zaman tüneli
112 kilogram olup kendini fit sanmak
çok fitsin keşke ölsen. *
devamını gör...
112 kilogram olup kendini fit sanmak
kilodan tamamen bağımsız bir şekilde yağ oranınız düşükse ve göze hoş gelen bir proporsiyonunuz varsa fitsinizdir.
1.80 boyunda kilosu zaman zaman 105 ile 82 arasında değişen birisi olarak hep fit oldum. en ağır zamanda bile bel çevrem göğsümden daha inceydi. bundan dolayı kilomu hiç göstermedim. şu anda 89 kiloyum ve 80’den fazla göstermiyorum ama kendimi güç olarak çok zayıf hissediyorum. evet güç ile kondisyon arasında ters bir ilişki var. ikisi aynı anda olamıyor. bu ikisinin bir değerlendirmesini yapacak olursak kondisyon güçten yaşamsal derecede çok daha önemli.
82’ye düşünce görüşmek üzere. selam ve glutaminle, esen kalınız efendim.
1.80 boyunda kilosu zaman zaman 105 ile 82 arasında değişen birisi olarak hep fit oldum. en ağır zamanda bile bel çevrem göğsümden daha inceydi. bundan dolayı kilomu hiç göstermedim. şu anda 89 kiloyum ve 80’den fazla göstermiyorum ama kendimi güç olarak çok zayıf hissediyorum. evet güç ile kondisyon arasında ters bir ilişki var. ikisi aynı anda olamıyor. bu ikisinin bir değerlendirmesini yapacak olursak kondisyon güçten yaşamsal derecede çok daha önemli.
82’ye düşünce görüşmek üzere. selam ve glutaminle, esen kalınız efendim.
devamını gör...
paranormal cinli hikayeler
o kadar korku filmleri izleyip, zamanında viral olan illuminati dehşetini araştırıp durmanin sonunda zihnimi ve psikolojimi alt üst ederek lise çağlarımda yaşadığım olayı anlatacağım.
bizim eski evimiz küçüktü. 3+1 olmasına rağmen odalar çok küçük ve birbirlerine çok yakındı. annem mutfakta meyve/sebze bile doğrasa onu herhangi bir odadan duyabiliyorduk. eve yeni gelmiştim okuldan, duş alacaktım. banyonun kapısı annemin odasına bakıyor. iki kapı da yüz yüze yani. (banyodan içeri girer girmez duvarda bir ayna var.) banyoda havlumu hazırlıyorum, kıyafetlerimi getiriyorum falan derken. aynada kendime bakıp saçımdan tokami çıkartırken aynadan annemin odasindaki kapının önünde simsiyah, upuzun neye benzediği belli olmayan bir varlık gözüktü gözüme, ellerini kapının kenarına tutturmuş ve çığlık atar gibi ağzı açık bir şekilde aynanın yansımasından bana baktığını gördüm. o an çığlık attığım gibi görüntü kayboldu. ben de aynı filmlerdeki başrol oyuncu ablalar gibi oradan kaçmak yerine odaya girip kontrol etmeye başladım etrafı (tabiki hiç bir şey yoktu :d). sonra annem ve kız kardeşimin yanina gittim telaşla. kardeşim tv başında oturmuş bir şeyler izliyordu, annem de mutfakta yemek yapıyordu. ikisi de çok sakin. dönüp ikisine de "az önce attığım çığlıkları, bagirmalari duymadınız mı" dedim. annem de "yoo ne çığlığı, niye noldu" diye cevap vermişti bana, çok sakin bir şekilde. ve beni duymamalari imkansızdı. ilk paragrafta da bahsettiğim gibi ev çok küçük ve o bagirmanin duyulmaması imkansızdı.
hayatımda ilk defa bu tarz bir olay yaşamıştım. ara ara banyoya girerken korkuyordum ama o günden sonra bir daha bu tarz bir şey başıma gelmedi. hâlâ daha aklıma geldikçe anlam veremedigim bir olaydır.
