zaman tüneli
fibonacci dizisi
çok sıkıcı bir dizi sonraki bölümü tahmin etmek çok kolay.
devamını gör...
spider-man homecoming
sanki bu filmi izlerken spider man filmi izlemiyor gibiydim ve filmin başında o kadar avengers binası tony stark cart curt gördüğüm halde yalnış filme mi girdim lan ben diye düşünmüştüm.. beyaz karakterlerin neredeyse hepsi zenci ya da meksikalıydı yani sjwden boğuyoduk da niye mj'yi çingene yaptılar onu asla anlayamadım. credits sonra kaptan armorika çıkıyo konuşuyo o da başka film etkisi yapıyodu.. yok bu film ve devamları tam bir iron man jr. olmuştur.
devamını gör...
borsa istanbul
iran'la ateşkese rağmen dalgalı seyrediyor.
ayrıca ateşkes bitiminde savaşa devam edileceğini düşünüyorum aksi hayalperestlik olur. bundan dolayı ateşkes bitiminde borsada sert düşüşler gormeyecegiz.
ytd.
ayrıca ateşkes bitiminde savaşa devam edileceğini düşünüyorum aksi hayalperestlik olur. bundan dolayı ateşkes bitiminde borsada sert düşüşler gormeyecegiz.
ytd.
devamını gör...
bir marvel karakteri olarak mehdi
süper gücü "cihat çağrısı" ile binlerce mümini toplayarak düşmanına sayilsan üstünlük kurmasını teklif ettiğim hero.
yalnız protagonist mi yoksa antagonist mi olacak tam oturtamadim
yalnız protagonist mi yoksa antagonist mi olacak tam oturtamadim
devamını gör...
david bessis
devamını gör...
yabancı
albert camus’nün yabancı romanı, sizlerinde bildiği gibi bu kitap hakkında defalarca konuşuldu, yazıldı, ödüller aldı, bazı kesimlerde deyim yerindeyse fenomen oldu. kimisi kitabı elinde gezdirip üzerinden prim yapmaya çalıştı. "o tiplerin ben...." dediğinizi duyar gibiyim! neyse, iyi ya da kötü, insanları bir şekilde etkilemeyi başardı.
kitabı, insanlarda yarattığı bu etki yüzünden epey bir zaman erteledim. eğer kitapçıda gezinirken denk gelmeseydim, fiyatı o kadar ucuz olmasaydı, hiçbir zaman okumazdım herhalde. önyargının kötü bir şey olduğunu bu sayede bir kez daha anladım. bazı şeyler boşuna klasik olmuyormuş. kitaba başlamadan önce içeriğine dair hiçbir fikrim yoktu, ilk cümleyi okuduğum an "noluyo lan?!" dedim. "fazla tanıdık değil mi bu?"
"ufuktan küçük bir gemi geçti. durmadan fellaha baktığım için onu kara bir leke halinde gözlerimin kenarıyla fark etmiştim."
umursamazlık tek cümleyle nasıl anlatılır? bu sorunun cevabıdır yukarıdaki cümle. (bkz: meursault) kendini kurduğu kısa cümlelerle ele verir. kitapta defalarca kullanılan "bence bir" kelimesi meursault'un hayata bakışını ortaya koyar. her şeye "farketmez" diye cevap veren birini düşünün. o kelime onun hayat felsefesidir. gerçekten farketmez nerede yemek yiyeceği, kimlerle görüşeceği, yarın ne giyeceği. çünkü kendisi orada değildir. anlamsızdır hepsi. ne önemi var ki, ha 30 yaşında ölmüşsün ha 70. çünkü sonunda ölüm varsa hiçbir şeyin önemi yoktur.
-ölmek ister misin?
+bence bir.
kitapta neler döndüğünü birkaç cümleyle anlatmak gerekirse; kitap iki bölümden oluşuyor, birinci bölümün sonuna kadar meursault'un başından oldukça sıradan olaylar geçiyor. ama olaylara verdiği tepkileri görünce onun sıradan bir adam olmadığını anlıyorsunuz. meursault'un yanlışlıkla bir arap'ı öldürmesiyle bitiyor birinci bölüm, ikinci bölümde ise birinci bölümdeki davranışlarının hesabını vermek zorunda kalıyor. mahkemede, sanki yargılanan kendisi değil de bir başkasıymış gibi, kayıtsız gözlerle seyrediyor olan biteni. "benim davam, bana söz hakkı verilmeden çözümleniyor gibiydi." cümlesiyle açıklıyor bu durumu. aylarca süren mahkeme sonucunda, idam edilmesinde karar kılınıyor.
