zaman tüneli
sevişmek
öpüşmekle başlar, seks ile devam eder.
devamını gör...
bu kullanıcı sizi engellediği için mesaj gönderemezsiniz
bir keresinde hiççç tanımadığım hiçbir başlıkta etkileşime girmediğim ama her gördüğümde ibretlik dediğim bıyıklı bir abimiz vardı. sözlüğü kullanış şekline bir lafım yok kendi tercihi ama sadece garip bıyıklarıyla, daha garip şeyler yazmasıyla aklımda kalmıştı. bir zaman sonra saçma sapan bir konudan bir yazarla tartıştık diye hakkımızda sözlüğün kullanımı, sataşmanın saçmalığıyla ilgili bol hakaret ve sataşmalı başlık açmıştı. *
orni dedim bu abi sana neden kurulmuş bir sor bakalım. o da ne, beni engellemiş! varlığımdan o kadar rahatsız olmuş ki mesaj atma ihtimalime bile katlanamamış. ekranla bir saniye bakıştıktan sonra bıyık altından güldüm. bu da böyle saçma sapan bir anımdır.
orni dedim bu abi sana neden kurulmuş bir sor bakalım. o da ne, beni engellemiş! varlığımdan o kadar rahatsız olmuş ki mesaj atma ihtimalime bile katlanamamış. ekranla bir saniye bakıştıktan sonra bıyık altından güldüm. bu da böyle saçma sapan bir anımdır.
devamını gör...
bu kullanıcı sizi engellediği için mesaj gönderemezsiniz
ilk lilium ile görmüştüm bunu.. sebebini anlatmaya gerek olmaz tabii.
devamını gör...
abdullah gül
kulaklarında özellikle milli bayramlarda ortaya çıkan kronik bir problemi olan dinci organizasyon mensubu kişi.
türklere, atatürk'e ve türkiye cumhuriyeti'ne alerjisi varmış deniyor. ama doktorlar daha iyi bilir tabi.
bir gün türk alerjisinden hık diye düşüp gider mi diye merak ediyorum.
türklere, atatürk'e ve türkiye cumhuriyeti'ne alerjisi varmış deniyor. ama doktorlar daha iyi bilir tabi.
bir gün türk alerjisinden hık diye düşüp gider mi diye merak ediyorum.
devamını gör...
sevişmek
iki gündür akış bir erotizm kokuyor
devamını gör...
sevilen şiirin en vurucu dizeleri
devamını gör...
platonik aşk
-aynı gökkubbe altında olmak da bir şey be abi
+ hem de ne.
+ hem de ne.
devamını gör...
altın gün
valla iyi yere tazgah açmışlar he 3. dalga türkü kavırcılığına ek olarak, 90'lar 2000'ler çocukluğu nostaljisini de sömürmüşler. demin aklıma cips kola kilit lafı geldi sonra yazıp aratmış bulununca gördüm ki bu isimde bir şarkıları varmış
devamını gör...
bu kullanıcı sizi engellediği için mesaj gönderemezsiniz
bir tane hıyar var sözlükte. 2-3 yıldır belirli aralıklarla hesap açıp dm'den bana sövüyor. ama öyle böyle sövmüyor bak. sonra şikayet ediyorum hemen banlanıyor. kim olduğu belli değil zırzopun.
son geldiğinde sövmüş yine 2 paragraf. abartmıyorum ha tam iki paragraf. olay örgüsü sıfır, her kelimesi küfür. neden sövdüğü belli değil. dedim efendi gibi konuşayım şununla derdi neymiş. çok güzel uzun bir yazı yazdım, gönderemedim. sövmüş, yetmemiş üzerine de engellemiş. sövmene değil ama adam gibi konuşmadan engel atmana sinirlendim. derdin neyse aç bir hesap konuşalım. valla bak yeter artık. kız mısın erkek misin derdin ne söyle çözelim.
başlığa bakıyorum millet ne güzel tartışırken engel yiyor. köylü clark ise hem küfür yiyor, hem de engel yiyor. yemin ederim bu sözlüğün en gariban yazarıyım.
