zaman tüneli
cheap thrills
çok kötü film ve mükemmel bir etkiye sahip senaryo.
2013 amerikan yapımı..
2013 amerikan yapımı..
devamını gör...
tiktok
ev gençlerinin noodle parası için yayın açtığı yerdir. göndermeyin gerek yok demiyor gönderirseniz sevinirim diyor bir de asdfghjk. eskortlar iyi para kazanıyor ama buradan.
devamını gör...
tanrı
insanların birçoğunun hâlâ inandığı şey. halbuki kimsenin umurunda değilsin. hâlâ adalete inanmaya çalışıyorsun. keşke var diyebilseydim. kafanı kaldır ve şu aşağılık dünyaya bir bak sence var mı?
devamını gör...
sanat sanat için mi yoksa kalabalıklar için mi sorusu
köşe yastığı namlı yazar minik bir kelime şakası yapmış ama ortaokul travmamı tetikledi. kendisinin bunda kabahati yok gerçi ama olay kısaca şöyle;
orta iki zamanları kendini herkese önemsetmeye çalışan bir resim hocamız var.
kadın ertesi hafta herkesin bir tane balık getirmesini istedi. o zaman bulunduğumuz ilçenin semt pazarı mesela çarşamba, perşembe de resim dersi var.
her çarşamba ilçe balık lokantası gibi kokardı. oldlar bilir. artık balık bile anasının örekesine fiyatlandığı için değil yanında rakı açmak insanlar balık yiyemez oldular.
neyse ...
hoca dedi ya bunu emir telakki edildi ve zaten herkesin yediği balıktan birer tane çiğ balık ayrıldı.
şimdiki gibi herkesin evladı pirems ve piremses değil.
bunu da anca oldlar bilir.
o gün geç geldim biraz okula ve sınıfa girdim. yok öyle bir koku...
mevsim kış, camlar açık, herkes paltosuyla bilmemnesiyle ısınmaya çalışıyor, sınıfta kesif bir balık kokusu...
diğer derslerin hocaları öğüre öğüre bir şekilde dersi bitirdi. biz bittik ilk üç ders.
bak bittik diyorum gözümüzde fer kalmadı.
diğer hocalar da kadın genç diye mi yoksa öğretmendir meslektaşımdır diye midir bir şey demediler.
ders geldi, resim kağıtları çıktı, sulu boya ile patates baskı modeli balık baskısı yapacakmışız iyi mi?...
her balık benzersizmiş, sanatsalmış herkesin farklı fark.... derkeeen;
okulumuzun biricik birincisi özlem kustu önce, sonra onun kankası derya, hüseyin başladı arkamda...
salak herif balığı koyduğu poşete dayadı ağzını ama nasıl sesler geliyor tarifi yok.
o seslerden sonra yanımda oturan izzet kapıya koşmaya başladı. ben de onu görünce bir elimde karagöz bir elimde suluboya fırçası öğüre böğüre kapıya koştum ama bir akıllı biz değiliz.
twd'nin zombileri gibi yığılmışız kapıya.
çığlıklar, tehditler...
hoca sessiz olun diye bağırıyor manyak...
herkes daldı tuvaletlere. ben balığı tuvalete attım, başkasınınkine biri bastı düştü...
ortamı canlandır gözünde...
sesleri duyan "bedenci" löheyyyyt diye daldı tuvalete.
"gesssıraaaa" komutuyla ortam bir anda sakinleşti. herkes ellerini güzelce yıkadı. o zamanlar okullarda sabun var inanmazsın bak...
üstü pislenenler eve, bakkala makkala temizlenmeye yollandı iş bitti mi?
ulan okul birincisi bizde, ben de üzerinize afiyet fena çalışkan bir inek olduğum için birinciyle değil ama kendimle yarışıyorum. her sene takdir afedersin...
sene sonu karnelerde en iyi resim notu ortaydı.
nedendir kimse bilmez hala.