öncelikle meursault'un mahkemeye çıkarılmasının sebebi işlediği cinayet olabilir ama idam edilmesinin sebebi farklı. (bkz: albert camus), karakterin toplum tarafından nasıl yargılandığını göstermek için mahkeme öğesini kullanıyor. çünkü mahkemeler, devlet için bir nevi süzgeç görevi görür. onların istediği kalıba ne kadar yakınsın en iyi orada anlaşılır. meursault, adam öldürdüğü için idam edilmiyor. onu idama götüren asıl sebep, alışılmışın dışında bir insan olması. biraz daha açmak gerekirse, hiçbir duyguya sahip olamıyor oluşu. bazen öylece tepkisiz bir şekilde durmak bile kötü sonuçlar doğurabiliyor. insanlar yine kendilerinden farklı olanı yok etme eğilimi içerisindeler. anlamadıkları şeylerden kaçarlar, ya da linç ederler.
eğer annenin cenazesinde ağlamazsan bir gün herkes üstüne gelebilir "neden ağlamadın?" diye. adın duygusuza çıkar. cenazelerde salya sümük ağlamıyorsan zararlı bir bireysin toplum için. eğer hakim meursault'a inancını sorduğunda, inandığını söyleseydi belki de farklı bir muamele görecekti. insanların kafasında şöyle bir yanılgı var; tanrı'ya inanıyorsa iyi bir insandır. tanrı'ya inanmıyorsa herkese zarar verebilir. burada asıl konu tanrı'ya inanmak ya da inanmamak değil, anlatmaya çalıştığım insanların farklı düşüncelere karşı tahammülsüz olmaları. meursault, ülkenin yargı sistemi tarafından hadım edilmiş bir karakter değil. o toplum tarafından yok edildi, başka bir deyişle öğütüldü.
son olarak, eminim bir çoğunuz bilir, lakin altını çizmekte fayda var;
(bkz: zeki demirkubuz), kader isimli filminde bu kitaptan esinlenmiştir ve the cure'un (bkz: killing an arab) isimli şarkısı kitaptaki olaya gönderme amaçlı yapılmıştır.
kitabı, insanlarda yarattığı bu etki yüzünden epey bir zaman erteledim. eğer kitapçıda gezinirken denk gelmeseydim, fiyatı o kadar ucuz olmasaydı, hiçbir zaman okumazdım herhalde. önyargının kötü bir şey olduğunu bu sayede bir kez daha anladım. bazı şeyler boşuna klasik olmuyormuş. kitaba başlamadan önce içeriğine dair hiçbir fikrim yoktu, ilk cümleyi okuduğum an "noluyo lan?!" dedim. "fazla tanıdık değil mi bu?"
"ufuktan küçük bir gemi geçti. durmadan fellaha baktığım için onu kara bir leke halinde gözlerimin kenarıyla fark etmiştim."
umursamazlık tek cümleyle nasıl anlatılır? bu sorunun cevabıdır yukarıdaki cümle. (bkz: meursault) kendini kurduğu kısa cümlelerle ele verir. kitapta defalarca kullanılan "bence bir" kelimesi meursault'un hayata bakışını ortaya koyar. her şeye "farketmez" diye cevap veren birini düşünün. o kelime onun hayat felsefesidir. gerçekten farketmez nerede yemek yiyeceği, kimlerle görüşeceği, yarın ne giyeceği. çünkü kendisi orada değildir. anlamsızdır hepsi. ne önemi var ki, ha 30 yaşında ölmüşsün ha 70. çünkü sonunda ölüm varsa hiçbir şeyin önemi yoktur.
-ölmek ister misin?
+bence bir.
kitapta neler döndüğünü birkaç cümleyle anlatmak gerekirse; kitap iki bölümden oluşuyor, birinci bölümün sonuna kadar meursault'un başından oldukça sıradan olaylar geçiyor. ama olaylara verdiği tepkileri görünce onun sıradan bir adam olmadığını anlıyorsunuz. meursault'un yanlışlıkla bir arap'ı öldürmesiyle bitiyor birinci bölüm, ikinci bölümde ise birinci bölümdeki davranışlarının hesabını vermek zorunda kalıyor. mahkemede, sanki yargılanan kendisi değil de bir başkasıymış gibi, kayıtsız gözlerle seyrediyor olan biteni. "benim davam, bana söz hakkı verilmeden çözümleniyor gibiydi." cümlesiyle açıklıyor bu durumu. aylarca süren mahkeme sonucunda, idam edilmesinde karar kılınıyor.
öncelikle meursault'un mahkemeye çıkarılmasının sebebi işlediği cinayet olabilir ama idam edilmesinin sebebi farklı. (bkz: albert camus), karakterin toplum tarafından nasıl yargılandığını göstermek için mahkeme öğesini kullanıyor. çünkü mahkemeler, devlet için bir nevi süzgeç görevi görür. onların istediği kalıba ne kadar yakınsın en iyi orada anlaşılır. meursault, adam öldürdüğü için idam edilmiyor. onu idama götüren asıl sebep, alışılmışın dışında bir insan olması. biraz daha açmak gerekirse, hiçbir duyguya sahip olamıyor oluşu. bazen öylece tepkisiz bir şekilde durmak bile kötü sonuçlar doğurabiliyor. insanlar yine kendilerinden farklı olanı yok etme eğilimi içerisindeler. anlamadıkları şeylerden kaçarlar, ya da linç ederler.
eğer annenin cenazesinde ağlamazsan bir gün herkes üstüne gelebilir "neden ağlamadın?" diye. adın duygusuza çıkar. cenazelerde salya sümük ağlamıyorsan zararlı bir bireysin toplum için. eğer hakim meursault'a inancını sorduğunda, inandığını söyleseydi belki de farklı bir muamele görecekti. insanların kafasında şöyle bir yanılgı var; tanrı'ya inanıyorsa iyi bir insandır. tanrı'ya inanmıyorsa herkese zarar verebilir. burada asıl konu tanrı'ya inanmak ya da inanmamak değil, anlatmaya çalıştığım insanların farklı düşüncelere karşı tahammülsüz olmaları. meursault, ülkenin yargı sistemi tarafından hadım edilmiş bir karakter değil. o toplum tarafından yok edildi, başka bir deyişle öğütüldü.
son olarak, eminim bir çoğunuz bilir, lakin altını çizmekte fayda var;
(bkz: zeki demirkubuz), kader isimli filminde bu kitaptan esinlenmiştir ve the cure'un (bkz: killing an arab) isimli şarkısı kitaptaki olaya gönderme amaçlı yapılmıştır.
devamını gör...
spider-man homecoming
bugun izledigim kotu spiderman filmidir. hatta nicholas hammond serisini saymazsak izledigim en kotu spiderman filmi de budur. beni sardi yalan yok ama sarmasiyla degil yani ona bakarsan beni recep ivedik de baya sariyo. kotu bi film, neden kotu belki 50 tane sebep sayilir (asiri mubalaga), ama soyleyelim. bu arada bicok sebep sayicam ve yine issiz gibi uzun bi entry giricem, hic de adetim degildir ama maalesef anlatmam lazim, bu soylediklerimi tom holland fani 12'lik berkecan ve zendaya fani 11'lik sudenaz (yalniz 12'lik berkecan, 11'lik sudenaz falan da 70'lik votka gibi oldu biraz ama bos verin) anlayamaz ama neyse iste,
1. oncelikle rezalet bi cast secimi. may halanin seksi oldugu filmde ustune basa basa 40 kez vurgulaniyor. tony stark bile, 'selam may, umarim kisa bi seyler giymissindir' diyor. 2017'den once birisine 'bi gun iron man, peter'in halasi may'e yuricek' deseler, herhalde gulerlerdi. boyle may hala mi olur dayi, bi may halaya baksaniza,
hatta durun kiyaslama yapalim, spiderman 2002'deki may hala,

spiderman homecoming'deki may hala (bu satiri yazarken 4 kez hapsirdigima inanir misiniz),

bu ne lan. bu arada may halanin seksi oldugu ustune basa basa vurgulaniyor surekli ve surekli her erkek, peter'la gittikleri restorandaki garson bile ona yuruyor.
maalesef bu film de, diger bicok sonradan yenisi cekilen yapimlar gibi 'modernlestirme' cabasina kurban gitmistir. hani yeni harry potter dizisindeki severus gibi, 'siyahi yapak da irkci olmadigimiz belli olsun' hesabi. ya da 'x karakterini gay yapak da lgbt aktivistleri bizi sevsin' hesabi boyle, burda da 'aaay moderniz, genciiiz' diye sozde 'algilari yikalim' hesabina may halanin icine etmisler.
peki bu 'modernlesme' cabasinin tek kurbani may hala mi olmus? hayir.
peter'i okulda zorbalayan bi cocuk vardi, flash. okulun kabadayisiydi. ona bi bakiniz,
spiderman 2002'deki flash thompson (196 boyunda),

spiderman homecoming'deki flash thompson (168 boyunda),

bitti mi? hayir. spiderman 2002'deki mj,

spiderman homecoming'deki mj,

'ehehehe, esmerleri, melezleri alak da irkci olmadigimiz belli olsun eheheheh'... he haspam he... zaten zendaya'nin oyunculuk da bi garip.
anlamissinizdir, rezalet bi cast. ben amca?... ben amca yok bile la!
devam edelim,
spiderman 2002'deki peter'in kankasi,

spiderman homecoming'deki peter'in kankasi,

'hehehe obez alak, zenci alak, cekik alak da tum herkesi sevdigimiz saydigimiz, ayrimci olmadigimiz belli olsun ehehehehe, bati bati, medeniyet, havhavhav'... tovbe estagfurullah tovbe...
2. diger bi sorun, bu marvel evreni denen cop sey. marvel evreni diye tum super kahramanlari yuz goz etmisler ya, burda da oyle. spiderman, tony stark'in sirketinde stajyer. ıron man bunun patronu ve mentoru. film bildigin iron man guzellemesi zaten. peter cok toy, cok cocuksu, bildigin gerizekali gibi bi sey zaten filmde.
nerde o spiderman ciddiyeti. ha bu spiderman'in sakaci olmasi cok iyi olmus, spiderman zaten sakaci bi tiptir de, bi ciddiyeti de vardir la. bu filmde bildigin bunu ciddiye alan, ipleyen yok kankasi ned disinda. boyle spiderman mi olur. bildigin stark'in altinda ezim ezim ezilmis durumda.
3. spiderman kiyafeti. spiderman kiyafetini de tony stark uretiyor. sacmaliga gel. kendi dikiyodu kiyafeti, burda peter biraz zengin cocugu olmus tabii. kiyafetini de tony uretiyor, kiyafeti yapay zekali falan. bu bana sacma geldi baya. nerde o kendi kiyafetini tasarlayan, kendi kendisini bastan yaratan peter... nerde her seyi stark tarafindan tahsis edilen peter. kendisi de diyor 'o kostum olmadan ben bi hicim' diye filmde. te allam.
4. ayriyetten filmde nasil spiderman oldugu da yok. sadece ustunkoru 'beni orumcek isirdi' diyor. hadi bu bi noktada gene anlasilir, sonucta kendisinden once tam 5 spaydi filmi yapilmis 2000'lerde ve o film serilerinin ilk filmlerinde (tobey ve andrew filmlerinde) nasil spaydi oldugu anlatiliyor, ama gene de beklerdim bu konuya daha detayli temas edilmesini. sonucta eger bu farkli bi evren ve bu farkli bi peter ise, bunun nasil spiderman oldugunu daha detayli gormek de hakkimizdi.
5. diger bi mevzu ise, filmdeki sacma buldugum kisimlar. yani mesela, ortadan ikiye ayrilip anasi aglayan gemiyi aglariyla birlestirmesi. tobey'in otobus durdurma sahnesi gibi bi sey yapmak istemisler de olmamis ya pek. sacma olmus. (tom'u tobey'den daha guclu gostermeye calismislar da komik olmus yani).
6. diger bi detay ise, dusmanin pek korkutucu olmamasi. filmdeki dusmani vulture. halbuki mesela diger spaydi filmlerindeki dusmanlarin bi derinligi vardi. mesela bu konudaki bence en onemli isimlerden biri de green goblin'di, norman osborn.
the vulture yani adrian toomes ise oyle cok da goz korkutucu bi tip degil acikcasi. yani aralarindaki savas da oyle heyecanli falan degildi.
7. ayriyetten peter ile ailesi arasindaki bag. zaten ben amca yok. may'e gelince, may denen kadin ulvi, bilge, yasli bi kadindi. burda dedigim gibi seksi meksi bi kadin, hic oyle ogutleri falan yok, e buyuk guc buyuk sorumluluk getirir diyen ben amca da yok.
ama tum bunlardan ote sorun su ki, may'in tavirlari zaten 'gelin elleyin beni' dercesine, zaten may'i oynayan kadin da kotu oynamis. karakterin derinligi de yok.
ama bunun disinda diger bi husus ise su, peter da hic orali degil. yani halasina yuruyorlar, normalde eski peter'lar olsa 'hop hayirdir' derdi. bu peter bildigin godos zaten, umrunda degil. hatta halasiyla bi restorana gidiyor. yemek siparis ediyorlar, garip bi yemekti adini hatirlamiyorum. mesela x diyelim. garson da ona boyle kur yapiyor. peter da diyor ki may'e, 'galiba x'ini yemek istiyor'. imaya bak. bu mu harbiden, peter, may halaya bunu der miydi?
ya ne biliyim ya, oyleli. iyi yanlari da vardi ama filmin de ben elestirisini yaptim. gomuldugu kadar kotu de degildi, ama iyi bi film de degil bence.
film bildigin spaydi parodisi olmus, komedi filmine cevirmisler.
ha ayrica zendaya'nin oyunculugu pek iyi bulmadim, tom'un oyunculugu da iyi bulmadigim, abarti buldugum kisimlar olsa da tom bence kotu oynamamis, onu da soyliyim.
daha baska seyler soylenir de aman banane, useniyom. evet.
1. oncelikle rezalet bi cast secimi. may halanin seksi oldugu filmde ustune basa basa 40 kez vurgulaniyor. tony stark bile, 'selam may, umarim kisa bi seyler giymissindir' diyor. 2017'den once birisine 'bi gun iron man, peter'in halasi may'e yuricek' deseler, herhalde gulerlerdi. boyle may hala mi olur dayi, bi may halaya baksaniza,
hatta durun kiyaslama yapalim, spiderman 2002'deki may hala,

spiderman homecoming'deki may hala (bu satiri yazarken 4 kez hapsirdigima inanir misiniz),

bu ne lan. bu arada may halanin seksi oldugu ustune basa basa vurgulaniyor surekli ve surekli her erkek, peter'la gittikleri restorandaki garson bile ona yuruyor.
maalesef bu film de, diger bicok sonradan yenisi cekilen yapimlar gibi 'modernlestirme' cabasina kurban gitmistir. hani yeni harry potter dizisindeki severus gibi, 'siyahi yapak da irkci olmadigimiz belli olsun' hesabi. ya da 'x karakterini gay yapak da lgbt aktivistleri bizi sevsin' hesabi boyle, burda da 'aaay moderniz, genciiiz' diye sozde 'algilari yikalim' hesabina may halanin icine etmisler.
peki bu 'modernlesme' cabasinin tek kurbani may hala mi olmus? hayir.
peter'i okulda zorbalayan bi cocuk vardi, flash. okulun kabadayisiydi. ona bi bakiniz,
spiderman 2002'deki flash thompson (196 boyunda),

spiderman homecoming'deki flash thompson (168 boyunda),

bitti mi? hayir. spiderman 2002'deki mj,

spiderman homecoming'deki mj,

'ehehehe, esmerleri, melezleri alak da irkci olmadigimiz belli olsun eheheheh'... he haspam he... zaten zendaya'nin oyunculuk da bi garip.
anlamissinizdir, rezalet bi cast. ben amca?... ben amca yok bile la!
devam edelim,
spiderman 2002'deki peter'in kankasi,

spiderman homecoming'deki peter'in kankasi,

'hehehe obez alak, zenci alak, cekik alak da tum herkesi sevdigimiz saydigimiz, ayrimci olmadigimiz belli olsun ehehehehe, bati bati, medeniyet, havhavhav'... tovbe estagfurullah tovbe...
2. diger bi sorun, bu marvel evreni denen cop sey. marvel evreni diye tum super kahramanlari yuz goz etmisler ya, burda da oyle. spiderman, tony stark'in sirketinde stajyer. ıron man bunun patronu ve mentoru. film bildigin iron man guzellemesi zaten. peter cok toy, cok cocuksu, bildigin gerizekali gibi bi sey zaten filmde.
nerde o spiderman ciddiyeti. ha bu spiderman'in sakaci olmasi cok iyi olmus, spiderman zaten sakaci bi tiptir de, bi ciddiyeti de vardir la. bu filmde bildigin bunu ciddiye alan, ipleyen yok kankasi ned disinda. boyle spiderman mi olur. bildigin stark'in altinda ezim ezim ezilmis durumda.
3. spiderman kiyafeti. spiderman kiyafetini de tony stark uretiyor. sacmaliga gel. kendi dikiyodu kiyafeti, burda peter biraz zengin cocugu olmus tabii. kiyafetini de tony uretiyor, kiyafeti yapay zekali falan. bu bana sacma geldi baya. nerde o kendi kiyafetini tasarlayan, kendi kendisini bastan yaratan peter... nerde her seyi stark tarafindan tahsis edilen peter. kendisi de diyor 'o kostum olmadan ben bi hicim' diye filmde. te allam.
4. ayriyetten filmde nasil spiderman oldugu da yok. sadece ustunkoru 'beni orumcek isirdi' diyor. hadi bu bi noktada gene anlasilir, sonucta kendisinden once tam 5 spaydi filmi yapilmis 2000'lerde ve o film serilerinin ilk filmlerinde (tobey ve andrew filmlerinde) nasil spaydi oldugu anlatiliyor, ama gene de beklerdim bu konuya daha detayli temas edilmesini. sonucta eger bu farkli bi evren ve bu farkli bi peter ise, bunun nasil spiderman oldugunu daha detayli gormek de hakkimizdi.
5. diger bi mevzu ise, filmdeki sacma buldugum kisimlar. yani mesela, ortadan ikiye ayrilip anasi aglayan gemiyi aglariyla birlestirmesi. tobey'in otobus durdurma sahnesi gibi bi sey yapmak istemisler de olmamis ya pek. sacma olmus. (tom'u tobey'den daha guclu gostermeye calismislar da komik olmus yani).
6. diger bi detay ise, dusmanin pek korkutucu olmamasi. filmdeki dusmani vulture. halbuki mesela diger spaydi filmlerindeki dusmanlarin bi derinligi vardi. mesela bu konudaki bence en onemli isimlerden biri de green goblin'di, norman osborn.
the vulture yani adrian toomes ise oyle cok da goz korkutucu bi tip degil acikcasi. yani aralarindaki savas da oyle heyecanli falan degildi.
7. ayriyetten peter ile ailesi arasindaki bag. zaten ben amca yok. may'e gelince, may denen kadin ulvi, bilge, yasli bi kadindi. burda dedigim gibi seksi meksi bi kadin, hic oyle ogutleri falan yok, e buyuk guc buyuk sorumluluk getirir diyen ben amca da yok.
ama tum bunlardan ote sorun su ki, may'in tavirlari zaten 'gelin elleyin beni' dercesine, zaten may'i oynayan kadin da kotu oynamis. karakterin derinligi de yok.
ama bunun disinda diger bi husus ise su, peter da hic orali degil. yani halasina yuruyorlar, normalde eski peter'lar olsa 'hop hayirdir' derdi. bu peter bildigin godos zaten, umrunda degil. hatta halasiyla bi restorana gidiyor. yemek siparis ediyorlar, garip bi yemekti adini hatirlamiyorum. mesela x diyelim. garson da ona boyle kur yapiyor. peter da diyor ki may'e, 'galiba x'ini yemek istiyor'. imaya bak. bu mu harbiden, peter, may halaya bunu der miydi?
ya ne biliyim ya, oyleli. iyi yanlari da vardi ama filmin de ben elestirisini yaptim. gomuldugu kadar kotu de degildi, ama iyi bi film de degil bence.
film bildigin spaydi parodisi olmus, komedi filmine cevirmisler.
ha ayrica zendaya'nin oyunculugu pek iyi bulmadim, tom'un oyunculugu da iyi bulmadigim, abarti buldugum kisimlar olsa da tom bence kotu oynamamis, onu da soyliyim.
daha baska seyler soylenir de aman banane, useniyom. evet.
devamını gör...
eleştiri kabul etmeyen insan
devamını gör...
bir marvel karakteri olarak mehdi
bence süper olur. bi kere islam coğrafyası acayip sever. çok tutar.
hikayeye göre deccal falan var. tam marvel evreninegöre işler.
hikayeye göre deccal falan var. tam marvel evreninegöre işler.
devamını gör...
cordarone
bir kaç aydır yok, yaşıda vardı. acaba iyi mi kendisi. fikirlerinin çoğunu doğru bulmasamda özgün bir insandı. en azından uzun süredir profil fotoğrafı narin, ayrıca filistin konusunda iki yüzlü solcular gibi davranmayın solculuk ilkelerine uygun olarak filistini savunuyordu, emperyalizme karşı duruyordu.
devamını gör...
mem û zin
filmin bir kısmı hasankeyif'te çekilmiştir.
devamını gör...
mathematica a secret world of intuition and curiosity
matematiğin okulda öğretilmeye çalışılanın aksine yalnızca mantıksal bir çıkarım süreci değil, derin bir içsel deneyim ve duyusal bir arayış olduğunu savunan david bessis'in bir kitabı.
bessis, matematiğin sadece mantıkla yapılması, sadece sayısalcı veya üstün zekalı kimselere özgü olması, biyolojik-genetik olarak yatkın insanların meşgalesi olması gibi üç büyük yanılgının matematikten korkmanın temelleri olduğunu söylüyor ve kitap boyunca da bu yanılgıları çürütüyor.
keyifli kitap. matematikle ilgilenenlerin malum ortamlarda, yani kitapçılarda* bulup okuması mümkün. çevirisi yok.
bessis, matematiğin sadece mantıkla yapılması, sadece sayısalcı veya üstün zekalı kimselere özgü olması, biyolojik-genetik olarak yatkın insanların meşgalesi olması gibi üç büyük yanılgının matematikten korkmanın temelleri olduğunu söylüyor ve kitap boyunca da bu yanılgıları çürütüyor.
keyifli kitap. matematikle ilgilenenlerin malum ortamlarda, yani kitapçılarda* bulup okuması mümkün. çevirisi yok.
devamını gör...
mehdi beklemek
yok la gelemeyecek vallaa. beklemeyin.
devamını gör...
eugenederastignac
#3951670 aynen ben burayı form gibi kullanıyorum. iyi forumlar pikachu
devamını gör...
mem û zin
dicle ile fırat nehirlerini anlatır mecazen.
devamını gör...
mehdi beklemek
saat dört, yoksun
saat beş, yok.
altı, yedi, ertesi gün, daha ertesi
saat beş, yok.
altı, yedi, ertesi gün, daha ertesi
devamını gör...
wikipedia
öznel tanım yapacağım diye tanım mantığından uzaklaşan ve entarilerde nefret kusan bünyelere ilaç gibi gelecek site. keşke sözlüktekilerin kalitesi de wikipedia'ya yaklaşsa. ekşi, uludağ felaket durumda. normal sözlükte bu yolda ilerliyor.
devamını gör...
sözlük yazarlarının söylemek istedikleri
yağmura köprüde yakalandım, hayvan oğlu hayvan gibi ıslandım. iki saattir kurumaya çalışıyom hala ve romatizmam azdı
devamını gör...
fibonacci dizisi
netflix temi oynuyor. izlemek isterim.
devamını gör...
sözlük yazarlarının söylemek istedikleri
bugün hava çok bulutlu ve içeride tıkılı kaldım o yüzden biraz negatif moddayım. hava durumuna göre modum değişiyor resmen… bu arada herkese selam olsun kısa sürede eski halime dönüp, sizi şaprik entrylerimle darlayacağımdan emin olabilirsiniz :)
devamını gör...