son geldiğinde sövmüş yine 2 paragraf. abartmıyorum ha tam iki paragraf. olay örgüsü sıfır, her kelimesi küfür. neden sövdüğü belli değil. dedim efendi gibi konuşayım şununla derdi neymiş. çok güzel uzun bir yazı yazdım, gönderemedim. sövmüş, yetmemiş üzerine de engellemiş. sövmene değil ama adam gibi konuşmadan engel atmana sinirlendim. derdin neyse aç bir hesap konuşalım. valla bak yeter artık. kız mısın erkek misin derdin ne söyle çözelim.
başlığa bakıyorum millet ne güzel tartışırken engel yiyor. köylü clark ise hem küfür yiyor, hem de engel yiyor. yemin ederim bu sözlüğün en gariban yazarıyım.
devamını gör...
senkron espriler
cips kola kilit
devamını gör...
senkron espriler
bir olay/konu üzerine eş zamanlı aynı espriyi yapma durumu. genelde enerjinizin uyduğu ve mizahınızın eşleştiği insanlarla gerçekleşmesi muhtemeldir.
bunu yaşadığım insanlara olan sevgim de saygım da artıyor.
bunu yaşadığım insanlara olan sevgim de saygım da artıyor.
devamını gör...
yazarların bugünkü mutluluk sebebi
yine yok
yine yok
yine yok
yine yok
yine yok
devamını gör...
yazarların bugünkü mutluluk sebebi
yarın iş yok.
devamını gör...
yazarların bugünkü mutluluk sebebi
artık kar değil yağmur yağıyor. bu kadar kolay mutlu olabiliyorum işte. *
devamını gör...
sevgisini göstermeyi seven insan
olduğu gibi bir insandır, saçma salak hesaplar peşinde koşmaz, neyse odur ne hissediyorsa kapı gibi arkasındadır. "sevgi mi o ne ya?" diyen, ömründe saçı okşanmamış nasipsizlerin anlayacağı şeyler değil bunlar. birkaç beden büyük gelir onlara.
devamını gör...
abdullah gül
bu abimizin cumhurbaşkanlığına, kadim yol arkadaşınca aday gösterildiği gün, o zamanlar oturduğum mahallenin müezzini, akşam namazından sonra öyle coşkulu bir aşrı şerif okumuştu ki ben bile duygulanmıştım. müezzin fethullahçıydı. o zamanlar fethullahçılar, megri megriler, aleviler, romanlar hepimiz kardeştik. açılım yapıyorduk. samanyolu tv tek türkiye diye bir dizi çekiyor, ülkemizi nurlu ufuklara götürmek isteyen imanlı başbakan ve cumhurbaşkanımızı, ergenekoncuların devirmeye çalıştığını anlatan senaryolar yazıyordu. bahçeli evlat sevgisi nedir bilmeyen, aslı kürd hem de balkan göçmeniydi. kılıçdaroğlu'nun gizli kuyruğu vardı. naif günlerdi. keşke yine cumhurbabamız gül olsa ve kulağı cıs olduğu için milli bayram seremonilerine katılamasa. sevimli adamdı vesselam.
devamını gör...
uğultulu tepeler
kitabını çok sevdiğim ama izleyince hiç hoşnut kalmadığım film. bronte kardeşleri okumayı zaten çok severim ama uğultulu tepeler'in ayrı bir yeri var bende. ancak filme gelecek olursak, tamamen estetik kaygılara göre seçilmiş bir cast ve birkaç sahne haricinde neredeyse hiçbir şey barındırmıyor.
öncelikle kitaptaki heathcliff aşırı derecede çirkin hatta çoğu yerde "hayvani görünüşlü" olarak nitelendiriliyor, teni çok daha koyu bir renk ve hal böyleyken filmde hangi akla hizmet jacob elordi oynatıldı asla anlayamadım.
ayrıca kitapta çok uzun ve yavaş yavaş yıllara yayılarak gelişiyor aralarındaki dinamik, filmde tamamen fiziksel odaklı ve hızlı gelişen bir şeye dönüşmüş. yani o son sahne de beni asla tatmin etmedi. kitapta heathcliff o kadar bağımlı derecede aşık ki catherine öldükten sonra bile belki onun hayaleti pencereden içeri girer diye odasının penceresini hep açık bırakıyor geceleri.
yani ne diyeyim, bu 21.yüzyıldaki uyarlama filmlerinin saçmalıklarından bıktım.