10 üzerinden beş, beş üzerinden üç gibi düşün.*
karne günü ayılanlar, bayılanlar...
o zamanlar öğretmene bu kadar müdahale yoktu ama yolladılar o manyağı, tayini çıktı gitti.
ey balık hastası resimci... umarım her yediğin balığın kılçığı gırtlağına girmiştir.
bu da böyle bir anımdır...
orta iki zamanları kendini herkese önemsetmeye çalışan bir resim hocamız var.
kadın ertesi hafta herkesin bir tane balık getirmesini istedi. o zaman bulunduğumuz ilçenin semt pazarı mesela çarşamba, perşembe de resim dersi var.
her çarşamba ilçe balık lokantası gibi kokardı. oldlar bilir. artık balık bile anasının örekesine fiyatlandığı için değil yanında rakı açmak insanlar balık yiyemez oldular.
neyse ...
hoca dedi ya bunu emir telakki edildi ve zaten herkesin yediği balıktan birer tane çiğ balık ayrıldı.
şimdiki gibi herkesin evladı pirems ve piremses değil.
bunu da anca oldlar bilir.
o gün geç geldim biraz okula ve sınıfa girdim. yok öyle bir koku...
mevsim kış, camlar açık, herkes paltosuyla bilmemnesiyle ısınmaya çalışıyor, sınıfta kesif bir balık kokusu...
diğer derslerin hocaları öğüre öğüre bir şekilde dersi bitirdi. biz bittik ilk üç ders.
bak bittik diyorum gözümüzde fer kalmadı.
diğer hocalar da kadın genç diye mi yoksa öğretmendir meslektaşımdır diye midir bir şey demediler.
ders geldi, resim kağıtları çıktı, sulu boya ile patates baskı modeli balık baskısı yapacakmışız iyi mi?...
her balık benzersizmiş, sanatsalmış herkesin farklı fark.... derkeeen;
okulumuzun biricik birincisi özlem kustu önce, sonra onun kankası derya, hüseyin başladı arkamda...
salak herif balığı koyduğu poşete dayadı ağzını ama nasıl sesler geliyor tarifi yok.
o seslerden sonra yanımda oturan izzet kapıya koşmaya başladı. ben de onu görünce bir elimde karagöz bir elimde suluboya fırçası öğüre böğüre kapıya koştum ama bir akıllı biz değiliz.
twd'nin zombileri gibi yığılmışız kapıya.
çığlıklar, tehditler...
hoca sessiz olun diye bağırıyor manyak...
herkes daldı tuvaletlere. ben balığı tuvalete attım, başkasınınkine biri bastı düştü...
ortamı canlandır gözünde...
sesleri duyan "bedenci" löheyyyyt diye daldı tuvalete.
"gesssıraaaa" komutuyla ortam bir anda sakinleşti. herkes ellerini güzelce yıkadı. o zamanlar okullarda sabun var inanmazsın bak...
üstü pislenenler eve, bakkala makkala temizlenmeye yollandı iş bitti mi?
ulan okul birincisi bizde, ben de üzerinize afiyet fena çalışkan bir inek olduğum için birinciyle değil ama kendimle yarışıyorum. her sene takdir afedersin...
sene sonu karnelerde en iyi resim notu ortaydı.
nedendir kimse bilmez hala.
10 üzerinden beş, beş üzerinden üç gibi düşün.*
karne günü ayılanlar, bayılanlar...
o zamanlar öğretmene bu kadar müdahale yoktu ama yolladılar o manyağı, tayini çıktı gitti.
ey balık hastası resimci... umarım her yediğin balığın kılçığı gırtlağına girmiştir.
bu da böyle bir anımdır...
devamını gör...
eski bir gelinliğe bir bakır bileziğe giderim diyen kız
gelinlik eski olsa idare eder temizlersin de bakır bilezik ne onu anlamadım. bakır bilezikle ciklet mi alacaksın yaş kaç on falan mı dedirtir.
devamını gör...
sincaplar ölünce nereye gidecekler sorusu
on sincabı öldürüp onu da harap edersen, sincap seviyor diye cevizini çalarsan, ceviz ağacından kaplumbağaya s.ç.rsan böyle yakalarlar adamı. e cem karaca söyle bakalım şimdi, ak memeleri öptüğünü biliyoruz, beyaz rusya falan, porselen takımı, rasim, ozan, sendika, türklük, büro falan. nagihan ablamdır selçuk ama alçı olana yazıyorum haberiniz olsun, siyasi olarak aykırı diye kadını ötetkileştiriyorsunuz. rasimin kancası onda, o yüzden böyle o. e bekar da bir hatun, milf seviyoruz, neden olmasın, boğaza karşı üçer kadeh şarap ve feriye. suç mu hakim bey, bence yanılıyorsunuz, hak bu hak, müstehak. ben kendisiyle date’ e hazırım, sadece otursak da olur, abazayız ama irademiz var yani, boşnak saksosu değil, kan çiçekleri dinliyoruz, hüznü de seviyoruz. ahmet kayıdan beri böyle bu.
devamını gör...
tek tanrılı dinler
"aç kalsak, bu ülke satılsa bile, bu ülke batsa da recep tayyip erdoğan..." şeklinde inananları olan dinler. adama inanmışlar, ülke satılsa bile, ülke batsa bile tanrılarına sarılıyorlar. buradan
erdoğan'ı allah da yıkamaz diyorlar. tanrıların savaşı var galiba. arap tanrısı versus bop tanrısı
buradan
tayyipçi aşırı dincilik çok acayip bir inanç sistemi gerçekten.
erdoğan'ı allah da yıkamaz diyorlar. tanrıların savaşı var galiba. arap tanrısı versus bop tanrısı
buradan
tayyipçi aşırı dincilik çok acayip bir inanç sistemi gerçekten.
devamını gör...
efkarın delisi
bir ados ve atiberk şarkısıdır.
ne umdum ne buldum burun sızlatır hikayem
velhâsılıkelâm bendeniz öldüm hiç doğmadan
(bkz: elzem (yazar)) ukdesidir.
ne umdum ne buldum burun sızlatır hikayem
velhâsılıkelâm bendeniz öldüm hiç doğmadan
(bkz: elzem (yazar)) ukdesidir.
devamını gör...
sevgilinin küsmesi
vardı böyle birisi sürekli mesaj atıp arardı buluşunca da ürkek ceylana dönerdi. kaya pitonu gibi belinden sarılıp öperdim.
devamını gör...
one piece
netflix yapımı dizisinin 2.sezonu gelmiş. bir öncekinden pek farklı değil. keyif vermese de fena da olmadığı için izleniyor. animeyi kim bilir nerelerde bırakmıştım "ahir ömrüm yetmeyecek elllaaam" diye ama geri izlemeye başlayacağım. *ayrıca chopper'ın groot tatlılığı çok şeker olmuş. çipil çipil bakan yapay karakterler ayrı, tanımadığım yüzlerle dolu şeyleri izlemek ayrı hoşuma gidiyor. ondan 6,5-7 verilir. veeeerdim.
devamını gör...
meczuplardan bir zat
"böyle kimselerin keramet sahibi olduklarına inanılır hatta onlara turbe falan yapılırdı eskiden"
demişti rahmetli muşlettin amca kahvede.
demişti rahmetli muşlettin amca kahvede.
devamını gör...
sevgilinin küsmesi
uzucudur.
sanırım sevgilim bana kustu.
neden kustugunu de tahmin ediyorum.
nasıl gonlunu alacagımı bilemiyorum henuz.
bakıcaz bi sekilde yolda:)
ben alırım onun gonlunu. kıyamaz bana.
bu kadar hırcın bir cocuk olup bu kadar duygusal bi o var.
kabuklu fıstık. dısı sepsert. ici yumus yumus.
bana da hep bu modeller gelir.
sorsan seni hic iplemez.
azıcık ilgiyi kessen bunalıma girer.
sen de benim icin onemlisin dese incileri dokulecek cunku.
illa seni hic sallamıyorum ayakları.
bu artistlikler kime dostum? ihih.
sanırım sevgilim bana kustu.
neden kustugunu de tahmin ediyorum.
nasıl gonlunu alacagımı bilemiyorum henuz.
bakıcaz bi sekilde yolda:)
ben alırım onun gonlunu. kıyamaz bana.
bu kadar hırcın bir cocuk olup bu kadar duygusal bi o var.
kabuklu fıstık. dısı sepsert. ici yumus yumus.
bana da hep bu modeller gelir.
sorsan seni hic iplemez.
azıcık ilgiyi kessen bunalıma girer.
sen de benim icin onemlisin dese incileri dokulecek cunku.
illa seni hic sallamıyorum ayakları.
bu artistlikler kime dostum? ihih.
devamını gör...
5 nisan 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı
maç içinde beni şaşırtan 3 konu var. öncelikle talisca'nın oyundan alınmasına pek bir anlam veremedim. yorgun ya da sakat değilse, forvet çiftlenir ve talisca oyunda kalırdı. kendisi direkt bir forvet değil çünkü. ikinci forvet olarak çok daha iyi iş çıkartıyor. ikinci olarak uzun zamandır bu kadar etkisiz bir fred izlememiştik. maç bitmeye yakın biraz hareketlendi ve onun hareketlenmesiyle top üçüncü bölgeye daha çok taşınmaya başladı. bu kadar tutuk bir fred beklemiyordum. üçüncü konu ise beşiktaş'ın oyunu. ersin'in zaman geçirmeleri, topu öne taşımamaları, tempo anlarında yavaşlatmalarından anladığım kadarıyla, beşiktaş beraberlik için sahadaydı. neden beraberlik için sahaya çıktıklarını anlamak gerçekten güç.
maça gelirsek de alıştığımız fenerbahçe beşiktaş maçları gibi değildi. daha tempolu bir maç bekliyordum. beşiktaş, beraberlik için oynadığı için karşılıklı tempoyu maçta göremedik. ama mücadele gücü yüksekti. fenerbahçe daha çok isteyen takımdı ve yanılmıyorsam 4 tane karşı karşıya pozisyonu değerlendiremedik. maçın ısıran adamları ise benim adıma kante ve guendouzi. evet, bizim ligde orta saha oldukça önemli. ikilinin dışında skrinnar'ın gelmesiyle osterwolde de yerinde sırıtmadı bugün. fenerbahçe adına maçın en kötüleri ise yukarıda bahsettiğim gibi fred ve ona ek olarak da brown'dı. asensio'nun sakatlanması da üzdü. umarım ciddi değildir.
penaltı pozisyonuna gelirsek de herkesin atladığı birkaç nokta var. gösterilen ekran görüntüleri pozisyonun başlangıcı. ezel'in kör annesinin bile göreceği üzere başlangıç ceza sahası dışında. buna kimsenin itirazı yok zaten. fakat burada önemli olan penaltı yani temas anının nerede olduğu. beşiktaş'lı oyuncu yine ezel'in kör annesinin bile göreceği üzere ilk başta topa dokunuyor. evet sadece dokunuyor, topu uzaklaştırmıyor. eğer topu uzaklaştırmadığı diğer ayağıyla nene'ye müdahale etmese, nene'nin topa yetişme ihtimali var. ama temas olduğu için nene doğal olarak düşüyor. burada önemli olan temasın içeride mi dışarıda mı olduğu. sanki çizgi üzerinde gibi geldi bana. ama emin olmadığım için net bir şey söyleyemiyorum.
bir de futbol cahillerinde şöyle bir algı var. "topa dokunuyor abi". topa dokunduğun her müdahale faul olmayacak gibi bir kural yok. topa dokunmak var ve topu uzaklaştırmak var. ikisi ayrı şeyler. ayrıca, topa dokunmak adına rakip futbolcuyu bozamazsın. yani topa dokunurken savurduğun vücudundan da sorumlusun.
son olarak da aldığı sorumluluk anlamında kerem'i tebrik etmek lazım. maçın son dakikasında nabız 130'larda o sorumluluğu almak ve penaltı vuruşunu yapmak hiç kolay değil.
maça gelirsek de alıştığımız fenerbahçe beşiktaş maçları gibi değildi. daha tempolu bir maç bekliyordum. beşiktaş, beraberlik için oynadığı için karşılıklı tempoyu maçta göremedik. ama mücadele gücü yüksekti. fenerbahçe daha çok isteyen takımdı ve yanılmıyorsam 4 tane karşı karşıya pozisyonu değerlendiremedik. maçın ısıran adamları ise benim adıma kante ve guendouzi. evet, bizim ligde orta saha oldukça önemli. ikilinin dışında skrinnar'ın gelmesiyle osterwolde de yerinde sırıtmadı bugün. fenerbahçe adına maçın en kötüleri ise yukarıda bahsettiğim gibi fred ve ona ek olarak da brown'dı. asensio'nun sakatlanması da üzdü. umarım ciddi değildir.
penaltı pozisyonuna gelirsek de herkesin atladığı birkaç nokta var. gösterilen ekran görüntüleri pozisyonun başlangıcı. ezel'in kör annesinin bile göreceği üzere başlangıç ceza sahası dışında. buna kimsenin itirazı yok zaten. fakat burada önemli olan penaltı yani temas anının nerede olduğu. beşiktaş'lı oyuncu yine ezel'in kör annesinin bile göreceği üzere ilk başta topa dokunuyor. evet sadece dokunuyor, topu uzaklaştırmıyor. eğer topu uzaklaştırmadığı diğer ayağıyla nene'ye müdahale etmese, nene'nin topa yetişme ihtimali var. ama temas olduğu için nene doğal olarak düşüyor. burada önemli olan temasın içeride mi dışarıda mı olduğu. sanki çizgi üzerinde gibi geldi bana. ama emin olmadığım için net bir şey söyleyemiyorum.
bir de futbol cahillerinde şöyle bir algı var. "topa dokunuyor abi". topa dokunduğun her müdahale faul olmayacak gibi bir kural yok. topa dokunmak var ve topu uzaklaştırmak var. ikisi ayrı şeyler. ayrıca, topa dokunmak adına rakip futbolcuyu bozamazsın. yani topa dokunurken savurduğun vücudundan da sorumlusun.
son olarak da aldığı sorumluluk anlamında kerem'i tebrik etmek lazım. maçın son dakikasında nabız 130'larda o sorumluluğu almak ve penaltı vuruşunu yapmak hiç kolay değil.
devamını gör...
sözlük yazarlarının vücutları
hepsi bir şekilde doğaya karışacaktır. zamana kimse karşı koyamaz.
devamını gör...
erkekleri kadın tehdidinden koruyacak altın öneriler
ortada çok ciddi bir psikolojisi bozuk kadınlar ordusu var. burada psikolojisi bozuk en yalın tabir, çoğu bildiğin deli lan, insan içine çıkacak hali yok da arkasından kardeşi, kocası, babası, iş arkadaşları filan el ayak oluyor.
kadının lüzumsuz nezaketten algısı bozulmuş artık, bir kadınla standart iletişim kuramıyorsunuz, günaydın demek ne haddinize lan! ey doğunun ve batının, yed-i iklimi cihânın, rum’un, kayseri’nin, gürcüstan’ın ve kürdüstan’ın üzerine doğan güneş filan demedikten sonra çok kabasınız. hele karşınızdaki kadın bir de 657’ye tabiyse afedersiniz g*tünden element uydurarak yapması gereken işi mevzuatı hiçe sayarak yapmıyor bile. lan ben adli rapora “kocası dövmüş” yazan kadın doktor gördüm, kimin bacısı oraya “morluk, hassasiyet, yumuşak deride 3x2 ekimoz” filan yazıcan, erkeğe ayar oldu diye ek geliri olmadığı halde maaşından daha çok nafakaya hükmeden kadın hakim gördüm, benim takdirim, varsa yanlışlık düzeltsin dedi, düzeltsin düzeltsin de nasıl düzeltsin? işi kişiselleştirmeyip kanuni nafaka neyse yazsana ya, 80.000 maaş alan adam 100.000 nafaka nasıl ödesin, hoffff!