(bkz: sen çok film izliyorsun bu kadar film izleme)
bizim eski evimiz küçüktü. 3+1 olmasına rağmen odalar çok küçük ve birbirlerine çok yakındı. annem mutfakta meyve/sebze bile doğrasa onu herhangi bir odadan duyabiliyorduk. eve yeni gelmiştim okuldan, duş alacaktım. banyonun kapısı annemin odasına bakıyor. iki kapı da yüz yüze yani. (banyodan içeri girer girmez duvarda bir ayna var.) banyoda havlumu hazırlıyorum, kıyafetlerimi getiriyorum falan derken. aynada kendime bakıp saçımdan tokami çıkartırken aynadan annemin odasindaki kapının önünde simsiyah, upuzun neye benzediği belli olmayan bir varlık gözüktü gözüme, ellerini kapının kenarına tutturmuş ve çığlık atar gibi ağzı açık bir şekilde aynanın yansımasından bana baktığını gördüm. o an çığlık attığım gibi görüntü kayboldu. ben de aynı filmlerdeki başrol oyuncu ablalar gibi oradan kaçmak yerine odaya girip kontrol etmeye başladım etrafı (tabiki hiç bir şey yoktu :d). sonra annem ve kız kardeşimin yanina gittim telaşla. kardeşim tv başında oturmuş bir şeyler izliyordu, annem de mutfakta yemek yapıyordu. ikisi de çok sakin. dönüp ikisine de "az önce attığım çığlıkları, bagirmalari duymadınız mı" dedim. annem de "yoo ne çığlığı, niye noldu" diye cevap vermişti bana, çok sakin bir şekilde. ve beni duymamalari imkansızdı. ilk paragrafta da bahsettiğim gibi ev çok küçük ve o bagirmanin duyulmaması imkansızdı.
hayatımda ilk defa bu tarz bir olay yaşamıştım. ara ara banyoya girerken korkuyordum ama o günden sonra bir daha bu tarz bir şey başıma gelmedi. hâlâ daha aklıma geldikçe anlam veremedigim bir olaydır.
(bkz: sen çok film izliyorsun bu kadar film izleme)
devamını gör...
kurtuluş parkı
kulaklığınızda "bak-pilli bebek" çalarken yürüyüş yaparsanız behzat ç. gibi hissettiren park
devamını gör...
günler boşa geçiyor hissi
iş yerinde geçen her dakika hissedilendir. akşam olsun çıkalım, hafta sonu gelsin şunu bunu yapıcam derken geçiyor. yılda bir ay yaptığımız tatiller için geçen bir ömür.
devamını gör...
ekg ve efor testine sırf şov yapmak için girmek
herkesin eforda koşamadığı, ay ben yarım bıraktım dediği yerde sırf meraktan ve hırstan dolayı bütün hastaneye, hemşire ve doktorlara şov yapmaktır.
ben de bi ara kalbime baktırmak istiyorum. ama daha ziyade en yüksek tempoda koştursunlar beni istiyorum.
hemşireler ellerini ağızlarına götürerek,
ay bu testi sadece 10.000 hastadan biri geçebiliyor...
tebrik ederiz sizi. desinler istiyorum...
dur lan yarın bi kardiyolojiye randevu alayım.
zaten canım sıkılıyor. bari anlatacağım bir hikayem olsun.
ben de bi ara kalbime baktırmak istiyorum. ama daha ziyade en yüksek tempoda koştursunlar beni istiyorum.
hemşireler ellerini ağızlarına götürerek,
ay bu testi sadece 10.000 hastadan biri geçebiliyor...
tebrik ederiz sizi. desinler istiyorum...
dur lan yarın bi kardiyolojiye randevu alayım.
zaten canım sıkılıyor. bari anlatacağım bir hikayem olsun.
devamını gör...
cinsel imalarla yüklü samimiyet
cinsel şakalar yapamadığım birisi yakın arkadaşım olamaz. her yakın arkadaşımla bu samimiyetteyiz, seviyorum bunu.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının ses tonları
devamını gör...
kurtuluş parkı
bir sürü anımı saklayan parktır.
