zaman tüneli
sözlük yazarlarındır
at gözlüğümü çıkardığım son 8 aydan itibaren şunu gördüm arkadaşlar, sürtüşmeden ve kavga etmeden, kırmadan ve kırılmadan dengeye gelmek mümkün olmuyormuş, bana kalacak olsa her şeyi komple sıfırlarım ama bunun sonu yok, sözlük herkesindir, samimi veya değil, gerçek veya kurgu renk katan herkese teşekkürler, önemli olan niyet…
devamını gör...
yuzırların okuduğu kitaplar
bir annenin gözünden afrika günlükleri…
devamını gör...
bayramda sorulan sorulara cevaplar
ne zaman evleneceksin sorusu soran kaşar teyzelere ben dost hayatı yaşıyorum diyorum, onlar da escorta gidiyorum zannediyorlar, la biz hakkı dost bildik ilahi adalet istiyoruzzz…
devamını gör...
köfteci yusuf
o site o app hiç yakışmıyor sana yav
devamını gör...
sözlük yazarlarının yapay zeka fotoğrafları
büyük hun devleti dönemi gomtanı yap dediydimdi. hunlarda zırh pek yok, gözlük zaten yok, kafama koyduğu mücevheri zaten konuşmuyorum bile. performunda düşüş var çejibitinin. olmamış. ama hoşuma da gitti yalan yok.*
devamını gör...
iskender büyük
kurtlar vadisi pusu dizisi karakteridir. musa uzunlar tarafından canlandırılmıştır. asıl adamın karşısındaki kötü adamlardan biridir. birileri tarafından kullanıldığını bilerek\bilmeyerek türlü türlü herzeler yemiştir. bi’çok repliği hafızalara kazınmış olsa da; benim en hoşuma gidenlerden birisi şuydu:
polat evlenerek ihtiyarlara verdiği sözü yedikten sonra müsteşar olarak atanan iskender büyük, dizideki diğer kötü adamlardan medya patronlarını toplayarak onlara ultimatom verir. özetle masadakilere “kafanıza göre haber yapmayacaksınız, ben ne istiyorsam onu haber yapacaksınız” der. masadaki patronlardan mehmet fikret hazarbeyoğlu duyduklarından sonra şöyle der:
-resmen sıkı yönetim bu!
iskender büyük durur mu; yapıştırır cevabı:
-sıkıyosa ‘başka yönetim’ de!
polat evlenerek ihtiyarlara verdiği sözü yedikten sonra müsteşar olarak atanan iskender büyük, dizideki diğer kötü adamlardan medya patronlarını toplayarak onlara ultimatom verir. özetle masadakilere “kafanıza göre haber yapmayacaksınız, ben ne istiyorsam onu haber yapacaksınız” der. masadaki patronlardan mehmet fikret hazarbeyoğlu duyduklarından sonra şöyle der:
-resmen sıkı yönetim bu!
iskender büyük durur mu; yapıştırır cevabı:
-sıkıyosa ‘başka yönetim’ de!
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
aniden olmadı, birikti. yavaş yavaş doldu sonunda taştı.
bugün attığım üç beş adım yormadı beni, dün yürüdüğüm kilometrelerce yol nefesimi kesti.
doldum, taşıyorum artık.
ve siz sadece bugün taştığımı görebiliyorsunuz.
bugün attığım üç beş adım yormadı beni, dün yürüdüğüm kilometrelerce yol nefesimi kesti.
doldum, taşıyorum artık.
ve siz sadece bugün taştığımı görebiliyorsunuz.
devamını gör...
bayramda sorulan sorulara cevaplar
hanıma bizim oğlan ne kadar hasıtlat topladı diye sordum. 1700 tl toplamış 1300 de baba harçlığı ben koyarım olur 3 bin. valla ben günlük bu kadar kazanmıyorum. neyse feda olsun tabi, herşeyim onun zaten.
devamını gör...
sözlük yazarlarının youtube videoları
dublin'den selamlar annem.
devamını gör...
sözlük yazarlarının youtube videoları
vakti zamanında yaptığım tiyatro oyunundan* bir iki vlog atmıştım. bir de ezginin günlüğü vlogu falan var. bi de kafa açan modern sanat zırvalıkları falan.
vay be şimdi bi bakındım da zamanında haki ceket falan giyiyomuşum olm.* özlemişiz be.
devamını gör...