bir de lüzumsuz seksüel imgelemelerle dolmuş zihni, boşaltamıyor da haspam. dayanamadım buna somut örnek de vericem. adli bir olayda ifadesi alınan kadına usulen üzerinizde ne var diye soruluyor. işte cep telefonu, nakit para miktarı filan tutanağa geçecek, hıııı gömlek bi de straplez diyor kadın teyit etmeye çalışırcasına önüne eğilip göğsüne bakarken. straplez ney ya? allah canını almasın, straplez ney? ondan da emin değil, giydi mi giymedi mi son kez bi eğilip bakıyor hükümet dairesinde hoffff!
el-özet: kahır ekseriyetle fıttirik, etrafınızda 3-5 tane cemaziyellevvelini bildiğiniz aklı başında kadın olsun yeter, yok ben yeni insanlar tanıycam filan, geçti abicim o işler!
kadının lüzumsuz nezaketten algısı bozulmuş artık, bir kadınla standart iletişim kuramıyorsunuz, günaydın demek ne haddinize lan! ey doğunun ve batının, yed-i iklimi cihânın, rum’un, kayseri’nin, gürcüstan’ın ve kürdüstan’ın üzerine doğan güneş filan demedikten sonra çok kabasınız. hele karşınızdaki kadın bir de 657’ye tabiyse afedersiniz g*tünden element uydurarak yapması gereken işi mevzuatı hiçe sayarak yapmıyor bile. lan ben adli rapora “kocası dövmüş” yazan kadın doktor gördüm, kimin bacısı oraya “morluk, hassasiyet, yumuşak deride 3x2 ekimoz” filan yazıcan, erkeğe ayar oldu diye ek geliri olmadığı halde maaşından daha çok nafakaya hükmeden kadın hakim gördüm, benim takdirim, varsa yanlışlık düzeltsin dedi, düzeltsin düzeltsin de nasıl düzeltsin? işi kişiselleştirmeyip kanuni nafaka neyse yazsana ya, 80.000 maaş alan adam 100.000 nafaka nasıl ödesin, hoffff!
bir de lüzumsuz seksüel imgelemelerle dolmuş zihni, boşaltamıyor da haspam. dayanamadım buna somut örnek de vericem. adli bir olayda ifadesi alınan kadına usulen üzerinizde ne var diye soruluyor. işte cep telefonu, nakit para miktarı filan tutanağa geçecek, hıııı gömlek bi de straplez diyor kadın teyit etmeye çalışırcasına önüne eğilip göğsüne bakarken. straplez ney ya? allah canını almasın, straplez ney? ondan da emin değil, giydi mi giymedi mi son kez bi eğilip bakıyor hükümet dairesinde hoffff!
el-özet: kahır ekseriyetle fıttirik, etrafınızda 3-5 tane cemaziyellevvelini bildiğiniz aklı başında kadın olsun yeter, yok ben yeni insanlar tanıycam filan, geçti abicim o işler!
devamını gör...
sözlük yazarlarının vücutları
tanıdık birisi görür ifşa oluruz gerek yok dedirtir. seks arayanlara attığımda kabul görüyorsa iyi demektir.
devamını gör...
geç gelen bahar
her şey vaktine gebedir, ben ilkim ve baharlar kahpe çıktı, bana bahar isimli bir kadın gerekli. ilkin başçavuş seni de tokat manya yaparım da devasa bir adamsın, uğraşamam.
devamını gör...
erkekleri kadın tehdidinden koruyacak altın öneriler
açıklama yap iletişimi kes yoksa o tehdit dediğin şey senı çevresinde tutmak için kullandığı araçlardan sadece biri.
devamını gör...