bu parkta;
aranmaya takıldım,
kavganın ortasında kaldım,
aşırı güneşli bir havada yağmur yiyip sayesinde hasta oldum,
sanaldan arkadaşım olan 1.86 boyundaki mineyle beraber güvercin saldırısına uğradık,
bugün dışarı çıkmayacağım dediğim hâlde, akşam 9dan sonra arkadaşlarım tarafından yurttan zorla çıkartılıp aç kaldığım için yakınındaki çağdaştan pizza kraker alıp bankına çöküp kruvasan arası pizza kraker yedim, hatta siz de şahit oldunuz #2011048
çekirdek kola ikilisinde kola içmeyen kişi olduğum için bitmeyen kolanın hesabı soruldu ve arkadaşlarımın çiş dengesini sağlayamamasından kaynaklı tek tek çiş sırası bekledim..
seviyorum bu parkı, her ne kadar it kopuk dadanan bir park olsa da aklıma gelenler dışında daha nice güzel anılarım da var
bu parkta;
aranmaya takıldım,
kavganın ortasında kaldım,
aşırı güneşli bir havada yağmur yiyip sayesinde hasta oldum,
sanaldan arkadaşım olan 1.86 boyundaki mineyle beraber güvercin saldırısına uğradık,
bugün dışarı çıkmayacağım dediğim hâlde, akşam 9dan sonra arkadaşlarım tarafından yurttan zorla çıkartılıp aç kaldığım için yakınındaki çağdaştan pizza kraker alıp bankına çöküp kruvasan arası pizza kraker yedim, hatta siz de şahit oldunuz #2011048
çekirdek kola ikilisinde kola içmeyen kişi olduğum için bitmeyen kolanın hesabı soruldu ve arkadaşlarımın çiş dengesini sağlayamamasından kaynaklı tek tek çiş sırası bekledim..
seviyorum bu parkı, her ne kadar it kopuk dadanan bir park olsa da aklıma gelenler dışında daha nice güzel anılarım da var
devamını gör...
günler boşa geçiyor hissi
hayaller hep ertelendiği için insan kendi kendini bu şekilde teselli ediyor
devamını gör...
hastane güvenliği ile tuvalette yaşanan gergin dakikalar
"yahu siz bu denizcilerden ne istiyorsunuz tam olarak?" diye isyan ettiren güvenlik tedbiridir.
önceden bu emekçi kardeşlerimiz, biz idrar örnegi vermeye girince kapının önünde beklerdi ev kedisi gibi. şimdi bizimle birlikte tuvalete giriyorlar. yani, yap yapabiliyorsan şimdi. bütün gece çise kalkmamış olsan da, sabah tuvalete girmemiş olsan da, beş litre su içmiş olsan da, cem yılmaz'ın tabiriyle içeri doğru yapmayı deneyimliyorsun önce.
güya evden başkasının çişini getirmeme yönelik alınan tedbir. hem bana eziyet hem güvenlikçi kardeşime. yazık kadın da diyor ki "ben arkamı dönüyorum, rahat ol sen"... güvenle işemek diye buna derim ben sfsfsgs.
işte arkasını dönüyor o da, evden getirdiğim kedimin çişini o ara idrar kabına bosaltabilirim, neyi zorluyorsuniz? amaç ne?
hep tinerci minerci keşlerin zamanında sidiğe mukavemet etmesi yüzünden bunlar.
önceden bu emekçi kardeşlerimiz, biz idrar örnegi vermeye girince kapının önünde beklerdi ev kedisi gibi. şimdi bizimle birlikte tuvalete giriyorlar. yani, yap yapabiliyorsan şimdi. bütün gece çise kalkmamış olsan da, sabah tuvalete girmemiş olsan da, beş litre su içmiş olsan da, cem yılmaz'ın tabiriyle içeri doğru yapmayı deneyimliyorsun önce.
güya evden başkasının çişini getirmeme yönelik alınan tedbir. hem bana eziyet hem güvenlikçi kardeşime. yazık kadın da diyor ki "ben arkamı dönüyorum, rahat ol sen"... güvenle işemek diye buna derim ben sfsfsgs.
işte arkasını dönüyor o da, evden getirdiğim kedimin çişini o ara idrar kabına bosaltabilirim, neyi zorluyorsuniz? amaç ne?
hep tinerci minerci keşlerin zamanında sidiğe mukavemet etmesi yüzünden bunlar.
devamını gör...
ekg çekilirken gülme krizine girmek
ilk defa ekg çekilecek insanın memeleri açması gerektiğini o an öğrenmesi ile de gerçekleşebilir elim hadise.
iş bu entry yazılırken kim bilir hangi kapalı perdeler ardında kimler bu gerçekle yüzleşip gülmeye başladı..
iş bu entry yazılırken kim bilir hangi kapalı perdeler ardında kimler bu gerçekle yüzleşip gülmeye başladı..
devamını gör...
esnemek
bu bana son zamanlarda biri bir şey anlatırken oluyor. kendi başıma esnesem anlarım uykum var ama, bu genelde birileriyle konuşurken oluyor. karşı taraf içinde kötü bir izlenim; beni umursamıyor, sıkılıyor diyebilir. durumu geçiştirmeye çalışıyorum. en son birine sen de ağırlık var dedim mesela * ne yapayım? ben gittikçe değişmeye başladım ya çok yorgunda değilim halbuki.. umarım sadece bir kaç günlük durumdur..
devamını gör...
dar don üzerine dar pantolon giyebilen erkek
nasıl rahat edebildiklerini asla anlayamayacağım...
oturup kalkarken, olmaz olsun böyle don... demiyorlar mı?
bir erkek olarak kesinlikle bol don, bol pantolondan yana tercihim.
ve normali bu bence.
oturup kalkarken, olmaz olsun böyle don... demiyorlar mı?
bir erkek olarak kesinlikle bol don, bol pantolondan yana tercihim.
ve normali bu bence.
devamını gör...
severus snape
tabiri caizse gına geldi. normal insanların hem içeride hem globalde azınlık, lgbt güzelleme ve pohpohlama görevlisiymiş gibi birilerinin bunları sürekli eylemesine katlanmak zorunda olması gerçekten inanılmaz.
ne zaman ki martin luther king i leonardo di caprio oynar ve yadırganmaz, bu da aynı.
ne zaman ki martin luther king i leonardo di caprio oynar ve yadırganmaz, bu da aynı.
devamını gör...
sosyal medya
insanda selektif dikkat yeteneğini geliştiren platformlar.
artık çoğu şeye bakıyorum ama görmüyorum, umursamıyorum, merak etmiyorum, odak noktam çok düştü. faydalı olabilecek içerikler bile tiksinti uyandırıyor. benim açımdan en büyük trick noktası, yerini doldurduğu dopamin ihtiyacı, zira üzerine oynanan ve yenmenin zor olduğu kısım bu diye düşünüyorum. eskiye göre daha iyi bir mesafedeyim bence ama halen bir şeyleri daha değiştirmem gerekiyor kendi adıma.
işte bunlar hep büyük resim. *
artık çoğu şeye bakıyorum ama görmüyorum, umursamıyorum, merak etmiyorum, odak noktam çok düştü. faydalı olabilecek içerikler bile tiksinti uyandırıyor. benim açımdan en büyük trick noktası, yerini doldurduğu dopamin ihtiyacı, zira üzerine oynanan ve yenmenin zor olduğu kısım bu diye düşünüyorum. eskiye göre daha iyi bir mesafedeyim bence ama halen bir şeyleri daha değiştirmem gerekiyor kendi adıma.
işte bunlar hep büyük resim. *
devamını gör...
ekg çekilirken gülme krizine girmek
insan bedeninin en ciddi anlarda bile kendini sabote etme konusundaki üstün başarısının canlı kanıtıdır. düpedüz acemiliktir. ne olmuş yani buz gibi elektrotlar memenin etrafında hüp diye tutunmaya çalışıyorsa...