milkşeyh
devamını gör...
sözlük yazarlarının youtube videoları
yurda dönüşümünün 10. yıla girmesi münasebetiyle;
devamını gör...
bayramda sorulan sorulara cevaplar
bayramlaşıp hemen mutfağa kaçtığım için ve gülümsemeden baktığım için şimdilik paçayı kurtardım. ama annem ile babam konuşmaya başlayınca yıllardır görmediğim ve sevmediğim insanların yanında özel hayat hikaye oluyor. lanet olası akrabalar.
devamını gör...
sözlük yazarlarındır
admin, direktör, moderatör ve editörler sadece biz yazarlara daha iyi bir ortam sunmak için varlar. biz yazarlar ise edebi yada olmayan yazılarıyla, bilgi içerikli tanımlarıyla, esprileri, iç dökmeleri, hüzünleri, mutlulukları, trollükleri ve hatta kavgaları ile bu sözlüğün gerçek sahipleriyiz.
sözlüğün sahibi yoldaş gözükebilir ama her yazar aslında birbirinin yoldaşı ve sözlüğün gerçek sahibidir.
sözlüğün sahibi yoldaş gözükebilir ama her yazar aslında birbirinin yoldaşı ve sözlüğün gerçek sahibidir.
devamını gör...
bayramda köye giden tip
dedelerim ve ninelerimin hepsi sizlere ömür olduktan sonra yapmayı bıraktığımız aktivite. ondan önce hemen hiç şaşmazdı. gerçi memleketim güllübahçe teknik olarak bir kasaba ama biz "köyümüz" derdik. babaannelerimin yaşadığı gürsu tarafında gerçi gerçek bir rum soslu köy yaşamı vardı. yarı köy - yarı kasaba da diyebiliriz sanki.
valla o "tip" olmaktan bir şikayetim yok. memleketimi her zaman çok sevdim.
valla o "tip" olmaktan bir şikayetim yok. memleketimi her zaman çok sevdim.
devamını gör...
bayramda köye giden tip
şanslı tiptir.
bizim köy 6 şubat depreminde yok oldu. iyi kötü gidiyorduk arada, şimdi gidecek köyümüz de kalmadı.
bizim köy 6 şubat depreminde yok oldu. iyi kötü gidiyorduk arada, şimdi gidecek köyümüz de kalmadı.
devamını gör...
yazarların bugünkü mutluluk sebebi
anlatmam yalnızca whatsapp.
ama beklenen büyük buluşma tam tadında keyfi kıvamında gibi bir şey. kızgın kumlardan serin sulara atlamak gibi hani..
iyiki bee.
ama beklenen büyük buluşma tam tadında keyfi kıvamında gibi bir şey. kızgın kumlardan serin sulara atlamak gibi hani..
iyiki bee.
devamını gör...
bayramda köye giden tip
köyümdeyim ve çok mutluyum. şu an kuzenlerle beraber mangal yapıyoruz. köyü olmayıp bayramlarda beraber olamayan kişilere üzülüyorum. çok şey kaçırıyorsunuz.
devamını gör...
karlar ülkesi
bir yasunari kawabata kitabı.
ömrümü yedi bu kitap. 31 günde okudum, 31.
önü belli değil, sonu da çırpına çırpına bi şekilde geldi...
sanki mekân kişi, karakterler de atmosfer gibi. kişiler dekor bu kitapta. hiç birini doğru düzgün tanıma fırsatımız olmuyor. onlar da birbirlerini tanımıyorlar zaten.
dediklerine göre yazar da tam olarak bu uzaklığı, boşluğu yazmaya niyet etmiş. başarmış da. tebrik ediyoruz kendisini gönülden.
ve de ne gerek vardı diyoruz.
yani ben diyorum.
ömrümü yedi bu kitap. 31 günde okudum, 31.
önü belli değil, sonu da çırpına çırpına bi şekilde geldi...
sanki mekân kişi, karakterler de atmosfer gibi. kişiler dekor bu kitapta. hiç birini doğru düzgün tanıma fırsatımız olmuyor. onlar da birbirlerini tanımıyorlar zaten.
dediklerine göre yazar da tam olarak bu uzaklığı, boşluğu yazmaya niyet etmiş. başarmış da. tebrik ediyoruz kendisini gönülden.
ve de ne gerek vardı diyoruz.
yani ben diyorum.
devamını gör...

