zaman tüneli

son haftalarda sık sık geciriyorum.
bu beni endiselendiriyor.

bi 6 aydır cok gormezden geldim. cok idare ettim. cok alttan aldım.
sanırım sabrım tastı.
ve cok sinirlerim yıprandı.

benim fazla ustume gelmeyin.
ben de insanım.
devamını gör...

üstteki yazara 1.5 adana dürüm, 1 büyük ayran.
devamını gör...

kötü bir özelliğimi fark ettim. ailemi arkadaşlarımı merak ederim uzun süre ulaşamadığımda bir şey mi oldu diye telaşlanırım gayet normal fakat bu durum tersine dönünce anormalleşiyor ben merak edebilirim ama siz edemezsiniz dkdkdl. bilmiyorum biri beni merak etmesin niye ediyorsun ki iyiyimdir ben yani bir yerlerde bir şeyler yapıyorumdur. gerçekten birisi bana ulaşamayıp telaş yaptığında elimi kolumu biri bağlamış ve esir alınmış hissediyorum. anlık olarak sinirlerim en yüksek seviyeye ulaşıyor. özür dilerim ben buyum bu kadarım kdkfld.
devamını gör...

çocuk yaşta bizim dışımızda gelişen olaylar sonucunda edindiğimiz doğruların pek de doğru olmadığı gerçeğiyle yüzleşmek.
ve o doğruların kendi elimizle bize verdiği zararları telafi etme çabası.
mümkün olduğu kadar tabii.
devamını gör...

haahah gece gece kırık olan sadece ben değilim sanırım
devamını gör...

az önce geceye bir şarkı bırak başlığında bir parçasına denk geldiğim için bir kez daha hatırladığım, çokça dinlediğim ve özel, güzel bir sese sahip ingiliz şarkıcı.

bazı şarkıları:

burn
love me like you do
lights
outside feat. calvin harris
i need your love
on my mind
hate me


benim en sevdiğim iki parçası:



devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

tam olarak.
devamını gör...


kahkahanın ortasında ağlamaya başlar onlar,
işaretidir mecali kalmayanların..

devamını gör...

lise yıllarında, tarih dersini ne kadar sıkıcı yapmak mümkünse o kadar sıkıcı yapan tarih öğretmeninin; ortamın havasını dağıtmak için goygoyuna soru soran ve "it kopuk" diye tanımlayabileceğimiz serseri öğrencilerini geri püskürtme lafıydı. sırf bu lafı, onun sesi ve tonlamasından duymak için bile absürt soru sormaya değerdi ve şu şekilde söylerdi:

laf konuştu bal kabağı, doğra tabağa, ye sabaha (laf konuştu bal kabaa, doora tabaa, ye sabaa).
devamını gör...

olduğum halimle olmam gerektiğini düşündüğüm halimi kucaklayıp sakinleştirdiğim dönemdeyim.
tabii ki daha iyisi olmak için gayreti bırakmamalı ama yıpranmadan, yıpratmadan olduğu kadar.
devamını gör...

bunun da kralını yasadıgımızdır.
burkino fasolu bir mimardı.
ihih.
devamını gör...

benim babamdır valla.
gencliginde mankenlik bile yapmıs.
kalp.
devamını gör...

devamını gör...

laf söyledi balkabaaaa yatır yere bas tarrraaaa değil miydi ya onun orijinali? biz hep öyle kullanırdık.
devamını gör...

sadakat. 1'den fazla insanla flört edilmesini bile anlayamıyorum. insan kalbi tek kişiliktir.
devamını gör...

iş: asya
linkedin: ilyas
facebook: cimşit

cimşitten şaşma.
devamını gör...

çoluk çocuk.
devamını gör...

nekizm - ilk kez
devamını gör...

otake-san'ın hâlâ feda etmediği küçük bir lüksü vardı: o da ufacık bahçesiydi. savaşın sonlarına doğru oradaki çiçekleri de söküp yiyecek ekmek zorunda kaldı ama bunu bile kendi kişiliğine uygun biçimde yaptı. pancar, turp ve havuçları öyle bir biçimde ekti ki bitkiler büyüdüğü zaman yaprakları göze çiçek yatakları gibi güzel görünür oldu. otake. "gerçi bu durumda bunların otlarını ayıklayıp bakımlarını yapmak çok güç oluyor ama, hayat mücadelesi uğruna güzelliği feda edersek, barbarlar daha şimdiden bizi yenmiş sayılır" diyordu.

* trevanian - şibumi (s. 103)
devamını gör...

ellie goulding - burn
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim