör...
2025-2026 sezonu trendyol süper lig şampiyonu
bugün itibariyle galatasaray olmuştur. puan farkı an itibariyle 7
fenerbahçe haftalardan beridir çok kötü futbol oynuyor. içerde kazan kaynıyor. umut vermiyorlar. yüzler asık.
galatasaray'da ise her şey pozitif seyrediyor.
geçen senelere göre biraz daha rahat bir şampiyonluk yarışı oldu. özellikle sezonun ikinci yarısı itibariyle.
fenerbahçe'nin beşiktaş'a karşı puan kaybetmesi de çok olası görünüyor...
bu da demek oluyor ki fenerbahçe üçüncülük mücadelesi verebilir beşiktaşla sezonun geri kalan kısmında.
trabzon ikinci sıraya oturursa o saatten sonra vermez bir daha kolay kolay.
fenerbahçe haftalardan beridir çok kötü futbol oynuyor. içerde kazan kaynıyor. umut vermiyorlar. yüzler asık.
galatasaray'da ise her şey pozitif seyrediyor.
geçen senelere göre biraz daha rahat bir şampiyonluk yarışı oldu. özellikle sezonun ikinci yarısı itibariyle.
fenerbahçe'nin beşiktaş'a karşı puan kaybetmesi de çok olası görünüyor...
bu da demek oluyor ki fenerbahçe üçüncülük mücadelesi verebilir beşiktaşla sezonun geri kalan kısmında.
trabzon ikinci sıraya oturursa o saatten sonra vermez bir daha kolay kolay.
devamını gör...
14 mart tıp bayramı
ben inanıyorum memleketin her hangi bir yerinde vicdanında insaniyet kırıntısı kalmış sarı serum takmaktan imtina etmeyen birileri var, onlar iyi ki var, kanatlarından öptüm.
devamını gör...
sözlükte sıradan bir yazar olmak
güvenli limanlarda yazmaktır.
devamını gör...
14 mart 2026 galatasaray başakşehir maçı
galatasaray sanki 3-0 gerideymiş gibi bastırıyor hâlâ. yapmayın çocuklar fazlası şov olur. kuşlar kıskanıyor. *
devamını gör...
14 mart 2026 galatasaray başakşehir maçı
nhaga, aslan parçası seni gelir gelmez sevmiştik, ilk maçından çabanı yeteneğini belli ettin bugün de girer girmez golünü attın. çok güzel çocuksun çok.
devamını gör...
nimet pizza
beher 4lü poşeti 129 lira olup, fırında 10 dakika içinde tuketilmeye hazır hale gelip, 5 dk içinde soğur. hızlıca yemek iktiza eder.
devamını gör...
gazze
7 ekim 2023'ten sonra birkaç doğal afetle yüzleşmek zorunda kalmışlardı. son olarak etkili bir kum fırtınasının altında kalmışlar. israel güney kıyı kentleri de buna benzer görüntülere şahit oldu bugün. ancak gazzeliler daha korunmasızdı.
video1
video2
video3
gazze'ye cami ve türbe yaptıranlar biraz da konteyner ev yollasalar fena olmayacak sanki. buna karşı çıkan yok. konteyner evlerin malzemelerini yollarken araya silah ve mühimmat sıkıştırmak zor tabi. temel insani yardım bahanesiyle silah ve mühimmat yollamak daha kolay.
video1
video2
video3
gazze'ye cami ve türbe yaptıranlar biraz da konteyner ev yollasalar fena olmayacak sanki. buna karşı çıkan yok. konteyner evlerin malzemelerini yollarken araya silah ve mühimmat sıkıştırmak zor tabi. temel insani yardım bahanesiyle silah ve mühimmat yollamak daha kolay.
devamını gör...
mayıslar bizimdir
artık mayısların da gelmesine gerek kalmıyor. zorlasak nisana çekeceğiz.
devamını gör...
anlaşılabilmek için uğraşan insan
insan, etrafında anlaşılabilmek için uğraşacağı kişileri değil, doğal akışında kendisini anlayan kişileri ister. her istediğimizi alamıyoruz maalesef.
devamını gör...