öncelikle kitaptaki heathcliff aşırı derecede çirkin hatta çoğu yerde "hayvani görünüşlü" olarak nitelendiriliyor, teni çok daha koyu bir renk ve hal böyleyken filmde hangi akla hizmet jacob elordi oynatıldı asla anlayamadım.
ayrıca kitapta çok uzun ve yavaş yavaş yıllara yayılarak gelişiyor aralarındaki dinamik, filmde tamamen fiziksel odaklı ve hızlı gelişen bir şeye dönüşmüş. yani o son sahne de beni asla tatmin etmedi. kitapta heathcliff o kadar bağımlı derecede aşık ki catherine öldükten sonra bile belki onun hayaleti pencereden içeri girer diye odasının penceresini hep açık bırakıyor geceleri.
yani ne diyeyim, bu 21.yüzyıldaki uyarlama filmlerinin saçmalıklarından bıktım.
devamını gör...
behzat ç. dizisindeki harun karakteri
kitap ve dizi arasında belirgin farklılıkları olan karakter-di.
-kitapta behzat'tan sonra iş bitirici olan kişiydi. eğer dizi uyarlaması hiç çekilmeseydi, akbaba ve hayalet'in üstüymüş gibi bir havası var. ağırbaşlıdır. dizide ise çoğunlukla duygularıyla hareket eder. kafası belli şeyleri basmadığı için agresifleşir. bir probleme çözüm bulmak yerine onu daha fazla büyütmüş aynı zamanda koskoca üç sezonda hiçbir cinayeti aydınlatamamış, buna dair herhangi bir adım atamamıştır.
-kitapta daha sert bir mizacı vardır. behzat papazı oynadığı vakitlerde yanına kötü polis olarak harun'u almaktadır. dizide ise ne akbaba gibi donuk bir yapısı ne de hayalet gibi yeri geldiğinde sert bir polis olmayı becerebilmiştir. hatta ekibin şaklabanı onun için en uygun sıfat olabilir.
-kitapta eda ile derin bir ilişkisi olmamıştır. sadece ilk kitapta saplantılı bir aşık gibi görünse de bu konu böylece kapanır. çekiç ve gül kitabında ise bir başka kadınla evlenmiş ve çocuğuna behzat ismini vermiştir. dizide ise eda ile evlenmiş ve birlikte başka bir yere tayini çıkmıştır.
bunlar ilk aklıma gelenler. aslında kitap ve dizi arasında birtakım uçurumlar bulunuyor.
-kitapta behzat'tan sonra iş bitirici olan kişiydi. eğer dizi uyarlaması hiç çekilmeseydi, akbaba ve hayalet'in üstüymüş gibi bir havası var. ağırbaşlıdır. dizide ise çoğunlukla duygularıyla hareket eder. kafası belli şeyleri basmadığı için agresifleşir. bir probleme çözüm bulmak yerine onu daha fazla büyütmüş aynı zamanda koskoca üç sezonda hiçbir cinayeti aydınlatamamış, buna dair herhangi bir adım atamamıştır.
-kitapta daha sert bir mizacı vardır. behzat papazı oynadığı vakitlerde yanına kötü polis olarak harun'u almaktadır. dizide ise ne akbaba gibi donuk bir yapısı ne de hayalet gibi yeri geldiğinde sert bir polis olmayı becerebilmiştir. hatta ekibin şaklabanı onun için en uygun sıfat olabilir.
-kitapta eda ile derin bir ilişkisi olmamıştır. sadece ilk kitapta saplantılı bir aşık gibi görünse de bu konu böylece kapanır. çekiç ve gül kitabında ise bir başka kadınla evlenmiş ve çocuğuna behzat ismini vermiştir. dizide ise eda ile evlenmiş ve birlikte başka bir yere tayini çıkmıştır.
bunlar ilk aklıma gelenler. aslında kitap ve dizi arasında birtakım uçurumlar bulunuyor.
devamını gör...