fekat başaramıyorum işte. gıdıklanıyorum. ortamın sterilizasyonu, hemşirenin ciddiyeti, kabloların ürkütücü uzantıları falan vız geliyor o elektrot buz gibi gelip de göğsümün etrafında tutunmaya çalışırken. "ayıp olur" diye ilk etapta gülmemi bastırmaya da çalışıyorum ama benim bir kusurum da bunu yapmaya çalışırken daha çok gülmem zira aklıma bir sürü espri geliyor o sira. gıdıklanmam geçse bile onlara gülme isteği geliyor. bastirmaya çalışırken ağzımı çemçuk yapiyorum. sonra bu görüntümü hayal edip "hayatınıza böyle girsem ne yapabilirsiniz ki?" diye aklımdan geçirip bir daha gülüyorum. iki yılda bir maruz kaldığım şey, yani sürpriz de değil ki... niye hâlâ gıdıklandığım hakkında fikrim yok. tıbbın karşısında dikilmiş içsel bir palyaço hâli cereyan ediyor. zaten gülmek için en yanlış ortamlar neyse ben tam olarak o ortamlarda gülüp akışı sabote ederim, buna çoğu zaman engel olamam. bir de ilki olmadı deyip ikincisini istemezler mi? ya sabır.
öyle böyle buz gibi emcüklendim sabah sabah. yarin ılık nefesi de değil ki "yiaa yapmasana" diye cilvelenesin...
rapora "kalp ritmi stabil, ciddiyet yok, fingir fingir" yazmazlar inşallah. sahil sıhhiye'de rezil kepaze olmayalım.
fekat başaramıyorum işte. gıdıklanıyorum. ortamın sterilizasyonu, hemşirenin ciddiyeti, kabloların ürkütücü uzantıları falan vız geliyor o elektrot buz gibi gelip de göğsümün etrafında tutunmaya çalışırken. "ayıp olur" diye ilk etapta gülmemi bastırmaya da çalışıyorum ama benim bir kusurum da bunu yapmaya çalışırken daha çok gülmem zira aklıma bir sürü espri geliyor o sira. gıdıklanmam geçse bile onlara gülme isteği geliyor. bastirmaya çalışırken ağzımı çemçuk yapiyorum. sonra bu görüntümü hayal edip "hayatınıza böyle girsem ne yapabilirsiniz ki?" diye aklımdan geçirip bir daha gülüyorum. iki yılda bir maruz kaldığım şey, yani sürpriz de değil ki... niye hâlâ gıdıklandığım hakkında fikrim yok. tıbbın karşısında dikilmiş içsel bir palyaço hâli cereyan ediyor. zaten gülmek için en yanlış ortamlar neyse ben tam olarak o ortamlarda gülüp akışı sabote ederim, buna çoğu zaman engel olamam. bir de ilki olmadı deyip ikincisini istemezler mi? ya sabır.
öyle böyle buz gibi emcüklendim sabah sabah. yarin ılık nefesi de değil ki "yiaa yapmasana" diye cilvelenesin...
rapora "kalp ritmi stabil, ciddiyet yok, fingir fingir" yazmazlar inşallah. sahil sıhhiye'de rezil kepaze olmayalım.
devamını gör...
emre_1974tr
cemre demirel'in michael sikkofield blogunda onerdigi 3 blogdan birinin sahibi oldugunu daha yeni gordugum yazar. evet.
devamını gör...
günler boşa geçiyor hissi
huzursuzluk veren bir his…bazen sadece rutinin bir getirisi, günlerin birbirinin kopyası olması gibi.
bazen daha derin.. 'ben neyi boşa harcıyorum, nerede yanlış yapıyorum?' sorgulaması.
her türlü olumsuzluğu içinde barındıran, yeterli olmadığını hissettiğin, beklentilerinin bir türlü karşılık bulmadığı bir eksiklik halinin duygusu bu..
bu his geldiğinde öyle çabukta gönderemiyorsun.. baş etmesi de zor..
bazen daha derin.. 'ben neyi boşa harcıyorum, nerede yanlış yapıyorum?' sorgulaması.
her türlü olumsuzluğu içinde barındıran, yeterli olmadığını hissettiğin, beklentilerinin bir türlü karşılık bulmadığı bir eksiklik halinin duygusu bu..
bu his geldiğinde öyle çabukta gönderemiyorsun.. baş etmesi de zor..
devamını gör...
